Sevgim Sana Ait (The Wallflowers Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.994
Gösterim
Adı:
Sevgim Sana Ait
Alt başlık:
The Wallflowers Serisi 3
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944823388
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Devil İn Winter
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Arkadaşlarına kıyasla oldukça utangaç olan Evangeline Jenner, babasının mirasını aldığı anda hepsinden daha zengin olacaktı. Ancak bunun için ilk önce vicdansız akrabalarından kurtulması gerekiyordu. Evie çapkın vikont St. Vincenta akıl almaz bir teklif sundu: Evlilik!
Sebastianın adı öylesine kötüye çıkmıştı ki onunla baş başa otuz saniye geçiren bir kızın bile ismi lekelenirdi. Buna karşın çekici ama utangaç olan Evie yanında şaperonu dahi olmadan kapısının önünde belirivermişti. Güzellik konusunda zevk sahibi olan bir aristokrat muhtemelen daha kötüleriyle bile yetinebilirdi.
352 syf.
Kitap gerçekten insani kendisine bagliyor ve elinden birakmak istemezsin ilk birka sayfa guzel degil ama insani gece 3' e kadar kendisine baglayabilen bir kitaptir okuyabilen herkeze tavsiye ediyorum
352 syf.
·3 günde·9/10
Lisa'nın sevdiğim tek kitabı oldu. Evie bir gün St. Vincent'ın evine gider ve ona bir anlaşma sunar. Anlaşmaya göre Evie onun maddi durumunu düzeltecek o da Evie'yi akrabalarından kurtaracak ve babasına götürecek. Böylece Gretna Green'e giderek evlenirler. Sebastian yaşadıkları tutkudan sonra ona karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Farkında olmadan onu kıskanır,korur.

Birbirine fazlasıyla zıt karakterler olsalar da yaşadıkları aşk onları değiştirdi.

Tek kötü yanı yazarımız her zamanki gibi süs bitkilerinin arkadaşlıkları ve başka karakterlere odaklanmış. Aşka da az yer versen diyorum Lisa. Bunu başkası yazsaydı bu kadar eksik olmazdı.
352 syf.
·Puan vermedi
Sevgim Sana Ait erkek karakteri düşünüldüğünde biraz farklıydı. Sebastian bir önceki kitapta Lillian'ı kaçırmış, arkadaşına ihanet etmiş, servet avcısı bir soyluydu. Yani bir nevi kötü adam. (Aslında ben serinin ilk iki kitabını okumadım. Ben Böyleyim'i okumaya çalışmıştım, Amerikalı kızımız beni pek sarmamıştı.) Bu yüzden bence Lillian'ın arkadaşı mirasçı ve naif İngiliz kızımız Evangeline'in bir gece yarısı Sebastian'ın evine evlenme isteği ile gitmesi ortaya ilgi çekici bir ikili ve kurgu çıkarmış.

Okuduğum en iyi Kleypas kitaplarındandı.
347 syf.
·2 günde·5/10
Kitap sohbetleri ile yüzümü güldüren bir arkadaşımın önerisi üzerine okudum Sevgim Sana Ait'i. Yıllar önce adını bile hatırlamadığım bir kitabını okumuştum yazarın, pek sevmemiştim ama sebebini gerçekten hatırlamıyorum. Tek bildiğim bitirdiğim gibi elden çıkardığım ki eskiden okuduğum neredeyse her kitabı sevdiğimi düşünürsek durumun acınasılığı ortadadır.

Sevgim Sana Ait ön yargısız başladığım bir kitap. Başlangıç itibarı ile daha önce okuduğum, nefret ettiğim Sessiz İntikam kitabını anımsattı bana. Bir kadın, çıkar evliliği yapmak için bir lordun kapısını çalıyor. Ama kesinlikle ondan farklıydı, ondan bin kat daha güzeldi. Şimdi size çelişkili duygular silsilemden bahsetmek istiyorum.

