Simon Homo Sapiens'e Karşı (Creekwood #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
781
Gösterim
Adı:
Simon Homo Sapiens'e Karşı
Alt başlık:
Creekwood #1
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993378
Orijinal adı:
Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
Çeviri:
Sevinç Seyla Tezcan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Simon Homo Sapiens
Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
“Okurlar Simon’a sırılsıklam âşık olacak.”
-Publishers Weekly-

“Seni seviyorum, SIMON. SENİ SEVİYORUM! Tabii bu taptaze, komik, ses getirecek romanı da seviyorum.”
-Jennifer Niven, The New York Times çoksatanı Hayatın Kıyısında’nın yazarı-

“Mükemmel bir hediye gibi. Kimi zaman eğlenceli kimi zamansa yürek burkuyor. Okurlar Simon’la üzülecek, minik zaferleriyle sevinecek ve hepsinden önemlisi ona âşık olacak.”
-Andrew Smith, Michael L. Printz ödüllü yazar-

“Duygularınıza hitap eden harika bir eser. Gördüğünüz an alıp hemen okumaya başlayın.”
-Oprah’s Magazine-


Her şey gizli bir e-postayla başladı…

Bugüne dek eşcinsel olduğunu kimseye açıklamamış on altı yaşındaki Simon çalkantılı bir hayattan uzak durmaya çalışmaktadır. Ama attığı e-posta yanlış ellere ulaşınca sırlarının açığa çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Simon aslında şantaj kurbanıdır: Sınıfın soytarısı Martin ile hoşlandığı kızın arasını yapmazsa, cinsel kimliği açığa çıkacaktır. Daha da kötüsü e-posta üzerinden iletişim kurduğu, takma ismi Mavi olan çocuk da ifşa olacaktır.

Bir zamanlar aralarından su sızmayan arkadaş grubunda yaşanan beklenmedik olaylar ve Mavi’yle yazışmalarının gün geçtikçe flörtleşmeye dönmesiyle Simon’ın hayatı karman çorman olur. Değişimden hiç hoşlanmayan Simon rahat ettiği bölgeden zorla atılmadan önce kendi rızasıyla çıkabilmenin bir yolunu bulmak zorundadır… arkadaşlarını küstürmeden, kendisini tuhaf duruma düşürmeden ve şimdiye dek tanıştığı en kafa karıştırıcı ama en tatlı erkekle mutluluk şansını kaçırmadan önce…


“Akıllardan çıkmayacak bir öykü. Hissettirdiklerinden ötürü neredeyse gözyaşlarına boğulacaktım.”
-Howling For Books-

“Dünyanın bu kitaba ihtiyacı var. Senin bu kitaba ihtiyacın var.”
-Pop Goes The Reader-

“Bir solukta okudum ve kesinlikle hayran oldum.”
-Sugarscape-

“Dokunaklı ve tutkulu… Empati kurmaya teşvik edecek, hayranlık uyandırıcı bir eser.”
-Observer-

“Bu kitaba çok fena âşık oldum.”
-Nina LaCour-

“Becky Albertalli en güzel türden bir aşk hikâyesi kaleme almış: Karakterler birbirine âşık olurken siz de karakterlere âşık olacaksınız.”
-Alex Sanchez-

“John Green ve Rainbow Rowell’ın aşk çocuğu.”
-Teen Vogue-

“Komik, dokunaklı ve duygusal açıdan dopdolu.”
-Kirkus Reviews-

“Becky Albertalli gerçekten üç boyutlu, klişelerden uzak bir dünya ve unutulmaz karakterler yaratmış. Tadını çıkarın. Aynı Yıldızın Altında kadar bağımlılık yapıcı.”
-Entertainment Weekly-

“Becky Albertalli’nin son derece gözlemci bir ergenin günlüğünü çalmadığından emin miyiz? Bu romandan zekâ fışkırıyor ve hem zamansız hem de hiç çaba sarf etmeden günümüzü yansıtıyor.”
-Tim Federle-

