Şimal Yıldızı (Son Kore Gazileri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
32
Gösterim
Adı:
Şimal Yıldızı
Yazar:
Alt başlık:
Son Kore Gazileri
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055443016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
NTV Yayınları
60 YIL SONRA KORE GAZİLERİ

“NE UNUTULAN SAVAŞI? BEN UNUTMADIM Kİ!”

Yaklaşık iki yıl önce Anadolu Ajansı’na düşen bir haberle başladı Şimal Yıldızı – Son Kore Gazileri’nin hikayesi... Bir Kore gazisi, tren garındaki bir bankın üzerinde ölü bulunmuştu. Memleketinden binlerce kilometre uzağa savaşa yollanmış, ölümlerden dönüp gelmiş, sonrasında unutulmuş ve 80 yıllık yaşamı bir bankta son bulmuştu. Cem Fakir bu haberin ardından yola çıktı. İki yıl boyunca, 7 coğrafi bölgede, 18 ilde subay, astsubay ve er 124 Kore gazisi ile görüştü. Her birinin anılarını, deneyimlerini dinledi ve ortaya elinizdeki kitap çıktı.

Şimal Yıldızı – Son Kore Gazileri, 1950 yılında henüz 20’li yaşlarındayken ülkelerinden binlerce kilometre uzakta, Kore’de ateş hattına girmiş, bugün 80’ine gelmiş bir kuşağın hikayesini anlatıyor. Evlerine döndüklerinde bağrımıza basamadığımız, 60 yıldır bırakın hatıralarını, hatırlarını bile sormadığımız insanların hikayesini...
Beni biraz da olsa tanıyan arkadaşlarım tarihi ne kadar sevdiğimi bilir. Bu yüzden, etkileyici bir kitap olan Şimal Yıldızı- Son Kore Gazileri kitabını okuduktan sonra sistemde incelemesi bulunmadığı için az da olsa farkındalık oluşturması için bir şeyler ekleme ihtiyacı hissettim. Kitabın yazarı Cem Fakir uzun yıllar NTV’de çeşitli idari görevlerde bulunan ve ayrıca bu süreçte yedi belgesele de imza atan biri. 2010 yılında oradan ayrılan Cem Fakir ilk kişisel belgeseli olan Şimal Yıldızı’nı iki bölüm halinde yayımlar ve aynı zamanda da kitap olarak baskısı yapılır. Açıkçası bu kitabı okuyuncaya kadar kendisini tanımıyordum ama ilk fırsatta tüm belgesellerini de izlemeyi düşünüyorum. Şimal Yıldızı belgeselini izlemek isteyenler için de bağlantı adresini ekliyorum.

Şimal Yıldızı-1 https://www.youtube.com/watch?v=zzcAgOR0lNQ

Şimal Yıldızı-2 https://www.youtube.com/watch?v=H8k0TQDd7Q8

Kitaba gelecek olursak;
Gürsel Öncü’nün önsözde belirttiği gibi “ Bu kitabı okurken dünya görüşünüzü, tarihle ilgili fikirlerinizi, siyasi tercihlerinizi, savaş-asker antipatisi veya sempatisini bir kenara koyun; nasıl olsa kaybolmazlar. Sadece 20’li yaşlarda şu veya bu nedenle ateş hattına girmiş 80’liklerin hikâyesini dinleyin. Evlerine döndüklerinde bağrımıza basamadığımız, 60 yıldır bırakın hatıralarını hatırlarını bile soramadığımız çocukların hikâyelerini…”

Yazar kitabının genel ya da askeri bir tarih çalışması olmadığını, yola çıkış amacının Kore’ye giden insanların bu savaşı nasıl yaşadıklarını anlayarak döneme ışık tutmak olduğunu ifade ediyor. Ve bu yola çıkmasına yol açan sebebin de Anadolu Ajansı'na düşen bir haber olduğunu belirtiyor.

Bir Kore gazisinin tren garındaki bankın üzerinde ölü bulunması…

Memleketinden binlerce kilometre uzağa savaşa yollanan, ölümlerden dönüp gelen, sonrasında unutulan ve 80 yıllık yaşamı bir bankta sonlanan bu gazimizin durumu yazarı çok etkiliyor ve hemen çalışmalarına başlıyor.

“Bu sözlü tarih çalışmasını yaklaşık iki yıl içinde 7 coğrafi bölgede, 18 ilde gerçekleştirdik. Türkiye'nin 40 farklı kentinden subay astsubay ve er 124 Kore gazisi ile görüşme olanağı bulduk. Her birinin çok değerli anılarını, deneyimlerini dinledik ve 60 yıl öncesine birlikte gittik. Acı dolu savaş günlerini onların sayesinde benliğimizde hissettik, savaşa kurban verilenlerin sızısını yüreğimizde taşıdık.”

