Sense and Sensibility

·
Okunma
·
Beğeni
·
12107
Gösterim
Adı:
Sense and Sensibility
Baskı tarihi:
3 Eylül 2019
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057782915
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tropikal Kitap
The family of Dashwood had long been settled in Sussex. Their estate was large, and their residence was at Norland Park, in the centre of their property, where, for many generations, they had lived in so respectable a manner as to engage the general good opinion of their surrounding acquaintance. The late owner of this estate was a single man, who lived to a very advanced age, and who for many years of his life, had a constant companion and housekeeper in his sister. But her death, which happened ten years before his own, produced a great alteration in his home; for to supply her loss, he invited and received into his house the family of his nephew Mr. Henry Dashwood, the legal inheritor of the Norland estate, and the person to whom he intended to bequeath it. In the society of his nephew and niece, and their children, the old Gentleman's days were comfortably spent. His attachment to them all increased. The constant attention of Mr. and Mrs. Henry Dashwood to his wishes, which proceeded not merely from interest, but from goodness of heart, gave him every degree of solid comfort which his age could receive; and the cheerfulness of the children added a relish to his existence.
392 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir
Merhabalar Jane Austen Aşk ve Gurur kitabıyla bilinir ancak Akıl ve Tutku’da onun kadar iyi bir kitap.Konu olarak Elinor ve Marianne birbirine tamamen zıt karakterlere sahip kardeşlerdir.İki kardeş Norland’da sakin ve huzurlu bir yaşam yaşamaktadırlar ancak bablarının ölümüyle her şey çok değişir.Babasından kalan biraz abilerine verilir.Artık evleri de olmadığı için taşınmak zorunda kalırlar.Annelerine Mr.John Middleton’dan gelen parkın yanında bulunan kulübeye taşınma teklifini kabul ederler.Hiç bilmedikleri ve tanımadıkları insanların yanına giderler.Kitapta en beğendiğim özelliği iki zıt karakteri çok güzel bir uyum içinde anlatmasıydı.
Keyifli Okumalar Dilerim
392 syf.
·4 günde·10/10
Duygularım o kadar yoğun, kalbim o kadar dolu ki, kitabtan hissettiklerimi nasıl size göstereceğimi bilemiyorum.

Mamafih her zaman bir yerden başlamak gerek.


Akıl ve Tutku
Jane Austen'in ilk yazdığı kitap olduğunu öğrendikten sonra diğer kitapların yanında hafif kalacağını düşünmüştüm..hani bazı yazarlar var ya ilklerini daha hafif başlamış sonraki kitaplarını daha da geliştirmiş, ama kitap okuyunca beni güzel bir tokatladı))) diger okuduğum iki kitap "Emma", "Mansfield park"tan daha çok beğendim..

Jane Austen'in hayatıyla ilgili bildiklerim kadarıyla sevdiği insanla ayrılmıştir...topu topu 42 yıl yaşamış yazar ne kadar acı hayat yaşarsa yaşasın kitaplarının hepsini "mutlu son"la bitirmiş. Yalnız bu kitapta Marianne ve Willoughby'nin sonu kötü biten aşklarını da anlatıyor ki bu da kendi hayatından bir katkıda bulunduğunu gösteriyor....öyle ki Willoughby para için başka kadını seçip Marianne'yi ardında sefil bıraktıktan sonra anlar onu ne kadar derinden sevdiğini ..ama sonda Marianne aşkı değil de onu seven, saygı duyan erkekle mutlu sonu bulur. Yanii "Aşk emeği seçti" diyebiliriz.

Aynı zamanda kitabın öz konusu iki kız kardeşin hayata karşı farklı görünüşlerini ve aşklarını anlatır..
Akıl Elinor, tutku ise Mariannedir.
Elinor her şeyi 100 ölçüp bir biçen, ailesini üzmemek adına tüm üzüntülerini kalbinde yaşayan, Marianne ise tam aksine düşündüklerini çekinmeden diline getiren, hayata daha tutkulu ve ağ atlı prensini bekleyen biridir. Aynı zamanda her iki kız kardeş çok ahlaklı ve akıllıdırlar.

