Sentez İhaneti (Bir Fitnenin Otopsisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,5bin
Gösterim
Adı:
Sentez İhaneti
Alt başlık:
Bir Fitnenin Otopsisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Yayınları
Baskılar:
Sentez İhaneti
Sentez İhaneti
Sentez İhaneti
Türk-İslam sentezinin Türk Dünyası’nda fitne uyandırması sebebiyle kitabın kapağında, kitabın algısı şu kelimelerle belirtilmiştir: “Bir Fitnenin Otopsisi”.

Bu sentezin karşılığı olarak fitnenin otopsisi denilerek bu fitnenin doğuşu, yayılışı ve benzer olayları tek tek detaylıca incelendiğini belirtiyor.

Kitabın içinde ne yazdığını içi içini yiye yiye merak edip de alamayanları geçerek, kitabı içindeki değerli bilgileri vermeden tanıtmaya bir vesile ile de okutmaya çalışalım.

Sentez İhaneti kitabı meselenin bir takım yerlerinde Atsız geçtiği için, Atsız’ın hayatını kısaca ve olaylara değinen yönüyle bahsediyor.

Fitnenin çıkarıcısı olan Türkeş’inde kısaca hayatı ve tanışma meselesi anlatılıyor. Türkeş hakkında zamanla dile getirilmiş Hüseyin Feyzullah meselesi de kitapta yer alıyor.

Kıbrıs’ta doğan Türkeş’in daha sonra Türkiye’ye gelişi ve 27 Mayıs darbesini ve darbe sonrası sürgün olaylarını kitapta bulabilirsiniz. Ayrıca Delhi’de arkadaşlarına yazdığı konuyla alakalı mektupları da kaynağı ile kitapta görebilirsiniz.

Her türlü emperyalizme karşı olan Nato Subayı Türkeş’in batı ile ilgili görüşlerini yine kaynak bularak kitapta okuyacaksınız.

Türkeş’in siyasetle tanınıp aktif rol alması Delhi sonrası, yani sürgün sonrası ülkeye gelişi ile başlamıştır.

Türkeş’in siyaset hazırlıkları, partiye girişi ve ele geçirişi bu durumda da Türkçülerin siyasete bakışı da kaynakları ile tarafsız şekilde kitapta anlatılmıştır.

Milliyetçi karakter ile ayrışmanın Nurculuk ve Anadoluculuk üzerinden nasıl olduğu ve ne sonuç içerdiği kitabın içerisinde kaynaklı ve tarafsız anlatım ile yerini almıştır.

Hüseyin Üzmez gibi şahısların kim olduğu ve nerelerde görev yaparak fitne ile olan bağlantısı kitapta açıkça belirtilmiştir.

CMKP’nin genel başkanı olduktan sonra oy oranlarını fazlasıyla düşüren Türkeş, 1969 kongresinde tamamın İslamcı çizgiye yönelerek partinin adını da Milliyetçi Hareket partisi yaptı.

Oy oranlarının düşük olması, bir yandan da Süleyman Demirel’in iyi derece oy toplaması rotayı Milliyetçilik ve Ümmetçilik karışımına götürdü.

1969 kongresinin de fazlaca tartışmaya yer verildiği düşünülürse bu kongrenin durumu anlaşılacaktır. Kitapta 1969 kongresine katılanların tanıklıkları ve kaynaklarıyla olayın iç yüzü gösteriliyor.

Bu fitnede yeri eksik olmayan üstat diyerek yere göğe sığdırılamayan, devletin adına ödül verdiği Necip Fazıl adlı kişinin karakterini, şerefini ve ahlakını birinci elden kaynakları ve tüm iç yüzü ile okuyacaksınız.

Ötüken Dergisinin hala parti içerisinde etki yaptığını gören parti yönetimi ve Türkeş, Ötüken’i yasaklatarak kürtçe kon dergisini çıkartıyor. Ötüken Dergisi’nin ateşli savunucusu ve sahibi olan Hüseyin Nihal Atsız’ın vefatının ardından da taziye mesajı yayınlamayı ihmal etmiyor. Bu taziye mesajının ne kadar samimiyetsiz olduğunu sizler takdir edersiniz. (Kendi yakınlarının anlattığı olaylarla sabittir ki, cenazesine ısrarla katılmak istememiştir)

Bir de Yahudi meselesi var ki bu çaba Yahudilerle hiç harp etmedik diyerek, sinagogların açılışına katılarak buranın da sempatisini kazanma çabasından ibarettir. Kitapta ayrıca Yahudilerle ve Ermenilerle niye ilişki içerisinde olunduğu ve hoş görü kazanılmaya çalışıldığı ayan beyan anlatılıyor.

