Adı:
Sessiz İntikam
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055175450
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Silent Revenge
Çeviri:
Merve Altıparmak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aspendos Yayıncılık
Leydi Jessica Stanton altı gün içinde yirmi beş yaşına girip kendisini, İngiltere'nin en zengin kadınlarından biri hâline getirecek kadar yüklü bir mirasın sahibi olacaktı. Bu gerçekleştiğinde de üvey kardeşi Colin, özgürlüğüyle birlikte tüm her şeyine el koymak için Jessica'ya saldıracaktı. Tek bir çözüm vardı: kendisine Colin'in karşısında durabilecek kadar güçlü bir eş bulmak. Fakat onu koruyabilecek birisini bulabilse bile, hangi adam sırrını öğrendikten sonra onunla evlenirdi ki?

Northcote Kontu Simon Warland'ın iflasın eşiğine gelmiş olmasının yanı sıra, tüm Londra'da, müsrif babasının zamansız ölümünde bir parmağı olduğuna dair dedikodular da devam ediyordu. Artık onu her şeyini kaybetmekten koruyacak bir kadın bulmaya mecburdu. Fakat hangi kadın bir cinayet zanlısıyla evlenmek isterdi ki?

Tamamen mecburiyetten bir araya gelen Jessica ve Simon evliliklerinin anlaşmalı bir evlilik olduğu konusunda uzlaşırlar. Fakat Simon'un kendisiyle evlenmesinin ardında yatan gerçeği öğrendiğinde, Jessica'nın kalbini hiçbir yasal evrak koruyamayacaktır, çünkü Jessica tüm çabalarına rağmen kocasına âşık olmuştur. Oysa aşk, belki de ikisinin de en çok ihtiyaç duyduğu şey olmasına rağmen, ikisinin de istediği en son şeydir.
(Tanıtım Bülteninden)
Ciddi anlamda sinir krizleri geçirerek okuduğum bir kitabın yorumuyla daha merhabalar.

Geçen ay ne kadar güzeldi. Yalnızca bir kitabı sevmemiştim derken bu ay bitirdiğim iki kitabın da beni delirtmesi üzücü olsa da bu şanssızlığıma alıştım sanırım. Sizi bu korkunç kitapları okumaktan kurtarmak adına uzun bir yorum yapmayı boynumun borcu bilip oturdum yine yazıyorum.

Nereden başlasam?

Kitabın genel olarak vasat olduğunu söyleyebiliriz. Dili basit, akıcı sayılabilecek düzeyde, kurgu bir hayli tahmin edilebilir, tarihi aşk etiketiyle basılmış olmasına rağmen içinde belirsiz bir tarih var ve belirsiz detaylar mevcut, entrikası bol bir aşk hikayesi.

Peki ben neden eh işte ya da sevmedim yahut güzel değildi demek yerine sinir krizi geçirdim diyorum? İşte bu kısım uzun kısım dostlar.

Aman Yarabbi! O nasıl karaktersizlik, o ne sığlık, o ne korkunç bir kadın karakter ve o ne korkunç bir adam? Ya sabır, Allah'ım sen sabır ver, Allah akıl fikir versin diye diye 383 sayfa bitti ama neler çektim bana bir sorun ya. Lütfen. :)

