Sevgili Arsız Ölüm

7,8/10  (38 Oy) · 
117 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.625 gösterim
"1957 yılında Kayseri'nin Bünyan kasabasına bağlı Karacefenk
köyünde doğdum. Yürümeyi öğrenir öğrenmez okula başladım.
Okul, evimizin erkek odasıydı. Sedirlerin altında cinlerle oynaşırken okumayı, yazmayı öğrendim. Karacefenk'te sedirlerin altında cinler ve periler yaşardı. Çocukluğum onların arasında geçti. Gizlice onların derneğine girdim. Evlerini gezdim. Düğünlerine gittim. Dillerini, gündüz ve gece oyunlarını öğrendim. Babam İstanbul'da çalışırdı.

Annemin yüreği yaralı, garip bir kadın olduğunu kim söyledi bana şimdi unuttum. Okuyup yazar, dikiş diker, iğne yapar, Kürtçe ve Arapça bilirdi. Köye gelen çingenelere adını duymadığım yerleri, insanları sorardı. Onun geçmişini aranıp durması çocukluğuma bulaşan ilk acıydı. Babam İstanbul'dan torba dolusu parayla döner, köyü başına toplardı. Evimiz tuhaf aletlerle doluydu. Ne işe yaradığını anlamadığım büyülü demirler. Zemberekli saat, radyo, gramofon, mavi kocaman
bir yolcu otobüsü, patos, tulumba, kamyon ve traktör.1966 yılında İstanbul'a geldim. Çocukluğum keskin bir acıyla ikiye bölündü sanki.

Gerçekleşmeyen düşler, aralarında doğup büyüdüğüm insanları
paramparça etti. Babam hızla işçileşti ve giderek işsiz kaldı. İki ağbim ve kardeşim inşaatlarda işe girdi. Yedi kardeşin arasından titrek bir gölge gibi sıyrılıp liseyi bitirdim. Korku ve yalnızlığın içinden okula gitmenin bedelini ödedim. İnanılmaz savrulmalar, inkâr ve baskının bin çeşidi. Kente ayak uydurabilmek için boğuşup durdum. Her yanım yara
bere içinde kaldı. Boğuşurken birlikte doğup büyüdüğüm insanlardan ayrı düştüm. Ama kendi öz değerlerimi, dilimi ve o insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim.

Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır. Keşke onu daha soluk soluğa, daha parçalanmış bir teknikle, daha erken yazabilseydim."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789750511295
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Otobiyografik bir roman olduğu bilindiği için yazarın hayatından yola çıkarak kitapta geçen köyün Kayseri'nin Karacafenk Köyü, şehrin ise İstanbul olduğu tahmin edilen Latife Tekin'in ilk romanıdır.

Latife Tekin bir röportajında: "Eğer bir kitap beni çarşı pazar dolaştıracaksa kitabı kapatırım, kendim giderim çarşı pazara. Eğer Kaf Dağı'nın ardındaki sihirli bülbül gibi sihirli bir şey değilse getirilen o zaman çok ilgilenmem kitapla." diyor. Kitabın fantastikliği ya da herkesin dediği gibi büyülü gerçekçiliğinin kaynağı tam burası işte.

Kitap tam bir "Latife Hanım Olağanlığı." Neden böyle yorumluyorum? Fantastik roman seven biri değilim. Son 1-2 aydır okumaya başladığım bir tür. Uçan kaçan, cinli, perili, tulumbaların, kuşkuş otlarının konuştuğu, azrail ile hesapların yapıldığı romanlar bana göre değil. Daha doğrusu geleneksel toplumlarda bunların hep korku ögesi olarak kullanılmasından mıdır nedir inceden bir korkum var. Bu ögelerin kullanıldığı filmleri bile izlemişliğim yoktur. Ancak Latife Tekin'in anlattıkları her ne kadar korkutucu ya da daha doğru tabirle gerçek dışı öğeleri barındırsa da "yok artık" diye kitabı elimden bırakmadım. Bırakamadım. "Olağanlığı" diye anlatmak istediğim bu aslında. Bu ögeleri korku toplumu yaratmak için kullanmıyor. Çok naif, sakin bir dille yazıyor. Hatta çok belirli sistem eleştirileri yapmak için kullanıyor. Dilini, hikayeler arası sıçramalarını ve bu sıçramaları asla insanı yoran bir şekilde yapmamasını, düz yazı konuşmalarını çok sevdim.

