Semerkand - Sayı 198 (2015 Haziran)

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Semerkand - Sayı 198
Alt başlık:
2015 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771302507009
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Semerkand Yayınları
Semerkand Dergisi Haziran ayında “Usûl mü Önemli Sonuç mu?” sorusunu cevaplıyor. Ahmet Nafiz Yaşar’ın kaleme aldığı ayın konusunda, meselelere usûl odaklı bakmak ile ilgili şöyle deniyor: “Hakim kültürün sonuç odaklı anlayışı, artık neredeyse herkesin tekrarladığı bir sözde dile gelir: “Amaca giden her yol mübahtır!” Her ne kadar itiraz edilse de, müslümanlar da yakayı bu anlayışa kaptırmış görünüyor. Niyetin ya da maksadın iyiliğini öne sürerek İslâmî ilkelerden, ölçülerden taviz verebiliyor. Bunları hatırlatanlar ayak bağı olarak yaftalanabiliyor. Oysa İslâm sonucu değil, ilahî ölçülere riayetle gösterilen çabayı, emeği esas alır. Sonuç hususunda ise tevekkülü, yani Alemlerin Rabbi’ne havale etmeyi ister. Zaferin değil, usûlünce seferin önemli olduğunu öğretir. Yani gayret bizden, tevfik Allah’tandır.” “Usûl asıldır”, “Amaca ulaştıran her yol mübah de-ğil”, “Maksat ilahî rızayı kazanmak”, “Usûl zırhını çıkarınca”, “Gayretle mükellefiz”, “Takdire rıza”, “Sünnetullaha riayet” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Dosdoğru Yolun Dört Zırhı” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni, takva, tefekkür, tevekkül ve kanaat halini izah ettiği satırlarda, istikamete şu satırlarla dikkat çekiyor: “Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendisine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi, ne güzel arkadaştırlar.” (Nisa, 69) Sırat-ı müstakim yani dosdoğru yol, en genel tarifiyle İslâm üzere olmaktır. Kulluğun hedefi sırat-ı müstakimdir. Kalp ve sözle, amel ve ahlâkla İslâm dininin gerekleri yerine getirilmeden bu hakikate ulaşılamaz. Kıldığımız her namazda okuduğumuz Fatiha-i Şerife’de tekrar ettiğimiz bir dua vardır: “Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna…” (Fatiha, 6-7). Buna göre istikamet üzere, dosdoğru yolda olmak Allah Tealâ’ya ve Peygamberi’ne itaat etmekle elde edilir. Zaten bu hal üzere olan da nimet verilmiş olanların yolundadır.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Haklar ve Sahipleri”, Salih Selçuk’un “Salih Amel, Salih İnsan”, Ali Sözer’in “Dünden Yarına Diyanet İşlerimiz”, Selim Uğur’un “Arjantin’de İslâm”, Davut Bayraklı’nın “Bir Kurucu Şeyh: Ahmedü Bamba k.s.”, M. Fatih Çakır’ın “İslâmiyet ve Asrîlik” ve Rahmi Yazar’ın “Seyir” başlıklı yazıları yer alıyor.Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Üç Aylar Takvimi”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Semerkand - Sayı 198
Alt başlık:
2015 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771302507009
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Semerkand Yayınları
Semerkand Dergisi Haziran ayında “Usûl mü Önemli Sonuç mu?” sorusunu cevaplıyor. Ahmet Nafiz Yaşar’ın kaleme aldığı ayın konusunda, meselelere usûl odaklı bakmak ile ilgili şöyle deniyor: “Hakim kültürün sonuç odaklı anlayışı, artık neredeyse herkesin tekrarladığı bir sözde dile gelir: “Amaca giden her yol mübahtır!” Her ne kadar itiraz edilse de, müslümanlar da yakayı bu anlayışa kaptırmış görünüyor. Niyetin ya da maksadın iyiliğini öne sürerek İslâmî ilkelerden, ölçülerden taviz verebiliyor. Bunları hatırlatanlar ayak bağı olarak yaftalanabiliyor. Oysa İslâm sonucu değil, ilahî ölçülere riayetle gösterilen çabayı, emeği esas alır. Sonuç hususunda ise tevekkülü, yani Alemlerin Rabbi’ne havale etmeyi ister. Zaferin değil, usûlünce seferin önemli olduğunu öğretir. Yani gayret bizden, tevfik Allah’tandır.” “Usûl asıldır”, “Amaca ulaştıran her yol mübah de-ğil”, “Maksat ilahî rızayı kazanmak”, “Usûl zırhını çıkarınca”, “Gayretle mükellefiz”, “Takdire rıza”, “Sünnetullaha riayet” başlıkları altında incelenen ayın konusu okurlarını bekliyor. “Dosdoğru Yolun Dört Zırhı” başlıklı başyazısında, başyazar Muhammed Mübarek Elhüseyni, takva, tefekkür, tevekkül ve kanaat halini izah ettiği satırlarda, istikamete şu satırlarla dikkat çekiyor: “Cenab-ı Mevlâ müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendisine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi, ne güzel arkadaştırlar.” (Nisa, 69) Sırat-ı müstakim yani dosdoğru yol, en genel tarifiyle İslâm üzere olmaktır. Kulluğun hedefi sırat-ı müstakimdir. Kalp ve sözle, amel ve ahlâkla İslâm dininin gerekleri yerine getirilmeden bu hakikate ulaşılamaz. Kıldığımız her namazda okuduğumuz Fatiha-i Şerife’de tekrar ettiğimiz bir dua vardır: “Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna…” (Fatiha, 6-7). Buna göre istikamet üzere, dosdoğru yolda olmak Allah Tealâ’ya ve Peygamberi’ne itaat etmekle elde edilir. Zaten bu hal üzere olan da nimet verilmiş olanların yolundadır.” Dergide ayrıca Taha Yıldız’ın “Haklar ve Sahipleri”, Salih Selçuk’un “Salih Amel, Salih İnsan”, Ali Sözer’in “Dünden Yarına Diyanet İşlerimiz”, Selim Uğur’un “Arjantin’de İslâm”, Davut Bayraklı’nın “Bir Kurucu Şeyh: Ahmedü Bamba k.s.”, M. Fatih Çakır’ın “İslâmiyet ve Asrîlik” ve Rahmi Yazar’ın “Seyir” başlıklı yazıları yer alıyor.Ayrıca “Hal Dili”, “Derviş Bohçası”, “Tasavvuf Klasikleri”, “Üç Aylar Takvimi”, “Güldeste”, “Tavan Arası”, “Dünya Hali”, “Tencere” köşeleri dikkat çeken konularıyla okurlarını bekliyor. Semerkand Çocuk eki de her ay olduğu gibi derginin hediyesi olarak sizlerle...

Kitap istatistikleri