Akıl ve Tutku bana diğer kitaplardan daha duygu yüklü geldi. Niye mi? Çünki bazı yerlerinde gözümden düşen damlaları esirgeyemedim. Sizin de okurken bu hissleri tadacağınıza eminim.
Filmi de ayrı bir muhteşem. Eğer kitabı okuyacak vaktiniz yoksa bile filmin 1995 yılında çekilmiş olanına mutlaka bakmalısınız...
İyi okumalar
392 syf.
·4 günde·6/10
Gurur ve Önyargı, Akıl ve Tutku bu karmaşık duygular sizce ne kadar etkileyebilir hayatı? Bana kalırsa tüm bu duygular bazen o kadar ileri gidebilir ki hayatın merkezinde konuşlanır. Jane Austen da kitaplarında bu duygular üzerinden bir dönem eleştirisi yapıyor. Dönemin aile, evlilik, ilişkiler, soylu-sıradan çatışması nüktedan bir dille eleştirilmiş. Bana kalırsa evlilik etrafında dönen hayatın saçmalığı ortaya koyuluyor. 200 yılı aşkın ömre sahip bir klasik hakkında yazacak kadar kendimi yetkin hissetmiyorum fakat bunları söylemeden edemedim. Jane Austen kitaplarında o dönemi psikolojik ve sosyolojik olarak çok güzel aktarmış ki gözlem gücüne hayran olmamak imkansız. Ama bu kez diğer kitaplarındaki tadı alamadım, kelimenin tam anlamıyla çok yavan bir okuma oldu benden de kaynaklanıyor olabilir tabi. Yine de tavsiye edilir belki de sizin seveceginiz bir kitaptir okuyun siz karar verin.:)
392 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Akıl ve Tutku'da bir zamanlar İngiliz yaşantısını,aile bağlarını çok iyi tanıyoruz. Jane Austen üstün zekasıyla ve üstü kapalı,ince bir dille yaptığı alaylarla İngiliz sosyetesinin paraya ne kadar önem verdiğiyle inceden dalga geçiyor. O devirde insanların kazandıkları yıllık gelirlere göre statüleri olması,toplumda ona göre saygınlık kazanmaları ve ona göre evlilikler yapmaları, hatta sevdiklerinden bile bunun için vazgeçmeleri çok acıklı ve trajikomik.
392 syf.
·8/10
“Gerçek mutluluk sadece akıl ve tutku arasındaki hassas dengenin kurulmasıyla mümkündür. “
Jane Austen’in aşk ve gurur kitabını okumaya çalışmıştım ama okuduğum zamandan mıdır bilmem bir türlü sevememiş, bitirememiştim. Yazara ne kadar ön yargılı olsam da bu ön yargıyı yıkmak için yazarın ilk yazdığı olmasa da ilk yayımlanan kitabı olan Akıl ve Tutkuyu okumaya karar verdim.

Kitap iki kız kardeşin(Elinor ve Marianne Dashwood) babası öldükten sonraki hayatlarının bir bölümünü anlatıyor. Babaları öldükten sonra mirasını(para yaşadıkları ev ve eşyalar) kızların üvey abisine bırakır ve kızlara gerekli yardımı yapmasını söyler. Abisi babasının dediği gibi yardım yapacaktır ama gelgelim karısı buna karşı çıkar ve babasının sözlerini ustalıkla çarpıtır. Kocasının aklına girerek büyük miktar bir para yardımı yerine bir köy evi bulmalarına yardımcı olmasının yeterli olacağını belirtmesi üzerine kız kardeşler ve anneleri köyde bir çiftlik evine taşınırlar. Yeni bir ortam ve yeni insanlarla tanışmaya başlarlar.

