Şili'de Gizlice (Miguel Littinín Serüveni)Gabriel Garcia Marquez

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.252
Gösterim
Adı:
Şili'de Gizlice
Alt başlık:
Miguel Littinín Serüveni
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725418
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La aventura de Miguel Littín clandestino in Chile
Çeviri:
İlknur Özdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
1973 yılında, iri-yarı, siyah saçlı, sakallı bir sinema yönetmeni, askeri darbenin hemen ardından Şili'den kaçtı. On iki yıl sonra, zayıflamış, saçlarının rengi açılmış, sakalını kesmiş olarak geri döndü; sahte bir pasaportla, sahte bir ad altında, sahte bir geçmiş ve sahte bir eşle. Bu öykü, Pinochet yönetimi altındaki Şili'de hayatın nasıl olduğunu gerçek boyutlarıyla dünyanın gözleri önüne sermek uğruna özgürlüğünü tehlikeye atarak Şili'ye gizlice giren Miguel Litt¡n'in öyküsüdür. Ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Miguel Litt¡n'le yaptığı tam onsekiz saatlik bir görüşmeden sonra bu öyküyü romanlarından tanıdığımız ustaca anlatımıyla kaleme aldı. Pinochet'nin Şili'sini, dışı cilalı, içi yozlaşan o diktatörlük yönetiminin gerçek yüzünü, bu yönetime karşı çıkan, kimi başarılı olan kimi de işkence gören, kaybolan sayısız Şililinin kahramanca direnişini, sürgünde yaşamanın acısını derinden hisseden Litt¡n'in serüvenini Şili'de Gizlice adı altında kitaplaştırdı.
Marquez'in kalemini çok seviyorum her ne kadar kafamı karıştırsa da. Şili'de Gizlice kitabını da severek okudum fakat Marquez'in kafa karıştıran anlatımı yoktu bu kitapta. İçimden 'ne oldu sana Marquez amca?' demek geldi ama yine muhteşem bir eser kaleme aldığı için yutkundum

Şili'de Gizlice bir kitaptan çok belgesel tadında. Yıl 1973, Şili'de askerî darbeden sonra yönetmen Miguel Littin ülkeden kaçar ve 12 yıl boyunca geri gelemez çünkü ülkeye giriş yasağı vardır. Buraya kadar senaryo tanıdık, bilindik, duyulduk. 12 yıldır diktatörlükle yönetilen Şili'de işler ne durumda merak eder ve bir şekilde Şili'ye gidip film çekme arzusu vardır. 12 yıl sonra kılık değiştirmiş, başka bir şiveyle konuşur halde, profesyonel sinema makyajcılarının yardımıyla tanınmaz halde sahte isimle ülkesine döner. (Tanınmaz kelimesini rastgele seçmedim zira kayınvalidesi hatta annesi bile rastgele karşılaştıklarında Littin'i tanımadılar.) Beş farklı ülkeden beş farklı film ekibiyle anlaşmalı bir şekilde iki ay boyunca çalışarak yirmi beş saatlik bir film çekerler. (Hem de rastgele yerlerde değil çoğu devlet izni gerektiren makamlarda ve müzelerde) Diktatörlüğün ülkede ne boyutta olduğunu gözler önüne serdikleri dört saatlik televizyon filmi ve iki saatlik sinema filmi oluştururlar. 1986 yılında Marquez'le Littin sohbet ederken Marquez bu serüveni kaleme almak ister. Littin'le on sekiz saatlik bir röportaj ile kayıt altına alırlar ve Marguez 600 sayfaya yakın metni 150 sayfaya indirmeyi başarır.

Kitap bir tarihi belge ve belgesel karışımı bir eser. Şili'nin coğrafyası, ülkenin değişimi çok başarılı bir şekilde aktarılıyor. Pablo neruda, Salvador Allende, Augusto Pinochet, Manuel Rodriguez gibi isimlerle ilgili çok güzel ayrıntılar mevcut Littin'in anlatımıyla. Kendi ülkesinde kaçak olarak dolaşan Littin'in duyguları, yakalanma korkusuna karşılık 'işte burdayım ve iki aydır film çekiyorum' deme isteği, her şey sinema filmi gibi yansıtılmış okuyucuya. Çok başarılı bulduğum bir Marquez kitabı oldu.

