Seninle Başlamadı (Kalıtsal Aile Travmalarının Kim Olduğumuza Etkileri Ve Sorunların Üstesinden Gelebilmenin Yolları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
48,9bin
Gösterim
Adı:
Seninle Başlamadı
Alt başlık:
Kalıtsal Aile Travmalarının Kim Olduğumuza Etkileri Ve Sorunların Üstesinden Gelebilmenin Yolları
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059692250
Orijinal adı:
It Didn’t Start With You
Çeviri:
Mine Madenoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sola Yayınları
Baskılar:
Seninle Başlamadı
Seninle Başlamadı
It Didn
«Seninle Başlamadı» bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.
Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.
“Seninle Başlamadı” geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.

«Seninle Başlamadı» için yapılan değerlendirmeleri okuyabilirsiniz.

Mark Wolynn, bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla bizi atalarımıza derinden bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş başarıyor. Bize derinden anlayışı, diyalog görselleştirmelerini ve şevkatle yeniden bağlanmayı sağlayacak teknikler ve beceriler sunuyor.”
-JAMES S. GORDON, MD, Yazar
Unstuck: Your Guide to the Seven-Stage Journey Out of Depression

“Seninle Başlamadı travma terapileri alanında, farkındalık uygulamaları konusunda insanı anlamak için ileriye doğru güçlü bir adım atmanızı sağlıyor. Cesur, yaratıcı ve şevkat dolu bir çalışma.”
SHARON SALZBERG, Yazar
Lovingkindness and Real Happiness

“Kalıpları altüst eden bu kitap kalıtsal aile travmaları konusunda anlayışı geliştiren ve acı çekmeye son verebilecek güçlü araçlar sunuyor. Mark Wolynn iyileşmeye doğru yapılacak seyahatte güvenilir ve bilge bir rehberdir. “
TARA BRACH, PhD, Yazar
Radical Acceptance and True Refuge

“Mark Wolynn’in sıradışı kitabı tarihin size nasıl bir kimlik verdiğini anlamanızı sağlayarak aile bağlarının ve eve dönüşünüzün şifresini kırıyor. Hayat değiştiren hikâyeler, güçlü öngörüler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu olan Seninle Başlamadı, Alice Miller’in devrim yaratan Yetenekli Çocuğun Dramı ve Dan Siegel’in Gelişen Zihin adlı eserlerinin tam yanında bir başyapıt olarak yer almayı hak ediyor. Ailenizi bir daha asla aynı şekilde göremeyeceksiniz.”
MARK MATOUSEK, Yazar
Ethical Wisdom

“Nöro bilimleri ve psikodinamik düşünmeyi birleştiren Seninle Başlamadı, üst düzeyde faydalı bir araç kutusu olarak hayatınızı değiştirecek. Bu kitapla kendi başınıza klinik yardım alabilir ve güçlü içgörülere sahip olabilirsiniz.”
JESS P. SHATKIN, MD, MPH, Newyork Üni. Çocuk Araş. Merk. Başkan Yrd, Yazar
Child & Adolescent Mental Health
280 syf.
·15 günde
Seninle başlamadı