Elinor ne kadar sağduyusu, mantığı ve aklı ile hareket ediyorsa; kardeşi Marianne de duyguları ve tutkularıyla hareket eder. Bu zıtlıklar ve yaşadıkları benzer olayla üzerine verdikleri birbirine uç tepkiler, düşüncelerden oluşan bir kitap.

Jane Austen’in toplumu satır aralarında inceden inceye eleştirmesine hayran kaldım. O dönemin sosyal yaşantısını, evliliklerini, aile yapısını çok güzel anlatmış. Okurken insan kendini 19.yy buluyor. Dili beni zorlamadı. Akıcı ve biraz şiirsel bir söyleyişle yazılmıştı.

Galiba Jane Austen'e olan ön yargım yaşadığı ve doğal olarak kaleme aldığı dönemle alakalı. Bana dönemdeki davranışlar-olayların abartılması, nezaket adına yapılan gereksiz içten olmayan hareketler, aile ilişkileri- ters ve yapmacık geldiği için ben bir türlü sevemiyorum. Daha fazla uzatmayayım.

Tarihi aşk romanı sevenler eminim bu kitaba bayılacaktır.
Keyifli okumalar.. :))
392 syf.
·39 günde
"Beğenmekle sevmek arasında ne fark var, hiç anlayamadım" cümlesi olmuş bu kitaptan defterime ilk yazdığım. Bir sonraki ise; "...Anne, dünyayı tanıdıkça gerçekten seveceğim bir adamla karşılaşmayacağıma daha çok inanıyorum. Çok şey istiyorum!.." Her kitabın okunması gereken bir zaman vardır gibi büyük bir şey iddia etmek değil amacım, sadece hayatta kimi kitaplar çok doğru zamanlarda bize temas ediyor ve okunan kitapla yaşananlar fazlasıyla örtüşüyor. Her çok okunan kitapta yapmaya çalıştığım gibi genel konu hakkında konuşmak yerine kitapla aramdaki bağı anlatmayı tercih ediyorum.

Kitap elimde biraz fazla kaldı, okumaya başlamam da bir okuma grubuyla karar alarak olmuştu. Sonrasında okuma grubunda kitabı da pek konuşamadık. Neyse, detayları atlayıp kitaba geliyorum artık. Okuduğum ilk Jane Austen romanı. Akıl ve Tutku dönemin şartları, paranın aileler arası ilişkiler ve evliliklerdeki yerini gayet açık bir şekilde gösteriyor. Kitapta tekrarlandığını gördüğüm; kadınlar hakkında yapılan güzelliğe ve zekaya yönelik genellemeler tek olumsuz tarafıydı benim için.

Buradan sonra kitap içeriği hakkında konuşacağım, öğrenilmesinin okumayı etkileyeceği bilgiler verebilirim. O yüzden romanı okumamış olanlar bu paragrafı yok sayabilir. Okumaya başlarken "Akıl ve tutkudan birini seçmeli mi?" diye düşündüm. Okudukça kitap sanki "Aklınızla hareket edin yoksa çok acı çekersiniz" der gibiydi. Ben daha çok böyle hissetmiş olabilirim çünkü kendimi Elinor yerine Marianne gibi hissettim daha çok. Özellikle yaşadığı ayrılık süreci beni çok etkiledi. İki kız kardeşe ayrı ayrı yaşattıkları şeyler yüzünden ne Edward ne de Willoughby benim tarafımdan affedilmedi. Bu arada kitapta yaşanan olayları detaylarıyla hatırlayabilmemi sağlayan kalıcılık için Jane Austen'in diline bir kez daha saygı duydum. İki kız kardeşin kişilik farklılıkları üzerinden yaşadıkları ilişkiler ana konuyken, ben bu kitapla bir kız kardeşin insan hayatındaki yerini ve güzelliğini de anlamış oldum. Jane Austen okumaya devam etmeli.