Uzatmamak adına o yıllarda hâkim olan siyasi ve askeri atmosfere fazla girmek istemiyorum, kitabı okurken genel anlamda o hususlara vurgu yapılıyor. Kore’ye asker gönderme kararı alındıktan sonra ilk birlikler İskenderun Limanı'ndan Amerikan nakliyat gemileriyle 3 hafta süren uzun bir deniz yolculuğuna çıkıyor. Çoğu deniz bile görmemiş olan askerler sıcak havadan ve dev dalgalardan dolayı çok zor zamanlar geçiriyor ama en çok da yemek konusunda zorlanıyorlar.

Piyade Üstçavuş Hasan Kandemir:
''Onların değişik yemekleri vardı. Birçoğumuz o yemekleri yiyemedik. Ekmek vermiyorlar. Bizim milletimiz ekmeğe alışkın, pilavı bile ekmekle yerler malum işte. Fakat çok az bir dilim ekmek verirlerdi, onu da bir dakika içerisinde hemen yutardınız. Sonra bir şey kalmazdı tabi. Onların yemekleri hep haşlama, bizim yemeklere benzemiyor. Yemekhanelerin de kendine has kokusu var, oraya gittiğimiz zaman iştahımız da kaçıyordu. Çok zorluk çektik giderken yemek hususunda."

Kore’ye varıldıktan sonra askerlerimiz gidecekleri noktalara sevkediliyor. Savaşa beklenmedik bir şekilde Çinlilerin Kuzey Kore lehine dâhil olmasıyla şiddet giderek artıyor ve askerlerimiz en ciddi kayıplarını Kanuri’de Çinlilerin yaptıkları baskınlar sırasında veriyor bulundukları noktadan geri çekilmek zorunda kalıyorlar. Beş gün süren bu mücadelede toplam 218 askerimiz şehit düşüyor, birçok askerimiz de esir düşüyor, yaralanıyor. Sonrasında ise Türk ordusunun Kore’deki en önemli taarruzu olarak tarihe geçen Kumyangjangni muharebeleri gerçekleşiyor ve büyük bir başarı elde ediliyor. 1950-1953 yılları arasında süren savaş boyunca 16 binden fazla Türk askeri Kore topraklarında savaşıyor. Kayıplar hariç resmi rakamlara göre 721 askerimiz şehit düşüyor, 2147 askerimiz ise yaralanıyor.

İş savaşmakla da bitmiyor. Ülkemize geri dönen birçok gazimiz ağır psikolojik sorunlarla baş başa kalarak sivil hayata uyum sağlamada zorlanıyor. Nasıl zorlanmasın ki…

Piyade er Adnan APAYDIN:
“Döndükten sonra üç ay tabii psikolojik olaylar oluyor. Geceleri uzandığım yerden fırlayıp kalktım öyle ‘Ateş! Ateş!’ diye. Çünkü orada geceleri uyku uyumuyorsun, mümkün değil.”

Muharebe er Ahmet DÜZYOL:
“Havai fişekler atılıyordu. Ben de dalgın dalgın gidiyordum. Tabi kendimizde değiliz. Giderken havai fişek ‘Boom’ deyince ben de attım kendimi yere. Bütün millet toplandı ve orada görenler başladı ağlamaya. Ben tabii çok kötü oldum o anda. Şimdi biz orada silah sesi, bomba sesiduyunca tam siper yatıyorduk yere… Havai fişek atılınca ben gitmişim Kore’ye.”

Kitap çok kaliteli bir baskıya sahip, boyutu da geniş. Her sayfa konuya ilişkin resimlerle ve gazilerimizin konuyla ilgili anlatımlarıyla desteklenmiş ve okurken zamanın nasıl geçip gittiğini anlamıyor kendinizi o atmosferi yaşarken buluyorsunuz. İçerisinde sizi etkileyen, duygulandıran o kadar çok anektod var ki…