Eğer bu kitabı okumaya başlarsanız eminimki içinde kendinizden bir parçayı muhakkak bulursunuz. Yazarın mesleki tecrübesinden mi kaynaklı yoksa çok sağlam bir araştırma sonucu yazılmış bir kitap olduğundan mı bilemiyorum ama ben inanıyorum ki okuyan her kişinin "bunu benim için yazmış olmalı" dediği en az bir bölüm veya örnek olacaktır.
Öncelikle ben bu kitabı geçmişimizin yani atalarımızın bizlere bıraktığı kalıtsal mirasın bizdeki etkilerini merak ettiğim için seçmiştim. Ki kitap o şekilde başladı da zaten ancak henüz yarısına gelmeden konumuz "anne" oldu. Büyük büyük annelerimizin etkilerini merak ederken darbeyi anneden vurması da biraz sarstı diyebilirim. Gördüm ki anne kavramı (aslında ayrımcılık yapmayıp ebeveyn demeliyim ama yazıma yine de anne diyerek devam edeceğim) insanın tüm hayatını etkileyen, en ufak kopuklukta asla affetmeyen bir noktada. "Ne var canım şu da eksik oluversin" deme lüksü yok anne-çocuk ilişkisinde. Bu ilişkide ufak bir sarsıntının dahi, çocuğun ilerleyen yaşamında ne büyük depremlere sebep olduğunu ne büyük yıkımlar ile sonuçlanabileceğini eğer okursanız göreceksiniz. Özellikle arkadaş olur sevgili olur eş olur fark etmez her türlü partnerimizle aramızdaki ilişkinin mesafesini dahi annemizle olan ilişkimiz belirliyormuş. Örneğin eşiniz sizi seviyor bunu biliyorsunuz ama sizin sevilmeyi istediğiniz şekilde sevmediğini mi düşünüyorsunuz, o zaman annenizle olan ilişkinizi gözden geçirin derim. Bakalım annenizin size olan ilgisi sevgisi nasıldı. İnsanlarin şikayetleri genelde aynıymış. Annemizden şikayet ettiğimiz konular ile partnerimizden şikayet ettiğimiz konular paralellik gösterirmiş. Anne insanın hayat kaynağı olduğu için çok çok çok önemli. Hepimizi annelerimizle barışmaya davet ediyorum bakın konu çok mühim :) ölmüş olsalar bile ebeveynlerimizle barışmak, psikolojimizi bu yönde rahatlatmak zorundayız insanoğlu. Affedici olmak, mühim. Özellikle şu nokta dikkatimi çok çekti diyor ki kitapta insanın hafızası olumsuz şeyleri hatırlamaya daha çok odaklıdır. Çocukken annenizden yeteri kadar ilgi sevgi almadığınızi düşünüyor olabilirsiniz, sizin istediğiniz şekilde sizi sevmemiş de olabilir ama hiç mi sevmedi bunu düşünün. Olumsuz şeyleri hatırlıyorsunuz ama bir dünya da olumlu şeyler oldu ancak bunları hatırlamıyor beyniniz. Doğru. Derinlemesine düşününce gerçekten doğru. Ebeveynlerimizi bizi istediğimiz şekilde sevmedikleri için yargılamak değil de, bize elinden gelen ilgi sevgi bu olduğu için affetmeliyiz. Evet biliyorum ve seni anlıyorum elinden gelen bu kadardı, ben de seni seviyorum diyoruz ve konu kapanıyor.
