Sikke-i Tasdik-i GaybiBediüzzaman Said Nursî

·
Okunma
·
Beğeni
·
888
Gösterim
Adı:
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
342
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756438601
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Söz Basım Yayın
Bu Sikke-i Gaybiyeyi mahrem tutardık; yalnız has kardeşlerime mahsustu. Ben vefat ettikten sonra neşredilsin demiştim. Fakat zabıta geldi, adliye hesabına onu sakladığımız yerden çıkardılar. İki sene ellerinde kaldı. Üç mahkeme tedkikinden sonra iade edildi. Bize muhlalif gayet namahremler dahi beraber okudular. Bize çok yabani insanlar gördüler. Bu iki defadır Isparta adliyesinin eline başka risalelerle beraber girmiş, hiçbir itiraz edilmeden geri verilmiş.
Madem umumunun nazarına istemediğimiz halde gösterilmiş ve madem Risale-i Nur'un ehemmiyetini ispat edip şakirdlerini şevke getiriyor, kuvve-i maneviyelerini ziyadeleştiriyor; elbette Medresetü'z-Zehra erkanlarının neşrine karar vermelerine iştirak ederim.
*Said Nursi

Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabı, Risale-i Nur'un dayandığı manevî dayanakları ve kaynakları izah etmekte ve bu noktada yapılmış bazı eleştiri ve itirazlara da ikna edici cevapları ihtiva etmektedir. Üstad'ın da önemle vurguladığı gibi, Risale-i Nurlar, diğer âlimlerin eserleri gibi yalnız aklın ayağı ve nazarı ile ders vermiyor; ve evliyalar gibi sadece kalbin keşf ve zevkiyle hareket etmiyor. Bilakis akıl ve kalbin birleşmesi ve kaynaşması ve ruh ve sair latifelerin yardımıyla hareket ederek insanı en yüksek noktaya ulaştırmaya çalışıyor. Dolayısıyla Risale-i Nurlar sadece kerametlere ve olağanüstülüklere dayalı bir tasavvuf kitabı olmadığı gibi; manevî dayanaklardan ve kaynaklardan yoksun kuru bir akıl eseri de değildir. Risale-i Nurlarda zikredilen kerametler, tevafuklar Kur'an'ın manevî mucizelerinin sızıntıları ve parıltıları ve birer ikram-ı ilâhî olup, Nur talebelerinin ve müntesiplerinin inkâr ve küfür saldırılarına karşı moral güçlerini takviye etme amacını da güder.

Çok güç şartlar altında hizmet eden Nur talebelerinin maruz kaldıkları maddî ve manevî sıkıntıları, Risale-i Nur'un mazhar olduğu Kur'an'ın manevî mucizeleri ve kerametleri sayesinde hafiflemiştir. Dolayısıyla Üstad'ın, Kur'an'ın otuz üç ayetinden Risale-i Nurlara işaret eden manaları istihrac etmesi ve yine Hz. Ali ile Gavs-ı Geylânî'nin bazı kasidelerinden çıkarmış olduğu manalar bu cümledendir. Cifir ve ebced hesabına dayanarak bu tür anlamlar çıkarma metodu ve geleneği ehl-i hakikat olan ulema ve urefa arasında kullanılagelmiş bir yoldur. Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabında zikredilen istihraclar da bu nevidendir. Yoksa, Risale-i Nurlara işaret eden ayetler için Üstad, "Ayetin sarih manası budur." şeklinde bir iddiada bulunmuyor. Sarih mananın altında birden çok anlam tabakaları olduğunu ve Risale-i Nur'un da bu işarî mana kısmının bütünü içinde bir ferdi olduğunu zikrediyor ki, bunda da garipsenecek bir husus yoktur.
said nursi'nin ve yakın talebelerinin yanlı ve yanlış yorumlara neden olmaması için mahrem tutup saklı kalmasını istedikleri kitap.
diğer risaleler gibi doğrudan neşredilmemiş zabıtanın baskınları neticesinde saklandığı yerden alınmış, bir çok insanın ve mahkemenin tedkikatından geçmiş ve beraat etmiştir. umumi neşredilmesi ise ancak bundan sonra olmuş ama yine de bazı yanlış yorumlara sebep olmuş ve olmaya devam etmekte.
“Bir adam seninle imana gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır.”
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 255 - Zehra Yayıncılık
Kur’an-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir.
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 270 - Zehra Yayıncılık
Sekerat vaktinde şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir. Bu nevi iman-ı tahkikî ise, yalnız akılda durmuyor, belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letaife sirayet ediyor, kökleşiyor ki; şeytanın eli o yerlere yetişemiyor, öylelerin imanı zevalden mahfuz kalıyor.
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 30 - Zehra Yayıncılık
Ehl-i dünyanın telsiz telgraf ve telefonları şarktan garba gittiği gibi işte ehl-i hakikatin de maziden, dokuz yüz sene mesafe-i azîmeden müstakbele böyle manevî telefonları işleyebilir ve manevî teleskopları görebilir. Malûmdur ki zayıf emareler içtima ettikçe kuvvet bulur, delil hükmüne geçer. İncecik ipler, içtima ettikçe kopmaz halat olur. Küllî umumî kayıtlar, içtima ettikçe hususiyet peyda edip taayyün eder.
وَ مَا مَدَحْتُ الْقُرْاٰنَ بِكَلِمَاتٖى
وَ لٰكِنْ مَدَحْتُ كَلِمَاتٖى بِالْقُرْاٰنِ

