Sevgilimden Son Mektup

7,9/10  (190 Oy) · 
663 okunma  · 
150 beğeni  · 
7.671 gösterim
En azından şunu bil ki bu dünyada seni seven bir adam var.
Seni her zaman seven ve bu ona zarar verse de hep sevecek olan bir adam...

1960. Jennifer Stirling zengin kocasının servetiyle lüks bir hayat yaşamaktadır. İstediği her şeye sahip olduğunu zannetse de bir gün ondan her şeyi arkasında bırakıp kendisiyle gelmesini isteyen bir adama âşık olur. Hayatında ilk defa tutkuyu hisseden Jennifer'ın önünde iki seçenek vardır: Ailesine ihanet etmek ya da aşkının peşinden gitmek...

2003. Gazetecilik kariyerinde zirveye yükselmek isteyen Ellie Haworth ünlü ve karizmatik bir yazarla ilişki yaşamaktadır. Aslında çok mutlu olması gerekirken sevdiği adamın başka bir kadına ait olması Ellie'nin hayatını ve tercihlerini gözden geçirmesine yol açar. Bundan böyle ya eksik bir sevgiye razı gelecek ya da kendini korkusuzca gerçek aşkın kollarına bırakacaktır...

Bir gün Ellie, gazete binasının tozlu arşivinde 1960'lardan kalma aşk mektuplarına rastladığında iki kadının hayatı beklenmedik bir biçimde kesişir. Acı bir aşk hikâyesinin eksik parçaları bir araya gelirken Jennifer ve Ellie'nin hayatı geçmiş, gelecek ve günümüzle tekrar şekillenir.

"Size aşk cümleleri yazdıracak bir roman..."
-Glamour-

"Modern ancak tüm zamanları aşan bir kitap. Ölümsüz bir aşka sımsıkı tutunanların hikâyesi..."
-Leila Meacham-

"Tutku denizinde yüzmek istiyorsanız Sevgilimden Son Mektup kendinize vereceğiniz en güzel hediye olacak."
-Sunday Herald-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9786053431459
  • Orijinal Adı:
    The Last Letter From Your Lover
  • Çeviri:
    Solina Silahlı
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitap sıradan bir yeşil çam filmini andırıyor mutlu sonlar 1960-64 ve 2003 yılları nı anlatıyor aradaki zaman ise kayıp 64 yılından bir anda 2003 e geçiyor ve 40 yılık aşkın Mutlu sonu ile bitmekle birlikte bu mutlu sonu bulan Ellie yi de mutlu sonlandırıyor birazda +18 var

busra kucuk (YaZaR) 
20 Mar 17:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bn bu kitabi okurken icimde bir cok his ve duygularim yeniden uyandi kozasindan cikan bir kelebwk gibi ucup canlandi yeni bir hayata baslangic yapamam ddgm zamandan uzqk artik duygularina yon veren biri oldum

Elifnaz Esentaş 
08 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ilk başlarda gerçekten çok sıkılarak okudum sadece bitirmek ,için okumaya devam ettim bir ara okumayı bıraktım sonra tekrar başladım fakat 350 civarı sayfalarına gelince bir sayfanın son cümlesi beni kitaba öyle bağladı ki tekrar heyecan ve zevkle okumaya başladım ve bir iki güne kalmadan bitirdim uzatılmış yerleri çok fazla ama sonu kitabın hakkını veriyor iyi ki okumayı bırakmamışım

Simge 
 30 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

1960’larda Jennifer Stirling ve Laurence Stirling çifti zenginlik ve lüks içinde bir yaşam sürdürmektedir. Ancak Laurence biraz ters bir adamdır ve Jennifer’ı herkesin içinde azarlayıp rezil etmekten geri kalmaz.

Anthony O’Hare, Nation Gazetesi’nde çalışan bir adamdır. Bir gün Laurence ile röportaj yapmak için Stirling çiftinin evine akşam yemeğine gider. Jennifer ve Anthony bu yemekten sonra buluşmaya başlarlar ve birbirlerine aşık olurlar. Sürekli mektuplaşmaya başlarlar. Anthony, Jennifer’dan kocasından boşanmasını istese de Jennifer ailesinden ve çevresinden çekindiği için boşanamaz.