Son olarak bitirdikten sonra tekrar aynı soruyu sorunca kendime, yaşadıklarımla birlikte, tutkunun hayatın içinde bir yerde olması gerektiğini ve bazen bulmanın zorluğu olduğunu düşünmekle birlikte aklımızı seçmenin bazen pişman bazen de en doğrusu olduğunu anlamış oldum. Öğreten kitaplar hep var olsun!
392 syf.
·Puan vermedi
Çok eski bir yapıt olduğu için dönemin kültürüne ayak uydurmakta zorlandım. Kahramanların duygusallık ve öncelikleri bana fazla sıradan geldi.
392 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Jane Austen'ın ilk Aşk Ve Gurur'unu okuyan biri olarak bu kitap bana çok yavan geldi.Olay dizisi anlatılanlar karakterlerin iç dünyası... Birbirine çok benziyor.Benim için boş zamanlarınızda okunacak ağır olmayan bir klasiktir.Veya klasiklere başlamak istiyorsanız bu kitap size basamak olabilir.
Klasik kitaplara hep saygım vardır, fakat bu kitap nasıl klasik olmuş ben anlamadım. Günümüz popüler ucuz aşk romanlarından bir farkı yok. Hani bir edebi derinliği felsefi bir yönü olsa öyle diyeceğim 50.sayfaya kadar dayanabildim. Belki ileride güzel şeyler olabilirdi ama kitap girişinden itibaren o gereksiz konuşmalar acayip derecede sıktı beni. Bu tür aşk romanlarını sevenlere saygım var ama bana hitap etmiyor. İsteyen pekala okuyabilir tabii ki de. Araştırma yapmadan genelde kitap almam ama bu kitabı ikinci el dükkanında görüp almıştım. Keşke almasaydım dedim içimden :/
392 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Jane Austen'ın üslubunu, güçlü kadın karakterlerini beğeniyorum. Bu romanda Gurur ve Önyargı'dan oldukça izler bulduğumu söyleyebilirim. Sanki iki roman birleştirilebilirmiş gibi geldi bana. Karakterler ve olaylar bazen birbirini fazla anımsatıyor. Bu kez aklın ve duyguların çatışması ele alınmış. Karakterlerin davranışları, toplumun tepkileri vb günümüz bakış açısı ile değil de romanın geçtigi dönemin özellikleri göz önünde bulundurularak incelenmeli.
Klasik bir dönem kitabı okumayı isteyenlere tavsiye ederim.
392 syf.
·5/10
Yazarın birkaç yıl evvel Gurur ve Ön Yargı kitabını okumuşken; bu sefer Akıl ve Tutku’nun satırlarında gezindim. Bu da tıpkı diğeri gibi bir karşıtlıklar romanıydı. İki kahramanın farklı karakterleri kitaba adını vermiş. Kahramanlarımızın biri on dokuz diğeri on yedi yaşında iki kız kardeştir. Romanda farklı karakterlere sahip iki kızın aşk deneyimini nasıl yaşadıklarını mizaçlarında gizlemiş. Büyük kız Elinor; akıllı sağduyulu, imkânlarını ve haddini bilen birisiyken; Küçük kız Marianne ise; ablasının tam tersi olup, haylaz ve kural tanımaz, kulağı sürekli duygularında olan bir yapıya sahiptir. Elienor düzen ve güven Marienne macera ve tedirginliği temsil eder. .
Suya sabuna dokunmayıp açık vermeden kurgudan bahsedecek olursam şayet; bu iki zıt huydaki kardeşlerin kapısını aşk çalıp, karakterlerine göre yol aldığında birinin mantığıyla diğerinin duygularıyla hayatına manevra vermesini ilmek ilmek işler. .
Son olarak kitap için düşüncelerimi yazacak olursam; haliyle bir klasik olunca haddimizi biliriz efendim. Lakin o yılların İngiltere’si ve bizim örf, adet ve ananelerimizle kıyaslayınca yadırgayabiliyor insan. Zengin koca merakı kızlar ve anneler bunu kutsal bir görev olarak bilen akrabalarla komşular .
Kitabı bitirince bir de filmini seyrettim; İngilizce adı Sense and Sensebility. Emma Thompson, Kate Winslet rol almakta. Mekânlar, evler, giysiler ve makyajlarla harika bir hava yakalanmış. Kitabı okurken nötr olduysam da filminden daha duygulandım diyebilirim. Kısacası güzel bir deneyimdi, zira nihayetinde her kitap ayrı bir dünya… Daha nice iklimlere konuk olmak dileği ile musmutlu günler efendim
