Sen Misin Eksik Parçam?

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.065
Gösterim
Adı:
Sen Misin Eksik Parçam?
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059021661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınevi
MEVSİM ve BAL KÖPÜĞÜ'nün ardından; üçleme, SEN MİSİN EKSİK PARÇAM? ile tamamlanıyor.
Zeynep Işıklar üçüncü kitabıyla hikâyenin başlangıcını anlatıyor.

Skolyoz hastası bir kadının bedenindeki yaraların ruhuna yansıyan kısımlarını iyileştirmesini, kendi bedenini sevmeyi öğrenişini anlatan bu kitabı da diğer iki kitap gibi severek okuyacaksınız.


Zaman...Kimine yara kimine çare olurken, Cemre'ye yalnızca hiçbir şeyin iyileştiremeyeceğine inandığı yaralar bırakmıştı. Tüm canlılığını yitirmiş, hayata dair tüm renklerden sıyrılmıştı.

Tamer...Kapkara gözleriyle bir anda Cemre'nin hayatına giren adam... Sert ve soğuk duruşuna rağmen tüm yaralarına iyi gelecek bir ateş yakabilir miydi?

?Seneler boyunca gözlerimi kapadığımda, tek bir şey canlandı gözkapaklarımın ardında. Belki rüya belki anı... Onca sene, tek bir yüz hayat buldu zihnimin derinliklerinde."
Önce Bal Köpüğü'nü okudum. Tamam. Seks okuyacaksak seks okuruz. Sorun yok. Hiç rahatsızlık vermeden bol aksiyonlu sahnelerle sona ulaştım. Sonra bu kitaba başladım. 100. sayfadayım. Daha fazla okuyamayacağım. Neden?
Konu güzel olacak gibiydi. Kızın hastalığı, sıkıntıları, buna rağmen aşk teması hoştu.
Ama ben onlar tanıştıktan sonra aşık olma sürecini kaçırdım galiba. Daha ilk andan adam kadına höt zöt yapmaya başlayınca, noluyoruz ya dedim... Nerede bizim insan olarak nezaketimiz? Yeni tanıştığın bir kadına kibar olursun. Hele hoşlanmışsan daha da özenli olursun. Sonuçta kendini de ona beğendirmek zorundasın, değil mi? Ben seni seçtim ile olmuyor bu iş.
Ama ne okuduk? Daha 'Selam ben Cemre' aşamasını geçtik geçmedik, adamda bi sinirli trip atmalar, hötler zötler, evden çıkamazsınlar... Kız çırpınıyo sen kimsin demeye ama gönlü de yok çok itiraza. Anında adapte oldu, 'Beni evden çıkarmaz' moduna. Ya bir dakika arkadaşlar... Kim kime nasıl hötlüyo zötlüyo? Kim kimi evden çıkarmıyo? Bunlar niye yazılıyor? Bunları okurken salyaları akan var mı gerçekten? Neden kibarlığı es geçiyorsunuz. Karşınızdaki insan size kibar olsun istemez misiniz? Medeni olmak değil midir arayışımız? Biz hayvan mıyız ya, nedir bu erkek baskısının pompalanması?
Ben var ya... bana böyle davranacak adama daha ilk lafında bi çakarım... o kitap yazılmaz.
456 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Cemre, öz güveni olmayan ve kendince sorunlu ama bir o kadar da güzel ve çekici bir kız. Kendine güveninin olmamasının sebebi ise, Yakalandığı Skolyoz hastalığı nedeniyle girmek zorunda olduğu ameliyatlardan sonra vücudunda kalan izler adeta ruhuna işlemiş ve orada kapanması çok zor yaralar açmış. Eski sevgilisiyle de yaşadığı bir durum nedeniyle o yara izlerini gören herkesin Ona acıyacağını, Ondan tiksineceğini ya da kaçacağını düşünüyor. Babasının şirkette çalışması için ettiği ısrarlara dayanamayıp şirkette işe başlayınca kahramanıyla tanışıyor. Tamer'le .... Tamer ise ne istediğini bilen aynı zamanda da istediğini istediği anda alan dediğim dedik bir adam. Sert mizaçlı, yakışıklı ve gözü kara bir erkek... Ayrıca daha ilk anda Cemre'ye olan ilgisini belli etmesi, diğer birçok kitap karakteri gibi saçma sapan olaylara girmemesi güzeldi. Ve çoook kıskanç Tamer... aslında ben kıskanç erkekleri sevdiğim için bu karakterler hoşuma gidiyor açıkçası...
Ben kitabı beğendim dorusu... Hem de çok.... Kesinlikle tavsiye diyorum.....
456 syf.
·4 günde·4/10
Kitabı okuyup bitirdim ama erkeklere bir sitemim var !.
Ya bir erkek yıllar boyunca bir kızı deli delicesine sever de neden bir türlü açılamaz ki?.
Baş karakterimiz de öyleydi.
Ya kızı takip ediyorsun yanına gidenleri görüyorsun her halini güldüğünü gördüğün gibi mutsuz anını da görüyorsun ama teselli edemiyorsun.
Uzaktasın hep .
Bilinmiyorsun.
Bu kitabın sonu mutlu bitti ama ya yıllarca sahip çıkamadığın aşkı ve kadınını biri elinden çekip alırsa.
Hiç mi korkmuyorsunuz?
Yada çok mu eminsiniz?
Ben cidden erkek karakterini anlamıyorum.
Bazılarını görüyorsun Adam bile değil sanki sevmiyor ama göstermelik yanında kız tutuyormuş gibiler .
Bazılarını görüyorsun Adam gibi adam aşkını da sevdasını da göğsünü ğere ğere anlatıyor da sonunda mutlu da oluyor.
Ama oldum olası beni acıtan sevgisi yüzünden kırık, umutsuz ya hani böyle muhabbet aşk olunca uzaklara dalanlar varya ,hani sıcak günde bile aklına geçmişi gelince buz kesilenler ,hani gerçekten anısına bin duygu ekleyip yaşayanlar varya onlara ölüyorum ya .
Rastladığım zaman cidden içim burkuluyor.
Bazen kendi hemcinsimden tiksiniyorum "ne yaptınızda bunlar bu hale geldi " demekten alamıyorum ama ERKEKLERI cidden kız olarak çok az anlayan vardır.
Çünkü erkekler kendini gizliyor.
Duygularına,
Hislerine ,
Geçmişine,
Acısına,
Ama eğer bir kadını seviyorsanız acınıza da paylaşın ki sizi yaranızdan sarsın be!:(
Bir de lütfen adam olun ADAM !!! Oylesine merak ettiğiniz yada önünüze gelen kıza yürümeyin gerçek birşeyler hissedin ki sonunda ne üzün ne de üzülün.
Çünkü herşeyin hesabını verirsiniz ama bir insana yaşattığınız acının ve geçmişinde bıraktığınız izler geçmez, onun hesabı işte zor olur.
Kızlar sizin içinde geçerli kaşı, gözü güzel diye vurulduğunuz hatta vurulduğumuz kaç erkeğin içi boş , yüreği yapmacık duygulu çıktı.
Değmez be ilerde eşinizin yanında geçmişden birini hatırlayıp da donup kalmak , yüreğimizde acı ve pişmanlık hissetmeye değmez.
Çünkü elbet güzel günler sevenleri ve seçilenleri bulacak .