Kate, başta güçlü duruşu ile karşımıza çıkıyor. Çok az kişiyle paylaştığı sırrına rağmen kendine yeten ve aklını kullanabilen bir kadın gibi. Güzel bir işi, düzeni vs. olması ciddi anlamda hoşuma gitti derken esas karakter Simon sahneye girdi ve kızımız öyle bir düşüşe geçti ki hala oradan kalkamadı. Düşünmeden yaptıkları, kendiyle çelişen tavrı, adam A derken W anlayarak inat edişi, önyargısı, nahif görünmeye çalışırken (yazar onu nahif göstermeye çalışırken mi demeli?) adeta bir alık haline gelişi, en yapılmayacak şeyleri, en olmadık yerde yapışı derken beni ciddi anlamda delirtti. Onu hiç tanımayan bir adamın kapısını çalıyor, ona bir iş anlaşması teklif ediyor falan... Bunları takmadım bile arkadaşlar. Beni delirten mesela şöyle şeyler: Simon'ın eski nişanlısı sahneye girer, Simon mide bulantısı ile ter döküyordur, kadınla konuşmamak için duyduğu isteği cümle alem duymuştur ama o da ne? Kate, aniden Simon'ın onu küçük düşürmek için kadınla isteyerek görüştüğünü, onu aşağılamak için ikisini karşı karşıya getirdiğini iddia eder. Simon, yok be kadın, ne saçmalıyorsun der ama Kate bunu nasıl anlar? Evet, onu seviyorum ama seninle evlendim, nihahaha! Büşra? Cinnet geçiriyordur. Derken zaman geçer, neredeyse aşklarını itiraf edecek kıvama gelirler. (Burada araya giriyorum ama onca aşağılama, seni asla insan olarak görmem modunda gezen adam ve ben de sana bayılmıyorum be diyen kadın nasıl değişti? Abi, ne oldu da aşık oldunuz gözünüzü seveyim? Adam kadına sadece yalancı ve çıkarcı bir insan olarak yaklaşıyordu daima? Şu geçen iki ay denilen yerde ne oldu? Beni bir aydınlatın?) Neyse. Nerede kalmıştık? Her şey güzele gidecek mi acaba derken yine bu eski nişanlı muhabbeti açılır. Kate bu kez bambaşka bir saçmalama örneği ile bizi delirtir. Simon ve eski nişanlı karşılaştığında, kadının Simon'a hala aşık olduğunu fark eder. Simon'ı geri istediğini, pişman olduğunu anlar. Simon: Eee, bundan bize ne, diye sorar ama Kate anlar mı? Asla! Seni seviyor Simon, seni sevdiğini biliyorum! Simon: Tamam da bana ne be kadın? Umurumda değil, benim için o bitti!
Kate anlar mı? Yok arkadaşlar, siz de amma hayalperest çıktınız. Seni seviyor Simon, ühü ühü ühü, seni elimden alacak, ühü ühü ühü. Simon ve ben? Şok. Dehşet. Vahşet. Kriz. Bu olayın sonunda kızımız neye karar verir bilin? Seni savaşmadan ona bırakmayacağım Simon!

Yani... Ne diyeyim arkadaşlar? Bunlar ciddi anlamda birkaç örnek. O akıllı, sağlıklı düşünebilen kız aniden bu hale geldi ya, yazıklar olsun.

Gelelim Simon denen kibirli herife. Ne kadar haz etmediğimi anlatabilecek miyim bilmem.

Bu adam aldatılmış, kadınlara önyargısı var, mutsuz, iflasın eşiğinde bıdı bıdı bıdı... Hepsi mümkün, sorun değil. Ama bunların altında kendisi şerefli, onurlu, saygın, akıllı ve güçlü bir insan bıdı bıdı. (Bir ara sıtma falan diyordu yazar ama sonra unutuldu gitti o da. Gözümden kaçmadı değil.) Neyse efendim. Bu zıt özelliklerin tek vücutta toplandığı adam, Kate ile ilk karşılaştığında kadını tanımamasına, hakkında hiçbir şey bilmemesine ve anlattığı her şeyi doğrulayacak güçlü bilgi kaynakları olmasına rağmen ne yaptı biliyor musunuz? Doğru düzgün dinlemeden esti, gürledi, yalancı dedi, kendini satmaya çalıştığını iddia etti, saldırdı, saydırdı, sövdü etti ve kadını kovdu. Ertesi sabah gidip o kaynakları kullandı, gerçeği öğrendi ve ne yaptı bilin? Özür diledi sandınız galiba? Tövbe, ne özrü? Simon ne yaptı ki? Kadına benim olacaksın moduna geçip aynı esme, aynı gürleme, aynı sen çıkarcı ve yalancısın, tüm kadınlar gibi muhabbeti. Bu böyle de sürüp gitti. ASLA ona bir şey hissetmeyecek, ASLA değer vermeyecekti vs. vs. Sonra işte o bilinmeyen mucizevi iki ay içinde ne olduysa dilinde yine ASLA diyor ama öyle davranmıyordu falan. Derken aniden Kate'e aşık kesilmeler falan.