Ama en çok Dirmit kızı sevdim. Erkek kardeşi geneleve gittiğinde "Ben neden erkeğe gidemiyorum?" diye soran Dirmit kızı. Sorgulayan, olaylara kuşkulu yaklaşan, akıllı deli, sessiz direnişçi Dirmit kızı. Ailesinin ona dayattığı hayatı reddedip, tüm yasaklamalarını alt eden, yazarak özgürleşmek isteyen Dirmit kızı.

Hiçistan 
20 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

yüzyıllık yalnızlık tadında bir kitap. cinlerin perilerin olağanüstü olayların yoğun olarak geçtiği bir kitap. Latife tekin'in hayatından bir kesit olan bu kitap okunmalı.

Bengü 
05 Ağu 22:17 · Kitabı okudu

Latife Tekin ,büyülü gerçekçilik denilince akla gelen ilk isimlerden. Bu romanda hiç alışık olmadığımız bir roman tekniği ve üslübuyla yazar bizleri dili geçmiş zamanın ve kısa cümlelerin dünyasına bırakıyor. Farklı bir yazarla ve anlatı tarzıyla karşılaşmak istiyorsanız bu romanı okumalısınız .

Zeynep Işık 
 01 Ağu 17:13 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Büyülü gerçekçilik akımıyla aranız iyiyse çok seveceksiniz. Çünkü Alaaddin'in sihirli halısıyla ordan oraya gidersiniz bu nasıl oldu demezsiniz. Ama büyülü gerçeklikle çok barışık değilseniz saç baş yoldurur. :)

elif dinç 
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Laitfe Tekinin kendi zorlu yaşam mücadelesinden gelgitlerinden hüzünlerinden yola çıkarak yazdığı çok değerli bir roman bence..klasik tadında okurken içine çekiyor sizi.

ahmet kaplan 
24 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

okurken yüzyıllık yalnızlık kitabını anımsatan ,büyülü gerçekçiilik tarzında yazılmış harika bir kitap

utku köker 
11 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Büyülü gerçekçiliğin edebiyatımızdaki önemli eserlerinden bir tanesidir. Latife Tekin'in kendi hayatından bolca malzeme kullandığı eserde, dönemitibarıyle köyden kente dönüşümü yaşayan ülkemizde göçü yaşayan bir ailenin dramı ve bu sırada arka planda şehirde olan bitenler verilir. Mekanların, kişilerin işlenişi ustalıklıdır. İyi ve kötü ruhların cirit attığı, hayatın içinden lezzetli bir eserdir Sevgili Arsız Ölüm. Türk mitolojisinde olan pek çok unsurun (kara koncolos, sarı kız vb) kitapta verilmesi bir kenara, bu unsurlar kitapta hiç de yapay durmamaktadırlar. Bu konulara yazarın hakimiyeti açıkça görülmekte olup bir çok fantastik unsur arasında okuyucunun bunları yadırgamaması da kitabı başarılı kılan bir faktördür. Kitabın alt metinlerindeki siyasi göndermeler fark edilmektedir. Yazarın mitolojik ve sosyolojik öğeleri iyi harmanladığı kitaptaki yegane sıkıntı kanımca bazı hikayelerin gereğinden uzun işlenmesidir. Anne tiplemesinin defalarca hastalanması vb olaylar okuyucuyu rahatsız edebilme potansiyeli taşıyorsa da bunlara nazar boncuğu diyoruz. Usta yazarımıza sevgilerle..

İşte buram buram Orta Anadolu kokan bir kitap daha...