Neyse benden bu kadar iyi geceler. Vesselam :(
456 syf.
·Beğendi·8/10
Sen Misin Eksik Parçam? #okudumbitti
Tamer ve Cemre diğer hikayelerin arasında en çok sizi sevdim. Cemrenin yaşadıkları zordu hattan üstesinden gelmek imkansızdı ama o koca yürekli Tamer sayesinde hayata yeniden umutla bakmayı öğrendi. Muhteşem bir aşk muhteşem bir aile daha da muhteşem olan dostluklar harika bir hikaye mutlaka okuyun derim. Kalemine yüreğine sağlık #zeynepisiklar
456 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok beğendim :)

 Gençlik yıllarını skolyoz hastalığı ile mücadele ederek geçiren ve onca acının, ameliyatın içinde, sevdiğini düşündüğü birinden hiç beklemediği bir darbe alan Cemre, kendisini aşka kapatmış, hayatına ailesi ve en yakın arkadaşı Ada dışında pek kimseyi sokmamış, ta ki Tamer'le karşılaşana kadar.

 Babalarının tanışıklığı sayesinde, Cemre'nin aile şirketinde çalışmak için yurt dışından dönen Tamer, genç kadınının etrafına ördüğü duvarları bir bir yıkmaya başlıyor, hastalığın bıraktığı izleri  sevgisiyle kapatmaya çalışıyor, Tamer, öfkeli, sert, güçlü ve aşk dolu bir adam, sevdiği söz konusu olunca gözü hiç bir şey görmeyen cinsten , ben kendisini pek bir sevdim :)

 Nefret edilesi, kadın ve erkek karakterlerin kitaba hareketlilik kattığı ve her satırından zevk aldığım bir kitap oldu .

