Seni İçime Gömdüm

8,7/10  (21 Oy) · 
39 okunma  · 
18 beğeni  · 
821 gösterim
Bazı kitapların özel tiryakileri olur. "Seni İçime Gömdüm", bu tür kitaplardan. Romanın kırık dökük bir İngilizceyle konuşan başkişisi Kabrero, Kızılderili karısının cesedini dağlardan indirdikten sonra şöyle düşünüyor: "Eline tüfeğini alıp, fişeklikleri göğsüne çaprazlamasına asıp atını üstlerine sürse, kasabanın sokaklarında ölüm saçarak önüne geleni yağmalayarak, yakıp yıkarak dolaşsa, kasabayı yerle bir etse bile, gözlerinden okunan bu sevginin ürküttüğü kadar ürkütmezdi onları."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 1996
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755391335
  • Orijinal Adı:
    Lie Down In Me
  • Çeviri:
    Tomris Uyar
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuco Herrera 
 13 Tem 19:17 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

- UYANIR UYANMAZ ALINAN TEK SHOT TEKİLA KIVAMINDA BİR KİTAP... -

Sahaflardan (evet sahafları israrla belirtiyorum ..d&r ı kitapyurdunu zengin edene kadar gidin küçük esnafın elinden tutun ,hem de birer çaylarını için, kitaptan anlayan insanlarla sohbet edin yeni ve cidden akıllı uslu insanlarla tanışın ) edindiğim bir kitap daha .. Daha önceleri siyasi araştırma ve tarih tarzı şeyler okuduğum için edebi yönüm hep eksik.. bu yüzden sahaftaki arkadaşımın sağanak ısrarları sonucu aldım .. iyi ki de almışım.. Ayrıntı da sanırım 7 8 basım yapmış..İncecik, kıl kıvamında 120 sayfa bir eser .. yazara gelecek olursak kendisi Trevanian misali bir sır .. nette aradım taradım kendisine dair bir bilgiye rastgelemedim ..Yalnız çeviri Tomris Uyar' ın ve gerçekten başarılı..

Kitaba gelecek olursak . " TAN AĞARIRKEN ÖLMÜŞTÜ KIZ." cümlesiyle basıyor tokadı yüzünüze daha başlar başlamaz .. ne oluyor diye bi kalakaldım ..hafif şokun etkisinde sabah 10da sade nesacefe ve fabrika ortamında "dokumacı kızlar yalelli yaar yar " dinleyen KEKOMANÇİLERE maruz kalarak başladım okumaya .. mekan meksika.1900lerin sanırım başı.. sanırım diyorum çünkü kitapta belirtilmiş bir tarih yok... silahların ve haydutların son kullanım tarihlerine göz kırptıkları dönemler.. romanımızın kahramanı daha önce küçük bir kasabada yaşayan kendi halinde bir meksika yerlisi.. abayı kızılderili bir kıza yakıp kasabada dışlanınca (din ırk gak guk tribine) pılı pırtıyı toplayıp veriyor bünyeyi dağlara.. pocahontas bacımızda evlendikleri dönemden hastalıklı zaten..2 sene mutlu mesut yaşam sonrasında azrail geliyor tabi hesabı kesmeye .. kitapta burdan sonra başlıyor tam olarak. bir inatla karısını kasabaya gömmek için ferhat olup dağları taşları delecem tribine yollarda heder olması .. bu sırada, yani dağdan inerken gelen davetsiz misafirlerle "kaderinin birleşmesi" ekseninde olaylar gelişiyor. daha fazla anlatıp keyiflere limonize birlik kıvamında baskın vermeyelim.. genele bakacak olursak dediğim gibi 120 sayfa ama yazar bu kitapla beraber , o dönem yeni yeni yeşeren amerikan emperyalizminin meksika halkı üzerindeki etkisinden tutunda haydutlara, dinler arasındaki ayrışmadan kişilerin izole yaşamlarına , somut ama vıcık vıcık işlenmemiş sevgiden nefretle başlayıp sadakatle tamamlanan dostluklara ve daha pekçok olguya yer vermeyi başarmış.. bu yönüyle daha önce incelemesini yaptığım
( #16777301 ) fareler ve insanlar kitabını andırıyor.. muazzam bir yetenek..anlatımlar tasvirler betimlemeler çok iyi ..çölün ve çöl sıcağının o kendine has aurasını ciğerlere zerk ettik okurken ..yalnız garip bir biçimde çok az kişinin okumuş olduğunu gördüm .. tavsiyem bu güzel kitabı ve eşsiz dramı kacırmayın ..