Not: Miguel Littin'in çektiği film 'Acta General de Chile' adıyla 1986 yılında gösterime girmiş. 'General Report on Chile' adıyla İngilizceye çevrilmiş. Türkçe altyazı bulamadım malesef.
Kitapta, Şili de1973 yılında bir askeri darbeyle yönetimin Pinochet tarafından ele geçirilmesinden sonra ,ülkesini terk etmek zorunda kalan yönetmen Mıguel Lıttın'in tam 12 yıl sonra kimlik ve görünüm değişikliği yaparak,gizlice ülkesine girmesi ve orada çekimler yapmasının hikayesi anlatılıyor.Kitap aslında bir röportaj sonucu ortaya konmuş belgesel bir kitaptan başka bir şey değil. Ama tabiiki yazar Gabriel Garcia Marquez olunca olaylar, tamamen bir roman şekline büründürülerek okuyucuya akıcı bir dille aktarılmış. Bu arada da, darbe öncesi,darbe sırası ve darbe sonrasındaki Şili'de meydana gelen önemli olaylar hakkında da okuyucu mümkün olduğu kadar bilgilendirilmiştir.
Marquez bu sefer bir belgesel kaleme almış. Ama ben bir roman okudum sanki. Zaman zaman heyecanlandıran bir tadı vardı. Miguel Littin'in Şili'ye gizlice girip, altı hafta kalarak bir film çekmesini konu alıyor. Littin acemi bir ajan gibi gözükse de yeri gelince gerçek bir profesyonel gibiydi. Marquez'in kaleminden heyecanlı bir serüven okumak istiyorsanız Şili'de Gizlice tam size göre.
Askeri darbeden sonra ülkesini terketmek zorunda kalan ve Şili'ye dönerek ülkedeki diktatörlük rejimini gizli çektiği bir filmle anlatan Mıguel Lıttin'in hikayesi. Öyle soluksuz okudum ki kitabı, tam anlamıyla alıştım artık Marquez'e.
Her sinema severin ve özellikle sinema ile ilgili bir meslek edinmek isteyenlerin okuması gereken kitaptır. 1973 yılında Şili'deki darbe sonucu ülkesinden kaçan ama ülkesinin yaşadığı bu kötü dönemi dünyaya gösterebilmek ve durdurabilmek adına, en iyi bildiği şey olan, yani film çekmek için sahte bir pasaportla, başka bir ülkenin vatandaşı gibi ülkesine geri dönüp özgürlüğünü tehlikeye atan bir yönetmenin öyküsüdür. vatan hasretini ve sinema aşkını çok güzel anlatılan bu kitap bir röportaj örneğidir. Marquez'in diğer eserleri gibi okurken olayın içindeymişiz hissi veren bir kitap.
Belgesel türünden hoşlanan okurların kaçırmaması gereken bir yapıt. Dünyanın bir ucunda, hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız bir ülkenin yetmişli-seksenli yıllarda hüküm sürmüş diktatörü zamanının eşsiz bir öyküsü. Belgeseli tercih etmeyen bir okur olarak benim bile soluksuz okuduğum öykü, karanlık bir dönemin kapılarını aralayarak bir film yönetmeninin gözünden aktarıyor. Kaçırılmaz.
Ne kadar cilalı ,boyalı, modern de olsa şehrin sokakları, caddeleri, yolları, metroları diktatörlük diktatörlüktür. Şilide gizlice; Miguel Littin’in ülkesinin gerçeklerini dünyaya göstermek uğruna ülkesine gizlice girip yaşadığı anları Gabriel Garcia Maroquez tarafından belgesel tadında yazılan güzel bir kitap.
Ülkesine girmesi yasak olan yönetmen Migüel Littin'in gerçek hikayesi gerçek bir hikaye olduğu bilmek ayrı bir keyif veriyor tek kötü yanıysa çabuk bitmesi.
Tanıtımda 18 saatlik bir görüşme diyor ancak Marquez- Littin görüşmesi tam 1 hafta sürmüş, toplam 18 saatlik bir bant kaydı tutulmuştur. Gerisi Marquez'in müthiş anlatımı...

Kitap bir anda başlayıp bitirmelik öyle soluksuz gidiyor. Dünyanın bir uzak ucu Şili'nin askeri yönetim altındaki insanlarının dile getirmekten çekindiği görüşleri, eskiye özlemleri, ellerinden alınan onurları beni neden bu kadar etkiliyor diye çok düşündüm kitabı okuduğum sürede..
ve bir yönetmenin, film ekibinin ve bu maceraya ucundan da olsa karışmış herkesin nasıl ölümü bile göze alabildiğini düşündüm uzun uzun.
Şimdi ortalık çok karışssa bunlar yaşanmış olsa bu ülkede kimse cesaret edebilir miydi dedim cevap bulamadım.

Gabo'nun gazeteciliğinin üstüne yazarlığıyla kat çıktığı müthiş bir kitabı. Kesinlikle okunmalı.
Kitapta adı geçen tüm yer ve kişi isimlerini Google Görseller'de aratarak okumak anlatının tadını çok değiştiriyor. 5-10 sayfada adı geçen yaşamları bilinmesi gereken iki önemli isim var: Salvador Allende ve Pablo Neruda

Salvador Allende Gossens, Şilili devlet adamı ve Batılı devletlerde serbest seçimle iktidara gelen ilk Marksist devlet başkanıdır. Ne var ki işçi sınıfının egemenliğinde bir cumhuriyet kurma amacını gerçekleştiremedi - Wikipedia

Kitaptan: 'General Pinochet yönetimi devraldığında yeni kuşağın belleğinde demoktratik sistemden en küçük bir iz kalmayana dek iş başında kalacağını duyurmuştu. Bir gün silinip gidenin kendi rejimi olacağıysa hiç aklına gelmemişti.

Diktatörlük yönetimi, Salvador Allende’yi halkın gözünden düşürebileceğini ummuştu, ama bunun olanaksız olduğunu gördü.'

