Sevda Gibi Bir Gizli Emel (Ruh Adam Üzerine Çözümlemeler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
195
Gösterim
Adı:
Sevda Gibi Bir Gizli Emel
Alt başlık:
Ruh Adam Üzerine Çözümlemeler
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056785245
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tün Kitap
Ruh Adam romanını çalışırken Carl Gustav Jung'dan Franz Kafka'ya, Hilmi Ziya Ülken'den Henri Bergson'a, Mihail Bahtin'den Mircea Eliade'ye kadar farklı tecrübelere giriştim ve Selim Pusat'la beraber Nihal Atsız'ı da anlayıp kavramaya gayret ettim. Kâh kantarın topuzunu kaçırdım kâh Ruh Adam romanını çok değişik boyutlara çekmeye cesaret ettim. Bütün bunları yaparken de başvurduğum kaynakları olabildiğince sınırlı tutmaya çabaladım.
144 syf.
·2 günde
"Ruh Adam" romanı edebiyatımızda ki emsalsiz bir örnektir. Atsız'a olan önyargının da kanaatimce en büyük kurbanıdır. Bu kitapta yazar Ruh Adam romanının derinlerine inmeye çalışmış ve kafalarda soru işareti bırakan kısımları, bazı kaynaklara dayandırarak açıklamaya gayret göstermiştir.

Ruh Adam romanı mitik bir romandır ve kurgusu Türk mitolojisine dayanır. Bir Uygur masalı ile başlar roman, ve bu masal romanın ana merkezinde yer alır. Çünkü romanda ki tüm karakterler bu masalın günümüze bir yansımasıdır adeta. Yazar incelemesine bu yansımalar ve bağlantılar hakkında detaylı bilgiler vererek başlıyor.

İnceleme de romanın baş karakteri Selim Pusat ve romanın yazarı arasında ki bağlantılara yer verdiği gibi, metinlerarasılık kısmında diğer romanlarla olan bağlantıları ve benzerlikleri de irdeliyor.

Bu inceleme süresince, Selim Pusat'ın bilinç altına iniyor, roman da yazarın hayatından izleri inceliyoruz. Kendinden kattıklarına şahit oluyoruz. Romanda ki birçok miti inceliyor bunlara açıklamalar getiriyor, bağlantılı olduğu noktaları da öne çıkarıyoruz.

İncelemeyi okuyup bitirmemle beraber, roman hakkında ki taze bilgilerimle içimde Ruh Adam'ı tekrar okuma isteği uyandı. Bu defa daha büyük anlamlar yükleyip daha da etkileneceğimden eminim. Karanlık atmosferiyle yine beni kendine çekecek ve bana bambaşka duygular yaşatacak diye tahmin ediyorum.

Son olarak yazar bu çıkarımların "kendince" olduğunu belirterek incelemesini şu paragrafla sonlandırıyor.

Her roman kendine özgüdür fakat kimi romanlar daha fazla tek başınadır. Ruh Adam romanı da böyledir. Taklit dahi edilemez. İstiklâl marşımızın benzerinin yazılamaması uyarınca Ruh Adam'ın da benzeri yazılamayacaktır. Nihal Atsız'ın ömrü yetseydi de Yalnız Adam'ı tamamlayabilseydi büyük ihtimaldir ki Ruh Adam'dan çok farklı bir metin ortaya çıkacaktı. Ruh Adam'ı kendi bile taklit edemeyecekti. Bu böyledir. Ruh Adam emsalsizdir.
144 syf.
Neresinden tutup da başlasam bilemediğim anlardan birindeyim. Ama yine de kendi çapımda kritiğini yapmaya çalışacağım.

Zira yazarımız Metin Savaş şöyle diyor: "Fakat hem çözümleme hem de yorum söz konusu olduğunda keyfiyet devreye girer. Üstelik kendi açımdan kıvırma payı da şudur: 'Ruh Adam'ı ben böyle anladım.'"

Yazarın bu sözünden yola çıkarak elbet ben de kendi anladığım/anlayamadığım şekliyle birkaç kelamda bulunmak istiyorum. Öncelikle Ruh Adam kitabını iki kez okumuş biri olarak bu kitabın çıktığını gördüğümde biraz heyecanlanmıştım doğrusu. Yazarı tanımamakla birlikte, tesadüf eseri makalesine bir iki sene önce Turk Yurdu dergisinde denk gelmiş; ama çok ilgimi çekmediği için üzerinde durmamıştım. Bu kitap bir çözümleme kitabı. Şerh de diyebiliriz, diyebilir miyiz? Şerh, bir şeyi açıklamak demek; tefsir ise fesere kökünden kapalı bir şeyi açma demek. Şimdi bu kitap hangi kategoriye giriyor yeniden düşünmek gerek.

Kitap 11 bölümden oluşuyor. Çeşitli dergilerde yayımladığı makalelerin de eklenmiş versiyonu ile birlikte basılmış. Yazar anlayamadığımızı düşündüğü kısımlar üzerine yoğunlaşarak biraz da felsefik terminolojiyle birlikte izah etmeye çalışmış.

Ama benim için biraz hayal kırıklığı oldu bu kitap. (Bu da benim üzerine fazla manâ yüklememden dolayı)

Sebeplerine gelirsek, öncelikle arka arkaya dergi makalelerin olması, her ne kadar farklı temalar üzerinde durmaya çalışsa da konuyu anlam bütünlüğü açısından yeni baştan tekrar etmek durumunda kalıyor. Ve bu da beni ziyadesiyle sıktı. Yani kitabın çoğu yerinde aynı konuları ve içeriği görmek durumunda kaldım. Yazar makale usulünü biraz da zannımca aşarak birleştirici ama anlamca çok bir şey ifade etmeyen cümleler kurmak zorunda kalmış. Yani ben on satırda, on satırlık değil bir satırlık şey almış oldum.
Bunun dışında ise özellikle belli kelimeler o kadar sık tekrar etmiş ki ARKETİP gibi, gerçekten okudukça gerildim. Dipnotlar elbette sayfa düzeni sonunda olur/olabilir, ama uzun ve görüntüyü bozuyor ise kaynakçayı sona da alınabilirdi. Ayrıca teesüfle söylüyorum ki birçok kez imla/yazım hatası görmek beni üzdü. Redaksiyon olayı biraz bahtsız olmuş kendisi için.

