Şiirler Şairler Meclisler

8,3/10  (4 Oy) · 
28 okunma  · 
4 beğeni  · 
672 gösterim
Klasik şiirimize Divan Edebiyatı, Aristokrat Edebiyat, Yüksek Zümre Edebiyatı, Havas Edebiyatı gibi sonradan verilen bütün isimler, hemen daima şairlerin halktan kopuk, padişahların çevresinde kümelenmiş birer caize avcısı olduklarını çağrıştıra gelmiştir.

Bu isimleri koyanlar, bilhassa böyle anlaşılmasına özen göstermişler ve şairlerden bahsederken neredeyse onları sarayda yatıp kalkan dalkavuklar olarak göstermeye kalkışmışlardır. Oysa bu kitabın sayfalarında onları gerçek yüzleriyle ve söylenenin tam aksine birer halk insanı olarak tanıyacaksınız.

Onların da kendi çağlarında bizler gibi hayatlar sürdüklerini anlayacak ve aradan geçen bunca asırdan sonra torunları tarafından reddedilişlerinin haksızlığına üzüleceksiniz. Bunun için kimi zaman satır aralarında durunuz ve lütfen gerçeğin ne kadar, romanın ne kadar ağır bastığını düşünürüz.

O zaman belki eski şairler hakkındaki hükümleriniz değişmiş olacak ve yine belki o görkemli söz ustalarından bir özür dileyiş bildirgesi olan bu satırların altına siz de bir imza koymaktan çekinmeyeceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2005
  • Sayfa Sayısı:
    260
  • ISBN:
    9789758950454
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Merve 
 17 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Yapıtı sadece verilmek istenen mesaj dışında incelediğimiz zaman kendi içinde tutarlı olduğunu; her bir parçası deneme gibi yazılmış; beyit, gazel ve kasidelerle süslenmiş ve mesaj kaygısı gütmeden ifade edilmiş ama kendi aralarında da ilintili olduğunu görebiliyoruz. Ama yine de bazı düşüncelerimi değiştirmeye yetmedi.

Pekala Aristokrat Edebiyat diyerek saraydan çıkmayan dalkavuklar demiyorum ancak ve ancak savunulan tezdeki "oysa bu kitabın sayfalarında onları gerçek yüzleriyle ve söylenenin tam aksine birer halk insanı olarak tanıyacaksınız" cümlesine de katılamıyorum. Tarihçiler daha iyi bilir tabii ki, ama bu ikisi de birbiriyle tutarsız. Yani en azından bu cümleleri yazmak, dinlemek, söylemek için alaylıdan çok mektepli olunması gerekildiği bilinmelidir...Halk derken kimden bahsediyorlar? Halk bu "ağır" dili gerçekten biliyor muydu? Meclislerdeki bu elitlik çıtkırıldımlık nirvanalardayken, tırnağı kırılsa beyit yazabilecek insanlar halk mıydı?

Gerek mensur gerek çevirilerde yer yer kök-anlam bakımından zengin kelime kullanmayı ben de seviyorum, ama bu cümleyi tamamen işgal edince benim için anlamını yitirmeye başlıyor."Halkın" sözde plaza dilini anlaması ne derece kolaysa, Dîvan Edebiyatını anlaması da o derece kolay benim nazarımda. Kendi kültürümüz değil de falanca milletin eski edebiyatı denilseydi belki bu kadar garipsemezdim.

Bilemiyorum belki de cidden sadece ben anlayamamışımdır...

Velhasıl, Eski Türk Edebiyatı'na ilgisi (ve bilgisi) olanlar haricinde okunması da anlaşılması da daha güç olacaktır. Yine de Saray içindeki nâiflikleri, atışmaları ve İstanbul tasvirlerini okumak-bilmek istiyorsanız, bir şans verilebilir.