392 syf.
Kendimi bu tür kitaplari eleştirecek birikime sahip bir okuyucu olarak görmüyorum. Bu sebeple incelemeden ziyade bir tanıtım sunmak niyetindeyim.
Kitap akıl ve tutkuyu sembolize eden iki kız kardeşin mizaçlariyla akıp giden bir yaşamı anlatıyor.
Toplam üç kitaptan oluşuyor. (Tümü aynı ciltte yer almakta.) İlk kitapla birlikte kiz kardeşlerin duygusal dünyalarına konuk oluyoruz. Durağan geçen ikinci kitap tüm sürecin altyapısını bizlere işliyor ve ardından üçüncü kitapla birlikte süreçlerin aldığı şekle ayak uydurmaya çalışıyoruz
Öyle sayfalar vardi ki cümleleri yeniden okumam icap etti. Olay örgüsü ve diyalogların tekdüzeliği üçüncü kitapla özgürlük kazanıyor diyebilirim.
Kız kardeşlerin karşıt mizaçları insanlari tanima sürecinden aşklarına, önceliklerinden gündelik diyaloglarina kısacası tüm yaşantılarında kendini gösteriyor. Bizde siirsel üslupla birlikte bu karşıtlıklar içerisinde kendimize bir iskemle çekiyoruz. Kendimizi bazen Elinor'da bazen Marianne'de buluyoruz.
Dönemin kadın-erkek ilişkileri, insanlarin öncelikleri, insanlar arasındaki sosyal statünün önemi ve insanların özellikle evlilik konusundaki ekonomik beklentileri herkesin normal karşılayacağı türden değil. Ancak farkli kültürlerde soluklanmak kendi yaşantımızı değerlendirme adına zarif bir adım diye düşünüyorum. :)
Benim gibi zit karakterli bir kiz kardeşe sahipseniz özellikle öneriyorum. :) Dikkat: kız kardeşinize özleminizi arttırabilir.
Keyifli okumalar dilerim.
-"Sebep olduğum ızdırabın boyutlarını
bilmiyordum, çünkü o zaman aşkın ne
olduğunu bilmiyordum.Aşkı hiç tanıdım
mı?
-Bundan şüphe edilebilir; çünkü
gerçekten sevseydim, duygularımı kibire,
açgözlülüğe kurban edebilir miydim? -
hatta dahası, onun duygularını kurban
edebilir miydim? -Ama ettim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sense and Sensibility
Baskı tarihi:
3 Eylül 2019
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057782915
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tropikal Kitap
The family of Dashwood had long been settled in Sussex. Their estate was large, and their residence was at Norland Park, in the centre of their property, where, for many generations, they had lived in so respectable a manner as to engage the general good opinion of their surrounding acquaintance. The late owner of this estate was a single man, who lived to a very advanced age, and who for many years of his life, had a constant companion and housekeeper in his sister. But her death, which happened ten years before his own, produced a great alteration in his home; for to supply her loss, he invited and received into his house the family of his nephew Mr. Henry Dashwood, the legal inheritor of the Norland estate, and the person to whom he intended to bequeath it. In the society of his nephew and niece, and their children, the old Gentleman's days were comfortably spent. His attachment to them all increased. The constant attention of Mr. and Mrs. Henry Dashwood to his wishes, which proceeded not merely from interest, but from goodness of heart, gave him every degree of solid comfort which his age could receive; and the cheerfulness of the children added a relish to his existence.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları