Sessizliğin Sesi 1 (Türkiye Ermenileri Konuşuyor)

·
Okunma
·
Beğeni
·
34
Gösterim
Adı:
Sessizliğin Sesi 1
Yazar:
Alt başlık:
Türkiye Ermenileri Konuşuyor
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058990098
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hrant Dink Vakfı Yayınları
Sessizliğin Sesi - Türkiyeli Ermeniler Konuşuyor kitabı, Olof Palme Merkezi'nin desteğiyle Hrant Dink Vakfı'nın 2011 yılı içinde gerçekleştirdiği sözlü tarih projesi sonunda ortaya çıktı. Ferda Balancar'ın derlediği kitapta, İstanbul ve Anadolu'nun değişik kentlerinde yaşayan 15 Ermeni'nin hikâyesini kendi anlatımlarıyla okuyacaksınız. Doğumundan bugüne kadar Ermeni kimliğiyle yaşayanlar, kimliğini gizleyerek yaşamını sürdürenler, Müslümanlaşmış Ermeni olarak doğup sonradan Ermeni kimliğine geri dönenler ve hayatına Müslüman olarak devam edenler… Onların hikâyeleri tarihle ilgili hafızayı ve Türkiyeli Ermenilerin bugün yaşadıklarını içeriyor.

"Gelin önce birbirimizi anlayalım..."
Hrant Dink

"Hrant Dink Vakfı'nda hemen her zaman en keskin arzulardan biri, Türkiyeli Ermenilerle ilişkin bellek deposu, sözlü tarih kayıtları, kültür ve kimlik belgeleri oluşturmak ve tutmak oldu. Elinizdeki çalışma bu arzunun somutlaşmış ilk biçimidir. "
Ali Bayramoğlu