Salih Çermik 
12 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitapla İskender Pala bize Divan Edebiyatı'nın ve şairlerinin halktan kopuk, yüksek zümreye hitap eden şiirler ve insanlar olmadığını anlatıyor. Ki anlatılanlara göre gerçekten de öyle. Günümüzde Divan Edebiyatını yaşatmak için uğraşan bir yazar İskender Pala. Anlatılagelen yüksek zümre edebiyatı, aristokrat edebiyatı nitelemelerinin aslının astarının olmadığını seriyor gözler önüne. 'Şiir meclisleri nasıl olurdu, şairler nasıl insanlardı?' sorularına harika yanıtlar var. Divan Edebiyatı meraklılarının ve Divan Edebiyatına soğuk bakanların okuması gerekir diye düşünüyorum.

Şiirler Şairler Meclisler benzeri kitaplar

ÖMER ÇETİNKALE 
11 Kas 2017 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Uzun zamandır okumak istediğim kitabı okuma firsati buldugum zaman mutlaka okuyacağım edebi bir kitab iskender palanın önceki eserlerine dair herşeyini beğenirimm

Kitaptan 10 Alıntı

Merve 
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Var idi elde bu mesel ruşen
Ağlamaz derler idi kendi düşen
Hoş meseldür cihân içre bu söz
Ki gönül katlanur çü görmeye göz

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 27 - (Hamdullah Hamdi))Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 27 - (Hamdullah Hamdi))
Salih Çermik 
12 Oca 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Edip olmak için edebe malik olmak gerekir ki ancak ondan sonra edebiyat kapıları açılabilsin.

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 34 - Kapı Yayınları - 5. Baskı)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 34 - Kapı Yayınları - 5. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Fukaranın bağrının yağından yanan kandilin ışığı karanlık olur.

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 54 - Kapı Yayınları - 5. Baskı)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 54 - Kapı Yayınları - 5. Baskı)
Merve 
17 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İçerdiler hem besmeleyle âbı
Bu şeb nuş ettiler lakin şarâbı

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 195 - Âb (اب) : Su // Şeb ( شب): Gece // Nuş (نوش ): Afiyet)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 195 - Âb (اب) : Su // Şeb ( شب): Gece // Nuş (نوش ): Afiyet)
Merve 
 12 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Birileri der ki, Veliyyüddin oğlu Ahmed Paşa ne hoş söylemiş:

Destimi kessen kalur dâmen-i lutfunda elüm
Dâmenün kessen kalur destümde lutfun dâmeni

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 39 - Dâmen (دامن) : Etek  //  Dest (دست) : El)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 39 - Dâmen (دامن) : Etek // Dest (دست) : El)

Yahya Bey'den
Var iken âb-deste ihtisâsı
Namaza yüz yumaz bu nefs-i âsi

Makâm-ı Rahmet içinde mukîm et
Elif gibi hemîşe müstakîm et

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 75 - Kapı Yayınları, 5. Basım)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 75 - Kapı Yayınları, 5. Basım)

Mehmet Gazali Efendi'den
Hak kulundan intikamın yine abdiyle alır
Bilmeyen ilm-i ledünni anı kul yapdı sanır

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 92 - Kapı Y. Nisan 2012)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 92 - Kapı Y. Nisan 2012)

Şerefü'l mekân bi'l-mekin
"Makamın şerefi, o makamda oturandan gelir."

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 54 - Kapı Yayınları)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 54 - Kapı Yayınları)

Hasılı ey şeh-i iklîm-i vefâ
Sana cânım da fedâ ten de fedâ

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 111 - Kapı Y. Nisan 2012)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 111 - Kapı Y. Nisan 2012)

Bir tek dünya kelamı bile etmezler
Hatta ilerlerde bir grubun, Cem'i nazikçe protesto mahiyetinde topyekûn Ebü'l feth soyuna dua okuması bir ara dalgalanmaya sebep oldu ise de o sırada Cem, cami avlusuna ayak basmıştı ve derhal bütün siyasi nümayişler kesildi. Gelenek bu idi, camilerde insanlar ibadet ve taat, zikr ü evrad haricinde bir tek dünya kelamı bile etmezler...

Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 18 - undefined)Şiirler Şairler Meclisler, İskender Pala (Sayfa 18 - undefined)