Hakikaten yazarken hem bunaldım hem de içimi döktüğüm için rahatladım. Son kısımda da böyle insanı irite eden yerler dolu. Simon evden çıkma, tehlikeli diye uyarırken evden çıkan Kate mesela. Yani olay şöyle komik: Üvey kardeşimden korktuğum için Simon ile evlenmeliyim, o beni korur diyen kadın aniden Simon'ı üvey kardeşimden korumak için saçma sapan şeyler yapayım da başımı belaya sokayım moduna geçti. Ben? Yine kriz. Simon? Tüm suç benim. Ben? Hayda!

Bu böyle geçti gitti. Kitabı yarım bırakmayı çok düşündüm ama sırf şu yorumu yapabilmek için devam ettim desem, yeridir. Bu acıyı sizinle paylaşmam gerekiyordu. Gerçekten beni delirten, zerre sevmediğim ve tavsiye etmediğim bir kitap Sessiz İntikam. Yazar adeta kitabı eline alan benden intikam almış gibi hissettim bittiğinde. Sevgiler, saygılar.
Tarihi aşk romanlarını hep sevmişimdir.Kahramanlarımız JESSİCA ve SİMON. Jessica 25. yaş günüde İngiltere' nin en zengin kadınlarından biri olacaktır. Fakat aynı zamanda da akıl hastanesine de kapatılabilir.Çünkü mirasın peşinde olan biri var.Simon a gelecek olursak parasını ve itibarını babası yüzünden kaybetmiş bir kont. İkisini buluşturacak nedeni de kitabı okuyunca öğrenebilirsiniz. :) heyecan sizi bekliyor.
Severek okuduğum bir tarihi aşk romanı. Konusuna gelince; Jessica altı gün sonra Yirmibeş yaşına girecek ve İngiltere'nin en zengin kadını olmasını sağlayacak bir mirasa kavuşacaktır. Bu durum hayatını tehlikeye atmaktadır. Bu nedenle kendisini koruyabilecek güçlü ve soylu bir eşe ihtiyacı vardır. Tarihi aşk romanı sevenlere tavsiye ederim.
Jessica sırları sebebiyle fazla dikkat çekmeden insanlardan mümkün olduğunca uzak durarak yaşamaktadır. 25. yaş gününde büyük bir mirasın sahibi olacağını öğrenir fakat bu durum; mirasa sahip olmak isteyen üvey kardeşinin oklarının Jessica'ya dönmesine sebep olur. Jessica için bulabildiği en güvenli yol onu koruyabilecek biriyle evlenmek ve mirası kocasına geçirmektir. Sosyetede babasının ölümünden sorumlu olduğuna dair dedikoduların döndüğü ve paraya ihtiyacı olduğu için bir varis ile evlenerek aile mirasını koruyabilecek Northcote Kontu ise tüm korkutuculuğuyla Jessica'nın aradığı kişidir. Kontun ise evliliği kabul etmek için Jess'in bilmediği paradan daha önemli bir gerekçesi vardır.

Kitabın tanıtım yazısında şükürler olsun ki bahsedilmediğinden ve kitapla ilgili herhangi bir yorum görmeden kitabı okuduğumdan Jessica'nın sırrını öğrendiğimde en az Simon kadar şaşırmıştım:) Çok hoş bir kitaptı...
Historical okumayı çok seviyorum. Bu türde favorim olan, şimdilik, iki yazar var: Judith Mcnaught ve Julia Quinn. Judith Mcnaught’tan okumadığım kitap kalmadı, Julia Quinn’den ise sadece bir kitap kaldı. Tabii bu Türkçe çevirisi yapılmış kitapları için geçerli. Yoksa iki yazarın da henüz çevrilmemiş onlarca kitabı var. Umarım yayınevleri daha sık aralıklarla historical basmaya başlar.