“Gerçekçi lise ilişkileri ve dram dolu, kahkahanın da eksik olmadığı bu yetişkinliğe adım atma öyküsünde pek çok genç kendisini bulacak.”
-School Library Journal-
320 syf.
·10/10
Kitabı okuduğumda Simon nasıl bir karakter ki onu seveyim diye düşünmüştüm ama kitabı okuyunca onun çok komik ve renkli bir karakter olduğunu anladım. Herkese tavsiye ederim.
320 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Hem çerezlik bir gençlik romanı hem de kendimiz dışındaki insanları ve psikolojilerini daha iyi anlayabileceğimiz sıkıcı olmayan bir solukta gülümseyerek okunulabilecek tatlılıkta bir kitaptı. Dili kolay ve anlaşılır, olaylar ise baymadan ilerleyen bir düzeydeydi. Bir bakıyorsunuz kitabın başındasınız bir bakıyorsunuz- puff- kitap bitmiş. Ama ‘aaa ne var bu kitapta’ deyip geçmeyin, ilgi ve saygı gösterilmesi gereken bir konuyu içine alan bir kitaptan bahsediyorum. LGBT destekçisi olun ya da olmayın, isterseniz garip bulun isterseniz LGBT yürüyüşlerine katılın fark etmez bu konuda yapmanız gereken tek bir şey var: Saygı göstermek. Her olayın olduğu gibi bu olayında sizden tek beklediği şey saygıdır. Saygı aslında hayatlarımızın her aynına yaymamız gereken önemli bir durum. İnsanlara, düşüncelerine, zevklerine, haklarına, özgürlüklerine ve tercihlerine saygı göstermeliyiz. Olay sevmek değil anlamak da değil sadece saygı duyup sizin gibi onların da toplumun bir parçası olduğunu hatırlamak. Sizden ellerinize pankart alıp savunun demiyorum tek dediğim sadece saygı duyun. Bu insanların kendi hayatı ve kendi seçimi, bunu unutmayalım. Yaptıkları ya da yapmadıkları seçimlerden dolayı kimseyi yargılamak ne bana ne sana ne de toplumdaki ‘ahlak bekçilerine’ düşmez. İnsanları ırklarına, cinsiyetlerine veya cinsel tercihlerine dolayı sınıflandırmak insanlığa sığmayacak aşağılık bir harekettir.
.
Bu kitap bütün homofobik düşüncelere bir de bir eşcinselin bakış açısı ile bakmanızı sağlıyor. Eşcinsellikten iğreniyor musun, ‘ya olmaz böyle saçmalık bunlar insan mıı?’ mı diyorsun o zaman bu kitabı OKU. Tarafsızca, yargılamadan, empati yaparak oku. Saygı duyarak, onun da insan olduğunu ve duygularını olduğunu görerek oku. Sadece kitabı aç ve oku. Bazen olaylara farklı taraflardan bakmak daha iyi kavramamıza yardımcı olur. Karşındaki kişinin sadece bir insan olması ve senin gibi bir kalbe sahip olması senin gördüğün saygıyı hak ettiğini kanıtlar. Neye inanırsa inansın, kiminle çıkarsa çıksın, ten rengi ve ulusu ne olursa olsun fark etmez; hiçbir şey onun da bir insan olduğunu değiştirmez. Sadece bunu hatırlasak bence yeterli olacaktır.
.
Karakterlerde çok güzel bir üçlüm var: Simon, Leah ve Mavi. Bu üçü dışındakinleri atabilirsiniz dsfhsdkgf. AAA pardon Garret’ı unuttum o olmadan olur mu hiç. Evet favori dörtlüm bunlar yani mfjhb. Leah; eğlenceli, asosyal, biraz içine dönük, tatlı ve kesinlikle kitaptaki tek favori kız karakterim. Sanırım biraz kendime benzettiğim için bu karakteri bu kadar sevdim. Bazı sahnelerde aaa ben değil miyim bu deyip güldüğüm olmuştur, aynı zamanda kendisi Simon´a aşırı kızmamı sağlayan karakterdir. Ya böyle iyi bir arkadaş varken Abby kim acaba? Üzgünüm ama herkes alınırdı. Okumayanlar şu anda ne diyor bu deli diye soruyordur, boşverin siz beni fgjdghjdhg. Neyse, Garret tam kitabın sonundaki bir sahnede maçtaki son golü atan kahraman gibi sevgimi kazanan bir karakterdi. Ayrıca Mavi´nin kimliğini çözmeye çalışmak da aşırı keyifliydi ama itiraf ediyorum bu sefer Sherlock´çuluktan sınıfta kaldım. Sıra son olarak Simon´a geldi. Tatlı çocuktu ya, okuması eğlenceli bir karakteri vardı. Zaten Harry Potter sevgisi ile hemen gözüme girmişti kjgfgjf. Yorumum bu kadar sanırım. Tatlı bir kitaptı, okumanızı öneririm özellikle rs´den çıkmak için birebir.
320 syf.
·5/10
Of sanırım bu en geciktirdiğim yorum. Neyse hemen başlıyorum.

