Sirius'tan Gelen Kurbağa

8,7/10  (6 Oy) · 
27 okunma  · 
8 beğeni  · 
773 gösterim
Hırslı melez güzeli Gwendolyn Mati borsa simsarıdır. Paskalya arifesinde borsa çökünce, kendine ve müşterilerine ait paraları kurtarmanın derdine düşer. Aynı zamanda imana gelmiş bir maymunun kaybolması, sokak serserilerinin saldırısına uğramak, 130 kiloluk kaftanlı-türbanlı medyum arkadaşının sırra kadem basması gibi kariyeriyle ilgisi olmayan meselerele boğuşmak zorunda kalır. Bunlar yetmezmiş gibi Timburktu´dan yeni gleen kurt borsacı Larry Diamond da dağılmış hayatının tam ortasına düşer. Gwen, işiyle ve parayla ilgili hırslarını tatmin etmek için binbir dolap çevirmeye çabaladığı üç gün boyunca Larry´nin aykırı tavırlarının ve cinselliğinin cazibesinden kurtulamaz. Onun etkisiyle kurbağa nüfusunun neden hızla azaldığı, Afrika´nın ücrü bir köşesindeki Bozo kabilesinin Sirius yıldızıyla ilgili sırlara binlerce yıldan beri nasıl olup da vakıf olduğu, eski Çin İmparatoriçesinin ucu yeşimden kristal lavmanıyla rektum kanserinin tedavi edilip edilemeyeceği, Tarot kartlarından birinin değiştirilmesinin anlamı gibi sorularla uğraşır...
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    281
  • ISBN:
    9789755393346
  • Orijinal Adı:
    Half Asleep in Frog Pajamas
  • Çeviri:
    Süha Sertabiboğlu
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitap olay kurgusuna, '29 bunalımına sebep olan 'kara perşembe' olayı gibi Amerika'da wall street'in çökmesiyle eş zamanlı olarak başlasa da bu kitap bana mistik geldi,hikayeye kendimi kaptırıp gittim.
Yazar zekasını konuşturmuş,bolca bulunan benzetmelerde çok hoş nükteler, yer yer alaylar vardı. Bir Seattle'lı olsaydım yazarın dokundurmalarından eminim daha çok şey kapacak ve belki kahkahalar atacaktım ama Amerikan filmleriyle büyümüş olmanın etkisiyle yine de okurken bazen kıkırdadım bazen tebessüm ettim,
kitap gün-saat vererek ilerlediği için baş karakterle eş zamanlı yaşıyor gibi hissettim, Larry Diamond karakterini çok beğendim :)
kitapta olaylar garip bir sıradanlığın içinde eksantrik bir şekilde ilerliyordu. okurken aklın ve mantığın dışına çıkmak gerekiyordu ve klişe rasyonellik modasını yitiriyordu, sanki yeni popüler olan -New Age- sinyallerini daha o zamanlar veriyordu,
baş karakterin hırslarını okurken Rollo May'in Kendini Arayan İnsan kitabındaki ''günümüz insanının histerisi'' nin neden kaynaklandığını bir örnekle görüyor gibiydim. ama Tom Amca tabi ki kitabı okuyucunun ağzında metalik bir tat bırakacak şekilde yazmamış aksine -u- dönüşleriyle insanı şaşırtmış,
Parfümün Dansını okuduysanız ve beğendiyseniz bu kitabı da beğeneceksiniz demektir, şahsen ben bir süre sonra Ağaçkakan'ı da okumayı düşünüyorum