Kitaptan: 'Genç kuşak arasında Pablo Neruda kültü de güçlenip büyümektedir. Şairin Isla Negra’daki eski yazlık evi bu kültün türbesi haline gelmiştir. Adı öyle olmasına karşın bu efsanevi yer ne bir adadır ne de karadır; yüksek çam ağaçları arasından geçen sarı toprak yollarıyla, vahşi yeşil deniziyle, Valparaiso’nın 25 mil güneyinde bir balıkçı köyüdür burası. Ancak Pinochet döneminde o evle ilgili olarak ‘Burada herşey yasaktır’ denecektir.

Neruda’nın okurları Isla Negra’daki eviyle şiirleri arasında bağlantı kurarlar. Şair öldüğünde ancak sekiz yaşında olan yeni kuşaktan hayranları burada toplanmayı sürdürüyorlar. Dünyanın her yanından kalkıp gelen bu insanlar, girişi engelleyen tahta çitin üzerine içine adlarının baş harflerini oturttukları kalpler çiziyor, aşk mesajları yazıyorlar. Bu yazıların çoğu aynı izleğin değişik çeşitlemeleri : ‘Bize aşkı öğrettiğin için teşekkürler Pablo’, ‘Biz de senin sevdiğin kadar sevmek istiyoruz’
"Yönetim kaynaklı baskıya yönetmen duruşu ve yönetmen yöntemiyle nasıl direnilebilir?" Diye bir soru sorulursa bir gün, cevabı bulmak için bakılası kitap.
Eloisa, Pinochet'nin yönetimde kalabilmesinin nedenlerinden birinin, kendi kuşağından olan generalleri emekliye sevkedip kendisinden rütbece hep çok aşağıda kalmış olan, dolayısıyla arkadaşı olamayacak kadar genç yaştaki ve kendisine çoğunlukla köle gibi itaat eden subayları emrinde tutması olduğu görüşündeydi.
Mesleğini uygulamasına artık izin verilmeyen bir doktorun yanı başında yoksul düşmüş bir mühendis dikiliyor; iyi günlerinden kalma giysilerini elden çıkarmak isteyen düşes görünümlü bir kadın, çalıntı mallar sergileyen öksüz çocukların ve ev yapımı reçel satan ev kadınlarının yanında yer alıyor. Bir zamanların bu başarılı profesyonellerinin çoğu, onurları dışında her şeylerini yitirmiş durumdalar.
"Bizim istediğimiz, başımızı sokacağımız bir ev ya da yiyecek ekmeğimizin olması değil," diyor yoksullar, "bize onurumuzu geri versinler yeter."
Violeta'nın şarkılarındaki güzelliği, o şarkılardaki derin insancıl gerçekleri Şili'nin keşfetmesi için bir başkanın silah elinde ölmesi, Şili'nin tarihi boyunca en kanlı ölümlere tanık olması ve Violeta Parra'nın kendini öldürmesi gerekecekti.
General Pinochet, yönetimi devraldığında, yeni kuşağın belleğinde demokratik sistemden en küçük bir iz kalmayana dek işbaşında kalacağını duyurmuştu. Bir gün silinip gidenin kendi rejimi olacağıysa hiç aklına gelmemişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şili'de Gizlice
Alt başlık:
Miguel Littinín Serüveni
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725418
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La aventura de Miguel Littín clandestino in Chile
Çeviri:
İlknur Özdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
1973 yılında, iri-yarı, siyah saçlı, sakallı bir sinema yönetmeni, askeri darbenin hemen ardından Şili'den kaçtı. On iki yıl sonra, zayıflamış, saçlarının rengi açılmış, sakalını kesmiş olarak geri döndü; sahte bir pasaportla, sahte bir ad altında, sahte bir geçmiş ve sahte bir eşle. Bu öykü, Pinochet yönetimi altındaki Şili'de hayatın nasıl olduğunu gerçek boyutlarıyla dünyanın gözleri önüne sermek uğruna özgürlüğünü tehlikeye atarak Şili'ye gizlice giren Miguel Litt¡n'in öyküsüdür. Ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Miguel Litt¡n'le yaptığı tam onsekiz saatlik bir görüşmeden sonra bu öyküyü romanlarından tanıdığımız ustaca anlatımıyla kaleme aldı. Pinochet'nin Şili'sini, dışı cilalı, içi yozlaşan o diktatörlük yönetiminin gerçek yüzünü, bu yönetime karşı çıkan, kimi başarılı olan kimi de işkence gören, kaybolan sayısız Şililinin kahramanca direnişini, sürgünde yaşamanın acısını derinden hisseden Litt¡n'in serüvenini Şili'de Gizlice adı altında kitaplaştırdı.

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Hamit Türk
  • Ne var ne yok
  • Sena Duman
  • erdijrk
  • BilgeSevgi
  • sedat gergin
  • Mahmut Demir
  • Şahin Güç
  • Dolunay Hamurcu
  • Burcu Demiralay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%48
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52
Erkek
%48

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.5 (13)
9
%17.5 (7)
8
%27.5 (11)
7
%10 (4)
6
%5 (2)
5
%5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.5 (1)