Bu kitap… Asla Vazgeçme’den sonra okumayı en en en en çok istediğim kitaplardan birisiydi. Bu yüzden hemen sipariş etmiştim ve sınavların bitimine saklayıp kendime ödül olarak bunu okuyacağımı söylemiştim.

Tabi bu zaman aralığında çok pis kaşınarak gidip bu kitabın fan sayfalarına, kitap için yapılmış çizimlere falan bakarak kitabı okuma hayallerimi artık ne yapıyordum bilmiyorum ama ne olduğunu söyleyeyim size. Spoi yiyip oturdum aşağıya. En sonunda olan bu oldu yani.

Tabi çok sinirlendim ben çünkü yediğim spoi gizemli kişilik Mavi’nin gizemli kişiliğiydi. Yani resmen kitaptaki en merak edilen şey. Tabi çok üzüldüm ben ve şimdi nasıl okunacak bu kitap diye karalara bağladım.

Sonuç olarak okudum ve objektif olmakta zorlanacağım çünkü dediğim gibi kitabı Mavi’nin kim olduğunu bilerek okumak İĞ-RENÇ-Tİ.

Aslında o kadar da değildi ama heyecanlanarak okumak varken her şeyi bilerek biraz sıradan bir gençlik-lise zamanı hikayesi okudum.

Kitapta Leah’ı çok sevdim ve sonradan öğrendim ki kendisi kızmış. Cidden bu benim lanetim falan. Her kitapta cinsiyetini yanlış yorumladığım bir karakter oluyor mutlaka…

Sonuç olarak kurgusu aman allahım böyle bir şey olabilir mi tarzında değildi.

Simon, Martin tarafından şantaja uğruyordu ve sonra Abby’le onun arasını yapmak zorunda kalıyordu. Daha sonra Martin Simon istediğini yapmadı bahanesiyle onun adına çok feci bir şey yazıyordu ve Simon o olaydan sonra zorbalığa uğruyordu ve sonra en YAKIN arkadaşları ona destek olmaları gerekirken gidip onunla konuşmuyordu. Hale bak.

Ben cidden çok sinirlendim çünkü Leah ve Nick, Simon ile aralarına mesafe koyduğunda biz olayı bilmiyorduk henüz ve ben meraklıydım. Ne oldu lan böyle bırakıp gidiyorsunuz çocuğu diye ki, öğrendikten sonra işte rahatlamak yerine sadece daha fazla sinirlendim.

Kitap iyiydi ama beklediğim kadar iyi miydi emin değilim. Ha bilsem bir daha bu kadar beklentiyle başlar mıydım, başlamazdım tabi ama kafa dağıtmak için okunabilir. Dediğim gibi ben spoi kurbanıydım.

Umarım yararlı bir yorum olmuştur.

Biraz buralarda olamayacağım çünkü okuyacak kitabım kalmadı.

Pf.

Dipnot: Ayrıca bu bölüme noldu fhdkfj Yine değişmiş. Konu seçmek falan. İncelemeyi de notlara yazmışım sonradan fark ettim. Ama not kısmı baya hoşuma gitti. Güzel düşünülmüş :')
320 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Orta bir beklentiye sahipken bu kitaba başladım. Ve yorumunu en geciktirdiğim kitap da bu. Şimdi elimden geldiğinde yorumumu yapacağım.

Simon efsane bir karakter. O kadar sevdim ki hani dönüp yeniden okusam okurum. Simon kendisini okutur. Yazarın dili sade, gençlik hikayelerine yakışır bir düzeydeydi. Ne çok uzattı ne de çok kısa tuttu.

Ana karakter dışında yan karakterleri, aile, arkadaşlık, okul ilişkilerine de değinmesi hoştu. Bu kısım sayesinde benden epeyce bir puan kazandı.

Benim okuduğum yorumlar genelde eleştiri doluydu. Herkes farklılık beklemiş. Ama bir genç kurgudan nasıl bir farklılık beklenilir anlamadım. Ne yapsın karakter uçsun mu? Uçarsa fantastik olur. Uzay gitse bilim kurguya da değinmesi gerekir. Ağlatsa drama bağlar. En güzeli bence böyle hayatta olabilecek olayları içermesi. İşte ben böyle bir esere genç kurgu derim.

