Ses ve Öfke

7,4/10  (20 Oy) · 
68 okunma  · 
21 beğeni  · 
2.193 gösterim
Yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman.
Ses ve Öfke.

Faulkner'ın kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde vermekteki ustalığını doyasıya gösteren bir roman.
(Arka Kapak'tan)

IDeEFIXE'in Notu:
William Faulkner, 1949 Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2004
  • Sayfa Sayısı:
    294
  • ISBN:
    9789750808869
  • Orijinal Adı:
    The Sound And The Fury
  • Çeviri:
    Rasih Güran
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nina 
 05 May 12:54 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · 10/10 puan

En çok acıma ve merhameti, evden mahrum veya trenin altından kalan insan değil, kendi kalbiyle veya arkadaşlarıyla, kendi zamanıyla veya kendi çevresi ile çatışma içerisinden, vicdan ve arzuların arasından mücadelesini veren, acıma ve merhameti hak eden insandır, demişti Faulkner bir röportajda.

Yazarın, kitaplarının omurgasını oluşturan insanın kendisi ile ve ona karşı koyan koşullarla savaşmasıdır. ‘’Ses Ve Öfke’’ bu savaşma trajedisinin örneğidir. Kitabın ismi William Shakespeare’nin Macbeth oyunundan almıştır, ‘’Bir aptalın anlattığı gürültülü patırtılı bir masal. Hiçbir anlamı da yok. ”/alıntı/ ‘’Ses ve öfke’’deki Compson ailesi, Amerika’nın güney bölgesinin toplama imajıdır, onun maddi ve manevi degradasyonu (bozulmasını) farklı bakış açılarından anlatılmıştır.

Dört bölümden oluşan kitap, ilk bölümünü Benjamin, ailenin en küçük, engelli oğlunun gözünde olaylarını görüyoruz. Benji’nin iç monologları, hatırladıklarını, zaman içindeki sıçrayışlarını, geçmişten şimdiye ve geriye dönüşlerini; onun kendince tüm ailenin fertlerinin buğulu bir tablo oluşturuyor (Benji’den sonraki anlatan kişilerden bu tablo çok daha netleşiyor). Yazarın, gününde olayları anlatırken geçmişe dönüşleri yaparak, geçmişini keşfederek şimdiki zamanın anlamını kılıyor. Geçmişin ve şimdinin değişmeyen bir problemi ırkçılıktır; burada önemli olan nesilden nesile çocukluktan başlayarak derine işlemiş iki ırkın arasındaki yabancılaşmanın duvarı - önyargıdır, açık sözlü ırkçılık psikolojisi değldir. Kitapta yapılan İncil’e atıfları görebiliyoruz; dört bölümlü kitap kompozisyonu Dört İncil ile ilişkilidir, romandaki olayların Paskalya zamanında, Benji’nin İsa gibi 33 yaşında olması, onun sürekli ağlaması ise – İsa’nın acısını sonsuza dek sürecek diye yorumlayabiliriz.

Quintin, Comsonlar ‘ın son varlığı olan bir parçaı arsanın satışından kendisini Harvard’ta okutabilme fırsatı bulunan ailenin büyük oğlu, ikinci bölümünü anlatıyor. Kardeşi Caddy Quintin için hayatın merkezidir bundan dolayı onun düşüşünü, onun hamileliğinin sorumlusu kendisini olduğunu babasına inandırmaya çalışıyor. Quintin’nin yaşadığı gününü red ederek ( saatı kırma sahnesi) sürekli geçmişe bakış atarak söz ediyor. Kendi geçmişlerini kabul edip veya kabul etmeyerek romanın kahramanlarının kaderlerini çiziyorlar. Tek Caddy, geleceğin ve sürekli yenilenen hayatın temsilcisi olarak bitmeye yüz tutmuş bu ailede kalmıyor - çekip gidiyor. Quintin ise geçmişi ile barışamadığından dolayı gerçekleri görmek istemediği için hayata veda ediyor.

Romanın üçüncü bölümünü Jason’un, Compson ailesinin üçüncü çocuğu, annesi tarafından en çok sevilen, sinirli, hırslı, parayı delicesine düşkün, zalim ve bencil birinden anlatılıyor. Okumayı Quintin gibi gönderilemediği için ailesini bir türlü affedemiyor. Benji’yı devlet yurduna yollaması gerektiğini sık sık söz eder ve ancak annesinin vefatından sonra bunu gerçekleştirir. Ailesini rezil eden Caddy’den nefret ediyor, Caddy’nin kızına Quinti’yi annesinin yolunu izlemesin diye baskı uyguluyor ama bu Quinti’yi aileden gitmesini durduramıyor. Jason’un tüm eylemlerini ve niyetlerini aşağılık ve insanlığa karşıdır. Kitabın başlığındaki ‘’ses’’ Benji’nin sürekli çıkardığı sesi, ’’öfke’’ ise Janson’un hiç dinmediği öfkesidir.