Kitaptan nefret etmedim. Tarihi kurgu adıyla basılan ve içinde tarihi hiçbir öge bulunmayan bir kitap için bu kesinlikle bir artıdır benim için. Kitaba kızmadım, karakterlere sinirlenmedim, mantık hataları yüzünden saçımı başımı yolmadım. Bundan bahsediyorum çünkü nefret etseydim yapacaklarımın bunlar olduğunu biliyoruz. Lakin şu var ki kitabı sevemedim de. Okudum, iyiydi ve geçti gitti. Bende iz bırakmadı anlayacağınız.

Evie, utangaç ve kekeme bir kadın karakter olarak anlatılıyor kitapta. Bu açıdan kitabı komik buldum çünkü gördüğümüz kadın güçlü, aklını kullanabilen, acı çekecekse bile başkalarının değil kendi yaptığı eylemlerin sonuçlarıyla yüzleşmek isteyen biriydi. Konuşurken birkaç kez titriyor olması konuşurkenki kararlılığını kesinlikle zedelemiyordu. Belki yazar bu noktada ön yargılara birkaç taş göndermek istemiş olabilir, bunu çok hissetmedim ama yazdığı karakteri sevdim diyebilirim.

Vincent ise... Hım... Çok farklı bir karakter değildi. Çok sıradan da değildi. Geçmişi, kararları, eylemleri ve yakışıklılığı ile toplumda bir hayli adı çıkmış; yine de elbette bunlardan fazlası olan bir adamdı. Gereksiz yere gurur yapmayan, aldığı kararların arkasında durabilen, çapkınlığının hakkını verecek şekilde kadın ruhundan anlayan bir karakterdi. Bu fikrime katılır mısınız bilmiyorum ama kitaplarda genel olarak tüm kadınların peşinden koştuğu erkek tiplemesi şey olarak veriliyor: kibirli, küstah, alaycı, kadını ezen, yalnızca bir kadın için bu huylarını kaybeden, uslanmış bir çapkın vs. Bu beni hep irite etmiştir. Bu yüzden Vincent karakterini çok mantıklı buldum. Adam çapkın, kadınlar peşinde pervane oluyor çünkü kadın ruhundan anlıyor. Kitabın en başından beri biraz aşırı bulsam da çok nazik bir şekilde yaklaşıyor Evie'ye. Yalnızca bir yerde, sinirlendiği bir sahne var. Söyledikleri? Kesinlikle karakterine uyuyor. Sorun değil. Ama kızı kenara fırlatması? Bilemiyorum. Yolculuk esnasında üşümesin diye hiç tanımadığı eşinin ayağına tuğla ısıtıp koyan bir adamdan bu kadarını beklemiyordum. Bunu telafi etmek için yazarın eklediği korkunç klişe niyeyse benim gözümde hatasını kurtaramadı. Özür dileseydi daha hoş olabilirdi.

Gelelim kitabımızın geneline... Kitabın aşk hariç bir kurgusu olmaması, çiftin karşı karşıya geldikleri sahne dışında özellikle Vincent'ın hiçbir fikri, davranışı ve duygusu üzerinde durulmaması beni rahatsız etti. Yani bir kurgu varmış da aman canım kim uğraşacak detaylarla diyerek yüzeysel bırakılmış gibi hissettim. Kim şimdi Vincet ve fikirlerinden, içsel çatışmasından bahsedecek. Onun yerine yan karakterden bahsedeyim, onun yaptığı şeyleri anlatayım. İşte böyle hissettim.

Toparlamam gerekirse kitabı sevmedim, pek beğenmedim ama nefret de etmedim. Bazı detaylar hoştu. Kadını aşağılamayan, küçümsemeyen, güzelliği ile öne çıkarmayan bir erkek karakter okumak benim hoşuma gider derseniz tavsiye edebilirim. Sevgiler...
352 syf.
·Beğendi·9/10
Uzun zamandır bu tarz bir roman okumak istiyordum. Konusu, yorumu, anlatımı, konuların uzatılmadan bağlanışı çok hoştu. Bırakmadan okumak istedim ve sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum.
352 syf.
·Puan vermedi
Sıkılmadan çok çabuk okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Konu ve işlenişi güzeldi. Olaylar fazla uzatılmadan sonuca bağlandı.

