Sis ve Öfke Sarayı (Dikenler ve Güller Sarayı 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3757
Gösterim
Adı:
Sis ve Öfke Sarayı
Alt başlık:
Dikenler ve Güller Sarayı 2
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050940626
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Court of Mist and Fury (A Court of Thorns and Roses #2)
Çeviri:
Meriç Keleş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
Sarah J. Maas’ın “Taht Oyunları”nın yazarı George R. R. Martin’le karşılaştırmasına yol açan “Güller ve Dikenler Sarayı” dizisinin ikinci kitabı Sis ve Öfke Sarayı da yine temposu ve heyecanı hiç düşmeyen bir macera vaat ediyor.
Bana bakan yüzü tanıyordum.
Yüzünden akan sahteliği, umutsuzluğu, çürümüşlüğü tanıyordum.
Hançeri kaldırırken elim titremedi. Kemikli omzunu sıkıca tutup karşımdaki iğrenç yüz e baktım – kendi yüzüme. Ve üvez hançeri tam kalbime sapladım.

Feyre, Amarantha’dan kurtulup Bahar Sarayı’na dönebildi ama bunun bedeli yüksek oldu. Her ne kadar artık Ulu Peri güçlerine sahip olsa da hâlâ bir insanın kalbini taşıyor ve Tamlin’in halkını kurtarmak için yapmak zorunda kaldıklarını unutamıyor.

Gece Sarayı’nın Yüce Lordu Rhysand’la yaptığı anlaşmayı da unutmadı.
Tüm bunların ortasında Feyre, iktidar çatışmaları ve tutku oyunlarının baş döndürücü hızında yapması gerekeni yapıyor.
552 syf.
·Beğendi·9/10
Ohaa ile yazıma başlamak istiyorum. Bu nasıl bir devam kitabıydı. Resmen yer yerinden oynadı. Asla tahmin etmediğim şeyler oldu. Lanet prens T. Senden nefret ediyorum artık. Yazar harika bir konu bulmuş hayalgücü efsane çevirmenin ellerine sağlık olaylar sanki gözümün önünde. Coookkkk güzel bi kitaptı okuyunnn
647 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Serinin ilk kitabını bitirir bitirmez Sis ve Öfke Sarayı'nı okumaya başladım ve şunu söyleyebilirim ki binlerce kat daha iyiydi.
Meğerse ilk kitapta hiçbir şey olmuyormuş. Bütün olaylar buz dağının görünen kısmı bile değilmiş.
Kitap, ilk kitabı bıraktığımız yerden 3 ay sonrasında başlıyor. Feyre yaptıgı şeyleri unutamıyor, psikolojik ve fiziksel olarak tamamen bitik durumda. Tamlin kendi dünyasında. Yakında düğünleri var. Düğünlerine beklenmedik biri katılıyor ve bununla olaylar başlıyor.
Kitabın her sayfası, her olayı çok heyecanlıydı. Özellikle sonu... Ah o sonu... Üçüncü kitabı beklerken acı çekeğim resmen.
İlk kitabı okuyup beğenmediyseniz bile lütfen devam edin. Enfes bir kitap sizi bekliyor.
552 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Serinin ikinci kitabını bitirdim ve bayıldım!

Çok çok çok güzeldi. İlk kitapta gözüme batan bütün eksikliklere, klişelere sihirli değnek dokunmuş gibiydi. Kurgusu çok iyiydi. Kitap 650 sayfa ama diğer karakterlere biraz daha yer vermesini isterdim yazarın. Onların hal ve tavırlarını daha fazla kurcalamasını okura aktarmasını isterdim. Ama yazmamış. Kim bilir belki serinin devamına kısmettir.