İçinde Orta Anadolu kültürü anlatılan, Orta Anadolu ağzının konuşulduğu cümlelere yer veren kitaplar beni daha bir kendine çekiyor. Bu yüzden bu kitabı daha bir severek, olayların içinde kendimi bularak ve adeta yaşayarak okudum. En son Yılkı Atı nı okurken bu tür duygular içinde bulunmuştum. Sevgili Arsız Ölüm bana bu duyguları tekrar yaşatan bir kitap oldu.

Sevgili Arsız Ölüm yine fakültedeki okuma grubumuz vesilesiyle tanıştığım bir kitaptı. Ve ben Sevgili Arsız Ölüm'ü de şimdilik sadece bir kitabını okumuş olmama rağmen Latife Tekin'i de çok ama çok sevdim. Böylelikle Latife Tekin'in diğer eserleri de okunmak için sıraya girmiş oldular.

Kitabın içeriğine değinecek olursak; kitabı iki bölüme ayırmak mümkündür bana kalırsa. Birinci bölüm kitapta yaşantısı anlatılan ailenin köyden büyük şehire göçmeden önce köydeki yaşantılarını ve yaşadıkları köyü, ikinci bölüm ise şehirdeki yaşantılarını anlatıyor. (Kitapta bu şekilde ayrılmış olabilir aslında, e kitap okuduğum için bir fikrim yok bu konuda. Ayrıca bu kısım düzeltmelere açıktır.)

Okunması oldukça kolay bir eser, yazar çoğunlukla kısa ve kurallı cümleler kullanmış bu da eseri su gibi akan, bir solukta okunan bir hale getirmiş. (Çok da güzel olmuş açıkçası, ben çok beğendim.) Bunun yanında bu kısa ve kurallı cümleler esere, anlatıcının olan biteni bir solukta okuyucuya anlatmak istediği izlenimini de katmış.

Latife Tekin ile tanışmak için çok yerinde bir tercih olacağını düşünerek Sevgili Arsız Ölüm'ün okunmasını herkese tavsiye ediyorum.

***** Dikkat! Spoiler içerecek kısım *****

Ah Dirmit ah!

Kitabı okurken Dirmit'i bağrıma basasım geldi. Ailesinin elbirliği ile Dirmit'in yüreğinde açtıkları yaraları tek tek sarasım geldi. Çok sevdim Dirmit'in, hurafelerin karşısında duruşunu, şiirlerini, çareyi sokağın çocuğu olmakta buluşunu. Dirmit'in acılarını yaşayıp korktuğu şeylerden korktum kitabı okurken. Bir kez daha hatta defalarca kez daha okunmalı...

duygu sanar 
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum ilk yetişkin kitabıydı ve çok etkilenmiştim. Annem adına imzalı eski bir kitaptı. Tekrar okumak istediklerim arasında.

Ahmet Akyüz 
14 Eyl 03:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mizah ve üslup yönünden kaliteli bir eser. Teknikte halk edebiyatımız temel alındığı için bilinçli olarak psikolojik tahlile, zaman ve mekan tasvirlerine yer verilmemiş. Köyden şehre göç eden bir ailenin başından geçen olaylar silsilesi. Genelde kitapta Dirmit'in ideolojik yönden ailesinden ayrılışı ve ideolojik olarak aydınlanması işlendiği söyleniyor. Ancak romanda ideolojik açıdan belli bir bilinçli sorgulama sonucu bir tercih yok. İdeolojik görüş anlatıcı yazarın mizahında gizli. Çatışma daha çok içe dönük bireysel yaşantının toplumsal yargıların baskısı altında yaşanamayışı üzerine kurulu gibi.