Anne konusuna çok takıldığım için diğer konulara geçemedim. Kitabın asıl konusu aslında hayatımızda olan ancak anlamlandiramadigimiz neden böyle oluyor diye çözümlendiremedigimiz ama engel de olamadığımız bazı olayların esasinda geçmişimizde bir yerlerden kalıtsal olarak bize miras kaldığı. Evet konu tam da bu. Eğer büyük büyük atalarımizdan biri bir travma yaşadıysa biz bu yaşanan travmayı bilmiyorsak bile bu travmanin etkileri bize gen yoluyla gelmiş olabilir. Bu bilmediğimiz halde bize gelenlere bir örnekti. Bir de bildiğimiz şeylerin psikolojik olarak bize yansımalari da var. Örneğin büyük annemiz eşiyle mutsuzdu, annemiz de babamizla mutsuz ve bu durumda psikolojik olarak biz de esimizle mutsuz olmak zorunda hissedebiliriz. Mutlu olmaya kendimizi kapatmış olabiliriz, annem bu kadar mutsuzken büyük annem bu kadar mutsuzken ben de mutlu olmamalıyım psikolojisi içinde davranabiliriz işte bu da bildiğimiz bir bilginin hayatımıza yansımasına bir örnekti.
Kitaptan o kadar çok şey yazasım var ki ama çok sıkıcı bir açıklama olacak diye çekiniyorum.
Kitabı okumanızı hatta bir ders gibi sayfa sayfa işlemenizi tavsiye ederim. Kendinizden bir şey bulamazsanız o zaman görüşelim :)
240 syf.
Mark Wolynn bir psikolog, aileden devralınan travmalarla ilgili çalışmalar yapmış, hatta enstitü kurmuş. Bu kitabıyla 2016 Nautilus Kitap Ödülü'nü kazanmış.
Kitabın güzel yanı bilimsel açıdan bir bilgi hazinesi olmasına rağmen dilinin oldukça anlaşılır ve akıcı olması…
Kitap, genel olarak aile travmalarının kim olduğumuz üzerindeki etkilerini ve sorunlarımızın üstesinden gelmenin yollarını anlatıyor.
Kendi hayatınızı gözden geçiriyorsunuz.
Kitap ebeveyn – çocuk ilişkileri üzerine insanı şaşkına çeviren araştırma sonuçları içeriyor.
Kitap seçerken genellikle bana farklı bir bakış açısı kazandırmasına, yeni bir şeyler öğretmesine ve kişisel gelişimime katkı sağlamasına dikkat ederim. Bu kitap da böyle bir kitap… Eğer kitap seçerken siz de benzer kriterleri dikkate alıyorsanız, okunması gereken kitaplar listenize bu kitabı da ekleyin...
Kitap gerçekten çok ilginç, kendi hastalarından verdiği örnekler özellikle...
Örnek vermek gerekirse;
Bir kız 19 yaşına bastıktan kısa bir süre sonra üşümeyle birlikte inanılmaz bir uykusuzluk çekmeye başlıyor, yapılan çalışmayla genç kızın amcalarından birinin 19 yaşında donarak öldüğü ortaya çıkıyor, aile için çok üzücü bir olay olduğundan bundan hiç bahsedilmemiş, bu durum anlaşıldıktan ve durumla bir şekilde barışıldıktan sonra rahatsızlık kayboluyor.