Dördüncü bölümü de anlatıcıdan öğreniyoruz. Güney’in geleneklerinin taşıyıcısı, Compson ailesinin çocuklarını büyüten, evi döndürmeyi başaran, artık yaşlı olan siyahi hizmetçisi Disley - o hem kendi çocuklarına hem Compson ailesinin çocuklara (öz annesinden yeterli sevgisini göremediği) şefkatini ve sevgisini hissetiriyor – bu aile için ne kadar çalışsa ve çabalasa da onun (ailenin) yok olmasına engel olamıyor...


Malcolm Cowley’nin Faulker ile ilgili yazı yazmak istediğinde yazar ona böyle bir mektup gönderiyor:
‘’Basılmış kitaplarımın haricinde, tarihe hiç çöp ve iz bırakmadan ayrı ve tek bir birey olarak ortadan ebediyen yok olmak… İstiyorum ki yazıtımda ve nekroloğumda hayatımın hikayesi ve sonucu tek bir ifadede anlam bulsun; o kitapları yaratıyordu.’’

seher 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yazarlar hikayelerini kurarken serim(giriş), düğüm(gelişme) ve sonuç bölümlerinden oluştururlar.Ses ve Öfke'de yazar bu sıranın dışına çıkıp farklı kahramanların gözünden farklı zamanlarda anlatılan durumları dört bölümde aktarmıştır. Birinci bölüm, 33 yaşındaki otisitik Benjy'nin zihninden anlatılması; ikinci bölüm Quanten'in intihar öncesi hissettiklerinin onun tarafından aktarılması; üçüncü bölüm n Jason'in gözünden ifade edilmesi; en son bölüm ise yazarın bakış açısıyla dillendirilmesi şeklinde sıralanmıştır.Okurken zorlandığınız ve kişileri karıştırdığınız bir kitap olmakla birlikte Compson ailesinin hayat hikayesini öğrenmiş oluyoruz.Kitap hakkında araştırma yapınca yazarın kitabı bilinç akışı tekniği ile yazdığını öğrendim.Yazar bu teknikte, karakterlerin düşüncelerini olaylara ve oluş sırasına dikkat etmeksizin aktarmıştır.Bu durumda okuyucuda zaman ve mekan karışıklığı yaratmıştır.Sabırlı okuyuculara tavsiye ederim

Uğur Erdoğan 
01 Mar 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir ailenin içinde bulunduğu durumu anlatan bir kitap.Aile dağılmaktadır.Kitabı farklı kılan ailenin durumunu farklı aile üyelerinin ağzından anlatması.Bazı yerlerinde sıkıcı ve ağır olsa da bazı yerlerinde ailenin içinde hissediyorsunuz kendinizi.

rafet demir 
23 Nis 22:54 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

İçine girilmesi zor bir roman.Daha sonra tekrar deneyeceğim.Edebi değeri yüksek ama çok sakin bir kafayla okunması gerektiğini düşünüyorum.

Birsen Erol 
03 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zihin egzersizi için okunabilecek bir roman. Okurken en çok zorlandığım, bir yandan da devam etmek için garip bir istek duyduğum kitap, sıradan roman tekniğinin dışında yazılmış. İç konuşmalara fazlaca yer verilmiş. Zorlansam da yarım bırakmayı hiç düşünmedim. Zaman çizgisinin dışına çıkan, bilinç akışı ile yazılmış roman severlere tavsiye edilir.

Esma Tezgi 
19 May 23:09 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Dili ve kurgusu ile alışıldığın oldukça dışında bir kitap. Yazarın kendine has tarzı kitabın her satırında kendini hissettiriyordu. Olaylar ve karakterler arası geçişte zaman zaman kitaptan koptuğum oldu, özellikle de karakterlerin kimliklerine alışma süreci biraz uzun sürdü, bu benden mi kaynaklandı tam anlamadım. Farklı karakterlerin gözünden bir ailenin öyküsünü okuyor ve yaşadıklarına tanık oluyoruz. Karakterler oldukça çarpıcı ve ilgi çekiciydi. Kitapla ilgili çok net bir düşüncem yok yer yer sevdim, yer yer koptum bu yüzden puan vermeyi düşünmüyorum.

Kafka Tamura 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bu kitabı okumak başta sancılı bir süreçten farksızdı. Birinci ve ikinci bölümde tam olarak dikkatimi vermem gerekiyordu ki algılayabileyim. Hatta ikinci bölümdeyken kitabı yarım bırakmaya karar verdim. Sonra kitap hakkındaki yorumlara bakınca okumaya devam etmeye karar verdim. Aslında kitabın en sonunda karakterlerden bahseden bir bölüm de varmış sonradan farkettim. Üçüncü bölümden itibaren okumak kolaylaşıyor ve en sonunda size bir şeyler kattığını düşünüyorsunuz. Okuyun, okutalım.

