Simülakrlar ve Simülasyon

8,5/10  (15 Oy) · 
35 okunma  · 
9 beğeni  · 
849 gösterim
XX. yüzyılın önemli iddialı çıkışlarından biri kuşkusuz Jean Baudrillard’ın “Simülasyon” kuramıdır. Baudrillard, radikal ve ayrıksı düşünceleriyle Batı toplumundan yayılan krizi haber verir. Baudrillard’a göre bugünkü sistemi kavramak için dolaşıma sürülen tezler “hiçlik” duvarında birer birer erimeye mahkûmdurlar. İşlenen bu kusursuz cinayeti araştır­maya başladığımızda iletişim, sinema, reklam veya mimarlık alanlarında “gerçek” ve “hakikat” düzeneklerinin birbirleriy­le nasıl yer değiştirdiğine göz atmamız yeterlidir. Bir resmin taklidi, bir eserin yorumu veya tarihî bir yapının kopyası tüm aurasını yitirerek aslının yerine geçebilmektedir. Artık her türden sanatsal kaygı, hakikat arayışı ve iletişim tarzı tüketil­mek için vardır, iletişim araçları iletişimsizliğin mükemmel bir örneğini sergilerler. Söz gelimi, belgeseller anımsamaktan çok unutturmak için vardır, “için için kaynayan” her bir an­lam parçacığı içeriğinden boşaltılıp medya adlı devasa boş­lukta simüle edilir. Tüm olup bitenlerin yansıdığı ekranlarda herşey gizlenir, üzeri kapatılır. Ve kitleler, iletişim araçlarına sarılarak modern bir kurban töreninin ritüellerini söz birliği etmişçesine mükemmelen yerine getirirler.

Baudrillard bilinenin aksine, çözümlemelerinde postmodern bir söyleme başvurmaz. Adanır’ın tanımlamasıyla söylersek, o “postmodern bir düşünür değildir!” Çünkü bu kitapta da görüleceği üzere, simülasyon evreninin “dünya görüşü” ta­rihsel gelişimin bir halkasıdır fakat son halkasını oluşturmaz.

- Ne pahasına olursa olsun Batı’nın moralini bozmayı sürdü­recek misiniz?

Baudrillard: “Batı tarihinin temel yapı taşı moral bozukluğu­dur.” Bunu ben uydurmadım. “Yeni duygusal düzen” yani kurbanlardan oluşan duyarsızlık, pişmanlık üzerine oturmuş olan toplum, sanayi devrimi ve kolonizasyon gibi sonuçlara yol açmış XIX. yüzyıla ait anlam bunalımının bir uzantısıdır ve bizim uzun XIX. yüzyılımız boyunca da sürüp gitmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789758717019
  • Orijinal Adı:
    Simülacres et Simulation
  • Çeviri:
    Oğuz Adanır
  • Yayınevi:
    Doğu-Batı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuğba Baran 
21 Ağu 19:57 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çağdaş felsefede insana inilmesinin ardından bazı meselelerden bahsedilmesi gerekti. Örneğin ben kimim ve gerçek dünya bu mu? İçinde yaşadığımız dünya ne denli doğru, birey gerçekliği algıladığını iddia ederken aslında gerçeklik gösterilen midir? Medya gerçeklik algısını nasıl değiştirmektedir gibi açıklamalar ile sizin dünyaya bakışınızı değiştirecek bir kitaptır. Anlam bunalımı yaşayan bireye aslında anlam bunalımının dış dünyada var olduğunu söyler ve en önemlisi Baudrillard gibi cesur bir düşünür tarafından kaleme alınmıştır.

Gerçek nedir? Peki ya gerçeklik? Düşsel olandan nasıl ve nerede başlar ayrım? Gerçeğe dair ürettiğimiz imgelemler ve gerçeklik üzerine bir düşünce saldırısı.. Sıkı bir hücum..