 Kitapta +18 sahneler oldukça yoğun, ben rahatsız olmadım, kitap bir bütün olarak çok güzeldi , yazarın yüreğine sağlık :) 
456 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Cemre, Skolyoz hastalığından ve tedavisinden ötürü hem ruhunda hem de bedenen bazı yaralar almıştır. Buraya kadar her şey normal. Hastalıktır bu yarası, acısı olur ama en büyük acıyı sevdiği insanın gözlerinde görünce ne aşka ne de kendisine güveni kalır. Hani okurken abartma diye düşünemiyor insan çünkü parmağımız kesildiğinde ne kadar canımız yanıyor bir de manevi anlamda hasar almak daha da kötü. Yazar bu konuda öyle yerlerde yazmış ve duyguları sonuna kadar hissettirdi.
Tamer, daha girişinden belliydi farklı biri olduğu. Cemre'nin tek tek duvarlarını yıkıp onu tekrar aşka inandırıp, kendisine olan güvenini hissetmesini sağladı. Her kelimesini tekrar tekrar ve yavaş okudum çünkü bir insan bir insanı nasıl sevebilir? Tamer bunun vücut bulmuş hali. Gerçekten söylüyorum Tamer'i okurken iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Aşkı, sevgiyi ve bir kadına nasıl değer verilmesi gerektiğini Tamer öğretiyor.
Arda hiç sevmediğim bir karakterdi ve davranışları ile karakterini ortaya koydu zaten. Keza Sıla da öyle ve Cemre ona az bile yaptı.
Ada... Kan bağına gerek yok kardeş olmak için. Cemre'nin her anında yanında olup onu koruyup kolluyor ve sevgisini hissettiriyor. Hepimize böyle dostlar lazım. Ama gelin görün ki her şeye bir çözümü olan Ada'nın iş kendisine gelince kendi söküğünü dikemeyen terzi misali çözümleri tükeniyor. Neyse ki her yere hızır gibi yetişen Tolga var.
Aile çok önemli kitapta iki aile örneği var biri Cemre'nin bir Ada'nın ailesi. İki zıt karakter gibi ortada. Çocuğu doğurmakla iş bitmiyor onun her anında yanında olup sevgimizi hissetirmeliyiz.
Kitabı çok beğendim evet ufak tefek hatalar vardı ama karakterleri ve kurgusuyla bunlar göze çarpmıyor.
Ben kitabı tavsiye ediyorum.
Bence kitap çok güzel ama biraz olaysız geçmiş.Daha fazla olay yaratarak okuyucuya daha fazla merak ve heyecan verebilirdin.Kitabın sonunda eski geri gelip baştan başlamak istemesi biraz saçma olmuş.Bunun yanında duyguları okuyucuya çok güzel aktarmışsın.
456 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
.
.
.
Yer çekimine kafa tutan çekimle geldim..
.
O nasıl oluyor diyorsunuz değil mi?
.
Kitabı okurken elle tutulacak gözle görülecek gibi..
.
Gerçek hayatta olmayan bence olması bile mümkün olmayan aşk/ları görmek isterseniz ( görmek isterseniz diyorum çünkü okurken içinde yaşıyorsunuz ) okuyacağınız güzel bir seri...
.
Kitaplar ayrı ayrı da okunabilir..
.
Yazarlarımız kitaplardaki karakterlere site hayatı yaşatıyorlar.. yani kendi aralarında arkadaş çevresi oluşturup komşuculuk oynuyorlar...
.
.
Benim favori çiftim Kaan ve Esra..
Seneler geçse de yenilmeyen bir aşka imza attılar...
.
Teşekkürler @zeynepisiklar ve müptela_yayinlari..
.
.
.
#Mevsim
#BalKöpüğü
#SenMisinEksikParçam?
#Müptela
#ZeynepIşıklar

#AşkDörtMevsimdi
#AşkKaranlıktanKaçıştı
#AşkTamamlanmaktı
#TolgaMevsim
#KaanEsra
#GörkemAzra
#TamerCemre
#HakanAda
#HümeyranınKütüphanesi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen Misin Eksik Parçam?
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059021661
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınevi
MEVSİM ve BAL KÖPÜĞÜ'nün ardından; üçleme, SEN MİSİN EKSİK PARÇAM? ile tamamlanıyor.
Zeynep Işıklar üçüncü kitabıyla hikâyenin başlangıcını anlatıyor.

Skolyoz hastası bir kadının bedenindeki yaraların ruhuna yansıyan kısımlarını iyileştirmesini, kendi bedenini sevmeyi öğrenişini anlatan bu kitabı da diğer iki kitap gibi severek okuyacaksınız.


Zaman...Kimine yara kimine çare olurken, Cemre'ye yalnızca hiçbir şeyin iyileştiremeyeceğine inandığı yaralar bırakmıştı. Tüm canlılığını yitirmiş, hayata dair tüm renklerden sıyrılmıştı.

Tamer...Kapkara gözleriyle bir anda Cemre'nin hayatına giren adam... Sert ve soğuk duruşuna rağmen tüm yaralarına iyi gelecek bir ateş yakabilir miydi?

?Seneler boyunca gözlerimi kapadığımda, tek bir şey canlandı gözkapaklarımın ardında. Belki rüya belki anı... Onca sene, tek bir yüz hayat buldu zihnimin derinliklerinde."

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Fatma Nur Şahan
  • Elif Fidanlı
  • Birkitapezgisi
  • Nagihan Bora
  • eviş
  • Burcu Bilici
  • Nilay kabas
  • Zeynep
  • Kübra Tokur
  • Aynur Pashayeva

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%16
25-34 Yaş
%48
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (7)
9
%13.6 (3)
8
%22.7 (5)
7
%13.6 (3)
6
%4.5 (1)
5
%4.5 (1)
4
%4.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%4.5 (1)