Kitapta gerçekten beğendiğim tekniklerin sadece iki tanesine örnek vereyim. Biri, yazar okurda uyandırmak istediği kanaati kendi yorumuyla yapmıyor. Misal romanda Atiye'nin diğer aile bireylerine sonunu "iyi gelmezmiş" diye bitirdiği nasihat cümleleri var. Romanın sonunda Atiye öte dünyaya göçtüğünde "benim gibi içi yaralı bir kadını dövmek zebanilere iyi gelmezmiş" diyerek zebanilere de akıl vermeye girişiyor. Bizde de o sırada, söz gelimi öte dünyadan aldığı kaideleri öte dünyanın varlıklarına bildirdiğinde, bu verilen akılların menfaat kaynaklı birer hurafe olduğu kanaati uyanıyor. Diğeri de yazarın iç monolog kullanmamak için yaptığını düşündüğüm karakteri nesnelerle konuşturma tekniği. Çünkü Dirmit kuşkuş otu, tulumba, rüzgar ile konuşurken zaten sorduğu soruya mukabil olarak kendi kendine vereceği cevapları alıyor.

2 /

Kitaptan 23 Alıntı

rukiye altop 
25 Tem 16:50 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Karnınızda yalan yuva yapmış anam sizin...

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 16 - Everest Yayınları- 17.basım: Mayıs 2003)Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 16 - Everest Yayınları- 17.basım: Mayıs 2003)
rukiye altop 
25 Tem 15:46 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sadece, yolda önüne bir erkek çıkınca durup erkeğe yol vermesini öğrenemedi. Çiğneyip geçiyordu erkeğin önünü.

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 5 - Everest Yayınları- 17.basım: Mayıs 2003)Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 5 - Everest Yayınları- 17.basım: Mayıs 2003)
Nisa Nur 
18 Eki 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Yaşayıp bitirdiği her günün, tutulmaz bir kuş olup uçtuğuna, yavaş yavaş gözden silinip bir küçük kara noktaya dönüştüğüne karar verdi. Gözünü yumduğunda her yanı saran karanlığın, bu küçük kara noktalardan oluştuğunu keşfetti."

Sevgili Arsız Ölüm, Latife TekinSevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
Nisa Nur 
18 Eki 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Sözcükleri tek tek kafasının içinden alıp yüreğine koydu. Yüreğini "Güp! Güp!" attıran sözcüğü hemen kağıda yazdı. Yüreğini attırmayan sözcüğü yüreğinden çekip aldı."

Sevgili Arsız Ölüm, Latife TekinSevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
Nisa Nur 
22 Eki 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Ona her şeyi merak ettiğini, ama çok az şey bildiğini söyleyip yakındı. Kuşkuş otu ona akıl verdi. Kitap okursa bir dolu şey öğrenebileceğini söyledi."

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 95)Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 95)
Zeynep Işık 
31 Tem 18:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yüreği uçup gidecek diye, korkusundan elini yüreğinin üstüne bastıra bastıra dolandı.

Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 80)Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin (Sayfa 80)
Sofie Ursula 
09 Tem 23:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Öğretmen bir süre sonra yine jandarmaları köye cagrinca ondan selamı kestiler.Yiyecek yemek yatacak yer vermediler.Upuzun boyundan dolayı ona bir ad yakistirip Minare Kırığı dediler.Alıp başını gitsin diye beklediler.Ama minare kırığı gitmedi.Gitmediği gibi Akcalida kimseye boyun eğmedi.

Sevgili Arsız Ölüm, Latife TekinSevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin

Atiye elini atıp saçlarını aşağı çekti. Huvat, “Ağır geliyor zaar,” dedi. Eline bir makas alıp Atiye’nin saçlarını kesti. Dirmit usulca babasının eline eğildi. “Annemin saçlarını bana verin,” dedi. Annesinin saçlarım alıp dışarı çıktı. Çatı kapağından sızan ışığa tuttu. Parıldayan ıslak tellerle tek tek konuştu.

Sevgili Arsız Ölüm, Latife TekinSevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Yazının hikâyesini de okumak
Yazının hikâyesini de okumak Rastgele seçilen cümleler romanların içinden çekilip çıkarıldıklarında birer edebiyat cümlesi olarak kalmaz. Örnekse önemli üç romanın başlangıç cümleleri... Tanpınar’ın Huzur’u, Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı ve Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm’ü.