Ben çok beğendim. Tavsiye ediyorum, belki sizde ailenizden bir travma almışsınızdır. Geçmişe bir bakalım mı?
O zaman kitabın sonundaki soruları cevaplayalım. :)
240 syf.
·7/10 puan
Kitabın en belirleyici özelliği bence yazarın düşüncelerini bilimsel çalışma sonuçlarıyla ve kendisiyle fikir birliği etmiş insanlardan örneklerle desteklemesi, dilinin akıcı ve anlaşılır olmasıda ayrı güzel.
Kalıtsal aile travmalarımızı bulabilmemiz içinde yapılacakları anlatması ve çözüm yolları sunması.., Güzeldi..
280 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Okuyan herkesin kendisinden bir parça bulacağı, anlam veremediği alışkanlık ve yaşanmışlıklarına cevaplar bulacağı bir kitap. Aile tramvalarının insan hayatını nasıl etkileyebileceğini anlatmaktadır. Psikolojiyle ilgilenenlere ısrarla tavsiye edilir.
275 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Anlamadığın o tuhaf duyguların seninle başlamadığını anlayınca rahatlıyorsun.Senin elinde olmayan tüm kızgınlıklar, pişmanlıklar, üzüntüler..sende olmayan duygular senden gitmeye başlayınca, tüy kadar hafifliyorsun “olman gereken özüne" dönüyorsun. Gerçekte sende olup olmadığının kesinliği olmayabilir ama varsada o kapıyı aralamak, duvarları yıkıp, sınırları ortadan kaldırmak ve bilinçaltının derinlerine bakmak çok güzel! Bende hissettirdiklerini söyleyebilirim ancak. Yaşadığım her olumsuzluğun ardındaki o kapıları tek tek açmak inanılmaz güzel. Her kurtuluşta, her sıyrılışta her bir özgürlükte daha bir seviyorum.  Kitaplar bizi bi yapmaya vesile olduğu için her gün daha çok okumak istiyor insan… Kitaplar insanın gerçeğini anlatmakta.Çünkü her karşılaşma, “ben” e merhaba demek. Huzura merhaba..Sen hiç huzurunu kaybettin mi? Elbette ki hepimiz çoğu zaman kaybetmiştir. Başkalarının duygularının altında kalmış, saklanmış, ezilmiş, sinmişti o duygular.Hepsinden kurtulunca çıkıyor ortaya, perde aralandı, gün ışığı içeri girdi . Zaman kaybetmeden hemen kendini ara!
280 syf.
Uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü olan bu kitabı okurken bol bol sorgulayacak düşüneceksiniz. Eğer ebeveynleriniz ile ilişkileriniz sağlam değilse mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Annenizin hayatınızdaki en önemli şey olduğunu anlayacak ve onunla ilişkilerinizi tamir etmeye ya da daha güçlendirmeye çalışacaksınız. Hayatımızın seyri,duygularımız , yaşamdan aldığımız ya da alamadığımız zevk ve daha bir çok faktör de aile dinamiklerimiz etkiliymiş. Güzel bir atasözümüz vardır derdini söylemeyen derman bulamaz diye. Bir derdi, sıkıntıyı ifade etmenin, onu dile getirmenin önemini bu kitapla bir daha anladım. Birinci derece yakınlarımız ve akrabalarımız ile kurduğumuz ve kuracağımız ilişkinin kuvveti bizim yaşamdan aldığımız doyum ile paralellik gösterirmiştir. Geçmiş asla geçmişte kalmaz başka şekillerde bugünümüze tezahür edermiş. Çözülemeyen travmalar bastırıldığında, gizlendiğinde biz her ne kadar geçti sansakta aslında gecmezmiş, bir sonraki nesillere bile aktarılabilirmiş. Ve her insanın mutlaka yaşadığı bir sorunu varmış. Sadece ona bakış açımız sorunu algılama şeklimiz bizi mutlu ya da mutsuz yapan şeymiş...
Ve daha birçok noktada farkındalık kazanmami sağlayan bir kitap oldu . Kelimelerin gücüne olan inancım pekişti.
Keyifle okumanız dileğiyle iyi okumalar dilerim.
240 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuduktan sonra uzun yıllardır cevabını aradığınız içsel sorunlarınızın sebebinin dedenizden, annenizden, anneannenizden hatta belki onların annesi veya babasından kalıtsal olarak aktarıldığını kavramanız sağlanıyor. Çeşitli örnek hikayelerle pekiştirilmiş. Genel olarak bazı bölümlerde kendini tekrar ettiğini düşündürdü bana. Psikoloji olarak değil de bence daha çok kişisel gelişim kitabı olarak kitaplığınızda yer edinebilir.
240 syf.
İçinizde bir korkunuz veya travmanız olduğunu düşünüyorsunuz bu kitabı mutlaka okumalısınız. Hatta böyle bir korkunuzun olmadığını düşünüyorsanız bile okumalısınız, öyle ki okuduğunuzda kitap sizi düşündürerek böyle bir şeyin farkında değilseniz bile farkına varmanızı sağlıyor. Herkesin içinde kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Benim de ufak tefek bazı korkularım, problemlerim vardı ve açıkçası bu problemlerin farkında olmadığımı bu kitabı okuduktan sonra anladım. İçten içe derin korkularım olmasa da çocukluğumda özellikle iki kötü şey yaşadığımı biliyordum ama bunların üzerinde fazla durmamıştım. Fakat okuyunca ve kitapta benim yaşadığım duruma benzer bir örnek görünce ben de bunun üzerine düşündüm. Ben iki yaşındayken benden birkaç yaş büyük olan ağabeyim vefat etmişti. Yaşım küçük olduğu için o an farkına varamasam da annemle babamın bir evlat kaybetmesiyle birlikte ne kadar acı çekip, kahrolduklarını anlayabiliyorum. Ve bu kayıptan sonraki süreçte ister istemez, kendilerini bir süre bu acıya verip benimle yeterince ilgilenmemiş olabilecekleri aklıma geldi, annem ve babamla da konuştum bu durumu tabii ki. Babam anneme göre bir tık daha güçlü olsa da annem uzun süre kendine gelememiş ve ikisi de doğal olarak büyük üzüntü ve acı duymuşlardı, dolayısıyla onları bu konuda suçlayabileceğimi düşünmüyorum. Şunu da ekleyebilirim; annem ve babam ile mesafem olmadı şu zamana kadar, ikisiyle de hep arkadaş gibiyim ve öyle de kalacağız. Sadece bu konuyu ebeveynlerimle konuşmak beni rahatlattı ve belki de zaten yakın olmama rağmen bu konuşma beni onlara daha fazla yaklaştırdı.