Onur Erol 
 23 Oca 12:01 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu sitede az okunduğu için gizli kalmış bir baş yapıt demek istiyorum bu kitap hakkında. Kitap bendeki kopyasında 7.Basımı yaptığına göre çok ilgi görmüş yazar. Görmekte de çok haklı. Yalınlığıyla derinden etkileyen bir öyküsü var. Yavaş yavaş okudum sindire sindire severim böyle güzel kitapları yavaş okumayı her ne kadar hemen bu gece bunu bitirmeyelim heyecanına kapılsam da dur dedim kendime tadını daha çok almalıyım. Hikayenin içine daha çok girmeliyim dedim. Bu yüzden 4 gün sürdü 128 sayfalık bu baş yapıt. Konuya gelecek olursak;

Kabrero, karısı ölünce onu bir tabuta koyup, dağlardan ve geçitlerden aşırarak tekrar köye inmek için, bir yolculuğa koyulur. Yolda başına gelenleri burada anlatamam :) Ancak beni o kadar etkiledi ki, bu hikayenin gerçek olduğu hissine kapıldım bir an için. Kitap beni içine kolumdan tutup alıverdi. Bir baktım ki, çölün ortasındayım. Kabrero matarasından tekila içiyor. Ağzını silip, derin bir oh çekiyor. Etrafından başkaları da var. Kim bunlar peki? Bu yolculuğun sonunda bu durum onu ne hallere düşürecek? Kabrero bir deli mi yoksa? Kabrero'nun bir de abisi var. Köye onun yanına gidiyor. Diyorum ve burada bu güzel hikayenin tadını kaçırmamak için sözlerimi bitiriyorum. Kitap en sevdiğim kitaplar listesine çoktan girdi. Siz belki beğenmeyebilirsiniz ama ben bu kitabı gerçekten çok çarpıcı ve güzel buldum. Keyifli okumalar. :)

Ek: Yazarın diğer kitabı a time soldier Türkçeye geldiği an kitapçının yolunu tutacağım. :)) Küçük bir bilgi daha yazara ulaşmak mümkün değil. Gizli kalmak istediğini düşünüyorum. Niye böyle bir şey yapıyor onu da kestirmek zor.

Hatice kübra Akgöbek 
12 Tem 10:13 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

"Bir erkeğe, bir kadının ölüsünü koskoca bir dağdan aşağı sürükleten sevgi, nasıl bir sevgidir ki?

-Bilmiyorum. Başka sevgi tatmadım ben."

Seni İçime Gömdüm

Hilmi sevinç 
31 Mar 14:32 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

öncelikle şunu belirtmek istiyorum sanırım yazarımızın ya ilk kitabı yada tek kitabı .çünkü internette "ANDREW JOLLY"adına başka bir eser bulamadım .
roman KABERERO""eşinin ölü cesedinin yanında gözlerini açarak başlıyor
KABERERO;kızılderili olan eşini elde etmek için kasabasını terek etmek sorunda kaldı çünkü kasaba halkı kızılderileri sevmiyorlar ve onlarla evlenmek kasaba kanunlarına aykırı olduğu için KABERERO kasabayı terek eder va çok uzaklarda başka bir dağın başında yaşamaya başlar geçimini de bir kaç tane keçi ve tavukla sağlar .tabi eşi ölünce eşini kendi kasabasına defin etmeye karar verir .ve cesedi temizledikten sonra sarar ve sırtına alarak macera başlar.

Sabırlı Firuze 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bir kızılderili ye aşık olup hasta olduğunu bilerek onunla evlenen bir adamın, gerçek aşk uğruna çektiği çile anlatılıyor. Esas hikaye karısının tabutunu arzu ettiği yere götürürken yaşadıkları oluyor. Biraz ağır ilerlemesine rağmen duygu aktarımı güzeldi.. okunabilir.

Hüsamettin Çalışkan 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

128 sayfalık bir novella fakat harika bir atmosfer oluşturulmuş. Kitap sizi alıp götürüyor. Buna karşı koyamıyorsunuz.
Olay Meksika'da geçiyor. Kabrero adlı kahramanımız, çevresinde kötü görülen bir olayı yapmak zorunda kalır. Bir Kızılderili kıza aşık olur ve evlenir. Çevre baskısı ile dağda yaşarlar fakat kız hastadır ve iki yıl sonra ölür. Adam, karısına vefa borcunu ödemek için kasabaya götürüp defnedecektir. Roman bu yolculuğu anlatır. En sonunda içine gömmek zorunda kalır.
Okunmalı...

leyla akın 
12 Eyl 11:52 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Toplumun bireyler hapsettiği ve nefreti pekiştiren tabulara karşı çıkan, en önemlisi kadının varlığını sevmeyi başarabilmiş bir erkeğin öyküsü..toplumdaki öğretilerin yanlılığını gözler önüne seren, bireylerin mutluluğunu değil toplumun asayişinin önemsendiğini gösteren bir kitap.

Merlin M 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yine "daha önce neden okumamışım" dedirten yapıtlardan biri. Toplumsal baskı, klişe bakış açıları, insanın kendi içine yolculuğu, sevginin anlamı... Her şey vardı bu kitapta. Zaman kaybetmeden okumanızı tavsiye ederim. Size çok şey katacak.

