1000Kitap Logosu
Resim
7.5
10 üzerinden
650 Puan · 118 İnceleme
224 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
İnsanın eline düşen Şeytan'a acırsın!
İtiraf ediyorum kitabı okumadan önce kitabın beni bu kadar düşündüreceğini tahmin etmemiştim. Kitabımız Şeytan'ın cehennemde sıkılıp insan suretinde dünyaya gelmesiyle başlıyor. Başta insanlara kötülük yapacak ve yaptıracak diye bekledimiz Şeytan kendinden daha iblis olan insanla tanışıyor ve inanmayacaksınız ama Şeytan öyle saf kalıyor ki acırsınız! İnsan Seytan'ı kandırıp sadece mal varlığına el koymakla kalmıyor bir de hayallerini yerle bir ediyor. Yazar Andreyev'den okuduğum ilk kitaptı ve çok beğendim. İnanılmaz ironiler var kitapta. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Keyifli günler ve okumalar :)
Okuyacaklarıma Ekle
224 syf.
·
3 günde
·
6/10 puan
Aslında büyük bir hevesle aldığım bir kitaptı Şeytanın günlüğü, ancak malesef beklentimi büyük oranda karşılayamadı. Amerikalı milyarderi öldürerek onun kalıbına giren şeytanın Roma yolculuğunda yaşadıkları anlatılıyor. İlk sayfalar temposu çok yüksek bir şekilde başlıyor. Şeytan sizinle sohbet ediyor. Mizah yapıyor. Tersliyor hatta. Eğleniyorsunuz. Tıpkı Netflix dizisindeki Lucifer karakteri ama sayfalar ilerledikçe; konu uzadıkça uzuyor, bambaşka yerlere gidiyor, dil ağırlaşıyor, tempo düşüyor ve okuyucu yormaya başlıyor. Hep o ilk sayfalarda ki yüksek tempoyu arıyorsunuz. Yazarın vermek istediği mesaj insanın şeytana pabucunu ters giydirmesi. Dünyada şeytanın bile ne kadar saf ve temiz kaldığı ki şayet şeytan diye bir şey olmasaydı da insan bu kadar kötülük yapan bir canlı olacaktı. Aslında şeytanın insan üzerinde etkisi yok. Fakat kitabın son cümleleri oldukça vurucu. "Böyle etkileyici, korkusuz, herşeyi yapmaya hazır iblisleri senin cehenneminde bulabilir misin?"
Okuyacaklarıma Ekle
224 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Şeytan, şu an aramıza gelse ne yapar acaba? Hali hazırda ciğerimizi delen küresel sorunları daha da arttırmak için mi uğraşır? İçinde saf iyilik kalmış son insanların kalbine 'kötülük çiçekleri' ekmeye mi çalışır? Şiddet ve öldürmenin altını mı açar? Yoksa zevk ve tutku yoluyla insanların kanına girmeye mi başlar? Belki hepsi, belki de hiçbiri diyelim. Çünkü dünya olarak giderek kötüleşiyoruz, kırıldığımız yerden kırmalarımız sürekli artıyor. Dünyayı ekolojik yönden bir çöplüğe döndürdük. Hayvanların, çocukların ve kadınların değerini bilemiyoruz. İçimizden hala iyi kalanlarımız, kendince Don Kişot'çuluğa soyunuyor yel değirmenlerine karşı... Demek istediğim, böyle bir dünyada Şeytan saf kalır insanlarımıza karşı... Leonid Andreyev'in eğlenceli kitabı, tam da anlattıklarımın örneği.. Andreyev'in 1919 yılında tamamladığı bu roman, yazarın ölümü nedeniyle son bölümlerinde eksik kalıyor. Bu yarım kalmışlığı, kitabın sonunda cidden hissediyorsunuz. Şeytan-insan arasında psikolojik bir bağ kuran yazar, ölüm ile yaşam arasındaki o derin ilişkiyi incelikle anlatmayı başarmış. Din otoritelerinin çürümüşlüğünü zekice anlatmış, bunu Batının yozlaşmışlığıyla süslemiştir. Yeryüzünün cehennemi olarak Roma'yı seçmesi, Amerikalı bir milyaderin baş kahraman olması ve din adamlarının sürekli para peşinde koşuşu en büyük örnekleri.. Şeytan'ın bir gün hanedanlığında canı çok sıkılır ve yanına sadık iblisini alarak yeryüzüne inmeye karar verir. Dünyadaki varlığını keskin ışıklar altındaki bir tiyatro sahnesine döndürmek, insanlara karşı oyunlar kurmak ve eğlenmek ister. Bunun için paralı birine ihtiyaç vardır ve bunun için Amerikalı Henry Wandergood'u seçer. Milyaderi öldürüp bedenini istila eden Şeytan, artık oyununu kurmak için hazırdır ve rotasını Roma olarak belirler. Bir tren kazasının ardından, Roma kırsallarında Thomas Magnus ve güzel kızı Maria'nın evine konuk olurlar. İnsan bedenine uyum sağlamakta zorlanan Şeytan, Magnus'un kişiliğinden etkilenir ve milyarlarıyla kuracağı oyunda onu destekçi olarak görür. Tüm bu eğlencesinde, Maria'ya aşık olmak yoktur ve Şeytan'ın aşkla birlikte insancıllaşmaya başladığını görürüz. Ummadığı yerden darbe alan Şeytan dünyadaki bu günlerinde açgözlülük, gaddarlık, gerçek kötülük, yalanlar ve ikiyüzlülükle tanışır. Hileyle kandırılır, kendisiyle alay edilir, aşağılanır ve Wandergood'un servetini kaybeder. Asıl kötü ve zalim olanın insan olduğunu anlarız. Böyle bir dünya için, Şeytan bile hafif kalmıştır. Andreyev'in üslubunda, Şeytan'ı canımız "Lucifer Morningstar" tarzında eğlenceli yarattığını da söylemeliyim😂!
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
12
119 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.