Akılların durgunluk yaşadığı başka bir mesele daha var ki o da Türk-İslam sentezini çıkartan Türkeş, Hristiyan bir ermeni olan Levan Panos Dabağyan’ı yıllarca yanında, en yakınında görev verdi. Hatta üç hilalin fikir babalarından imiş. Bu meselenin de iç yüzünü tüm açıklığı ile kitapta göreceksiniz.

/* Kısa bir not: Kitap ilk satışa çıktıktan çok kısa süre sonra Panos Dabağyan ölmüştür. Fitnenin otopsisi ortaya çıkmasıyla kalpten gitme ihtimali mevcuttur. */

Aşırı derece de Türk ve İslam savunucusu olanların Türk ve Müslüman olmayanı nasıl savunacakları merak konusudur.

Kitap yukarıda bahsedilen veya bahsedilmeyen detayları birinci elden kaynak, tanık, hatıra ve anılarla açıkça gün yüzüne çıkarmaktadır. Israrla tavsiye edilir.
262 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle esen olsun ... Fazla konuşmayacağım. Lafın tamamı aptala anlatılır.

Irkçılık Turancılık davası sırasında, bu mektubuna binaen kendisine fikirleri sorulmuş ve kendi ifadesiyle, şu şekilde cevap vermiş: “Memleket içerisinde ayrılıklara, düşmanlıklara yol açacak hiçbir fikrim yoktur.
Bugün devletimizin kabul ettiği ve üzerinde yürüdüğü prensip bence de en doğru, en makul prensiptir. Yani Türklüğü her şeyden üstün görmekle beraber, gayri Türk unsurları da gerek kültür, gerek telkin ile çok kısa zamanda temsil etmek. Ben de bunu doğru görüyorum.
Türkeş açısından ya da herhangi bir insan için, Atsız'a yazılan mektuplarla mahkemeye verilen ifadeler arasında fark olması normal karşılanabilir. İnsanların hayatlarında, yeni bilgiler edindiklerinde, çevreleri değiştiğinde ve sair etkenlerle fikirlerinin değişmesi de normaldir. Bu fikirlerin, bir ayda değişmesi de normal midir?

Kalemine sağlık başkanım.
250 syf.
Hulusi Akar'ın, Abdullah Gül'le birlikte Necip Fazıl'ın yanında çekilmiş fotoğrafını gördük.
Gençlik çağı...
Fikri değişmiştir, değişmemiştir, doğru yolu bulmuş mudur, eğri yolda kalmış mıdır diye düşünürken, kendi kendime "yav bırak" dedim...
Şöyle yazmıştım:

"AKP’Yİ DOĞURAN DERNEK

Aynı yıllarda Milli Türk Talebe Birliği de yeniden kurulmuş, gençlik üzerinde etkili olmuştu. Üniversitelerde resmen yeniden diriliş yaşıyordu. Daha önceki dönemde hilalin içinde atlayan kurt şeklindeki sembolünü değiştirmişti. Onun yerine bir kitap resmi koyulmuştu. İçinde de artık Türkçüler değil kendilerine muhafazakâr sıfatı takmış yobazlar hâkimdi. MTTB artık Necip Fazıl’ın at çiftliği, Nurcuların karargâhı olmuştu. Dernek 1965 yılında yeniden kurulmuş, dincilerin eline geçmiş, başına da kurucusundan sonra, şimdilerin AKP’li meclis başkanı İsmail Kahraman oturmuştu. Necip Fazıl, bunların üstadıydı. O devirde bu dernek, Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ne hizmet ediyor, bu hizmetin karşılığında da aynı oranda himaye görüyordu.
Dernekte o devirde çalışanlar arasından, sonraları çok ünlü olan isimler çıkmıştır. Günümüz Türkiye’sinde, hükümet eliyle “Necip Fazıl Ödülleri” dağıttıracak kadar etkili olan derneğin, o devirdeki üyelerinden bazı isimler şunlardır:
Mevcut TBBM başkanı İsmail Kahraman, 48. Dönem MTTB genel başkanıdır.
Mevcut cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MTTB üyesidir.
11. cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MTTB’nin İstanbul’daki 9 reisinden biridir.
Başbakan eski yardımcısı ve meclis eski başkanı Bülent Arınç, eski MTTB üyesidir.
Başbakan Eski Yardımcısı Kürt Beşir Atalay, AKP’li Millî Eğitim Eski Bakanı Ömer Dinçer, AKP’li Enerji ve Tabi Kaynaklar Eski Bakanı Taner Yıldız, AKP’li İçişleri Eski Bakanı Kürt Abdülkadir Aksu, AKP’li Milli Eğitim Eski Bakanı Hüseyin Çelik, Bahattin Yıldız vs. hep o devrin MTTB üyeleridir. Bunlar ve benzerleri, o devirde MTTB’de bulunmuş, görev almış, başkanlık ve reislik etmiş, Necip Fazıl’ın tedrisatından geçmiş kimselerdir.
Bunlardan başka, kariyerini başka mecralarda devam ettirmiş kimseler de var…
Mezar evler, domuz bağı, başı açık kadınlara kezzap atıp kaçmak gibi eylemlerle memleket gündemine oturan Hizbullah’ın kurucusu Hüseyin Velioğlu da üniversite yıllarında MTTB’nin yöneticilerindendir. 2000 yılında, meşhur villa baskınında öldürüldü."