Okursanız, zaman kaybetmezsiniz. Saygı duymayı öğrenirsiniz belki. Ki bu bile çok iyi bir kazanımdır. Pek çok kişi -halaaa- eşcinselliği bir sorun olarak görüyor ve böyle insanları toplumdan dışlıyor. İster destek olun ister olmayın yine de saygı göstermek zorundasınız. Dışlamak sizin hakkınız değil, kimsenin hakkı değil. Kitapta zaten aslında böyle bir konuda hem destekleyen hem de yargılayan insanları konu ediyor. Bence yazar gayet de iyi bir noktaya gerçekçi bir bakış açısıyla değinmiş. Yani bence zaman kaybı ya da çerezlik bir kitap değil. Zaten bir kitabı çerezlik diye adlandırmak için bana göre içinden bir kazanım elde edemeyeceğimiz bir kitap olmalı. Ki artık böyle bir kitap olduğuna da inanmıyorum.

Eskiden ben de pek çok genç kurguya çerezlik kitap dediğim oldu. Ama artık öyle yazmayacağım. Çünkü aslında her kitaptan bir ders alabiliriz. Hiçbir kitap öylesine yazılmaz. Konu basittir, herkesin yazdığı bir kurgudur ama her yazarın kendine göre vermek istediği ders farklıdır. Bu nedenle bence kitap yorumlarında "okumayın size hiçbir şey katmaz." demeden önce uzunca bir düşünmek gerekiyor.

Neyse durun konuya döneyim. Ne dolmuşum arkadaş.

Kitapta Mavi'nin kim olduğunu bilmediğim ve teorilerimin hepsi yanlış çıktığı için kitabı sevdim. Beni şaşırtmayı başardı. Ve Leah. Onun sayesinde de kitabı sevdim diyebilirim. Mavi, Simon ve Leah kitabı güzelleştiren kişilerdi. Leah'nın da ayrı bir kitabı varmış. Yani yazar zaten sezmiş Leah'yı seveceğimizi.

Kitabı okuyacaksanız hiçbir şekilde hiçbir yorumu okumayın. Spoiler içermeyen yorumları okuyun tabi. Ama spoiler içeren yorumları hemen kapatın. Hatta kitabın adını da hiçbir art sitesinde aratmayın. Ve Love, Simon filmini izlemeyin.

Love, Simon'ın aslında bu eserin filmi olduğunu bilmiyordum. Neyse ki izlememiştim. İzleseymişim en büyük, öğrenmemek için direttiğim spoilerı yiyecekmişim. Neyse ki indirmiş ama izlememiştim. Bu da şansımın açık olduğu anlardan birisiydi.