Aslında bu kitap hakkında daha birçok şey yazabilirim size burada ama çok uzatmak istemiyorum. Kısaca şöyle söylemek gerekirse; sizin aslında bir problem, korku veya travmanız varsa bunu kendinize ait zannedebilir, kendi içinizde oluştuğunu düşünebilirsiniz ve bundan kendinizi sorumlu tutabilirsiniz ama aslında bu size ya aile geçmişinizdeki bir olaydan ya da çocukluğunuzda yaşadığınız bir şeylerden dolayı gelmiş olabilir. Hiçbir konuda kendinizi suçlamayın, sadece sorunun üstüne gitmeye ve çözümler bularak, kendinize bu kitaptaki soruları sorup cevaplandırarak bunu yenmeye çalışın. Ve tabi bunları yaparken de ebeveynlerinizi de sevmeye, affetmeye çalışın. Geçmişinizle barışın ki geleceğe dair güzel ve sağlam ilişkiler kurabilin.

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim..

“Girmekten korktuğunuz mağara, aradığınız hazineyi barındırır.” s119
280 syf.
·Beğendi·9/10 puan
✏Bazılarımızın iş ve eğitim hayatında bazılarımızınsa aile ve ikili ilişkiler hayatında ve daha birçok alanda başa çıkamadığı ilerleyen zamanlarda ise daha da zorlu bir hâl almaması için serzenişte bulunduğu sorunlar vardır. Genellikle de birçoğunu "Neden bizi buldu?" diye suçlarken buluruz kendimizi. Okumaya başladığım günlerde beni kitaba bağlayan durum da bu oldu. Nereden geldiğini ve nasıl çözeceğimi bilmediğim birçok sorunun içindeydim.

✏Kitabın ilk üç bölümünde gerek bilimsel açıklamalarla gerekse yazarın kendi yorumlarıyla bu tür sorunların aslında bizim sorunlarımız gibi görünse de bizim olmadıklarına vurgu yaptığını görüyoruz. Psikolog olmasından kaynaklı olarak tedaviye gelen birçok hastadan verdiği örneklerle anlatmak istediği, nesilden nesile travmatik olayların aktarımını, gayet anlaşılır bir dilde okuyucuya sunmuş Mark Wolynn. #95654347
#95658205 #96154878

✏İlerleyen bölümlerde ise "çekirdek dil tanımı, çekirdek dil şikayeti" gibi başlıklarla sorunlarımızın kaynağını bulmak için yöneltilen birçok soruyla karşılaşıyoruz. Son bölümlere geldiğimizde ilişkilerimizdeki dilimiz ve çekirdek dil tedavisiyle birlikte üretilen çözümleri görüyoruz.

✏Eleştirel boyutta değinmek istediğim kısım ise tekrarlardan ve sorulardan oluşan bir metin. Eğer okurken sıkılırsanız, benim tavsiyem, tekrar paragraflarını hızlıca tarayıp geçebilirsiniz.

✏Etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum. Âdeta sizin üzerinizden bir yükü alıyor veya size girmediğiniz bir kapının anahtarını veriyor. Giremediğim bir kapının anahtarını nasıl bulduğumu anlatayım sizlere.

✏Kitabı okuduktan sonra doğal olarak sorgulamaya başladım ve kitapta yöneltilen sorularla birlikte araştırmaya koyuldum. Benim çekirdek şikayetim: "Trafik korkusu" idi. Arabaları seyrederken veya içindeyken çok seven bir insanımdır yeter ki sürücü koltuğunda ben olmayayım. Hiçbir problem olmasa bile genellikle sürücü koltuğunda oturduğum zaman içimde bir şeylerin ters gittiğine dair hisler duymaya başlıyordum ve bu yüzden keyifli bir sürüş olmuyordu. Araştırmalarım sonucu, dedemin, babam daha 2-3 yaşlarında iken trafik kazasında hayatını kaybettiğini öğrendim. Bu bilgiyi kitabı okumadan önce öğrenmiş olsaydım hiçbir kapıyı açamazdı muhtemelen. Ama şimdi etraflıca düşündüğüm zaman kaza sonucunun babam üzerinde ortaya çıkmayıp benim üzerimde trafik korkusu olarak çıktığına kanaat getirebiliyorum.