Caner Kara- Sentez İhaneti- sf: 146,147
303 syf.
"İnsanın midesi nasıl kaldırır bilmiyorum..."

Caner Abinin kitaplarına uzun inceleme yazmanın hakaret olduğunu; şu sözünden çıkarıyorum ki:

Lafın tamamı aptala anlatılır.

O yüzden sadece şunu söylemek istiyorum. Evet kitabın ismi "Sentez İhaneti" ama neyin sentezi , kimin sentezi?

"Bozkurt efsanede güzeldir. "

Burada amaç bir düşünceyi, ideolojiyi karalamak değil. Sadece ideolojimiz ahlak kokuyor adı altında yapılan esas soysuzlukları ve ahlaksızlıkları ortaya koymak. Ki kimin peşinden gittiğinizi iyi bilin diye !

Burada konu olarak ele alınan  Seyyid Ahmet Arvasi  'nin fikir babası olarak öne sürülen Türk - İslam Sentezi değil,  Albay  Alparslan Türkeş 'in siyaset güdümü ve oy derdi ile Türkçülük sentezine İslam suyunu katarak ve bunun adı altında "cinayet, adam gasp etme, onlarla bunlarla poz" şeklinde cereyan eden olayların gün yüzüne çıkarılmasıdır.
Yazarın affına sığınarak kitapta kendisini de haksız bulduğum birtakım olaylar var. Sonuçta kitap incelemesi kendi fikirlerimizi yansıtmak içindir. Ki okuyucular ona göre alıp okusun.  Hrant Dink  konusunda aynı düşünmüyorum. Biraz oraları sinirle okudum.

Neyse uzatmayalım!


Caner Abinin şöyle bir sözü vardı,
   "Eli yüzü düzgün bildiğimizin ,
ülküsünde çıban çıktı arkadaş!"

işte bu söz her şeyi açıklıyor.

https://youtu.be/i2QV-XJtqZE

Kim ne derse desin Türklerin Son Başbuğu Mustafa Kemal Atatürk  ' tür. Ve öyle de kalacaktır.
262 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Sn. Caner Kara’nın yazmış olduğu Sentez İhaneti, Hüseyin Nihâl Atsız ve MHP/Alparslan Türkeş arasındaki mevzuları, bazı kişileri, önemli olayları ele alır. Kitap taraflı bir bakış açısıyla yazılmıştır ki bu taraf milliyet ve ülkü tarafıdır. Akıcı bir kitap. Olaylar güzel ve sadelikle anlatılmış. Okumanızı öneririm. Gözünüzü açıyor kitaplar. Esenlikler.
262 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Esenlikler.
Caner Kara'nın yazmış olduğu bu kitap; Hüseyin Nihâl Atsız, Alparslan Türkeş ve MHP, Necip Fazıl, Nurculuk ve o dönemlerdeki politik olaylara ve sorunlara değiniyor. Sadece o dönemle ilgili değil, günümüzü ilgilendiren sorunlara ve olaylara da yer veriliyor. Eğer kitabın içindeki bilgilerin doğruluğunu merak ediyorsanız, hiç süphe etmeyin. Çünkü kitabın içerdiği bilgiler, okuyucuya kanıtları ile beraber sunuluyor.
Bu kitap, bu tarz konularla ilgilenen kişiler için kafanızdaki bazı soruları cevaplandıracak ve sizi gerçeklerle karşılaştıracak olduğundan okunması gereken bir kitaptır.
262 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter."
Caner Ağabey bu kitabıyla bizi senelerce uyduğumuz uykudan uyandırıyor. Dinlediğiniz destansı ninnileri kenara bırakın. Kitabı altını çize çize her satırını anlayarak okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
303 syf.
·7 günde·10/10 puan
Kalemi döndüğünce, dili yettiğince, zamanı izin verdiğince dönenler anlatılmaya çalışılmış. 'Üstad', 'Başbuğ', 'Hocaefendi' gibi ululama maksatlı, kişilere verilen sıfatları o kişilerin ne kadar hakkettiği, neden o sıfatlar verildiği üzerine kaleme alınmış bir kitap. Haklı ve haksızın anlatıldığı bir yerde tarafsız olmayı şerefsizlik kabul ederek tam taraflı bir şekilde, her türlü belgeler, açıklamalar, itiraflar, dosyalar ile kanıtlanmış, "sallama" denilmesi mümkün olmayan bir eser. Okumayan herkese kesinlikle tavsiye ederim. Doğru bildiğinizin yanlışlar, yanlış bildiğiniz doğruları öğrenmek için ele almaya değer bir eser.
Kalemin hep var olsun, sesin hep yükselsin ağabey.