Genç kurgu seviyorsanız bence bir şans verin diyorum. Ama benim gibi beklentiyi tavan yapmayın ve spoiler okumayın.
Kitabın başlarında olsam bile gayet güzel ilerliyor. Çoğu kişi sevmiş umarım benimde beğeneceğim bir kitap olur. Yazarın dili gayet güzel ve okutturuyor, devamını merakla bekliyorum...
320 syf.
·8/10
Simon çok sıradan bir insandır. Arkadaşlarıyla bir şeyler içer. Waffle House'da takılır. Okula gider. Ama bir sırrı vardır. Bir gün okulunun tumblr hesabında anonim olarak paylaşılan gönderi üzerine onunla aynı sırra sahip olan bir başkasını bulur. Ve ona sahte bir  mail hesabından yazar. Adı artık Jacques'tır ve konuştuğu kişi de Mavi'dir.
İnsanların farklılıklar açısından önyargısını kırıp, bilinçlenmesini sağlayacağını düşündüğüm, anlatımı çok akıcı, insanı güldürebilen, düşündüren, bazen de göz doldurtan bir kitaptı. Tüm dünyada cinsel eğilimleri, ırkları, dinleri, farklılıkları dolayısıyla zorbalık gören çok fazla insan var. Bu kitapta da Simon insanların ne tepki vereceğini bilmediği için cinsel eğilimini gizliyordu.
Hepimiz insanız ve farklılıklarımızla güzeliz.
Yarın önyargılardan arınmış, temiz bir dünyada olmak dileğiyle.
320 syf.
·3 günde·7/10
Simon’ın cinsel tercihi olan homoseksüelliği anlamlandırması, bu durumu kendisinin, ailesinin ve çevresindekilerin kabul etme şekillerini anlatan bir hikaye. Kurgu güzel. Yazarın karakteri anlatış şekli güzel. Fakat bir yerden sonra bildiğimiz amerikan liselilerin hayatı anlatılıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ve bu durum kitabı okurken beni biraz sıkmıştı.
320 syf.
·8 günde·3/10
Sıradan çerez niyetine okuyacağınız bir kitap olmuş. Öyle aman aman bir şey beklemeyin. Biraz sıradışı yaşamların hikayesi. Dedim ya okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz.
320 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitap bize Simon adında eşcinsel bir çocuğun dünyasını açıyor. Simon, email yoluyla Mavi adında anonim bir gençle yazışıyor ve dikkatsizlik sonucu bir ortak kullanım bilgisayarında email hesabından çıkış yapmadan ayrılıyor ve sonra bunu Martin adında başka bir çocuğun şantaj malzemesine getirmesiyle olaylar başlıyor. Öncelikle, oldukça sıcak bir hikayeydi. Simon'ın ağzından anlatılmasından kaynaklı belki de daha kinayeli, daha yoğun ama akıcı bir anlatımı vardı. Kitapla ilgili çok olumsuz yorumum yok, bir tek diğer karakterlerin daha derin anlatılabileceğini düşünüyordum ki zaten diğer karakterlerin de kitapları olduğunu öğrendim ve bu ufak istek de kalmadı. Ama cidden bazı noktalarda diğer karakterlerle daha açık bir etkileşim olmalıydı. Mesela kitabın sonlarına doğru Leah bi küstü sonra hemen barıştı. Bu çok rahatsız edici geldi bana. Diğer karakterlerle de benzer şekilde ufak ufak detaylar vardı. Keşke oralar daha derin olsaydı. Ve çeviride maalesef ufak tefek de olsa can sıkıcı yanlışlar vardı. Dilbilgisi kurallarına takıntılı olan karakterin emailinde en azından yazım yanlışı olmasaydı yani.
Kitabı önerir miyim, kesinlikle öneririm. Aynı zamanda filmi var, kitabı okumadan hakkında daha çok fikir sahibi olmak için izleyebilirsiniz (tabi spoiler almak sizi rahatsız etmeyecekse) ve filmden sonra kitabı okusanız bile kitabın tadının kaçmayacağını bilebilirsiniz.
320 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Simon herkesin tanıdıkça sevebileceği çok sevimli bir karakter. Ergenlik yıllarında Simon erkeklere karşı ilgisini fark etmeye başlıyor ve cinsel yönelimi anladıkça kafası karışıyor. Ne yapacağını şaşıran Simon'ın başına gelenler kesinlikle eğlenceli bir gençlik kitabı olmasını sağlamış. Genç yetişkin türündeki bu kitabı açıkçası homofobik değilseniz ve keyif için okuyacak bir kitap arıyorsanız bu kitabı sevebilirsiniz. Tavsiye ederim.
320 syf.
·2 günde·4/10
Okusanız bir şey kazanmazsınız.Ama biraz zaman kaybedebilirsiniz.Benim anlamadığım şu kitabı önerenlerin hepsi Simon'a aşık olacaksınız diyip duruyordu çevremdekiler.Gayet sıradan bir karakter.Galiba bu tür gençlik romanlarını sevmiyorum ya da harbiden bu kitap hoşuma gitmedi.Ve ilk defa bir kitabı sevmediğime dair yorum yapıyorum.
"Hiçbir şey başkasının üstünden hakarete uğramanın gizli aşağılanma duygusundan kötü olamazdı."
Becky Albertalli
Sayfa 30 - Pegasus Yayınları
"Ortaokul bitmek bilmeyen bir korku filmi gibi. Pekâlâ, belki bitmek bilmeyen demek doğru değil çünkü bitti ama insanın ruhuna işliyor. Kim olduğun fark etmiyor. Ergenliğin acıması yok."
Becky Albertalli
Sayfa 18 - Pegasus Yayınları
"Bir şeyi düşünmemeye çalışmak, 'Köstebeğin Kafasına Vur' oynamaktan farksızdı. Bir düşüncenin kafasını ezdiğiniz anda, bir başkası su yüzüne fırlayıveriyordu."
Becky Albertalli
Sayfa 141 - Pegasus Yayınları
"Çok sessizsin," dedim.
"Şimdi mi, genel olarak mı?"
"Şey, her ikisi de."
"Senin yanında sessizim," dedi gülümseyerek.
Ben de gülümsedim. "Yani dilinin tutulmasına neden olan şirin çocuklardan biri miyim?"
Direksiyonu sıktı.
"Tek şirin çocuksun."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Simon Homo Sapiens'e Karşı
Alt başlık:
Creekwood #1
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993378
Orijinal adı:
Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
Çeviri:
Sevinç Seyla Tezcan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Simon Homo Sapiens
Simon vs. the Homo Sapiens Agenda
“Okurlar Simon’a sırılsıklam âşık olacak.”
-Publishers Weekly-