Aslı T. 
21 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bilinç akışı tekniğini sevenler için güzel bir kitap. Compson ailesinin anlatıldığı kitapta, her bölüm ailenin bir ferdinin bilincinden anlatılıyor. Zaman akışını anlamak zor, kitabın ağır ama güzel bir dili var. Ben okurken zorlansam da okuduğum için mutluyum.

Meryem Yılmaz 
 15 Nis 18:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Okuru için yoğun, ağır bir dil kuşatması altında bir ailenin yaşam hikayelerinin içine girme mücadelesi bu kitap. Daha sakin bir dönemimde, kendimi daha çok vermiş olarak okumayı isterdim. Akıp giden hikayenin yanı başında, iç konuşmaların ulu orta yolunuza saçıldığı garip bir kitap bu.
Kitabın sonuna ulaşabildiğinizde herşey *lotus çiçeği gibi kat kat açılıveriyor.*
Keyifli okumalar..

merve 
12 Mar 12:56 · Kitabı okudu · 37 günde · Puan vermedi

Sınav için okuduğum bir kitaptı. Eğer okumak zorunda olmasam yarım bırakırdım. Kitabın önsözünde yazar kadar okuyucunun da çaba göstermesi gerektiği yazıyor. Kitabı açıklayan en net cümle bu bence. Olayı anlayabilmek için üstün bir çaba gösterdim ancak yine de pek başarılı olduğumu düşünmüyorum.

Kitaptan 30 Alıntı

Uğur Erdoğan 
25 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır ve zafer felsefecilerle budalaların hayalidir.

Ses ve Öfke, William Faulkner (Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları)Ses ve Öfke, William Faulkner (Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları)
seher 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Babam bir insan kendi talihsizliklerinin toplamıdır derdi. Bir gün gelir talihsizlik de yorulur sanırsın sen ama zaten senin talihsizliğin zamanın kendisi olur derdi babam.

Ses ve Öfke, William Faulkner (Sayfa 93)Ses ve Öfke, William Faulkner (Sayfa 93)

Quentin, sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti; o, daha çok insan yaşantılarının saçmalığına varman için acıta acıta kullanılmaya elverişlidir. Bu saati sana zamanı hatırlayasın diye değil, ara sıra onu bir an unutasın ve soluğunun hepsini onu elde etmek için harcamayasın diye veriyorum. Çünkü şimdiye kadar hiçbir savaş kazanılmamıştır. Dahası, savaşılmamıştır bile. Savaş alanında insanların delilikleri ve umutsuzlukları dışında bir şey yoktur; burada zafer felsefecilerin ve budalaların hayalidir.

Ses ve Öfke, William FaulknerSes ve Öfke, William Faulkner

Babam derdi ki bizim zamanımızda bir insanın efendiliği kitaplarından anlaşılırdı; oysa bugün geri vermediği kitaplardan anlaşılıyor.

Ses ve Öfke, William FaulknerSes ve Öfke, William Faulkner

"Babam saatler zamanı öldürürler demişti. Zaman demişti, küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır..."

Ses ve Öfke, William FaulknerSes ve Öfke, William Faulkner
Noir 
27 Oca 00:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Düşüncelerin en güzelleri, eskimiş ölü tuğlanın üzerine yapışıp kalmış kuru sarmaşık dalları gibidir.

Ses ve Öfke, William FaulknerSes ve Öfke, William Faulkner
Noir 
26 Oca 23:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Pencerenin gölgesi perdelerin üstüne vurduğu zaman yedi ile sekiz arası idi, sonra zaman içinde yeniden buldum kendimi, saati işitince. Büyükbabamındı ve babam bana verdiği zaman, Quentin, sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti, o daha çok insan yaşantılarının saçmalığına varman için acıta acıta kullanılmaya elverişlidir, böylece senin kişisel ihtiyaçlarını babanın ve onun da babasının ihtiyaçlarını karşıladığından daha çok karşılamayacaktır. Bu saati sana zamanı hatırlayasın diye değil, ara sıra onu unutasın ve soluğunun hepsini onu elde etmek için harcamayasın diye veriyorum. Çünkü şimdiye kadar hiçbir savaş kazanılmamıştır demişti. Dahası savaşılmamıştır bile. Savaş alanı insanların delilikleri ile umutsuzluklarını ortaya çıkarır.

Ses ve Öfke, William FaulknerSes ve Öfke, William Faulkner
3 /