Seni Çok Özledim

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Seni Çok Özledim
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Özgür Yayın Dağıtım
Günümüzün belki de ne duyarlı yazarı olan Selim İleri Seni Çok Özledim'de akıcı anlatımı, derinlemesine gözlemleriyle doğrudan doğruya yaşamı dile getiriyor. Edebiyat-sanat çevreleri, yazarlar, sinemacılar, tiyatrocular, kitaplar, klasik eserlerimizin bugüne yansıması, sevgiler, günler ve geceler... Acı ve sevinç... Hiç bitmesin isteyeceğimiz bir anı-deneme-söyleşi kitabı Seni Çok Özledim. Arka kapaktan
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Abdülhak Şinasi'nin yazıya geçirmiş olduğu dinmez sızılı aşkı okudukça, kendi hayatlarımızın, kendi yavan duygularımızın da belki başka bir rüyada, belki başka bir ihtiras yumağında solumaya koyulduklarını sanki hissediyoruz. Bir kente, bir deniz kıyısına ve imkansız bir aşkın kahramanı, şair bir kadına öncesiz sonrasız gönül veriş, bizde de tazelenişler, arınışlar uyandırıyor. Ölüm, burada, bir sanatçının yanılsaması,büyüsüyle yeniden dirie dönüşüyor ve sararmış kitap sayfaları arasında da kalsa, bir mevsimi, bir iklimi, bir gönlü hala söylüyor...
Dış görünümle yetinerek roman yazılabilir mi? Sanatta kural koymak kadar yanlış ne olabilir? Yazılır tabii,yazılmıştır da. Gelgelelim ben iç görünüm tutkunuyum.Bir roman ille de iç görünümlerden söz açmalı. Bu güz akşamı geçip giden tren öyle çok şeyler duyumsatıyor, öyle çok şeyler hatırlatıyor ki; yaşantılar, kişisel deneyimler , ayrılık sahnesi ,bir ayrıntının ışık kırılmasıyla sayısız parçacığa bölünmesi, bir söz (kim bilir ne zaman söylenmiş,kim bilir nasıl yaralamış... ), sonsuz iz düşümü ardım sıra akıyor.
Artık insan içinde yaşadığı ve mutlu olmasına olanak vermeyen somut dünyadan kaçıp imgesel bir dünyaya sığınmak yerine, onu değiştirip yaşanılır bir dünya yapmaya çalışmaktadır.
Dünya ne kadar değişirse değişsin; ayrılıklar, insanın canını hep yakacaktır... İşte, aşağı yukarı bunların romanını yazmıştır Alain-Fournier. Fakat kuru bir söylevcilikle değil; insanı irkilten bir düşlem dünyasının yansıtılmasıyla.Bu düşlem dünyasının gerçeklikteki somut karşılıklarını düşündüğümüzdeyse, Adsız Ülke'nin amacına bir adım daha yaklaşmış oluruz.

Roman, düşlemiyle nasıl bir hayat özlediğini yansıtır gerçekte. Belki şimdinin dünyası acılar ve yıkımlarla doludur; düşlem, o acıları aşk ve arkadaşlığa dönüştürecektir,dönüştürebilir...
Kien,sözümona okumak arzusuyla dolup taşan 'hizmetçi' Therese'ye nasıl,ne türden bir kitap seçmesi gerektiği konusunda düşünmektedir:
"Yalnızca bir roman söz konusu olabilirdi Therese için.Ne var ki roman okumak hiçbir ruhu zenginleştiremezdi.Romandan belki alınan zevk için ödenen bedel,pek yüksek olurdu; en üstün kişilikleri bile bozardı romanlar. Romanlar sayesinde insan; kendini her türlü insanla özdeşleştirmeyi öğreniyordu. Değişiklikten zevk almaya başlıyordu. Kişilikler parça parça çözülüp, hoşa giden kahramanların kalıbına giriyordu.Her görüş açısı savunulabilir oluyordu.Okur, gönüllü olarak kendini yabancı hedeflerin akışına bırakıyor, bu yüzden uzunca bir süre için kendi hedeflerini gözden yitiriyordu. Romanlar, yazarlık yapan bir oyuncunun, okurlarının bir bütün oluşturan kişiliklerine batırdığı kamalardı. Oyuncu, kamanın gücünü ve karşılayacağı direnci iyi hesaplayabildiği oranda hedef aldığı kişiliği parçalayabiliyordu.Devlet,romanları yasak etmeliydi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seni Çok Özledim
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Özgür Yayın Dağıtım
Günümüzün belki de ne duyarlı yazarı olan Selim İleri Seni Çok Özledim'de akıcı anlatımı, derinlemesine gözlemleriyle doğrudan doğruya yaşamı dile getiriyor. Edebiyat-sanat çevreleri, yazarlar, sinemacılar, tiyatrocular, kitaplar, klasik eserlerimizin bugüne yansıması, sevgiler, günler ve geceler... Acı ve sevinç... Hiç bitmesin isteyeceğimiz bir anı-deneme-söyleşi kitabı Seni Çok Özledim. Arka kapaktan

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Tolga

Kitap istatistikleri