 Yani, “Kur’an’ın hakaik-i i’cazını ben güzelleştiremedim, güzel gösteremedim. Belki Kur’an’ın güzel hakikatleri benim tabiratlarımı da güzelleştirdi, ulvileştirdi.”
Bediüzzaman Said Nursî
Sayfa 271 - Zehra Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
342
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756438601
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Söz Basım Yayın
Bu Sikke-i Gaybiyeyi mahrem tutardık; yalnız has kardeşlerime mahsustu. Ben vefat ettikten sonra neşredilsin demiştim. Fakat zabıta geldi, adliye hesabına onu sakladığımız yerden çıkardılar. İki sene ellerinde kaldı. Üç mahkeme tedkikinden sonra iade edildi. Bize muhlalif gayet namahremler dahi beraber okudular. Bize çok yabani insanlar gördüler. Bu iki defadır Isparta adliyesinin eline başka risalelerle beraber girmiş, hiçbir itiraz edilmeden geri verilmiş.
Madem umumunun nazarına istemediğimiz halde gösterilmiş ve madem Risale-i Nur'un ehemmiyetini ispat edip şakirdlerini şevke getiriyor, kuvve-i maneviyelerini ziyadeleştiriyor; elbette Medresetü'z-Zehra erkanlarının neşrine karar vermelerine iştirak ederim.
*Said Nursi

Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabı, Risale-i Nur'un dayandığı manevî dayanakları ve kaynakları izah etmekte ve bu noktada yapılmış bazı eleştiri ve itirazlara da ikna edici cevapları ihtiva etmektedir. Üstad'ın da önemle vurguladığı gibi, Risale-i Nurlar, diğer âlimlerin eserleri gibi yalnız aklın ayağı ve nazarı ile ders vermiyor; ve evliyalar gibi sadece kalbin keşf ve zevkiyle hareket etmiyor. Bilakis akıl ve kalbin birleşmesi ve kaynaşması ve ruh ve sair latifelerin yardımıyla hareket ederek insanı en yüksek noktaya ulaştırmaya çalışıyor. Dolayısıyla Risale-i Nurlar sadece kerametlere ve olağanüstülüklere dayalı bir tasavvuf kitabı olmadığı gibi; manevî dayanaklardan ve kaynaklardan yoksun kuru bir akıl eseri de değildir. Risale-i Nurlarda zikredilen kerametler, tevafuklar Kur'an'ın manevî mucizelerinin sızıntıları ve parıltıları ve birer ikram-ı ilâhî olup, Nur talebelerinin ve müntesiplerinin inkâr ve küfür saldırılarına karşı moral güçlerini takviye etme amacını da güder.

Çok güç şartlar altında hizmet eden Nur talebelerinin maruz kaldıkları maddî ve manevî sıkıntıları, Risale-i Nur'un mazhar olduğu Kur'an'ın manevî mucizeleri ve kerametleri sayesinde hafiflemiştir. Dolayısıyla Üstad'ın, Kur'an'ın otuz üç ayetinden Risale-i Nurlara işaret eden manaları istihrac etmesi ve yine Hz. Ali ile Gavs-ı Geylânî'nin bazı kasidelerinden çıkarmış olduğu manalar bu cümledendir. Cifir ve ebced hesabına dayanarak bu tür anlamlar çıkarma metodu ve geleneği ehl-i hakikat olan ulema ve urefa arasında kullanılagelmiş bir yoldur. Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabında zikredilen istihraclar da bu nevidendir. Yoksa, Risale-i Nurlara işaret eden ayetler için Üstad, "Ayetin sarih manası budur." şeklinde bir iddiada bulunmuyor. Sarih mananın altında birden çok anlam tabakaları olduğunu ve Risale-i Nur'un da bu işarî mana kısmının bütünü içinde bir ferdi olduğunu zikrediyor ki, bunda da garipsenecek bir husus yoktur.

Kitabı okuyanlar 140 okur

  • Bilal İnal
  • Okan Dadaş
  • Tuğçe
  • ⠀Cihan Akboru⠀⠀ོ
  • Sevde Ünlü
  • Haydar Ali TMY
  • z e y n e ب
  • Lightmorelight
  • Osman Günaylı
  • Rıdvan Yalçın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%20.4
25-34 Yaş
%40.7
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35.9
Erkek
%64.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%88.4 (38)
9
%0
8
%2.3 (1)
7
%2.3 (1)
6
%0
5
%4.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.3 (1)