·
Okunma
·
Beğeni
·
155
Gösterim
Adı:
Şey ve Tan
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446980
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Nuh Peygâmber’in, „tufan sona ermiş mi git bak“ diye gönderdiği karga yolda giderken bir dağın tepesinde bir leş görür, hemen yemeğe koyulur ve bu arada tekrar dönüp tufan hakkında haber vermeyi unutur. Sonra o karga ‘ayrılık kargası’ diye anılır. Sanırım o ayrılık kargası hâlâ o leşin başında ve bizler fırsattan istifade tufanın tadını bile çıkaramıyoruz, onun arındırıcılığından uzağız. Ey Nuh hâlâ bıraktığın gibiyiz! Bir kaç çocuğundan türeyen soyun dışında bazısı da atasını geminde bulunan bir çift maymundan sanıyor. Ah ne garip! Belki de karganın yediği leş bir insana aittir! Kendimi, bu devirde yaşarken o dağın tepesinde bir leş gibi hissediyorum, bir karga birimizin üzerinde her birimizi tüketmeye çalışıyor ve az ilerdeki tufanın kudretinden ya da aksi istikametteki dinginliğin azametinden kopuk yaşıyoruz.
88 syf.
·Beğendi·8/10
Dört sene boyunca derslerine katıldığım, tanıma şerefine eriştiğim ve bereket versin ki hâlâ tanıyıp nasiplendiğim kıymeti bol Sabri Genç hocanın okuduğum ilk kitabı. Karekök Hayat'ı okurken elde edilen ufkun bu eseriyle iki katına çıktığı aşikâr. Diğer yandan öğrenim süresi boyunca edindiği tecrübelerin yaşamsal alana pratik olarak döküldüğü eserlerinde tıpkı derslerinde olduğu gibi kavramsal irdelemeye giriştiğinde göremediğimiz detayları, olgu ve olay arasındaki ince çizgiyi, farkındalık oluşturmak adına yerel anlatımın akademik ifadeyle bütünleşmesini ustaca becerebilen isimlerdendir. Tavsiye ederim.
Pi, yılan olan S’ye yaklandı.
Pislendi. Sıfırlandı. Hiçlendi.
Sayılar sızlandı.
Bir, iki, üç derken ebeleri tepelerine evrildi.
Penguenler alınları açık, başları dik
Neden bir kez sevişirler senede
Dedi.
Öyleyse.
Çiftler pistte dans etsin.
Tekler pi-ste.
Ve ekledi.
Uçuşsunlar zina böcekleri
Kedilere nispet
Veledler pi-s pi-s diye çağrılsın.
Ayaklarında pi-sin
çiftler bir yastıkta kocasın.
Son arzum:
There are about 3, 14 mistakes in my essay. Can you find them?
Modern Dünya’nın bütün çabası 1’den Tanrı’yı çıkarıp sıfırı elde etmektedir. Buna virgülü ekleyip dünyayı hiç’e dönüştürmek ve nihayetinde zamanın en pis sayısını elde etmektir. Sonu gelmez bir riyâkârâne ile yaprak kıvrımlarında bulunan ve leylî bedirde haşmetle gülümseyen som altından çizgilerdeki, dağların eteklerinde kirpiksiz gözlerle bakan hayvanların sırtlarındaki, gökyüzünde süzülen kuşların kanatlarında taşıdıkları mektûm mektuplardaki, ırmakların akışında cankurtaran sandalı gibi gezinen o âlempesend düzendeki bütün birleri, kılıç şakırtıları eşliğinde ateşbâz müzâyede ile Tanrı’dan soyutlamaktır. Ne yazık ki bu çabanın pusulasının hedefi, modern zamanın sıfır noktasında seyre dalmış olan kıyamettir.
Dünya şiirselliğinden, insan masumluğundan ırak kaldığı sürece, yeryüzünde dizginleri kopmuş, 'kendi ayakları üzerinde' tüm insanlığın mezarını kazan bireysel ahlak tüketicileri kök salmaya devam edeceklerdir.
Gün doğar ama batmasını da bilir, hiçbir korkusu yoktur. Oysa küçük utanmaz adam emindir kendinden. Ve gün batar, bir ay saplanır göğe ama küçük ve adam olan geceyi karanlık zanneder, deniz olmayı reddeder ve yakamozun harikuladeliğini bir kenara itip kirli derelerin döküldüğü bir ırmak oluverir. Ne ya vurulur bu adamın karanlığına ne bu karanlıkta yakamoz oluverir. Biliyorsunuz ay’a bir adam çıktığından bu yana ‘’Paspas kirlendi zaten, bir de biz silelim!’’ le başlayan ama kendine bu paspastan yenilerini üreten bir evren yarattı bu utanmaz adam. Kirli ayaklarını sildikçe mutlu olan ama her geçen günkü hırsıyla tersine dönen ve alçağındaki pisliği alnına sürerek gövde gösterisi yapan bu adama acıyla gülümseyen bir ay’ı, bazen hilal bazen dolun olarak yeryüzünden seyre dalmak ümidimi artırır, işkencemi azaltır, çünkü kibir kötülüklerin sonudur.
Şeytan ve insan kovulmuştur; insan cennetten, şeytan her yerden! Bu yüzden şeytan her yerin, insan cennetin peşinde. Ama şeytan cehennemi garantilediği için oraya dost biriktiriyor.
”Dünyanın sonu geldiğinde Pappini’nin tahayyülünde canlanan robotlaşmış son beşer ile ilk insan Adem, bütün sırların açığa çıktığı ahrette buluşurlar. Ancak, Adem onu görür görmez böyle bir hilkat garibesi bir varlık benim torunum olamaz der. Sanat için, şiir için, güzellik için yaşıyorsak: Adem ile buluşacak son kişi,özde farkı olmayan tarih ya da şiire göbeğinden bağlı birisi olmalıdır. Kendimizi Adem’e mahcup etmemek için, tarih ve şiir sonuna kadar savunulmalıdır. Tarihin ya da şiirin sonu, dünyanın sonudur. İnsanın sonudur. ”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şey ve Tan
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446980
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Nuh Peygâmber’in, „tufan sona ermiş mi git bak“ diye gönderdiği karga yolda giderken bir dağın tepesinde bir leş görür, hemen yemeğe koyulur ve bu arada tekrar dönüp tufan hakkında haber vermeyi unutur. Sonra o karga ‘ayrılık kargası’ diye anılır. Sanırım o ayrılık kargası hâlâ o leşin başında ve bizler fırsattan istifade tufanın tadını bile çıkaramıyoruz, onun arındırıcılığından uzağız. Ey Nuh hâlâ bıraktığın gibiyiz! Bir kaç çocuğundan türeyen soyun dışında bazısı da atasını geminde bulunan bir çift maymundan sanıyor. Ah ne garip! Belki de karganın yediği leş bir insana aittir! Kendimi, bu devirde yaşarken o dağın tepesinde bir leş gibi hissediyorum, bir karga birimizin üzerinde her birimizi tüketmeye çalışıyor ve az ilerdeki tufanın kudretinden ya da aksi istikametteki dinginliğin azametinden kopuk yaşıyoruz.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Kübra
  • Sümokrates
  • İlknur Belli
  • yusuf yıldırım
  • Övül Barlas
  • Sevil Özoğlu
  • Şerif Pak
  • Dilara Dursun
  • Sümeyye
  • Hayrullah Taşcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (6)
9
%0
8
%11.1 (1)
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0