Aslında kitap hakkında yazmak istiyorum ama spoiler vermeden zor gibi. O yüzden tavsiyeme uyunuz ve okuyunuz deyip bitireceğim.
552 syf.
·3 günde·9/10
İlk kitap olan Dikenler ve Güller Sarayı’nın ardından hemen Sis ve Öfke Sarayı’na başladım. İlk kitap için yazmış olduğum yorumun sonlarında bahsettiğim masal birden değişti, farklı ve içerisinden çıkılmaz bir hal aldı. Sevdiği adam ve Periler diyarındaki lanetin kalkması uğruna ölümü göze alan Feyre bu kitapta kendisini bulacak.
Hayal kırıklıkları ile, güzelliklerle ve gerçek aşkla harmanlanmış bir dünyaya yeni bir bedenle, ölümsüz olarak gözlerini açacak Feyre. Yaşadığı olayların üzerindeki etkisi Feyre’yi oldukça sarsıyor ilk başlarda, fakat yeni dostluk ve arkadaşlıkları ile bunun üstesinden geliyor. Yaşadıklarının bir yalandan ibaret olduğunu, özgürlüğünün elinden alındığını ve gerçeğin peşine düşmesi gerektiğini zor koşullar altında kalarak öğreniyor.
İç dünyasının karmaşıklığı ve fiziken bir ölümsüz olmasının getirdiği yeniliklere adapte olmaya çalışmasının dışında savaş kapıda ve her şeyin anahtarı da Feyre gibi görünüyor. Yeni kendisini keşfetmek, eski kendisi ile vedalaşmak için çok az zamanı var. Sis ve Öfke Sarayı'nda ilk kitaptaki baş belası olan Amarantha’nın ölmesi ile lanet kalkıyor fakat ondan daha da kötü bir durumla karşı karşıya kalıyor kahramanlarımız. Kral’ın duvarları yok edip yüzyıllar önceki anlaşmayı bozarak savaş hazırlıkları yapması karşısında Feyre ve arkadaşları insanlık ve Peri diyarı adına harekete geçiyorlar. Gerçekten nefesimi tutarak okudum kitabın çoğu bölümünü.
Bahsetmeden geçemeyeceğim bir konu var, benim de takip ettim Goodreads’ta 2016 Goodreads En İyi Genç Yetişkin Fantastik Ve Bilimkurgu Ödülüne layık görülmüş Sis ve Öfke Sarayı. Yazarın bir önce yazmış olduğu Cam Şato serisinin methini duymuştum yıllar evvel. Şimdi bana düşen kitapları edinip okumak olacak çünkü böyle kalemleri seviyorum.
Kitap ile ilgili çok fazla detay vermek istemiyorum fakat öyle bir yerde bitti ki, üçüncü kitap halihazırda çevrilmiş olsaydı hemen okuyacaktım. Şimdi sevgili yayın evinden tek ricam serinin devam kitaplarını geciktirmeden dilimize çevirmeleridir. Bir çok seri var başlayıp sıkılıp bıraktığım, bir çok seri var çok beğendiğim fakat devamının gelmesini beklemekten yorulduğum. Lütfen bu seri de devamı gelmeyenler serisi olmasın.
Bu arada yazarın bu serisini George R. R. Martin’in Taht Oyunları ile karşılaştırıyorlarmış. Ben taht oyunlarının kitabını okumadım fakat diziyi bir ara takip etmiştim. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemiyorum tanıtımlarında bundan bahsediliyordu ben de eklemek istedim.
Sarah J. Maas’ın Sis ve Öfke Sarayı yine DEX yayınlarından çıkmış. 2017 yılı basımı olan kitabın çevirisini yine Meriç Keleş yapmış ve sayfa sayısı 552. Bir bu kadar daha olsa da okusam modunda bitirdim kitabı ve yorumumu. Keyifle okuyabileceğiniz bir seri.
Not: Şubat 2018'de üçüncü kitabın müjdesini verdi yayınevi.
Kitap +18 içeriklidir.
552 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okuyunca neden bu kadar bekledim diye sordum kendime.NEDEN ?? Kitabin başları durağan gelse de bu yazarın romanları nda öyle birşey var ki kendinizi alamıyorsunuz.Bitirmek icin sayfalar ard arda çevriliyor.Bu kitabi ilkine gore cok daha fazla sevdim.Her kitap ayri guzel ama RHYSAND konulu bir kitap ne kadar kötü olabilir ki Feyre'nin gucune,Rhys'in merhametine ve daha dahasina herseye hayran kaldım. Yeri geldi ağladım yeri geldi güldüm fakat kitaptan cok zevk aldım. AKLINIZDA SORU ISARETI VARSA MUHAKKAK ALIN diyorum.Cok guzel bir seri diger kitabi okumak icin can atiyorum :)
647 syf.
·Beğendi·10/10
İlk defa sonraki kitabın henüz çevrilmemiş olmasını iyi bişey olarak gördüğüm bir kitap okudum. Çünkü sindirmek için biraz zamana ihtiyacım var sanırım. Kitabı bitirirken resmen elim ayağım titriyodu ve hala sakinleşebilmiş değilim. Demek istediğim yok böyle bir kitap ya. En azından benim için. Resmen aşık oldum. Sonraki kitap çıkana kadar kitabı iyice sindirmem lazım. Ama anlatamıyorum bile. O kadar güzeldi ki.
552 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Kesinlikle. Artık bu seri benim için öyle bir yer edindi ki kollarıma Rhys'in dağ ve üç yıldız dövmesini çizer hale geldim.
Kitaba gelecek olursak evet belki sıradandı bazıları için ama ben böyle minik, gerektiğinde sinir eden, gerektiğinde ağlatan, gerektiğinde ise gözlerinizden kalpler fışkırtan kitapları çok seviyorum. Ve bu seri tam bana göre. Zaten fantastik edebiyatı severim - tamamen bir fantastik edebiyatı değil tabiki ama yinede - bu seri fantastik okurlar için çok kaliteli olmasada mutlaka okunması gereken bir kitap.
552 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabın kapağını kapattıktan sonra söylediğim ilk kelime "Vay be!" oldu. Kitabını beğeneceğime gerçekten ihtimal dahi vermiyordum. Özellikle yine hikayeye Tamlin ile başlamamız ve Tamlin beni uzun bir süre sıktı. Ama ilk kitaba ve bu kitapta hoşuma gitmeyen olaylara - durumlara rağmen Sis ve Öfke Sarayı'nı beğendim arkadaşlar! Yazın bunu kenara!