Anthony, çalıştığı gazetenin New York bürosunda çalışma teklifi alır ve teklifi kabul eder. Jennifer’a bir mektup yazarak kendisiyle beraber New York’a gelmesini ister. Jennifer mektubu okuduktan sonra gitmeye karar verir. Yağmurlu hava yüzünden bir türlü taksi bulamayınca Anthony’nin arkadaşı olan Felipe’ten arabayla kendisini gara götürmesini ister. Ancak Felipe çok sarhoştur ve feci bir kaza yaparlar. Anthony, Jennifer’ı bir süre bekledikten sonra gelmeyeceğini düşünerek New York’a giden trene biner.

Geçirdikleri trafik kazası sonucunda Felipe hayatını kaybeder, Jennifer ise ağır yaralıdır ve kazanın etkisiyle hafızasını kaybetmiştir. Haftalarca hastanede kalması gerekir. Bu arada Laurence, Jennifer’ın çantasında Anthony’nin mektubunu bulur. Jennifer, hastaneden çıktıktan sonra hayatına yavaş yavaş alışmaya başlar. Bir çok şeyi hatırlamasa bile belli etmemeye çalışır. Bir gün bir kitabın arasında Anthony’nin bir mektubunu bulur.

Jennifer, evi aradıkça başka mektuplar da bulur, ancak bu mektupların kimden geldiğini hatırlamamaktadır. Kocasından başka bir adamı sevdiğini öğrendiği için kocasından soğumaya başlar. Bir gün tartıştıkları bir sırada Laurence, Jennifer’ın sevgilisinden haberdar olduğunu, kazada onun da arabada olduğunu ve Jeniffer yüzünden öldüğünü söyler. Bunun üzerine Jeniffer vicdan azabı çekmeye başlar.

Senem Bayrak 
09 Nis 21:03 · Kitabı okudu · 15 günde · 4/10 puan

cok fazla kisinin verdigi tavsiyelerle okumaya karar veridigim bir kitaptı. genel yorum ozellikle sonlarinda aglamaktan mahvolacagim yönünde olmasina ragmen ben kitapta yogun bir duygusallik bulamadim. Degil aglamak gozlerim bile dolmadı. hikaye bilindik ve akıcı. Okuması keyifli fakat 'kesinlikle okumalı' diyenlere inat okumazsaniz bir sey kaybetmezsiniz.

melek ask 
22 Nis 17:08 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

1960’larda Jennifer Stirling ve Laurence Stirling çifti zenginlik ve lüks içinde bir yaşam sürdürmektedir. Ancak Laurence biraz ters bir adamdır ve Jennifer’ı herkesin içinde azarlayıp rezil etmekten geri kalmaz.

Anthony O’Hare, Nation Gazetesi’nde çalışan bir adamdır. Bir gün Laurence ile röportaj yapmak için Stirling çiftinin evine akşam yemeğine gider. Jennifer ve Anthony bu yemekten sonra buluşmaya başlarlar ve birbirlerine aşık olurlar. Sürekli mektuplaşmaya başlarlar. Anthony, Jennifer’dan kocasından boşanmasını istese de Jennifer ailesinden ve çevresinden çekindiği için boşanamaz.

Anthony, çalıştığı gazetenin New York bürosunda çalışma teklifi alır ve teklifi kabul eder. Jennifer’a bir mektup yazarak kendisiyle beraber New York’a gelmesini ister. Jennifer mektubu okuduktan sonra gitmeye karar verir. Yağmurlu hava yüzünden bir türlü taksi bulamayınca Anthony’nin arkadaşı olan Felipe’ten arabayla kendisini gara götürmesini ister. Ancak Felipe çok sarhoştur ve feci bir kaza yaparlar. Anthony, Jennifer’ı bir süre bekledikten sonra gelmeyeceğini düşünerek New York’a giden trene biner.

Geçirdikleri trafik kazası sonucunda Felipe hayatını kaybeder, Jennifer ise ağır yaralıdır ve kazanın etkisiyle hafızasını kaybetmiştir. Haftalarca hastanede kalması gerekir. Bu arada Laurence, Jennifer’ın çantasında Anthony’nin mektubunu bulur. Jennifer, hastaneden çıktıktan sonra hayatına yavaş yavaş alışmaya başlar. Bir çok şeyi hatırlamasa bile belli etmemeye çalışır. Bir gün bir kitabın arasında Anthony’nin bir mektubunu bulur.