Ne yapın edin kitap henüz temin edilebiliyorken bu kitabı alıp okuyun derim. Hayırlı Cumalar.
"Gece aşağı yukarı saat 19:30 sularında, akşam yemeği sırasında düşman top ateşi başladı. Ben Kore'de bulunduğum o süre içerisinde böyle bir topçu, düşman topçu ateşi karşısında hiç kalmadım. Fırsat vermedi bize. Bizim en büyük hatamız, en büyük günahımız; oradaki mağlubiyetin bir sebebi de havancılardır, yani ben de dahilim, hatta kendimi ilk sıraya koyarım. Sözde ben iyi bir havancıyım; değilmişim, on para etmem. O benim yüreğimde yaradır şimdi. Biz çok büyük hata yaptık. Orada havanlar mevzi değiştirecekti. Eğer biz mevzi değiştirseydik 16 havan çok iş yapardık o gece. Düşmanı yakardık, biz acıtırdık düşmanı. Biz şu kadarcık acı çektirmedik ama bizim onların topçularından dünya kadar arkadaşımız şehit oldu."
PİYADE TEĞMEN BAHTİYAR YALTA-1 KORE TÜRK TUGAYI
*Türk Tugayı, Çinlilerin bahar taarruzunda bir gecede 66 askerini şehit verdi.
Bu sözlü tarih çalışmasını yaklaşık iki yıl içinde 7 coğrafi bölgede, 18 ilde gerçekleştirdik. Türkiye'nin 40 farklı kentinden subay astsubay ve er 124 Kore gazisi ile görüşme olanağı bulduk. Her birinin çok değerli anılarını, deneyimlerini dinledik ve 60 yıl öncesine birlikte gittik. Acı dolu savaş günlerini onların sayesinde benliğimizde hissettik, savaşa kurban verilenlerin sızısını yüreğimizde taşıdık.
1950-1953 yılları arasında süren savaş boyunca 16 binden fazla Türk askeri Kore topraklarında savaştı.
''Onların değişik yemekleri vardı. Birçoğumuz o yemekleri yiyemedik. Ekmek vermiyorlar. Bizim milletimiz ekmeğe alışkın, pilavı bile ekmekle yerler malum işte. Fakat çok az bir dilim ekmek verirlerdi, onu da bir dakika içerisinde hemen yutardınız. Sonra bir şey kalmazdı tabi. Onların yemekleri hep haşlama, bizim yemeklere benzemiyor. Yemekhanelerin de kendine has kokusu var, oraya gittiğimiz zaman iştahımız da kaçıyordu. Çok zorluk çektik giderken yemek hususunda."

PIYADE ÜSTÇAVUŞ YAŞAR KANDEMİR-1.KORE TÜRK TUGAYI
Ağır yaralı er Bayram Karataş ruhunu teslim etmek üzereydi. Benden bir yudum su istedi. Mataramda ona içirecek bir damla su kalmamıştı. Bütün aramalarıma rağmen ona içirecek bir yudum su bulamamıştım. Savaş anılarım arasında onun susuz ölümü, içimde acı bir ukde olarak kaldı.
YÜZBAŞI ŞİNASİ SÜKAN-3. K0RE TÜRK TUGAYI İSTİHKAM BÖLÜK KOMUTANI
İkinci Dunya Savaşı sonrası Doğu Avrupa'yı Sovyetler Birliği'nin egemenliğine bırakmak zorunda kalan ABD, diğer bölgeleri elden
kaçırmamak için yoğun çaba harcamaya başladı. 1947'de açıklanan "Truman Doktrini" ve 1948'de uygulamaya sokulan "Marshall Planı" sonrası, Avrupa'ya Amerikan yardımı yağmaya başladı: Türkiye de başta askeri alanda olmak üzere bu yardımlardan payına düşeni aldı.
"Kimin kimden haberi var ki? Gece zaten dörder tarafımız sarılmıştı. Aklımdaki tek şey, esir düşmemek. Çünkü birkaç arkadaşımız esir düştü, yaktılar. Ağaçlara bağlayıp yakmışlar. Esirlikten korkuyorduk, ölümden hiç korkmuyorduk."

PİYADE ER VELİ GÜNDÜZ-1. KORE TÜRK TUGAYI

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şimal Yıldızı
Yazar:
Alt başlık:
Son Kore Gazileri
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055443016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
NTV Yayınları
60 YIL SONRA KORE GAZİLERİ

“NE UNUTULAN SAVAŞI? BEN UNUTMADIM Kİ!”

Yaklaşık iki yıl önce Anadolu Ajansı’na düşen bir haberle başladı Şimal Yıldızı – Son Kore Gazileri’nin hikayesi... Bir Kore gazisi, tren garındaki bir bankın üzerinde ölü bulunmuştu. Memleketinden binlerce kilometre uzağa savaşa yollanmış, ölümlerden dönüp gelmiş, sonrasında unutulmuş ve 80 yıllık yaşamı bir bankta son bulmuştu. Cem Fakir bu haberin ardından yola çıktı. İki yıl boyunca, 7 coğrafi bölgede, 18 ilde subay, astsubay ve er 124 Kore gazisi ile görüştü. Her birinin anılarını, deneyimlerini dinledi ve ortaya elinizdeki kitap çıktı.

Şimal Yıldızı – Son Kore Gazileri, 1950 yılında henüz 20’li yaşlarındayken ülkelerinden binlerce kilometre uzakta, Kore’de ateş hattına girmiş, bugün 80’ine gelmiş bir kuşağın hikayesini anlatıyor. Evlerine döndüklerinde bağrımıza basamadığımız, 60 yıldır bırakın hatıralarını, hatırlarını bile sormadığımız insanların hikayesini...

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Burak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0