Kitaptan 25 Alıntı

Onur Erol 
23 Oca 12:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Onu sevmek; dikenlerle dolu bir uçurumdan aşağı yuvarlandıktan sonra toparlanıp yine tepeye tırmanmak kadar bir yiğitlikti.

Seni İçime Gömdüm, Andrew JollySeni İçime Gömdüm, Andrew Jolly

"Sen sen ol, ne adam öldürürken düşün ne sevişirken. Yoksa bütün hünerin, keyfin yok olup gider. Mermi yolunu şaşırır. Kadının doyumsuz kalır.”

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 103)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 103)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
13 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Düşün ki küçücük bir kız var sokakta, ya on yaşında ya da on iki. Jandarmanın biri geliyor, ırzına geçiyor kızın. Sokakta. Sabah sabah. Güneş ışığında, toz duman içinde. Herkes bir yere gizlenmiş, babası bile ahıra saklanmış. Kızcağız nasıl bağırıyor bir duysan. Kimsenin kılı kıpırdamıyor. 'Hay Allah!' deyip bir bıçak kapıyorum ambardan. Kızmamışım daha. İçimde öfke yok. Dosdoğru jandarmaya gidip kafasını biçiyorum. Öfkeli değilim ama. Kızcağız bağırmıyor artık, yalnız bedeni buz gibi, gözleri korkudan belermiş. Öğretmeniyim onun. Yerden kaldırıyorum. Yürüyemiyor. Bilinci yerinde, gözleri korkudan irileşmiş ama yürüyemiyor işte. Jandarmanın kanı, boynuna, saçlarına bulaşmış. Babasına götürüyorum. Babası azarlıyor beni.
'Neden karıştın bu işe?' diyor. 'Şimdi o jandarmanın arkadaşları gelir vurur beni.'
'İyi ama kızınız söz konusu!..' diyorum.
'Ne var yani?' diyor,
'Altı üstü bir kadın o. Nasıl olsa başına gelecek bir iş.'

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 106)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 106)

"Kişioğlu bir keçiye, bir sıpaya, bir çakala akıl erdirebilirdi; kaplan-kediye, toprak kaymasına bile akıl erdirebilirdi. İnsan yüreğindeki sevgiye, nefrete de akıl erdirebilirdi, ama kızdan yaşamı çekip götüren bu işe akıl erdiremiyordu işte."

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 11)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 11)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
12 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir erkeğe, bir kadının ölüsünü koskoca bir dağdan aşağı sürükleten sevgi, nasıl bir sevgidir ki?
Bilmiyorum. Başka sevgi tatmadım ben.

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 43)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 43)
Sabırlı Firuze 
04 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Veda
Yat sevgilim. Kıpırdama. Yat birtanem. Seni içime gömdüm.

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 123)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (Sayfa 123)
Onur Erol 
23 Oca 12:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Aslında hiçbir iş güç değildi; yeter ki insan önce çıt çıkarmadan nasıl yapıldığını gözlesin.

Seni İçime Gömdüm, Andrew JollySeni İçime Gömdüm, Andrew Jolly
EzGi21 
16 May 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Nefret mi ediyordun ondan?"
"Onu seviyordum."
"Öyleyse neden bıraktın?"
"Çünkü" dedikten sonra durmak zorunda kaldı, gittikçe uyuşan beyninde daha önce hiç tanımadığı, belki de hiç kimsenin bilmediği bir duyguyu açığa vurabilecek sözcükleri aradı; böyle sözcüklerin varlığından da emin değildi ya. "Çünkü" diye baştan aldı, yine durdu. Yine doğru dürüst dinleyemiyordu kendini, beyninin uçurumdan gizlenen, yorgunlukla ve acıyla büsbütün kararan sezgileri ya da korkuları- ki ikisi de aynı yola çıkıyordu- gündelik dile çeviremiyordu. Sonra duygularını bir daha asla dile getiremeyeceğini sezmenin verdiği umutsuzlukla, karşısında çıplak bir kadın olduğunu belli belirsiz ayırt ederek, düşüncesini tam tamına belirtmeyen birtakım sözcükler söyledi; çeşmeden susuz dudaklara uzanan kısacık süre içinde, kavradıkları suyun yarısını yere döken parmakları andırıyordu bu sözcükler; sanki öylesine çapraşık bir yazıyla yapmışlardı ki her sözcüğü öbürlerinden ayrı tek tek çözmek gerekiyordu ve bir türlü asıl anlam çıkamıyordu ortaya, belki sonraları bu bellekte uzun süre yan yana durduktan sonra çözülebilecekti anlamları.

"Çünkü" dedi, "onu sevmekten korkuyorum artık."

Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (seni içime gömdüm)Seni İçime Gömdüm, Andrew Jolly (seni içime gömdüm)
3 /