Ben serinin diğer kitaplarını okumadan direk bu kitabı okudum. Kitap içerisinde geçen bazı olaylar bir önceki kitapta meydana gelmiş. Okurken aklıma takılır diyorsanız bir önceki kitabı da okuyabilirsiniz. Onun dışında fazla bağlantısı yok. Zaten yazar kısaca özet geçiyor olayları.

Tavsiye ederim.
Hayatında sevgiden bu kadar yoksun olduğuna göre sevgiyi hiç mi hak etmiyordu? Başkalarını kendisine çekmek için gerekli olan bir şeyden mi yoksundu?
"-'Hikaye bu mu?' St Vincent inanmadığını belirtir bir şekilde kaşlarını çattı.'Süpürgeotu* ölen sevgilisi için ağlayan kızdan mı geliyor?'
-'Evet.'
- 'O halde, nasıl oluyor da bunun iyi şans getireceğine inanılıyor?'"
*(İskoç gelin çiçeği)
"Dük olan babam, tek bir sorumluluğunu yerine getiremedi. Bana kalacak olan aile servetini elinde tutamadı. Öte yandan benim sorumluluğumda olan şey ise vaktimi çapkınlıkla geçirerek ölmesini beklemek. İşimi kusursuzca yapıyorum. Fakat Dük yapmıyor. Ailenin mal varlığını yüzüne gözüne bulaştırdı, şimdi ise bağışlanamaz bir şekilde fakir, daha da kötüsü sağlığı yerinde."
Sessizlikle karşılaşınca ekledi: "Babamın parasını aldıktan sonra beni öl-öldürmeyi planladıklarını düşünüyorum."

Sebastian bakışlarını genç kadının yüzünden ayırmamış ve sesini hiç yükseltmemişti. "Ne kadar saygısızlar. Peki, bundan bana ne?"
Sebastian; “Erdem sadece orta sınıflar içindir tatlım. Alt sınıfların böyle bir lüksü yoktur. Zenginlerin ise değerlendiremeyeceği kadar boş vakti vardır.”
“Kesinlikle.” Sebastian sandalyesinde yaslanıp miskin miskin gülümsedi. “Ahlaksız geçliğimde bana her ay para veren babamı vermeye razı olduğundan daha fazla paraya ihtiyacım olduğuna bu şekilde ikna etmiştim.
“Neden paraya ihtiyacın vardı?”
“Açıklamaya kalkarsam korkarım hoşlanmadığın kelimeleri kullanmak zorunda kalacağım.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevgim Sana Ait
Alt başlık:
The Wallflowers Serisi 3
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944823388
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Devil İn Winter
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Arkadaşlarına kıyasla oldukça utangaç olan Evangeline Jenner, babasının mirasını aldığı anda hepsinden daha zengin olacaktı. Ancak bunun için ilk önce vicdansız akrabalarından kurtulması gerekiyordu. Evie çapkın vikont St. Vincenta akıl almaz bir teklif sundu: Evlilik!
Sebastianın adı öylesine kötüye çıkmıştı ki onunla baş başa otuz saniye geçiren bir kızın bile ismi lekelenirdi. Buna karşın çekici ama utangaç olan Evie yanında şaperonu dahi olmadan kapısının önünde belirivermişti. Güzellik konusunda zevk sahibi olan bir aristokrat muhtemelen daha kötüleriyle bile yetinebilirdi.

Kitabı okuyanlar 111 okur

  • Nurinaz
  • Saadet
  • sıla
  • İdil Mıhcı
  • erva
  • Duygu Polat
  • özge
  • İlkim Pınar Saral
  • Nur Sağıroğlu
  • Merve Özşeker

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%34.6
25-34 Yaş
%30.8
35-44 Yaş
%19.2
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.6
Erkek
%1.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (14)
9
%13.9 (5)
8
%30.6 (11)
7
%5.6 (2)
6
%2.8 (1)
5
%8.3 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0