Elbette sarfedilmiş bir emek söz konusu, hakkını yiyemem. Kendisinin de dediği gibi "Bu romanı çalışırken Carl Gustav Jung'dan Franz Kafka'ya, Hilmi Ziya Ülken'den Henri Bergson'a, Mihail Bahtin'den Mircea Eliade'ye kadar farklı tecrübelere giriştim." Çok farklı ve düşünmediğimiz açılardan yakalayıp olaya farklı bir boyut katmış. Bazı gözümden kaçan şeyleri kendisi sayesinde yeniden farketmiş olsam da (çam ağacı nüktesi gibi) bazı çözümlemelerinde kendisine katılmadığımı ifade edebilirim. Bu anlatıya gerçeğinden fazla anlam yüklenmiş demek de hata olabilir. Zira eser gerçekten postmodern bir yazıt. İşin içinden çıkılması zor bir şeye giriştiği için kendisini cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Elbette kendisi de böyle eleştiriler alacağının farkında. Ama benim eleştirim bu yönde.

Yine de asla ve asla kötü demiyorum; sadece benim beklentimi karşılamadı. Ruh Adam gibi bir kitaptan sonra insan ister istemez beklentisini yüksek tutabiliyor; ama yazarın başta söylediği gibi "hem çözümleme hem de yorum söz konusu olduğunda keyfiyet devreye girer" dediği için Ruh Adam kitabından sonra okumakta bir zarar göremiyorum.

Var olsun.

Merve, 2018
144 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Atsız'ın yazdıklarını soluksuz okuyan biri olarak belki objektif yorum yapamazsam da, Ruh Adam okuduğum en iyi romanlardan biriydi. 2 kere okuduğum 2 kitaptan biridir. Ancak bu incelemeye kadar bu kitabı 2 kere okumama rağmen bu kadar iyi anlamamıştım.
Metin Hoca, yüzlerce kitaptan süzdüğü bilgisi ile bu kitapta tabiri caizse şov yapıyor. Birçok önemli düşünürün yazısı ile roman arasında bağıntılar kuruyor. Bunca kitap okumuş biri olarak ben okuduklarımı böyle detaylı hatırlamadığımı düşünüyorum.
Son olarak bu incelemeden sonra şöyle bir fikrim oldu; Acaba Atsız bu kitapta bir taşla iki kuş vurduğunun farkında mıydı? Kendi iç dünyası ile hesaplaşması için yazdığı Romanda, bir yandan da çok güzel bir eser oluşturduğunu hiç düşünmüş müdür?
Büyük bir sanat eseri bir rüyaya benzer; bütün açıklığına karşın kendini açıklamaz, her zaman bir belirsizlik vardır.
Metin Savaş
Carl Gustav Jung, Ruh, s. 140
Ruh Adam romanındaki Selim Pusat niçin tedirgin ve niçin mutsuzdur? Çünkü Selim Pusat bedeniyle yeni ve açık toplumda yaşadığı halde ruhuyla eski ve kapalı toplumda kalmış olan yarım bir karakterdir. Selim Pusat iki farklı çağın Araf'ındadır. Ve Selim Pusat aslında Nihal Atsız'dır.
Buna rağmen şuur sadece beynin ürünü değildir; psikolojik haller beynin hallerini daima aşar.
Metin Savaş
Mustafa Kök, Mistik Dünya Görüşü ve Bergson, s. 31
«Bilincini uyarmadığın için, düştüğün yerden kalkma basiretini göstermediğin için suçlusun! »
Nihal Atsız henüz altı-yedi yaşlarındayken Kadıköy'deki bir Fransız okulunda ilk mektep tahsili görürken, teneffüs sırasında, kendisinden üç dört yaş büyük bir Rum çocuğuyla kapışır. Rum çocuk Atsız'ın kafasını duvara vurmuştur ve Atsız'ın yaralı kafasından kanlar fışkırmaktadır. Ruh Adam romanında Yüzbaşı Şeref'in başından daima kan sızıyor olmasının arka planında işte Atsız'ın çok küçükken yaşadığı bu kanlı hatıra vardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevda Gibi Bir Gizli Emel
Alt başlık:
Ruh Adam Üzerine Çözümlemeler
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056785245
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tün Kitap
Ruh Adam romanını çalışırken Carl Gustav Jung'dan Franz Kafka'ya, Hilmi Ziya Ülken'den Henri Bergson'a, Mihail Bahtin'den Mircea Eliade'ye kadar farklı tecrübelere giriştim ve Selim Pusat'la beraber Nihal Atsız'ı da anlayıp kavramaya gayret ettim. Kâh kantarın topuzunu kaçırdım kâh Ruh Adam romanını çok değişik boyutlara çekmeye cesaret ettim. Bütün bunları yaparken de başvurduğum kaynakları olabildiğince sınırlı tutmaya çabaladım.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Lokman Yılmaz
  • Mehmet Bilal Yamak
  • Emir Erkec
  • Gaye Nur Avşar
  • Hatice Kılıç
  • Erhan Akın
  • M.
  • Muhammet Çelik
  • Ruh Adam
  • Özkan KAYA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%20 (1)
8
%20 (1)
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0