Adı:
Sen Gittin Gideli
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799750403940
Kitabın türü:
Orijinal adı:
I Giorni Dell'Abbandono
Çeviri:
Meryem Mine Çilingiroğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Nisan ayında, bir öğle yemeğinden sonra, eşim beni bırakmak istediğini söyledi. Bunu biz sofrayı kaldırırken, çocuklar yan odada her zamanki gibi kavga ederken ve köpek radyatörün yanında her zamanki gibi mışıl mışıl uyurken yaptı.

Olga’nın tüm dünyası kocasının tek taraflı ayrılık kararıyla yıkılır. Hikâyelerini okuduğu ya da çevresinde gördüğü zavallı, bedbaht kadınlardan biri olmayacağına kesinlikle inansa da, artık terk edilmiş, yıkılmış, istenmeyen bir kadındır. Üstelik kocası onu yarı yaşında genç bir kız uğruna terk etmiştir. İşte bu, en büyük darbe olur Olga için. Birlikte yaşlanmayı düşündüğü ama artık kendisini istemeyen bir adam için yıllarını harcamış, hayallerinden vazgeçmiş, kocasının yaşamını kolaylaştırmak için işe bile girmemiştir. Şimdi her şeyi, iki çocuğun, köpeğin ve evin sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorundadır. Gerçeklik duygusunu yitirmiş, deliliğin sınırlarında gezinmektedir...

Elena Ferrante, çarpıcı bir içtenlikle anlattığı hikâyede okuru terk edilmiş bir kadının iç dünyasında dolaştırırken, ikili ilişkilerin, özellikle de karı koca ilişkisinin derinliklerine davet ediyor. Sen Gittin Gideli, “kocanın varlığı, daha doğrusu ihtiyaç anında varlığa dönüşebilecek olan yokluğu üzerine düşündürücü ve dokunaklı olduğu kadar, kadınlık hallerine ilişkin anlatımıyla da gülümseten bir roman.
İhanet ile karşı karşıya kalan Olga'nın hayatında her şey paramparça olmuştu.Duygularını,düşüncelerini artık toparlamakta zorlanıyordu.İki çocuğu ile baş başa kalmış ne yapması,nasıl davranması gerektiğini artık keşfedemiyordu...
Terk edilme psikolojisinin yarattığı yıkımı anlatan bir eser,okuduğum dönem üzerin de çok düşünmeme sebep olmuştu...
Sen Gittin Gideli, kocası tarafından terk edilen ve iki çocuğuyla birlikte ayakta kalmaya çalışan Olga’nın hikâyesini anlatıyor. Yaşadığı bunalımı girdiği depresyonu ve ayakta kalmak için verdiği mücadeleyi çok güzel dile getirmiş yazar.
Karakterin bunalımının en üst düzeyde olduğu bölümlerde betimleme çok fazla yoğun, niyet aynı bunalımı okuyucuya da yaşatmaksa gerçekten başarılı, değilse sıkıcı. :/
Aldatılan ve terk edilen bir kadının iç dünyası ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Hem komik, hem acınası, hem güçlü hem de güçsüz... O kadar tutarsız duygular yaşıyor ki, okur onunla birlikte üzülüp onunla birlikte sinirleniyor. Düşünüyorum da böyle bir durumda olsam tam da Olga'nın yaptıklarını yapmak isterdim. Yapar mıydım bilmiyorum ama kesinlikle isterdim.
SPOILER
 Bağır çağır, kır dök, kocanın yeni sevgilisine saç baş gir, kocanın ağzını burnunu dağıt falan... Görgü ve nezaket kurallarına uygun olmadığı için yapar mıydım bilemiyorum ancak Olga yaparken hiç de acımadığımı farkettim. İçimin yağları eridi. En azından hıncını aldı. Ve şunu da ekleyeyim her türlü şiddete karşıyım. Ancak evime aldığım, dostum dediğim arkadaşımın reşit olmayan kızı ile kocam 5 senedir beni aldatıyor olsa en azından ikisine de birer tane geçirirdim. Akıl ve ruh sağlığım için. Siz ne yaparsınız bilemiyorum ama Olga adına öyle üzüldüm öyle içerlendim ki sanki aldatılan benmişim gibi hissettim. Haksızlığa gelememe duygularımı kabarttı kitap.

SPOILER BITTI

Kitapta rahatsız olduğum konu ise Olga'nın köpeğe davranışlarıydı. Hayvanlar konusunda hassas olanların direk dikkatini çekecektir o kısımlar. Genel olarak sürükleyici ve değişik bir albenisi olan bir kitaptı. Elimden düşüremedim ve bir günde bitirdim. Yazar duyguları ustalıkla okura aktarıyor. Çok beğendim.
Eğer o başka bir kadını seviyorsa, sen ne yaparsan yap hiçbir işe yaramayacak; yaptıkların onun üzerinde hiçbir iz bırakmadan kayıp gidecek.
Karıncaları rahat bırakmalıydım.Belki de düşman değillerdi;onları yok etmeye çalışarak hata etmiştim.
Geceleyin,sessizlik içindeki evde,yazmaya çalışırken,iki çocuğumun,babalarının varlığını kendi içlerinde haftadan haftaya büyüteceklerini düşündüm.
Aşksız kadınlar gözlerinin nurunu kaybediyordu, aşksız kadınlar diri diri ölüyordu.
Elena Ferrante
Sayfa 49 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen Gittin Gideli
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799750403940
Kitabın türü:
Orijinal adı:
I Giorni Dell'Abbandono
Çeviri:
Meryem Mine Çilingiroğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Nisan ayında, bir öğle yemeğinden sonra, eşim beni bırakmak istediğini söyledi. Bunu biz sofrayı kaldırırken, çocuklar yan odada her zamanki gibi kavga ederken ve köpek radyatörün yanında her zamanki gibi mışıl mışıl uyurken yaptı.

Olga’nın tüm dünyası kocasının tek taraflı ayrılık kararıyla yıkılır. Hikâyelerini okuduğu ya da çevresinde gördüğü zavallı, bedbaht kadınlardan biri olmayacağına kesinlikle inansa da, artık terk edilmiş, yıkılmış, istenmeyen bir kadındır. Üstelik kocası onu yarı yaşında genç bir kız uğruna terk etmiştir. İşte bu, en büyük darbe olur Olga için. Birlikte yaşlanmayı düşündüğü ama artık kendisini istemeyen bir adam için yıllarını harcamış, hayallerinden vazgeçmiş, kocasının yaşamını kolaylaştırmak için işe bile girmemiştir. Şimdi her şeyi, iki çocuğun, köpeğin ve evin sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorundadır. Gerçeklik duygusunu yitirmiş, deliliğin sınırlarında gezinmektedir...

Elena Ferrante, çarpıcı bir içtenlikle anlattığı hikâyede okuru terk edilmiş bir kadının iç dünyasında dolaştırırken, ikili ilişkilerin, özellikle de karı koca ilişkisinin derinliklerine davet ediyor. Sen Gittin Gideli, “kocanın varlığı, daha doğrusu ihtiyaç anında varlığa dönüşebilecek olan yokluğu üzerine düşündürücü ve dokunaklı olduğu kadar, kadınlık hallerine ilişkin anlatımıyla da gülümseten bir roman.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Caney Gokhan
  • Ece Atayurt
  • Elena Ferrante
  • feyza
  • Kullanici Adi
  • Ramazan Caner Kozanoğlu
  • Emel tosun
  • Ece öztürk
  • birkitabimbirkahvem
  • Tuğba Yıldırım

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%20 (2)
8
%20 (2)
7
%0
6
%10 (1)
5
%30 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0