"Dualarımızın sonu, dileklerimizin ilkidir:
Tanrı Türk'ü Korusun!"
262 syf.
Caner ağabeyden imzalı bir şekilde sipariş ettiğim kitap.

Kitabı okumadan önce içerisindeki birçok bilginin beni üzeceği hakkında kanaatim vardı, gerçekler maalesef acı oluyor.

Türkeş ile ilgili kısımları çok çarpıcı, dikkat çekici ve ezber bozan cinsten, kalemi sağ olsun, bize de okumak düşer.
250 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Okunmaya değer demek çok eksik kalır . Okunması şart olan bir kitap. Caner Kara herşeyi tüm gerçekleri ile ortaya koymuş . Her Türk bu kitabı okumalı ve okutmalı.
"Yüksek tepelere kartal da çıkar, bazen yılan da çıkar ama kartal yükselerek, yılan sürünerek çıkar."

ATSIZ, Ötüken, 17 Haziran 1975
“”...Türkçü olmak kolay değildir. Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi, her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz.
Caner Kara
Sayfa 50 - Orkun, 10.sayı
Saîd-i Nursî denilen adam eskiden Saîd-i Kürdî diye birtakım risaleler yayınlayan, Türkçe bilmez, daha nokta ile virgülün nerede kullanılacağını bilmeyen, Şafıî mezhebinden bir Kürt'tür.
Biz İslam’a karşı değiliz. İslam’ı istismar eden, onun asıl hükümlerini çeşitli ideolojik tarikatlara, siyasi maksatlı kuruluşlara alet eden münafıklara, kısaca ikiyüzlülere karşıyız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sentez İhaneti
Alt başlık:
Bir Fitnenin Otopsisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Yayınları
Baskılar:
Sentez İhaneti
Sentez İhaneti
Sentez İhaneti
Türk-İslam sentezinin Türk Dünyası’nda fitne uyandırması sebebiyle kitabın kapağında, kitabın algısı şu kelimelerle belirtilmiştir: “Bir Fitnenin Otopsisi”.

Bu sentezin karşılığı olarak fitnenin otopsisi denilerek bu fitnenin doğuşu, yayılışı ve benzer olayları tek tek detaylıca incelendiğini belirtiyor.

Kitabın içinde ne yazdığını içi içini yiye yiye merak edip de alamayanları geçerek, kitabı içindeki değerli bilgileri vermeden tanıtmaya bir vesile ile de okutmaya çalışalım.

Sentez İhaneti kitabı meselenin bir takım yerlerinde Atsız geçtiği için, Atsız’ın hayatını kısaca ve olaylara değinen yönüyle bahsediyor.

Fitnenin çıkarıcısı olan Türkeş’inde kısaca hayatı ve tanışma meselesi anlatılıyor. Türkeş hakkında zamanla dile getirilmiş Hüseyin Feyzullah meselesi de kitapta yer alıyor.

Kıbrıs’ta doğan Türkeş’in daha sonra Türkiye’ye gelişi ve 27 Mayıs darbesini ve darbe sonrası sürgün olaylarını kitapta bulabilirsiniz. Ayrıca Delhi’de arkadaşlarına yazdığı konuyla alakalı mektupları da kaynağı ile kitapta görebilirsiniz.

