Adı:
Simya
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-9841-75-7
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
“Simya, evrenin kimi parçalarını geçici varlıklarından kurtarıp yetkinliğe ulaştırmaktır; bu da metaller için altın, insan için uzun ömür, sonra da ölümsüzlük ve ruhun arındırılmasıdır.”
Prof. Dr. Zeki Tez, yeni kitabında gizli bilimlerin gizemine davet ediyor okuyucuyu. Birbirinden ilginç sorulara yanıt arıyor bu tarih yolculuğunda.
Simyacılar, toprak, su, ateş, hava ile ölüm, ölümsüzlük, dönüşüm, gençleşme arasında nasıl bir ilişki kuruyorlardı?
Asıl aradıkları eter/esîr/ruh, o ilk madde neydi?
Ruhsal yaşamı kimyasal süreçlerle nasıl ilişkilendiriyorlardı?
Metal karışımlarını, kusursuz olarak niteledikleri altına dönüştürmeye çalışırken aslında neyin peşindeydiler?
“En yüce değer” olarak gördükleri tılsımlı “filozof taşını” ararken hangi laboratuvar işlemlerini geliştirdiler?
Soy olmayan metalleri soy metallere dönüştürmekle insan ruhunun yetkinleştirilmesi arasında nasıl bir bağ kuruyorlardı?
Yaratılışın gizlerini açıklayan ve tüm olayların nedenlerinin bilgisini içeren Hermes’in Zümrüt Levha’sında neler yazıyordu?
Simya, ‘kutsal’ olanı aramaktan çıkıp nasıl kimya oldu?
Bu kitap, insanoğlunun kendisini ve evreni, bunların özlerini, yapılarını, birbirleriyle ilişkileri anlamaya çalıştığı binlerce yıllık bir süreci anlatıyor. Mısırlı rahiplerden Thales’e, Zümrüt Levha’dan İbn Sina’ya, Lavoisier’ye, popüler kimyaya, kibrit ve çakmağa, kebikeçten ex libris’e binlerce yıllık bir çaba…
Öncelikle mesleği kimyaya dair olan herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir başyapıt(abartılı gibi görünse de kitabın tam olarak karşılığı bu) olmuş. Bu sebeple kimyayı meslek edinmiş kişilerin kitaplığında mutlaka bulunması gerektiğini düşünmekteyim.

Kitabın içeriğine ve diline gelecek olursak; eski uygarlıklardaki(hint, çin vs) simya çalışmalarını ayrı ayrı ele almış olmakla birlikte, bu dönemlere ait şaşırtıcı bilgiler de içermekte. Simyanın gelişimini, simyacıların yapmış olduklarını yazıya dökerken şifrelemeye başvurmalarını, elementlerin sembolize edilme biçimlerini ve özellikle de metallere bakış açılarını öğrenmek güzeldi. Simyadan kimyaya geçişi de çok güzel bir şekilde bağlayarak, kimya ile ilgili çalışmalardan bahsedeceği kısımlara gelmiş bulunmaktayım. Yazı dili olarak bazen ağır olsa da - ki ağır olması beklenir- mesleki gözle okuyunca sıkıcı ya da zorlayıcı gelmiyor. Tabii ki roman okurmuş gibi okunacak akıcılıkta bir kitap değil, bazen 50 sayfa bazen 10 sayfa okuyup bırakabilirsiniz, eğer sindire sindire birşeyler öğrenmek adına okursanız. Çünkü kimyasal açıdan çok sayıda terim içermekte ve bazen "bunları yıllarca gördüm zaten, yine mi" diyerek kitaba ara vermek isteyebiliyor insan, bazen de yeni bilgiler ile karşılaşınca "acaba başka ne gibi bilgiler saklı kitapta" düşüncesiyle bir sonraki sayfaya geçmek istiyor.

Özetle, yazının başında da dediğim gibi kimya ile ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir kitap olmakla beraber, normal bir roman düşüncesiyle alırsanız da sıkılma ihtimaliniz olan bir kitap.
Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Simya
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-9841-75-7
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
“Simya, evrenin kimi parçalarını geçici varlıklarından kurtarıp yetkinliğe ulaştırmaktır; bu da metaller için altın, insan için uzun ömür, sonra da ölümsüzlük ve ruhun arındırılmasıdır.”
Prof. Dr. Zeki Tez, yeni kitabında gizli bilimlerin gizemine davet ediyor okuyucuyu. Birbirinden ilginç sorulara yanıt arıyor bu tarih yolculuğunda.
Simyacılar, toprak, su, ateş, hava ile ölüm, ölümsüzlük, dönüşüm, gençleşme arasında nasıl bir ilişki kuruyorlardı?
Asıl aradıkları eter/esîr/ruh, o ilk madde neydi?
Ruhsal yaşamı kimyasal süreçlerle nasıl ilişkilendiriyorlardı?
Metal karışımlarını, kusursuz olarak niteledikleri altına dönüştürmeye çalışırken aslında neyin peşindeydiler?
“En yüce değer” olarak gördükleri tılsımlı “filozof taşını” ararken hangi laboratuvar işlemlerini geliştirdiler?
Soy olmayan metalleri soy metallere dönüştürmekle insan ruhunun yetkinleştirilmesi arasında nasıl bir bağ kuruyorlardı?
Yaratılışın gizlerini açıklayan ve tüm olayların nedenlerinin bilgisini içeren Hermes’in Zümrüt Levha’sında neler yazıyordu?
Simya, ‘kutsal’ olanı aramaktan çıkıp nasıl kimya oldu?
Bu kitap, insanoğlunun kendisini ve evreni, bunların özlerini, yapılarını, birbirleriyle ilişkileri anlamaya çalıştığı binlerce yıllık bir süreci anlatıyor. Mısırlı rahiplerden Thales’e, Zümrüt Levha’dan İbn Sina’ya, Lavoisier’ye, popüler kimyaya, kibrit ve çakmağa, kebikeçten ex libris’e binlerce yıllık bir çaba…

Kitap istatistikleri