Sırtımızdaki Hedef (Monster in His Eyes #3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.238
Gösterim
Adı:
Sırtımızdaki Hedef
Alt başlık:
Monster in His Eyes #3
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585798
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Target On Our Backs
Çeviri:
Arzu Altınanıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir.

Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür.

Carpe Diem

Ânı yaşa.

Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu.

Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda…

Kimse güvende değildi.
Aylar sonra özlemle beklediğim kitabı okuyabildim. Sonunda. 2018'in ilk kitabının bu kitap olmasını isterdim, öyle olmadı ama bayıla bayıla okuduğum yılın ilk kitabı bu kitap oldu.

Ne kadar özlemişim Ignazio'yu, daha bir ay önce ilk iki kitabı tekrar okumama rağmen özlemişim...

Karissa, Ignazio değişti diyordu. Guiseppe ise can çıkar huy çıkmaz. Ben tabii ki Guiseppe gibi düşünüyordum. Ama Karissa haklı çıktı. Gerçekten de Ignazio'da garip bir hava vardı.

İlk iki kitabı okuduktan sonra üçüncü kitabın havasının nasıl değişik olduğunu fark edenler var mı bilmiyorum. Bu hava değişikliği kötü anlamda değildi, benim beğenmediğim hiçbir şey yoktu. Aslında güzel olmuştu çünkü aradan neredeyse bir yıl geçmişti.

Karissa'nın sürekli Ignazio'nun yaşına sataşması, dalga geçmesi... Çok güzeldi. Zaten önceki kitaplarda da çok gülüyordum ama bu kitapta ayrı bir güzeldi.

Ignazio'nun daha iyi bir adam olmaya çalışması, Karissa'yı çok fazla olmasa da kendi haline bırakması, adam öldürmemeye çalışması ve en önemlisi Melody'ye katlanması, sabrı çok güzeldi.

Evlilik sürecini diğer yazarların işlediği gibi mıçmıç bir şekilde işlemeyişi yazara olan saygımı ve sevgimi daha da arttırdı. Her şey yerli yerindeydi. Karissa'nın başına gelen olaylar, ikinci kitaptan beri olmasını istediğim şeyin olması...

Ignazio'nun benim arkadaşım yok demesine rağmen ona benzer bir şeyin ortaya çıkması, ona yardımcı olması çok güzeldi. En beğendiğim ve gerçekten güldüğüm olaylardan biri de Killer oldu. Killer'ın Ignazio'ya oynadığı oyun mu demeliyim bilmiyorum ama Karissa söyleyince Ignazio gibi kafama dank etti.

Daha çok yazabilirim ama gerekli değil sonuçta iki kitabı okuyup bunu okumamak olmaz. Olamaz.

Ignazio'ya bayıldığımı, yaş farkının bu şekilde işlenmesini ne kadar sevdiğimi, hatta Ignazio'nun yaş farkıyla ilgili itiraf ettiği gerçeği çok sevdiğimi söylemek istiyorum.

En sevdiğim erkek karakterlerden biri. Umarım yazar seriyi devam ettirmez. Bana göre bu bir son olmalıydı, ben gülümseyerek hatırlardım. Ama eğer ki devam ettirirse okurum, okumamak aklımdan bile geçmez. Devamı gelir mi gelmez mi bilemiyorum ama kitap bittiğinde bana biraz daha sayfa yollamalarını istediğimi söyleyebilirim. Çok güzeldi, umarım bundan sonra okuyacağım kitaplar da bu kitap gibi güzel olur. Seni seviyorum Jessica Mae Darhower.
Mükemmel bir final kitabıyla geldim bugün size. Bu kitabı uzuun süredir bekliyordum ve beklediğime o kadar değdi ki.. Kitabı bitirdiğimden beri çok yoğun duygular içindeyim ve ne söylesem az gelecek gibi hissediyorum.

Öncelikle karakterlerden başlayayım. Vitale eşi benzeri olmayan bir karakter. Zaten seviyordum kendisini ama son kitapta gönlümü resmen fethetti Değişmeye çalışıp da değişmeyen o halleri.. Karissa benim her zamana nötr olduğum bir karakterdi değişen bir şey olmadı. Lorenzo'yu gerçekten sevdim ve kitaplarını çok merak ediyorum. Ama şimdilik gözümde bir Vitale değil.

Kitap boyunca Vitale'in Karissa'nın köpeğiyle olan muhabbetine bayıldım. Özellikle finaldeki olayları.. Gerçekten çok iyiydi. Zaten kitap baştan sona iyiydi.
Muhteşem bir serinin muhteşem son kitabı. İgnazio namı diyar Naz. Tanımayan ve etkilenmeyen yoktur heralde. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi aksiyon ve aşk içiçeydi. Naz'ın sevdiği kadın Karissa için değişme çabaları okumaya değerdi. Ben en çok Naz'ın ağzından anlatılan kısımlardan keyif aldım. Ayrıca Naz ile Karissa'nın köpeği Killer'ın arasındaki ilişki çok eğlenceliydi. Özelliklede sonundaki olaylar... Ben çok keyif alarak okudum. .
Bu kitabı bayağı beğendim. Seri her kitapla biraz daha iyi oldu bana kalırsa. Iki karakterinde kendi benlikleri konusunda feragat ettiği yönleri vardı; birliktelikleri ve aşkları için en doğrusunu buydu çünkü. Hızla gerçekleşen evliliklerinin sonrasında alınan bazı kararlardan biri de; Naz'ın yaptığı işi bırakmasıydı. Bu tarz işler öyle kolayca bırakılamayacağı için tehlike hâlâ devam etmekteydi.
Karissa karakteri için tam diyorum: Iyi hoş, bir de bakıyorum aptallaşıyor. Naz'dan bir şeyler öğrenmiş gibi davranıp kendi kendine hava basarken yaptığı aptallıklar, komik derece de can sıkıcıydı. Naz, en değişmeyecek adamın bu kitapta geldiği hâl gerçekten sevilesiydi. Tabii ki öyle bir adamın değişimi nasıl olabilirse o kadar... ama ince ayrıntılarıyla bakarsak gerçekten çok tatlıydı.

Naz, olabildiğince işlerinden uzaklaşmaya çalışırken, işinin ardında kalan kişilerce üstüne oynanmaktadır. Ortaya çıkan yeni ve eski kişilerin beraberinde getirdiği sorunlarla uğraşırken, karısı Karissa'yı tehlikeden uzak tutmaya çalışır. Peki, başarabilecek midir?

Zorlayıcı ve bol olaylı bir kitaptı. Diğer taraftan da her şeyin tamamen netleştiği bir kitaptı. Aşk söz konusu olduğunda imkânsızlıklar imkân kazanır. Güzel bir seriydi, okuduğuma memnunum.
!SPOILER!
Serinin ikinci kitabını okuduktan sonra bir hayli heyecan ve beklenti ile başlamıştım serinin üçüncü kitabı Sırtımızdaki Hedef'e fakat maalesef negatifleri pozitiflerinden bir hayli yüksek oldu benim için.Kitabın gerçekten hoşlanmadığım eksi yönlerine gelmeden önce artı kısımlarından bahsetmek istiyorum.Kitabın en sevdiğim yönü hem Karissa hemde Naz'ın ağzından anlatılıyor olduğuydu.Yazar ilk 120 sayfadan sonra tıkanmıştı-ki bunu Karissa ve en yakın arkadaşı Mel arasında geçen diyalogların uzun ve anlamsız gelmeye başlamasından anlayabiliyordum öylesi sıkıyordu ki bazı replikleri atlamaktan alıkoyamadım kendimi-bu akıllıca taktikten bir hayli memnun kaldım zira tüm hikaye sadece Karissa'nın ağzından anlatılıyor olsaydı "Kitabı yarıda bırakma!"kuralımı çiğneyip devam etmeyecektim büyük ihtimal.Ignazio namı değer Naz karakteri yine gayet güzel kaleme alınmıştı.İnsan hayatını meşru müdafaa ve hayatta kalma içgüdüleri dışında alan kötü bir adam olsada sevdiği kadın için kendini siper etmesi hoştu-ki bunun suçunu hafiflettiğini savunmuyorum cinayet ve bende uyandırdığı duygulardan başka bir incelememde bahsedeceğim- aklı başından gidip onun gibi disiplinli ve taviz vermeyen bir karakterin sokağa sevdiği kadına yetişme iç güdüsüyle kendisini yalın ayak oraya buraya atması mizahi açıdan okumayı yine zevkli kılmıştı.Bir diğer ve son olarak hoşuma giden yanı tarihi iyi kullanarak okuyucuya aktarmaya çalıştığı felsefi düşünceler araştırıldığı belliydi ve mesaj çok net yansıtılmıştı diyor ve duruyorum!Kitabın son 100 sayfasından gerçek anlamda nefret ettim.Felsefik cümlelerle okuyucuyu bir hayli derinlere indirebilmeyi başarabilmiş bir romanın yazarının yaptığı bu hareket iki yüzlülük değilde nedir?Romanın bir kısmında Ignazio yani Naz'ın 18 yaşında başından geçen bir olay anlatılırken kendisinden "çocuk" diye bahsediliyor fakat 19 yaşında hamile kalan Karissa işin içinde varken hala bu ucuz roman bize çekici gelmeye devam etmeli öylemi ? Yok ben almayayım ! Bu biz kadınlar ve öyle hissedenlere aşılamaya çalıştığınız ne tür ticari bir politika bilmiyorum fakat bu durumun bir hayli canımı sıktığını belitmek istiyorum.Daha önceki incelemelerimde de dile getirdiğim üzere partnerler arasında kadın veya erkek fark etmeksizin yaş farkının herhangi bir istismar, manipülasyon söz konusu olmaksızın reşit ve akli dengesi yerinde özgürce alınan kararlar olduğu sürece hiçbir şekilde karşı değilim ki olay Karissa karakterinin 19 yaşında hamile olmasıda değil açıkçası değinmek istediğim bundan daha iki yüzlü ustalıkla gizlenmiş ve farketmesi zor bir gerçek Ignazio 18 yaşındaki bir anısından bahsedilirken çocuk olabiliyor fakat 19 yaşında hamile olan Karissa bu unvanı alamıyor.Kadın hamile olduğu andan itibaren anaç bir kuluçkaya dönen bir varlık değildir.Ki ilerleyen bölümlerde Karissanın eğitim hayatınada son vermiş olması gözden kaçırılacak gibi değildi.İşte biz bu, yetişkin romanları okumaktan zevk alan okurların farkında olması gereken o ince çizgi.Bu inci çizgiyi fark etmemek ve bu tarz yapımlara para verip alarak desteklemek kendi ırkımızı ve öyle hissedenleri kendi ellerimizle geriye atmaktan bir işe yaramaz.Son zamanlarda magazini ucundanda bile olsa takip eden okurlarımızın aşina olduğu Mehmet Aslantuğ'un Hülya Avşar'ın kadın ve erkek egemenliği hakkında sarf ettiği bir cümleye verdiği cevabı kopyala yapıştır yapmak istiyorum.Şöyle diyor Mehmet Aslantuğ,"Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına yanılgılarına bırakmamalı"Bir kez daha yazarın takındığı tutumu bir hayli ticari ve ikiyüzlü bulduğumu belli etmek istiyor ve bir dahaki sefere yetişkin kategorisinde bir kitap satın almadan önce yapılan incelemeleri daha derinlemesine araştıracağımı ve böylelikle eşitliği bozmaya çalışarak üzerinden para kazanmaya çalışan bu gibi yapımlara destekte bulunmamayı umuyorum.
serinin ilk kitabını 564949. defa okuyup sonunda final kitabını okumak benden beklenecek bir şeydi. açık konuşmak gerekirse ben ikinci kitapta yazılan finalin tatmin edici bir final olduğunu düşünüyordum ama sanırım yazar tatmin olmamış ki Sırtımızdaki Hedef kitabını yazmış. Serinin en temposu düşmeyen kitabıydı yani o kadar çok aksiyon vardı ki bir süre sonra "bit, artık." moduna girdim. çünkü Ray' in ölümünden sonra yaşanan patron kavgası, Karissa'nın hayatının hâlâ tehlikede olması, Vitale' nin Vitale olması aksiyonu asla kesmedi. Koca seride sevdiğim şeylerden biri Ignazio Vitale iyi bir adam değil tamam aşk onu değiştirdi ama özünde kötü bir adam ve kendisinin bunun farkında olması çok farklı bir şey. En azından diğer kötü adamlı serilere göre.
şimdi gelelim kitapta esas aşık olduğum karaktere LORENZO!
her sahnede sırıttım, her sahnesinde ağzım açık kaldı sen ne biçim joker kılıklı biriydin öyle..
ve söylemem gereken şeylerden biri.. Lorenzo'nun aşk hayatını anlatan kitap serisi var lâkin çevrilmemiş... eheh
Kitaba puanım: 4/5⭐
Sana yaklaşmasına izin verdiğin insanlara dikkat etmelisin. Fazla yaklaşmalarına izin vermediğin sürece seni sırtından bıçaklayamazlar.
En tehlikeli insanların bazıları kim oldukları yüzünden değil, başkalarına ifade ettikleri şey yüzünden tehlikelidirler sadece.
J. M. Darhower
Sayfa 221 - Yabancı yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sırtımızdaki Hedef
Alt başlık:
Monster in His Eyes #3
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585798
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Target On Our Backs
Çeviri:
Arzu Altınanıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir.

Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür.

Carpe Diem

Ânı yaşa.

Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu.

Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda…

Kimse güvende değildi.

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • esra baş
  • Nilay kabas
  • Miray Bütün
  • Sena Suoğlu
  • KÜBRA
  • elif önay
  • Arzu Altınanıt
  • Asiye Sarıoğlu
  • yasemin yılmaz
  • Emine Korkut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%11.5
18-24 Yaş
%34.6
25-34 Yaş
%38.5
35-44 Yaş
%7.7
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%97.5
Erkek
%2.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.9 (13)
9
%9.7 (3)
8
%22.6 (7)
7
%9.7 (3)
6
%0
5
%9.7 (3)
4
%0
3
%3.2 (1)
2
%3.2 (1)
1
%0