Durum böyle olunca yeni yazar arayışına girdim. Okuduğum bir blogda Sessiz İntikam’ın olumlu yorumunu okumuştum. Kitap o günden beri okuma listemde. Ukitap’ta ikinci el çok uygun fiyata görünce kaçırmadım ve aldım.

Eğer romantik bir kitap okuyorsanız başkarakterler ve onların aşkı çok önemli. Maalesef ben kitaptaki aşkı inandırıcı bulamadım. Ne ara tanıştılar, ne ara delice âşık oldular? Bu kısım hızlı geçilmiş. İkili arasındaki diyaloglar da zayıf olunca okurken kendinden geçtiğin bir aşk bulamadım. Halbuki iki karakter de gayet ilgi çekiciydi. Özellikle kadın karakter bu türde karşımıza sık çıkmayan, farklı özelliklere sahip biri. Bu karakterlere yazık olmuş.

Kitaptaki erotizm türün diğer örneklerine göre azdı. Eğer fazla erotizmden hoşlanmıyorsanız Sessiz İntikam sizi rahatsız etmeyecektir.

Aspendos Yayınları’ndan çıkan kitapta yazım yanlışı maalesef çok çok fazlaydı. Her kitapta birkaç hata olabiliyor ama Sessiz İntikam’da okurken insanı rahatsız edecek kadar yazım hatası vardı. Bendeki kitabın birinci baskısı, diğer baskılarında umarım bu hataları düzeltirler. Kitabın şimdilik baskısı yok ama ileride tekrar basılabilir.

Sonuç olarak daha başarılı historical romanlar ve yazarlar var. Laura Landon’ı, okuduğum ilk kitabında bana başka kitaplarını okuma isteği verecek kadar sevemedim.