“Seni seviyorum, SIMON. SENİ SEVİYORUM! Tabii bu taptaze, komik, ses getirecek romanı da seviyorum.”
-Jennifer Niven, The New York Times çoksatanı Hayatın Kıyısında’nın yazarı-

“Mükemmel bir hediye gibi. Kimi zaman eğlenceli kimi zamansa yürek burkuyor. Okurlar Simon’la üzülecek, minik zaferleriyle sevinecek ve hepsinden önemlisi ona âşık olacak.”
-Andrew Smith, Michael L. Printz ödüllü yazar-

“Duygularınıza hitap eden harika bir eser. Gördüğünüz an alıp hemen okumaya başlayın.”
-Oprah’s Magazine-


Her şey gizli bir e-postayla başladı…

Bugüne dek eşcinsel olduğunu kimseye açıklamamış on altı yaşındaki Simon çalkantılı bir hayattan uzak durmaya çalışmaktadır. Ama attığı e-posta yanlış ellere ulaşınca sırlarının açığa çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Simon aslında şantaj kurbanıdır: Sınıfın soytarısı Martin ile hoşlandığı kızın arasını yapmazsa, cinsel kimliği açığa çıkacaktır. Daha da kötüsü e-posta üzerinden iletişim kurduğu, takma ismi Mavi olan çocuk da ifşa olacaktır.

Bir zamanlar aralarından su sızmayan arkadaş grubunda yaşanan beklenmedik olaylar ve Mavi’yle yazışmalarının gün geçtikçe flörtleşmeye dönmesiyle Simon’ın hayatı karman çorman olur. Değişimden hiç hoşlanmayan Simon rahat ettiği bölgeden zorla atılmadan önce kendi rızasıyla çıkabilmenin bir yolunu bulmak zorundadır… arkadaşlarını küstürmeden, kendisini tuhaf duruma düşürmeden ve şimdiye dek tanıştığı en kafa karıştırıcı ama en tatlı erkekle mutluluk şansını kaçırmadan önce…


“Akıllardan çıkmayacak bir öykü. Hissettirdiklerinden ötürü neredeyse gözyaşlarına boğulacaktım.”
-Howling For Books-

“Dünyanın bu kitaba ihtiyacı var. Senin bu kitaba ihtiyacın var.”
-Pop Goes The Reader-

“Bir solukta okudum ve kesinlikle hayran oldum.”
-Sugarscape-

“Dokunaklı ve tutkulu… Empati kurmaya teşvik edecek, hayranlık uyandırıcı bir eser.”
-Observer-

“Bu kitaba çok fena âşık oldum.”
-Nina LaCour-

“Becky Albertalli en güzel türden bir aşk hikâyesi kaleme almış: Karakterler birbirine âşık olurken siz de karakterlere âşık olacaksınız.”
-Alex Sanchez-

“John Green ve Rainbow Rowell’ın aşk çocuğu.”
-Teen Vogue-

“Komik, dokunaklı ve duygusal açıdan dopdolu.”
-Kirkus Reviews-

“Becky Albertalli gerçekten üç boyutlu, klişelerden uzak bir dünya ve unutulmaz karakterler yaratmış. Tadını çıkarın. Aynı Yıldızın Altında kadar bağımlılık yapıcı.”
-Entertainment Weekly-

“Becky Albertalli’nin son derece gözlemci bir ergenin günlüğünü çalmadığından emin miyiz? Bu romandan zekâ fışkırıyor ve hem zamansız hem de hiç çaba sarf etmeden günümüzü yansıtıyor.”
-Tim Federle-

“Gerçekçi lise ilişkileri ve dram dolu, kahkahanın da eksik olmadığı bu yetişkinliğe adım atma öyküsünde pek çok genç kendisini bulacak.”
-School Library Journal-

Kitabı okuyanlar 97 okur

  • Hatice Irmak Çiftçi
  • melisa
  • Adis quliyeva
  • Melike Yaman
  • Gece Kaya
  • Doğa Akın
  • Teorik Kadın
  • Yumi
  • Tülay Yıldız
  • İrem Güneş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (15)
9
%17.3 (9)
8
%26.9 (14)
7
%11.5 (6)
6
%5.8 (3)
5
%1.9 (1)
4
%1.9 (1)
3
%1.9 (1)
2
%0
1
%1.9 (1)