"Bu hikâyeler ne kadar bireysel olursa olsun, ne kadar bir topluluğa aitmiş gibi görünürse görünsün aslında Ötekine yönelik duyulmayı bekleyen hikâyeler. Zira konuşma edimini söz tek başına tamamlamaz, söylenen duyulmadan hep eksik kalmaya mahkûmdur."
Arus Yumul
159 syf.
·2 günde
Ordu'dan, Tokat'tan, Kayseri'den, Sivas'tan, Malatya'dan, Yozgat'tan konuşan Ermeniler. Dedelerinin, anneannelerinin, babaannelerinin, babalarinın ve kendi tanıkliklarıni anlatan Ermeniler. Bir zamanlar kilise ve camilerin bir arada olduğu, çan ve ezan seslerinin birbirine karıştığı, Süryanilerin, Ermenilerin, Alevilerin, Turklerin ve Kürtlerin birarada yaşadığı. Kültürlerin gelenek ve goreneklerin iç içe karıştığı, insanların birbirini dini,dili, ırkıyla yargılamadığı o güzel günlerden hatıralar ve ne yazik ki (keşke olmasaydi) o insanların bu topraklardan kopuşunu 1915 öncesi ve sonrasında yaşadıklarıni, 6-7 eylul olaylarını, gayrimüslimlerin Türkiye'de yaşama mücadelesini ayrıştirıcı ve suçlayıcı dilden uzak, aslında hepimizin özlediği o her dilin, kültürün, her dinin saygı gördüğü, farklılıkların sevildiği, hic kimseye sırf dilinden, dininden, yaşayıs tarzından dolayı nefretle bakılmadığı o guzel gunlere ozlemi anlatan insanlar. Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Kürtler, Ezidiler bugunun azınlıkları. Buralardalar hâla, Anadolu onlarında yuvası. Anadolu onlarında toprağı evet dertleri toprak ama gelip yerleşmek için değil, gelip o toprağın dibine gömülmek o toprağın kendisi olmak.
Hrant Dink Vakfı, 2007 yılinda yaşanan büyük acıdan sonra ( 19 ocak 2007 Hrant Dink vurularak öldürüldü) benzer acıların yeniden yaşanmaması, Hrant Dink'in daha adil ve özgür bir dünyaya yönelik hayallerini, dilini, ve yüreğini, yaşatmak amacıyla kuruldu. Etnik, dini, kültürel ve cinsel tüm farklilıklarıyla herkes için demokrasi ve insan hakları talebi, Vakfın temel ilkesidir.
Eskiden mahallemizde Müslüman da vardı, Alevi de vardı. Biz bilmiyorduk ki Müsluman mı, Alevi mi, Ermeni mi... Öyle bir kaynaşmıştık.
Bizim orada kapılarımız alçaktı, eve girerken ev halkına hürmeten eğilmek için. Yoksa istense birkaç taş daha koyup kapıları daha yüksek yapabilirdik.
Kolektif
Sayfa 17 - Hrant Dink Vakfı Yay.
Bir Müslüman'ın, bir Musevinin ya da bir ateistin varlığından rahatsız olmam. Beni rahatsız eden, geçmişe ya da kimliğe duyulan saygısızlık.
Kolektif
Sayfa 113 - Hrant Dink Vakfı Yay.
Aslında, keşke bu ülkede kimlikler sorgulanmasa, bunları konuşmaya gerek kalmasa. Herkes diledigini söyleyebilsin ki yıllar sonra bunları konuşmaya da gerek kalmasın.
Kolektif
Sayfa 132 - Hrant Dink Vakfı Yay.
Arendt, kötülüğün sıradan insanların haklılığı veya haksızlığını sorgulamadan emirlere itaat etmelerinin, yine sıradan insanların eylemlerinin olduğu kadar eylemsizliklerinin de bir sonucu olduğunu söyler.
Kolektif
Sayfa 156 - Hrant Dink Vakfi Yay.
Dinlerini değistiren, değistirmek zorunda bırakılan, bir bölümü Müsluman diğer bölümü Hristiyan olarak hayata devam eden kişilerin hikâyesi hem iç acıtıcı, hem de umut verici. Kökeninin Ermeni olduğunun çevresinden çekindiği için ailenin Ermeni kalan tarafıyla görüşmekten imtina edenler, kökenindeki Ermeniliği keşfedenler, kimliklerine geri dönenler bu kimliğin göçebelik haline işaret ediyor. Aynı zamanda kimliklerimizin de bir anlatıdan, bir hikayeden, bir tarihten ibaret olduğunu gösteriyor. Türk-Ermeni karşıtlığının ötesine geçmemize ve her türlü egemen söyleme karşı durmamizın yolunu açıyor. Kökeninde Ermenilik olduğunu keşfeden bir kişi "Ben Ermeni köklerim oldugunu biliyorum. Bir yanim Ermeni. Bununla gayet barışığım. Kendimi Ermeni ya da Türk olarak tanımlamıyorum" derken tutarlı kimlik anlayışını, Ben/Öteki ayrımını bozguna uğratmakla kalmiyor, aynı zamanda bu kimliklerin dayattığı yükümlülüklerden değilse de bu yükümlülüklerin ağırlığından kurtulmanın yolunu da buluyor.
Kolektif
Sayfa 156 - Hrant Dink Vakfı Yay.
Bu hikâyeler ne kadar bireysel olursa olsun, ne kadar bir topluluğa aitmiş gibi görünürse görünsün, aslında Öteki'ne yönelik, duyulmayı bekleyen hikâyeler. Duyulmadığı sürece asıl amaçlarına ulaşamayacak. Zira konuşma edimini söz tek başına tamamlamaz; söylenen duyulmadan, hep eksik kalmaya mahkumdur. Zira alımlayıcısı olmayan sözler bir süre ortalıkta gezinir, ama varlığını güçlü bir şekilde duyuramaz, toplumsal belleğe güçlü bir şekilde dokunamaz.
Kolektif
Sayfa 157 - Hrant Dink Vakfı Yay.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sessizliğin Sesi 1
Yazar:
Alt başlık:
Türkiye Ermenileri Konuşuyor
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058990098
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hrant Dink Vakfı Yayınları
Sessizliğin Sesi - Türkiyeli Ermeniler Konuşuyor kitabı, Olof Palme Merkezi'nin desteğiyle Hrant Dink Vakfı'nın 2011 yılı içinde gerçekleştirdiği sözlü tarih projesi sonunda ortaya çıktı. Ferda Balancar'ın derlediği kitapta, İstanbul ve Anadolu'nun değişik kentlerinde yaşayan 15 Ermeni'nin hikâyesini kendi anlatımlarıyla okuyacaksınız. Doğumundan bugüne kadar Ermeni kimliğiyle yaşayanlar, kimliğini gizleyerek yaşamını sürdürenler, Müslümanlaşmış Ermeni olarak doğup sonradan Ermeni kimliğine geri dönenler ve hayatına Müslüman olarak devam edenler… Onların hikâyeleri tarihle ilgili hafızayı ve Türkiyeli Ermenilerin bugün yaşadıklarını içeriyor.

"Gelin önce birbirimizi anlayalım..."
Hrant Dink

"Hrant Dink Vakfı'nda hemen her zaman en keskin arzulardan biri, Türkiyeli Ermenilerle ilişkin bellek deposu, sözlü tarih kayıtları, kültür ve kimlik belgeleri oluşturmak ve tutmak oldu. Elinizdeki çalışma bu arzunun somutlaşmış ilk biçimidir. "
Ali Bayramoğlu

"Bu hikâyeler ne kadar bireysel olursa olsun, ne kadar bir topluluğa aitmiş gibi görünürse görünsün aslında Ötekine yönelik duyulmayı bekleyen hikâyeler. Zira konuşma edimini söz tek başına tamamlamaz, söylenen duyulmadan hep eksik kalmaya mahkûmdur."
Arus Yumul

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Razmuhi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0