Not: Historicallar genellikle seri şeklinde yazılıyor ama Sessiz İntikam seri değilmiş, bağımsız bir kitapmış.
Ekim ayının ilk kitabı da böylelikle bitti . Konusu ve kapağı çok ilgimi çekince alıp okuyayım dedim . Ne güzel bir anlatım ve akıcı bir işleyiş . Başta ön yargı vardı içimde ama şimdi iyi ki alıp okumuşum diyorum . Yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum, gayet başarılı, akıcı ve merak uyandırıcı bir romandı. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Jessica, yakın zamanda 25 yaşına basacak ve babasından kalan büyük bir mirasın sahibi olacaktır. Ve burada kötü çocuk üvey kardeş Colin devreye giriyor. Jessica son 10 yıldır Colin'in öldüğünü biliyor ama aslında ölmemiş Hindistan'da işler karıştıran ve mirasın ortaya çıkacağı günü pusuda bekleyen biri. İşte avukatının önerisi ile Colin'e karşı kendisini koruyabilecek bir koca arayışına çıkar çünkü eğer evli olursa miras tamamen kocasının üzerine geçmiş olacak. Ve burada karşımıza Simon çıkıyor.
O da babasının kumar sevdası ve gereksiz harcamaları nedeniyle iflas bayrağını çekmiş, elinde neredeyse hiçbir şey kalmamış bir Kont. Bunları kurtarmak için paraya ihtiyacı var. Jessica'da ona teklifle gidiyor. Tabi çocuğumuz hemen sen beni ne sandın ayaklarına yatıp gurur bayrağını çekiyor. Sanıyor ki Jessica yalan söylüyor.
Kitapta sürekli bir sırdan bahsediliyor. Jessica üzerinden. Bu tarz kitapları okuyanlar bilir böyle bir şey geçiyorsa ya bakire değildir bir skandalı vardır ya da sadece kötü bir skandalda adı geçmiştir. İnsanın aklına direk bunlar geliyor doğal olarak.. Ama hiçte öyle değildi. Yazar bizi ters köşe yaptı. Bu konuda saygılarımı sunarım ;)
İki karakterde mükemmel değil, mükemmelliği ve tamamlanılmışlığı birbirlerinde keşfediyorlar.
Benim tek sıkıntım sanırım sonlarının biraz aceleye getirildiğini hissetmem. Ve Colin'in olaya kitabın ortalarını geçtikten sonra dahil olması.
Bir de artık her kitabın olmazsa olmazı çeviri hataları, yazım kurallarının ihlalleri.. Bunları alıştık maalesef biliyorum ama alışmak istemiyorum!!
Neyse yazarın kalemini çok beğendim doğrusu. Kitapçıya girdiğim zaman kitabına rastladığımda arkasını bile okumadan hiç tereddütsüz satın alırım kesinlikle :)
-Tüm valsler böyle yavaş mı olur?
+Benim dinlediğim öyle.
-Ama hiç müzik yok.
+Sana müziğe ihtiyacımız olmadığını söyledim.
"Bana sana karşılığını asla ödeyemeyeceğim bir şey verdin - kahkahanın sesi. O sesi sana açıklayabilmek için dünyaları verirdim. Senin için istediğim şeylerin içinde en çok istediğim şey, bunun verdiği saf hazzı senin de duyabilmen."
"Etrafta konuştuklarına kulak misafiri olabilecek kimse olmadığını düşündüklerinde insanların neler söylediklerine inanamazsın."
Jessica onun soğuk ve kibirli bakışlarını izledi ve en güzel dış görüntünün bile insanın içindeki çirkinliği değiştiremediğini yada gizleyemediğini fark etti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sessiz İntikam
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055175450
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Silent Revenge
Çeviri:
Merve Altıparmak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aspendos Yayıncılık
Leydi Jessica Stanton altı gün içinde yirmi beş yaşına girip kendisini, İngiltere'nin en zengin kadınlarından biri hâline getirecek kadar yüklü bir mirasın sahibi olacaktı. Bu gerçekleştiğinde de üvey kardeşi Colin, özgürlüğüyle birlikte tüm her şeyine el koymak için Jessica'ya saldıracaktı. Tek bir çözüm vardı: kendisine Colin'in karşısında durabilecek kadar güçlü bir eş bulmak. Fakat onu koruyabilecek birisini bulabilse bile, hangi adam sırrını öğrendikten sonra onunla evlenirdi ki?

Northcote Kontu Simon Warland'ın iflasın eşiğine gelmiş olmasının yanı sıra, tüm Londra'da, müsrif babasının zamansız ölümünde bir parmağı olduğuna dair dedikodular da devam ediyordu. Artık onu her şeyini kaybetmekten koruyacak bir kadın bulmaya mecburdu. Fakat hangi kadın bir cinayet zanlısıyla evlenmek isterdi ki?

Tamamen mecburiyetten bir araya gelen Jessica ve Simon evliliklerinin anlaşmalı bir evlilik olduğu konusunda uzlaşırlar. Fakat Simon'un kendisiyle evlenmesinin ardında yatan gerçeği öğrendiğinde, Jessica'nın kalbini hiçbir yasal evrak koruyamayacaktır, çünkü Jessica tüm çabalarına rağmen kocasına âşık olmuştur. Oysa aşk, belki de ikisinin de en çok ihtiyaç duyduğu şey olmasına rağmen, ikisinin de istediği en son şeydir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Gizem Dinç
  • Hazal Eraydın
  • Deniz
  • Gurbet Aydoğan
  • Özgüm Coşkun
  • Hatice Başol
  • Ayşe Ay
  • NERGİS ALTAN
  • Clair de Lune
  • türkore_minseo_93

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.9
14-17 Yaş
%12.2
18-24 Yaş
%22
25-34 Yaş
%31.7
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.3
Erkek
%1.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.3 (10)
9
%9.4 (3)
8
%31.3 (10)
7
%12.5 (4)
6
%3.1 (1)
5
%6.3 (2)
4
%0
3
%3.1 (1)
2
%3.1 (1)
1
%0