✏Eğer sizin içinizde de başa çıkması zor olan, nereden geldiğini merak ettiğiniz bir probleminiz varsa hiç düşünmeden okuyun derim. Belki benim gibi siz de çözüme ulaşabilirsiniz, kim bilir :)

✏Tavsiye üzerine okumaya başladığım ve kesinlikle pişman olmadığım bir kitap oldu. Dora'ya bu kitabı önerdiği için teşekkürlerimi sunmak istiyorum :) Metni düzenlemede yardımcı olan @schafernur'e ayrıca teşekkür ediyorum :)

✏İncelememi şu satırlarla bitirmek isterim: "Neyi hayal edersek, onu mümkün kılarız."

*Saygılarımla*
280 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Aile olmak önemlidir cümlesini hissederek söyletecek bu kitap,çarpıcı örnekleri ile yaşadığınız travmanın anneannenizin annesine ya da babamızın dedesine ait olacağını ortaya koyuyor.Okurken tüm ailenizi gözden geçirerek,adım adım kimin yerinde olup yaşadığınız kaygıya sizi götürecek eser bir genogramınızı çizmenizi istiyor.Travma yaşayan aile fertlerinizi yanına not alarak, size önerilen sorulardan ben niye bunu yaşıyorum dediğiniz her fiilin cevabını kendiniz bulmanız için sizi yönlendiriyor. Başlarda yok artık dedirten, sonunda aslında ile nokta koyacağınız bu eser Seninle Başlamadı başlığını size Ama Sen Başlatabilirsin cümlesi ile devam ettirtiyor.Travmasiz bir hayatın mümkün olmadığı malumiyetini açıkça ifade eden kitap tedavi edilebilir kaygının geçmiş kaygıları fark ederek başladığını bir sonraki nesle geçmemesi için fark etmenin yararını anlatarak ilerliyor.Her kitap için söylemesi güç bir cümle "Mutlaka almalı ve okumalısınız" ı da okuruna söylettiriyor.
280 syf.
·6 günde·6/10 puan
Yale Üniversitesinde aldığım Psikoloji kursu ardından bu alanda popüler olan birkaç kitap okuma kararı almıştım. Seçtiğim ilk kitaplar arasında Seninle Başlamadı vardı. Epigenetik travma hakkında bir kitap okumayı çok istedim çünkü konu hakkında hala çok az şey biliniyor. Açıkçası kitaba başladığımda daha fazla beğeneceğimi düşünmüştüm. Terapide anlatının amacına ve hikayelerimizi nasıl anlattığımızın önemli olduğuna derinden inanıyorum. Bununla birlikte, bu kitabın çoğu bölümü "bir psikiyatr daha iyi bilmeli" dememe neden oldu. Zaten Mark Wolynn bir psikiyatr değil. Pek çok alanda pek çok eğitimi var, ancak bu, kitaptaki dilinin çoğunlukla neden mevcut araştırma ve standartlardan oldukça uzak olduğunu açıklıyor.

İlk olarak kitapta hoşuma giden şey: Kuşaklar arası travma ve epigenetik büyüleyici. Yehuda çalışmalarının açıklaması çok iyiydi. Aile travması hakkında kendine sorulması gereken sorular, aile geçmişini anlamaya çalışan insanlar için harika. Hatta okuyuculara daha derine inmeyi tavsiye ederim çünkü kölelik, ırkçılık, ayrımcılık, antisemitizm gibi sistemik baskılar da epigenetiği etkiler.

Eğer ailevi sorunlar yaşıyorsanız belki kitap işinize yarayabilir. Ailemle aramda büyük sorunlar olmadığı için sanırım kendime uyarlayabilecek bir nokta bulamadım uygulama kısımlarında. Fakat böyle sorunlarla mücadele edenler için etkili olabileceğine inanıyorum.