Bazı filmlere de (The Matrix) konu olmuş; ancak filozofumuz, bir filmde kitabının temel fikrinin böyle harcanmasına yönelik rahatsızlığını dile getirmiştir. Zira film ile birlikte, düşünürümüzün fikirlerinin, bizzat karşı çıktığı şeye dönüşmesi, "simülasyon"un bir parçası olması, kitabın farklı bir yere oturtulmuş olması, hazzetmediği şeyler olmuştur..

Sıkı bir kitap..

Okuyun!

Anıl Bucuk 
22 Eki 2016 · Kitabı okudu · 90 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Hakikati gizleyen şey simülakr değildir. Çünkü hakikat, hakikat olmadığını söylemektedir. Simülakr hakikatin kendisidir." Diye başlayan standart dışı bir öğretisi olan kitap.
Matrix filminin ana konusunu oluştur hatta serinin birinci bölümünde bir sahnede kitabı izleyiciye gösterirler.

failimuhtar 
05 Eyl 2016 · 10/10 puan

Her yeni sayfayla birlikte şüphelenmenin dozunu arttırmak mümkün. Kurgunun, simülasyonun tam olarak neresindeyim ya da simülakr ben miyim, gibi. Hayata olan bakış açınızın değişmesinin olası olduğu bir başka kitap.
Disneyland örneğini okurken aklıma 'animeler' gelmedi değil.
Okumadan önce, sonra ve pek tabii okurken araştırma yapılmalı.

Kitaptan 28 Alıntı

Cemre Kara 
30 May 01:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Her geçen gün daha çok haber ve bilgiye karşın giderek daha az anlamın üretildiği bir evrende yaşıyoruz.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 114)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 114)

"Eskiden krallar ölmek zorundaydılar (tanrılar da). Zaten onları güçlü kılan şey de buydu. Günümüzün "krallarıysa" aşağılık bir ölme numarasına yatmaktadırlar. Bunu yapmalarının nedeni "avantajlarını" elden kaçırmama isteğidir."

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean BaudrillardSimülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard
Cemre Kara 
29 May 20:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir katliamın unutulması da katliam türünden bir şeydir.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 76)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 76)
Cemre Kara 
30 May 22:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mükemmel bir tespit
Eskiden insanı ayrıcalıklı kılan şey bilinç tekelini elinde tutmasıyken ,bugün bilinçaltı tekelini elinde tutmasıdır.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean BaudrillardSimülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard
Cemre Kara 
29 May 01:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

...bilim asla fedakârlık yapmaz,o her zaman için öldürücü nitelikte bir şeydir.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 22)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 22)
ALEYNA YILMAZ 
11 May 21:48 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bizler artık bir senaryoya indirgenmiş toplumsalın hayatı kaymış okuyucularıyız.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 126)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 126)
Cemre Kara 
30 May 22:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Üniversite insanları anlamını yitirmiş bir değer konusunda umarsızca eğitmeye çalışan bir yer olmayı sürdürmektedir.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 202)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Sayfa 202)
Cemre Kara 
30 May 22:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanın özgürlük istenci
Hayvanlar ya da vahşiler doğaya bizimkine benzer bir anlam yüklememektedir,çünkü onlar için doğa sınırlandırılmış ,belli alanlara bölünmüş ve herkesin bir diğerininkine girmesinin kesinlikle yasak olduğu yaşam alanlarından ibaret bir şeydir.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean BaudrillardSimülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard

Artık çizgisel süreklilik ve diyalektik kutuplaşmanın sona erdiği bir sistemde herhangi bir olay ya da eylemin nasıl ortaya çıktığını ve nasıl sonlandığını izleyecek olursanız, simülasyonun saptırdığı bir ortamda her türlü kesin düşünceye bir son verildiğini, her eylemin herkesin işine yaradıktan sonra akla gelebilecek tüm anlamlara bürünerek ortadan kaybolduğunu görürsünüz.

Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Doğubatı Yayınları)Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard (Doğubatı Yayınları)
3 /