Her türlü emperyalizme karşı olan Nato Subayı Türkeş’in batı ile ilgili görüşlerini yine kaynak bularak kitapta okuyacaksınız.

Türkeş’in siyasetle tanınıp aktif rol alması Delhi sonrası, yani sürgün sonrası ülkeye gelişi ile başlamıştır.

Türkeş’in siyaset hazırlıkları, partiye girişi ve ele geçirişi bu durumda da Türkçülerin siyasete bakışı da kaynakları ile tarafsız şekilde kitapta anlatılmıştır.

Milliyetçi karakter ile ayrışmanın Nurculuk ve Anadoluculuk üzerinden nasıl olduğu ve ne sonuç içerdiği kitabın içerisinde kaynaklı ve tarafsız anlatım ile yerini almıştır.

Hüseyin Üzmez gibi şahısların kim olduğu ve nerelerde görev yaparak fitne ile olan bağlantısı kitapta açıkça belirtilmiştir.

CMKP’nin genel başkanı olduktan sonra oy oranlarını fazlasıyla düşüren Türkeş, 1969 kongresinde tamamın İslamcı çizgiye yönelerek partinin adını da Milliyetçi Hareket partisi yaptı.

Oy oranlarının düşük olması, bir yandan da Süleyman Demirel’in iyi derece oy toplaması rotayı Milliyetçilik ve Ümmetçilik karışımına götürdü.

1969 kongresinin de fazlaca tartışmaya yer verildiği düşünülürse bu kongrenin durumu anlaşılacaktır. Kitapta 1969 kongresine katılanların tanıklıkları ve kaynaklarıyla olayın iç yüzü gösteriliyor.

Bu fitnede yeri eksik olmayan üstat diyerek yere göğe sığdırılamayan, devletin adına ödül verdiği Necip Fazıl adlı kişinin karakterini, şerefini ve ahlakını birinci elden kaynakları ve tüm iç yüzü ile okuyacaksınız.

Ötüken Dergisinin hala parti içerisinde etki yaptığını gören parti yönetimi ve Türkeş, Ötüken’i yasaklatarak kürtçe kon dergisini çıkartıyor. Ötüken Dergisi’nin ateşli savunucusu ve sahibi olan Hüseyin Nihal Atsız’ın vefatının ardından da taziye mesajı yayınlamayı ihmal etmiyor. Bu taziye mesajının ne kadar samimiyetsiz olduğunu sizler takdir edersiniz. (Kendi yakınlarının anlattığı olaylarla sabittir ki, cenazesine ısrarla katılmak istememiştir)

Bir de Yahudi meselesi var ki bu çaba Yahudilerle hiç harp etmedik diyerek, sinagogların açılışına katılarak buranın da sempatisini kazanma çabasından ibarettir. Kitapta ayrıca Yahudilerle ve Ermenilerle niye ilişki içerisinde olunduğu ve hoş görü kazanılmaya çalışıldığı ayan beyan anlatılıyor.

Akılların durgunluk yaşadığı başka bir mesele daha var ki o da Türk-İslam sentezini çıkartan Türkeş, Hristiyan bir ermeni olan Levan Panos Dabağyan’ı yıllarca yanında, en yakınında görev verdi. Hatta üç hilalin fikir babalarından imiş. Bu meselenin de iç yüzünü tüm açıklığı ile kitapta göreceksiniz.

/* Kısa bir not: Kitap ilk satışa çıktıktan çok kısa süre sonra Panos Dabağyan ölmüştür. Fitnenin otopsisi ortaya çıkmasıyla kalpten gitme ihtimali mevcuttur. */

Aşırı derece de Türk ve İslam savunucusu olanların Türk ve Müslüman olmayanı nasıl savunacakları merak konusudur.

Kitap yukarıda bahsedilen veya bahsedilmeyen detayları birinci elden kaynak, tanık, hatıra ve anılarla açıkça gün yüzüne çıkarmaktadır. Israrla tavsiye edilir.

Kitabı okuyanlar 172 okur

  • Süleyman Gürcan
  • Sibel Dursun
  • Beyzanur
  • Kılıç Ali
  • EdaA.K
  • Umut Yaman
  • Emre Avcı
  • Onur Aydem
  • Salih cesur
  • ozan yazıcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60.9 (56)
9
%4.3 (4)
8
%0
7
%1.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.1 (1)