“Bir bireyin yaşamını, annesi kadar etkileyebilen başka hiçbir şey yoktur.”

En çok beğendiğim başlıktı ve kesinlikli katılıyorum. İyi ki böyle bir annem var ve buradan kendisine benim annem olduğu için minnettarım...
280 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
Kimilerimizin yaşamında korkular, endişeler, uyumsuzluklar hatta ve hatta ölme içgüdüsü yaşadığı oluyor. Bir kısmımız bunların sebebini biliyor ve çözüm yolları üretip üstesinden geliyoruz. Bir kısmımız uzman yardımı alıp başetmeye çalışıyoruz. Fakat bir kısmımız da ömür boyu bunlarla kabus gibi bir hayatı yaşıyor ve bunu da bir sonraki nesline aktarıyoruz. Nasıl mı?
Yazarımız Mark Wolynn kendi deneyimi ile ulaştığı sonuç ile hayatını düzeltmesinden sonra bu kitabı yazmaya karar vermiş. Kendi danışanlarından da ilginç örnekler verdiği kitapta; bazı acıların aileden geçtiğini yazıyor. Büyükanneden, büyükbabadan sadece maddi değil manevi miras da kalıyormuş ama en acı olanları. Şöyle ki; Yahudi soykırımında tüm ailesini kaybeden genç bir kızın yıllar sonraki torunu, bu hikayeyi hiç bilmediği halde, yanarak intihar etmeyi planlıyor. Büyükannenin fırınlarda yanarak ölen ailesinin ardından, kendisi yaşadığı için duyduğu suçluluk hissinin vebalini, torunu kendisini yakarak ödemeye çalışıyor. Fakat tamamiyle bilinçsiz şekilde. İçten gelen bir dürtüyle bu davranışa çekiliyor.
Ya da genç bir erkeğin yıllar evvel büyükbabası bar kavgasında bir adamı öldürüyor ve ceza almıyor. Torun yıllar sonra her fırsatta kendini öldürtmek için plan yapıyor. Böylece bilinçsiz şekilde de olsa dedesinin vebalini ödemiş olacak. Aslında içinden öyle bir güdü geliyor. Borçlu olduğu içgüdüsü. Borcu verip rahatlamak istiyor.
Bir başka konu da küçükken ailede yaşanan bir travma sonucu aileden, çevreden kopukluk; yürümeyen birliktelikler veya başarısız iş hayatı yaşanabiliyor. Kitapta bu ve bunun gibi sorunların çözümü ve en önemlisi korkularınızın kaynağını bulup yok etme anlatılıyor.
Bir çok kişinin anne veya babasını suçladığı dönemler olmuştur. Kitabı okurken ben şunu anladım ki, ufak tefek olan sorunları ben o an olmasa bile sonraki zamanlarda kendi kendime çözmüşüm. Bana davranışlarına ailem açısından bakıp nedenlerini kabullenip, affetmişim. Ve o zaman onlarla ilişkim sağlam bir zeminde devam etmiş ve sorun kitaba kalmadan o zaman çözüme ulaşmış. Ama çözülemeyen öyle bir fobim var ki, bu baba tarafı tüm kuzenlerim ve kardeşlerimde de mevcut; kelebek... Onu gördüğüm andaki korkumu tarif edemem sanki aklım başımdan gidecek gibi oluyor. Mark Wolynn'in söylediği atalarımın zamanında kelebek ile acı bir tecrübesinin olduğu. Benim bildiğim kadarıyla yok ama yine de aile büyüklerimden bu konuda bilgi alacağım. Hemen kurtulmam lazım yoksa bir gün o kelebekler yüzünden aklımı oynatacağım. Her sonbahar evlere pusu kuruyor hain kelebekler.
Önerisine güvendiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumaya karar verdim ve sevgili arkadaşım Fatma Erkan bana eşlik etti. Çok verimli ve eğlenceli bir okuma oldu. İkisine de canı gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu kitabı okudum.
Yazarın başka kitabı çıkarsa kesinlikle okuyacağım. Bu kitabı da kızıma okutmayı istiyorum. Sizlere de gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum hatta ısrar ediyorum. Okuyun!..
Şair Rilke bir ilişkiyi sürdürmenin zorluğunu anlayarak şunları yazmıştır: “İnsan olarak bir başkasını sevmemiz, belki de yükümlü kıldığımız en çetin, en ağır görev, en büyük sınanma ve sınav, bütün ötekilerin yalnızca hazırlık oluşturduğu bir çalışmadır.
Dr. Ken Magid ve Carole McKelvey şunu söyler: “Hepimizde belirli bir miktarda öfke vardır ancak Piskopat kişilerdeki öfke, bebeklikte karşılanmayan ihtiyaçlardan doğar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seninle Başlamadı
Alt başlık:
Kalıtsal Aile Travmalarının Kim Olduğumuza Etkileri Ve Sorunların Üstesinden Gelebilmenin Yolları
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059692250
Orijinal adı:
It Didn’t Start With You
Çeviri:
Mine Madenoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sola Yayınları
Baskılar:
Seninle Başlamadı
Seninle Başlamadı
It Didn
«Seninle Başlamadı» bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.
Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.
“Seninle Başlamadı” geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.

«Seninle Başlamadı» için yapılan değerlendirmeleri okuyabilirsiniz.

Mark Wolynn, bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla bizi atalarımıza derinden bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş başarıyor. Bize derinden anlayışı, diyalog görselleştirmelerini ve şevkatle yeniden bağlanmayı sağlayacak teknikler ve beceriler sunuyor.”
-JAMES S. GORDON, MD, Yazar
Unstuck: Your Guide to the Seven-Stage Journey Out of Depression

“Seninle Başlamadı travma terapileri alanında, farkındalık uygulamaları konusunda insanı anlamak için ileriye doğru güçlü bir adım atmanızı sağlıyor. Cesur, yaratıcı ve şevkat dolu bir çalışma.”
SHARON SALZBERG, Yazar
Lovingkindness and Real Happiness

“Kalıpları altüst eden bu kitap kalıtsal aile travmaları konusunda anlayışı geliştiren ve acı çekmeye son verebilecek güçlü araçlar sunuyor. Mark Wolynn iyileşmeye doğru yapılacak seyahatte güvenilir ve bilge bir rehberdir. “
TARA BRACH, PhD, Yazar
Radical Acceptance and True Refuge

“Mark Wolynn’in sıradışı kitabı tarihin size nasıl bir kimlik verdiğini anlamanızı sağlayarak aile bağlarının ve eve dönüşünüzün şifresini kırıyor. Hayat değiştiren hikâyeler, güçlü öngörüler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu olan Seninle Başlamadı, Alice Miller’in devrim yaratan Yetenekli Çocuğun Dramı ve Dan Siegel’in Gelişen Zihin adlı eserlerinin tam yanında bir başyapıt olarak yer almayı hak ediyor. Ailenizi bir daha asla aynı şekilde göremeyeceksiniz.”
MARK MATOUSEK, Yazar
Ethical Wisdom

“Nöro bilimleri ve psikodinamik düşünmeyi birleştiren Seninle Başlamadı, üst düzeyde faydalı bir araç kutusu olarak hayatınızı değiştirecek. Bu kitapla kendi başınıza klinik yardım alabilir ve güçlü içgörülere sahip olabilirsiniz.”
JESS P. SHATKIN, MD, MPH, Newyork Üni. Çocuk Araş. Merk. Başkan Yrd, Yazar
Child & Adolescent Mental Health

Kitabı okuyanlar 3.321 okur

  • Aysee
  • berkgokdemir
  • tuğba kilci
  • Fatma yildiz
  • ilkim Bahar SÜMER
  • मारिया सिंहz
  • Yasemin Buse Caner
  • Annabel Lee
  • Yusuf Çelik
  • Orhan Toker

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.7
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.7
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%13.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%6.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.2
Erkek
%31.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.3 (117)
9
%7 (73)
8
%8 (83)
7
%5.9 (61)
6
%2.2 (23)
5
%2.1 (22)
4
%0.6 (6)
3
%0.4 (4)
2
%0.3 (3)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları