Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında

7,5/10  (48 Oy) · 
131 okunma  · 
24 beğeni  · 
1.196 gösterim
Tokyo’nun varlıklı bir mahallesinde, sıradan ve sorunsuz gibi gözüken bir hayat süren Hajime, orta yaşlara geldiğinde yaşamını sorgulamaya başlar. Hayatı boyunca sahip olduklarından daha fazlasını istememiştir. Savaş sonrası yıllarda şansı yüzüne gülmüş, iyi bir evlilik yapmış ve iki kız çocuk sahibi olmuştur. Şehirde iki caz kulübünün sahibi olarak kıskanılacak bir kariyeri vardır. Yine de, hayatı ve kariyeriyle ilgili, rahatsız edici, sinsi bir yetersizlik duygusuna kapılmaktan kendini alamaz. İlk gençliğinde âşık olduğu, akıllı, ancak tuhaf bir yalnızlık duygusu uyandıran güzel Şimamoto’nun anısı, kalbini gölgelemektedir.
Yağmurlu bir gecede, eskisinden çok daha güzel ve etkileyici görünen Şimamoto’nun tekrar karşısına çıkmasıyla, hayatı çok daha karmaşık bir hale gelir.

“İnsanın, kaderi ve maddi dünya arasındaki gelgitlerini anlatan ve okuru kıskıvrak yakalayan bir eser. Akıllardan çıkmayacak.”
The New York Observer
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    188
  • ISBN:
    9786051117218
  • Orijinal Adı:
    Kokkyô No Minami, Taiyô No Nişi
  • Çeviri:
    Pınar Polat
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Murakami'nin bu kitabını okuduktan sonra, artık Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları adlı kitabından ve Tazaki'den özür dileyerek en sevdiğim Murakami kitabı sıralamasında bir numaraya Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında adlı bu eserini koyuyorum. Çok beğenerek okudum, etkilendim, ve Murakami üslûbunu neden sevdiğim bir kez daha anladım; çünkü, yazar akıp giden edebiyatından karakterler çıkarabiliyor, bizi karakterlerinin psikolojisine dahil edebiliyor, bizi onlara inandırabiliyor ve hayatlarını anlatan bir kaç yüz sayfalık bir kitapta onları gerçek anlamda umursuyoruz. Bir karakter yaratamadıkça iyi edebiyatçı olunabiliyor mu? Bence olunamıyor. İşte Murakami bu anlamda çok iyi...öte yandan, belki az önce söylediklerimle çelişecek gibi gelecek ama, aslında bu kitapta hikâyesini okuduğumuz Hacime, Tsukuru Tazaki'ye ve Sputnik Sevgilim'deki ana karaktere ve hatta Yaban Koyununun İzinde kitabındaki ana karaktere benziyor, bunu söylemem lâzım. Birbirlerini andıran bu karakterlerle belki de Murakami aynı kişinin paralel evrenlerdeki hikâyelerini mi anlatıyor diye düşündüm, sonra bunun sebebinin kitabı bitirirken fazla şokella yemekten olabileceğine ikna oldum.

Aşk, bu kadar güçlü birşey olabilir mi? Ama gerçekten? Bir edebiyatçının hayâl gücü ve kelimeleri değil de, gerçekten yaşayan, yaşanan böyle güçlü, ama hem de yıkıcı duygular olabilir mi? Bana çok gerçek geldi Hacime'nin duyguları. Kitabın son satırlarında gözleri kapalı, avuçları yüzünü kapatmış Hacime denize yağan yağmuru düşlerken ve duyarken onların sesini, ben de bir eylül gecesi ve hem de sabaha dek, saatlerce, deniz karşısında, bir küçük palmiyenin altında oturmuş, birinin dilini içki çözmüş iki insan düşündüm. Biri anlatırken diğeri dinliyordu, biri içini dökerken diğeri susuyordu. Sorsan, onlar iki arkadaştı, aynen Hacime ile Şimamoto gibi, ama aslında değillerdi. Şimdi? "bir serap oldu hayâlin". Ama hayâl etmek, ne güzeldi, ne güzeldi... sen şimdi bir hikâyeye döndün, okuyorum çünkü, palmiye ağacının altında, melahat gülses çalarken bir yandan, sanki bir gerçek yazarın kalemi anlatır gibi hikâyeyi, seninle değil de artık ağaçla dertleşir gibi, okuyorum ve etkilenmeden edemiyorum. Böyle şeyler gerçek olabilir mi? Yoksa, aslında sadece edebiyatçılar hayâl kuruyor ve kalemleriyle zihinlerimize gerçekte olamayacak duygulardan, hislerden resimler mi çiziyorlar?

İster gerçek, ister hayâl; Murakami'nin en sevdiğim eserini, gururla takdim ederim.

Selin Ceylan 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun zamandır araştırdığım ve okumak istediğim bir yazardı. Sonunda bu kitapla başlamaya karar verdim. Bir arkadaşın yorumu ile kitabın sonu bütün cevapları vermeyecek, çat diye bitecek önyargısı ile okudum. Normalde sonunu okuyucuya bırakan kitapları sevmem çünkü ama yazarı çok beğendim. Farkı bir yazarı, konuyu, tarzı okumak çok iyi geldi. Okurken keyif aldım :)
Kitaba gelirsek, aslında pek çok kişinin hayatındaki gel-gitler anlatılmış, öyle yapmasaydım da böyle yapsaydım düşünceleri, karşılaşmalar, hayatımızdan çıkardığımız insanların aslında tam olarak hayatımızdan çıkmayışı ve aklımızın sürekli bir kenarında bulunması.. Ben kendimden pek çok şey buldum kitapta. Hayatta da her soru cevaplanmıyor, her nedeni anlayamıyoruz maalesef. Bu bakış açısıyla kitabı çok beğendim. Tabii ki keşke tüm soruların cevabını öğrenebilseydik.. Belki de yazar 2. bir kitapla bütün cevapları açıklar, kim bilir..
Çok uzattım biliyorum, çünkü etkileyici bir kitap. Herkese iyi okumalar dilerim :)

efla- 
 26 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10 günde

-- Az spoiler içerebilir --
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Evet, şu an kitabı tanımlamakta güçlük çektiğimi farkediyorum.
Kesin olan şu ki yazım tarzı farklı.

Hikaye, kahramanın çocukluğundan itibaren hayatındaki önemli ayrıntıların, bir günlükten alınmış hissi verecek şekilde, yazar tarafından işlenmesiyle oluşmuş.

Bir şeyler oluyor, hikaye bir yerlere gidecek diye hissettiriyor, fakat hikaye oraya gitmiyor. Başka bir şeyler oluyor, hah tamam, hikaye o zaman şuraya doğru gidiyor diyorsunuz, fakat hikaye oraya da gitmiyor.
İlginçtir, hikaye bir türlü bir yere gitmiyor. Bir çeşit orta sahada top çevirme gibi.
Ara sıra hikaye tümden tıkanıyor gibi oluyor, sıkmaya başlıyor, bir bakıyorsunuz karşınızda bir sevişme sahnesi.
Neyse biraz daha okuyorsunuz, arada erotik ifadelerin katkılarıyla sürüklenen hikaye yine bir yere varmıyor, hop bir başka sevişme sahnesi.
Ve en nihayettinde bir bakıyorsunuz hikaye bitmiş.

Haruki abim gel bir sarılalım, iyi bak kendine, diyorsunuz.
O da size tamam yine görüşelim ama, diyor, ayrılıyorsunuz

Başarılı tarafları: Çocukluk aşk(lar)ına duyulan tutku güzel işlenmiş.
Yer yer hayat deneyimleri ile ilgili yerinde çıkarımlar dikkat çekiyor.
Ayrıca farklı bir yazar ve tarz okumak da güzel oldu.

siyal 
28 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 6/10 puan

Murakami kitaplarının arasında en iyisi diyemem. Kurgu ve olay örgüsü idare eder. Kediler yok. Sadece gizemli bir kadın var. Onunda gizemi çözülemiyor bir türlü. Fakat yine aynı şeyden muzdaribim. Murakami abimiz orta yaş bunalımında felan sanırım. Yine bol bol seks. Mideniz kalkmadan zor okuyorsunuz bazı kısımları. Sanırım okuduğum son Murakami kitabı olacak...Ama takılmıyorsanız böyle şeylere okuyabilirsiniz... Fazla bir şey beklemeyin ama...

Bi Avukat Bi Psikolog 
 08 May 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Harukimi yine mükemmel bir eser ortaya çıkarmış.Hiç sıkılmadan çok kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu.Yorumlarim için blogumuza bekleriz efendim ☺http://kitabiminbirsayfasi.blogspot.com.tr/...batsnda-her.html?m=1

niluferinkitapligi 
 28 Oca 16:53 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çookk uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı Japon yazar Murakami.Genelde kitap eleştirilerinden çok etkilendiğimi söyleyemem ama;okuduğum eleştirilerde kitaplarını ya göğe çıkarma ya tümden dibe batırma,ya yazarı çok sevme ya tereddütsüz nefret etme uçlarını görünce,uçların kalemini tanımak istedim.
Murakami hakkında söylenenlerin hangi ucundayım bilmiyorum ama,üslubunu çok sevdim.Konu aslında beni cezbeden türdendi,okurken de hiç sıkılmadım,hatta bitmesin istedim evet.Ama son sayfayı kapattığımda,tümü paslaşmalarla bitirilmiş golsüz bir maçın heyecanlı seyircisi gibi hissettim kendimi.Hatta orta sahanın dışına hiç çıkılmamış bir maçın.Karakterler çok iyi,kalem çok iyi,hikaye çok iyi;bir sürü cevapsız soruyla kalakalmak ve eee sonra bakışıyla son sayfayı kapatmak kötü bir histi.
Kısaca konudan bahsetmem gerekirse;37 yaşında bir erkek olan Hacime'nin 12 yaşından sonraki 25 yıldaki yolunu,iz sürmelerini,izini kaybettiği anları ve tüm sorgulamalarını anlatıyor hayatına dair.Genç bir adamın geçmişteki ukdeleri,keşkeleri,yara aldığı ve yaraladığı seçimleri yine kendi gözünden sorgulanıyor.Aşkın;erdemini hayatı düzene sokmaktan mı,yoksa doğrudan hayatı alabora eden aşktan mı aldığı üzerine bolca kafa yoruluyor.Ki bence cevabı çok net.
Murakami okumaya devam eder miyim?Evet.
"Senin içinde büyüdüğün çimento artık sertleşti.Bu nedenle şu anki sen,başka biri olamazsın..."
(Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında/sf:18)

Oktay Y. 
23 Eki 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Uzun zamandır Haruki Murakami kitaplarından bir tanesini okumak istiyordum. İnsanlar en çok hangi kitabından konuşuyor, hangi kitabını seviyor biraz araştırdım ve Ekşi Sözlük’ten aldığım cesaret ile Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında kitabını okumaya başladım ve bitirdim. Haruki Murakami genellikle romantik tarzda eserler yazıyor ve ben bunun bilincinde olarak bu kitabı aldım. Romantik bir tarz okurken sıkılma ihtimalim yüksek, bunu biliyorum. Bu yüzden 1Q84 kitabını ilk başta okumak hata olacağı için bu kitabı edindim ve okudum. Olaylar Hacime’nin (ana karakter) Şimamoto’ya aşık olup büyünce başka biri ile evlenmesiyle başlıyor. Daha sonra kişinin evlilik hayatı canım, cicim, tatlım geçerken yıllar sonra tekrar Şimamoto ile karşılaşmasıyla devam ediyor. İşte bu kısımda da kitabın sıkıcı kısmını ben bir yana atmıştım ve dünya bir dakikalığına güzelleşmişti.

Tuğba Karakaya 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Haruki Murakami bizimle dalga mı geçiyor diyerek okudum kitabı :) Neden mi? Kitaplarında ( şu ana kadar okuduklarımda ) hep bir açıklanmayan taraf var. Bu kısımlar bana sanki yazar etkili birşey bulamamış kitabın büyüsünü bozmamak için cevapsız bırakmış gibi geliyor. Kitapların sonu hep yarım kalıyor. Bildiğin tadı damağında kalıyor. ee diyip, kalıyorsunuz.

Kitabı bir arkadaşıma anlatırken konusunu anlatamadım. Aslında bir erkeğin ilk aşkıyla kavuşmasını anlatıyor ama tam bir aşk romanı değil filan diye geveledim durdum. Okuması güzel bir kitaptı ama tekrar okumam.

Bloğa pek birşey kalmadı ama bakmak isterseniz kitapla ilgili yazım :

http://hayalimdekikutuphane.blogspot.com.tr/...-batsnda-haruki.html

Sümeyye Kıymaz 
27 Mar 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okudukça yer yer sanki kendi geçmişim gözümün önünden geçiyormuş gibi geldi. Kitap kısa gibi gözükse de bitirdikten sonra etkisinden çıkamadığım cümleler vardı. Okunmaya değer :)

meske 
13 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nat King Cole şarkıları eşliğinde kısa bir anı. Kısa bir hayat öyküsü. Kısa bir aşk öyküsü. Bir adamın yaşamının ve yaptığı hataların şuanki hayatını sorgulaması. Kitabı iyiki gece okuyup bitirmişim diyorum. Kitabın son sayfalarını sabaha karşı dört gibi okudum bir yandan auyumn leaves I dinlerken baş karakteri olan adamın mutfak masasında oturuşunu ve o güneşin doğuşunu izlerken Bende onla o Masada oturup onu izledim ve sabah oldu kitap bitti.

2 /

Kitaptan 33 Alıntı

"O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kötü kırabileceğimi. İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu..."

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 28)Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 28)
efla- 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

"Kırılıp incinmektense beraber geçirdiğimiz zamanın anılarıyla yaşamaya devam etmenin daha iyi olacağını düşündüm."

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki MurakamiSınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami
efla- 
25 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

“asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimiz gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönemiyorsun.”

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki MurakamiSınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami
efla- 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

"Bazen sadece hareket ettiğimiz, bize biçilen rolleri oynadığımız gerçeğine tahammül edemiyordum."

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki MurakamiSınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami
Selin Ceylan 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimiz gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönemiyorsun. En ufak bir sapma her şeyi sonsuza dek değiştiriyor.

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 131)Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 131)

"Bir şey kötü gider ve bütün taşlar devrilir. Kendinizi kurtarmanın hiçbir yolu yoktur. Ta ki biri sizi çekip çıkarana kadar."

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 1)Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 1)
efla- 
 21 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Eğer kayınpederimle tanışmasaydım hâlâ ders kitaplarındaki yanlışları düzeltiyordum. Hâlâ Nişiogikubo’daki o iğrenç küçük dairede oturuyor, tam ortasında kliması olan eski bir Toyota Corona kullanıyordum.
(Adam toyotaya şahin muamelesi yapmış)

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki MurakamiSınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami
celty 
22 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanlar bir bir kayıplara karışıyor. Bazı şeyler bıçakla kesilmiş gibi ortadan kayboluyor. Kalanlar yavaşça sisin içinde yok oluyor. Geriye sadece bir çöl kalıyor.

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 71)Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, Haruki Murakami (Sayfa 71)
4 /