Şeytanın Masumiyeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
344
Gösterim
Adı:
Şeytanın Masumiyeti
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891517
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doğduğu ilk günden itibaren anlamsız, katı bir eşitsizliğin kurbanı olan kızlar; kendilerinden sürekli büyük şeyler başarmaları beklenen erkekler ve onların aileleri... Gelenek denen amansız kıskacın can yakan gölgesini hep üstünde hisseden, ama tabularını aşamayan toplumlar... iki kadın: Ganat ve Nergis. Çocukluklarından beri dost olan, kimliklerini, kadınlıklarını birlikte keşfeden iki insan. Ataerkilliğin baskısında saflıklarıyla yaşayan, yolunu bulmaya çalışan iki kız çocuğu...

Nergis'in başhemşirelik yaptığı akıl hastanesine Ganat gelir bir gün, hasta olarak. Birbirleriyle konuşmaları da görmezden gelmeleri de ayrı bir zorluktur. Ama yüzleşmenin sancısı özgürlüğü doğurur...

Şeytanın Masumiyeti'nde Mısırlı feminist yazar Neval el-Saadavi, ataerkilliğin acımasızlığını, yersizliğini ve onun baskısı altında yaşayan erkeklerle kadınların kıstırılmışlığım, okurun içine işleyen şiirsel bir üslupla anlatıyor.
178 syf.
·Beğendi·9/10
Din adına insanları boyunduruk altına alan softa düşünceleri yediden yetmişe yerden yere vurup önümüze koyan Neval El Saddavi hikayeyi anlatış biçimi olarak da kullandığı teknikle beraber okumaya doyulmayan bir kitap çıkarmış ortaya. Her cümlesi beni hiç beklemediğim bir yerden yakaladı ve vurdu.
Ölü olmak çok mutluluk verici bir duyguydu. İnsanlar öldükleri zaman yalnız bırakılıyordu. Konuşmak ya da sorulara cevap vermek zorunda kalmazlardı.
Annesi gibi yazı yazabilmeyi düşlüyordu. Fakat ninesi ona Allah'ın kadınları yazmak için yaratmadığını söyledi ve İncil'den Havva ile yılanın hikayesini anlattı.
-Sen sonsuza kadar karnının üzerinde sürüneceksin ve senin arzun kocana olacak ve o da sana hakim olacaktır.
Gazetelerde gördüğü bütün müdürler ve bütün patronlar aynı şekilde gülümsüyordu; gülümsediklerinde hepsinin ağzı sağa doğru kayıyordu. Bu kaymanın tuhaf bir havası vardı; ilgili şahsın yüksek konumuyla ilişkisi olan bir durumdu bu.
Ve düğün gecesi, namusluluğu kanıtlayan işaret de başlı başına kandı. Daya ince uzun tırnağının ucuyla o narin zarı delmek için orada bulunurdu. Kan beyaz bir havlunun üzerine akıtılırdı ve havlu insanların başlarının üzerinde sallanırdı. Kadınlar hep bir ağızdan tiz bir ses çıkarırlardı ve davullar gümbür gümbür çalardı. O dakikadan sonra erkeklerin ve kocaların göğüsleri kabarabilir ve burunları tavana kadar yükselebilirdi. Çünkü her ne kadar kanıtı kadınların bedeninde olsa da onur, erkeklerin onuru anlamına geliyordu.
Firavunların zamanından beri vatani hizmet hep ölüm anlamına gelmişti. Bir kadın bir oğlan çocuğu doğurur, sonra onu tanrılara kurban verirdi. Tanrı askerleriyle çevrelenmiş bir halde, altından bir tahtta otururdu. İnsanlar daha sonraları onun resimlerini gazetelerde gördüler ve o farklı zamanlarda, farklı şekillerde adlandırıldı. İsimler ve sözler değişti ama taht hep aynıydı. Askerlerin oluşturduğu sıralar da hep oradaydı. Üniformalar, onların dikildiği malzeme, göğüslerin üzerine sıkıca iliklenen düğmeler, omuzlardaki şeritler ve rütbeler değişti ama bunların dışında her şey aynıydı. Oğlan çocukları hala yukarıdan gelen emirler doğrultusunda çağırılıyor, üzerinde kartal mührü taşıyan bir parça kağıda isimleri yazılıyordu.
- Bir kız olmanın gerektirdiği her şeyi yapacaksın Nefise, yoksa cehennem ateşinde Şeytanla birlikte cayır cayır yanarsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şeytanın Masumiyeti
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
178
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891517
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Doğduğu ilk günden itibaren anlamsız, katı bir eşitsizliğin kurbanı olan kızlar; kendilerinden sürekli büyük şeyler başarmaları beklenen erkekler ve onların aileleri... Gelenek denen amansız kıskacın can yakan gölgesini hep üstünde hisseden, ama tabularını aşamayan toplumlar... iki kadın: Ganat ve Nergis. Çocukluklarından beri dost olan, kimliklerini, kadınlıklarını birlikte keşfeden iki insan. Ataerkilliğin baskısında saflıklarıyla yaşayan, yolunu bulmaya çalışan iki kız çocuğu...

Nergis'in başhemşirelik yaptığı akıl hastanesine Ganat gelir bir gün, hasta olarak. Birbirleriyle konuşmaları da görmezden gelmeleri de ayrı bir zorluktur. Ama yüzleşmenin sancısı özgürlüğü doğurur...

Şeytanın Masumiyeti'nde Mısırlı feminist yazar Neval el-Saadavi, ataerkilliğin acımasızlığını, yersizliğini ve onun baskısı altında yaşayan erkeklerle kadınların kıstırılmışlığım, okurun içine işleyen şiirsel bir üslupla anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Serdar Gülmez
  • Derya
  • mmiless
  • Ece A
  • T F
  • no one
  • Zehra Kara
  • Yoncagül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0