Ceren Acer 
08 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Jojo Moyes'in okuduğum ikinci kitabıdır. Senden Önce Ben romanı kadar etkileyici bulamasam da yine çabuk bitirdiğim romanlar arasındaydı. Yazar okuyuculara bu kitabıyla güzel bir aşk hikayesi hediye etmiş. Ama bence daha akıcı, daha etkileyici olabilirdi demekten kendimi alamıyorum. Açıkçası bu romanı alırken beklentim oldukça yüksekti. Okuyunca ise tam bir hayal kırıklığı... Beklentimin bayağı aşağısında olduğunu fark ettim. Hem zaten romanın başı çok sıkıcı başladığından dolayı, başlarda okumaya zorlandığım söylenebilir.

Aysel 
03 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Bazı yerleri hiç alakasız çok uzatılmış halbuki aşk romanları çok uzun olmamalı ki insan sıkılmasın nefesini tutarak okusun.Senden önce beni arayacağım hiç aklıma gelmezdi.pek de beyenmedim ne kadar çalışsamda olayların içine giremedim

buse soysal 
01 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Jojo'ddan okuduğum 2.kitap.Daha öncesinde Senden Önce Ben kitabını okumuştum ve bana çok orijinal ve duygu yüklü bir kitap gibi gelmişti ayrıca yazarıda hikayeyide aşırı beğenmiştim sizlerede önermiştim.

Kütüphanede yazarın bu kitabını da görünce merakla hemen alıp başladım elbette.Öncelikle gereksiz yere -500 sayfa hatta daha fazlada olabilir - uzatılmış bir kitap.Ayrıca konusu ve üslubuda çok tanıdık.Şu sıralar gelmişli geçmişli ya da 2 kadının hayatının ortak bir hikayede kesiştiği kitaplardan piyasada çok fazla var.İlk kitabını çok beğenerek okuduğum bu yazarın bu 2.kitabı bence ilk kitabına göre biraz daha vasat kalmış konu bakımından.Üslub yine bi harika ama dediğim gibi işte bu tarz kitaplardan çok fazlar var o yüzden ben okumaktan bıktım açıkçası.Ama şöyle bir araştırdığımda Senden Önce Ben'den daha önce yazılmış bir kitap olduğunu keşfettim.O zaman bence yazar kendini daha geliştirmiş 2.kitabında diyelim.

Ayrıca içinde aldatmanın olduğu kitaplardaki bir aşka açıkçası ben hiç inanmıyorum.Bir aşk masum olacaksa vay bee ne aşkmış denecekse bence o hikayede aldatma olmamalı hikaye hakkında spoilerda vermek pek istemiyorum ama bence kitabın adı daha çok Aldatmak falan olmalıydı.İki yüzlü insanların aşkı bana hiçte öyle aman aman içim çok ısındı falan dedirtmiyor açıkçası.

Pınar Akcan 
31 Tem 2015 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Yazarın ilk kitabını oldukça beğenerek okumuştum bu kitabında da aynı tadı alacağımı umuyordum bu nedenle kitaptan sıkılsam da devam etmeye çalıştım ama bir süre sonra onu da yapamadım. Maalesef ilk romana göre oldukça sıkıcıydı.

3 /

Kitaptan 67 Alıntı

Ağustos 1960
Kız küçük, bronz elini onun koluna doladı ve, "Ay ışığının olması büyük şans. En azından önümüzü görebiliyoruz," dedi

Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 73 - PEGASUS)Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 73 - PEGASUS)

1960
Onu sevdiğini tekrar tekrar söylüyor, kelimelerin kağıttaki görünümünden keyif alıyordu.

Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 178 - PEGASUS)Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Sayfa 178 - PEGASUS)
Yonca 
18 Mar 21:34 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

"Görüşürüz sözcüğünün anlamı her zaman yarın demektir."

Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Pegasus Yayınları)Sevgilimden Son Mektup, Jojo Moyes (Pegasus Yayınları)