İlk kitapta bizim aşkı için her şeyi yapan kahraman Feyre'miz (!) aşırı zor ve karmaşık sınavlardan geçip (?) biricik aşkı Tamlin'i (!) ve bütün Peri halkını kurtarmıştı hatırlarsanız. Lanetkıran Feyre... Belki Peri halkının zincirlerini kırmış olabilir ama bunun için kendini o mağaraya zincirlerdi - tabii ki mecazen- ve eğer bu iş Tamlin'e kalsaydı Feyre o mağarada çürürdü... Hani sürekli neden Tamlin'i hiç sevmediğimi soruyordunuz ya, işte bu yüzden. Kendi mutluluğu için etrafındaki herkesi ,o mutluluğun yegane sebebini bile, harcayabilen bencil bir Lord bozmasından başka bir şey değil. Kitabı hala okumamış olanlara spoiler vermek istemiyorum bu yüzden tabii ki her şeyi açık açık anlatamayacağım ama şunu bilin ki; Feyre'nin hayatının emanet edileceği son kişi Tamlin. Hem birinci hem de ikinci kitapta mecazen ve gerçekten Feyre'nin ölmesine razı oldu ve bunun üstüne ilk kitapta bununla ilgili hiçbir şey yapmadı. Yaptığı tek şey; ilk kitapta Feyre ile yanlız kaldığı ilk anda -dağın altında oldukları zamandan bahsediyorum tabii- onunla birlikte olmaya çalışmak oldu. Çünkü o bu kadar sığ ve düşüncesiz...

Feyre'ye ilk kitapta çoğunuzun aksine pek bayılmamıştım ve bu ikinci kitapta da uzun bir süre devam etti. Buna rağmen eğer Feyre'yi tek bir sözcük ile tanımlayacak olsam bu "cesur" olurdu. Her anlamda. Yazar bunu okuyucunun gözüne sokmak için araç olarak cinselliği kullanmış ki bu benim kitapta ikinci sinir olduğum şey idi. - İlki tabii ki Tamlin- Bir yüz sayfa boyunca filan bölümler yatakta başlıyor ve yatakta bitiyor. O yüz sayfa hayatım boyunca okuduğum en sığ yüz sayfaydı. Ama benim Feyre'yi cesur bulmamın sebebi bu değil. Cesur biri çünkü bazen asıl riskin risk almamak olduğunu bazen de yapması gereken şeyin aslında yapmaması gereken şey olduğun biliyor. Sonuç olarak Feyre'yi bu kitapta sevdim. Bayılmadım ama sevdim.


Ayrıca Dikenler ve Güller Saray'ında Rhysand'a sevmediğimi de biliyorsunuz amaaaa... Ya ne diyeceğim biliyor musunuz? Bence siz önce bu kitabı okuyun. Bakın gerçekten, yani Dikenler ve Güller Sarayı'nda ağır ikinci kitap sendromu var. Bunun en iyi örneği Rhys. İlk kitapta aşırı fevri ve abuk subuk hareket ediyordu. Önce klasik boş, kötü karakter mantığı diye düşündüm ama bu yaptıklarının yarısına bile bahane olmadı ama bu kitapta... Bence yazar ya ilk kitabı ya da bunu başkasına yazdırmış. Başka açıklaması katiyen olamaz yani.

Meşhur bir laf var "Bu kitapta #teamrhys ve #teamtamlin yok. Sadece Rhysand var." diye. Hangi düşünür dediyse doğru demiş. Tamlin'i direk çöpe atıyoruz ve Rhysand'ı mutlulukla kucaklıyoruz. Spoiler vermediğimden bu konu hakkında konuşamıyorum. Bu yüzden en iyisi gidin siz kitabı okuyun...

Sevmediğim değil ama anlam veremediğim garip bir olay var kitapta. Yani okuması aşırı zevkliydi ve kesinlikle kitaptaki favori bölümüm orasıydı ama Attor ve adamlarının amacını pek anlayamadım. Yani anladım ama neden sadece bir tane ile sınırlı kaldı ve daha sonra bu olay unutuldu?

Kitabın ortalarından biraz daha önce bir yemek masası muhabbeti var. O muhabbetten bir sürü şey öğreniyoruz. Aslında gerekli bir olay fakat yazar neden her şeyi bir anda vermeye çalışmış onu da anlamadım. Orası bana biraz zorlama geldi.

Bunların haricinde hala Nesta'yı sevmiyorum. Elaine fazla saf, çoğu zaman. Lucien giderek Tamlin'e benziyor. Mor benim için kitabın favori karakteri. Amren ile ilgili hikayeyi merak ediyorum. Azriel'i seviyorum ama bence son kitapta daha çok diyaloğu olmalı. Cassian ise muhtelemen üçüncü kitapta odaklanacağım karakterlerden biri çünkü onunla ilgili o durumu hemen öğrenmem lazım. Bir de Velantis şu "genç-yetişkin- fantastik" türünde görüp görebileceğiniz en güzel kurgu şehir sanırım.
647 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Evet, ilk kitap yorumumu çok sevdiğim serinin ikinci kitabıyla yapıyorum, birinci kitapla başlamak istemedim nedense :D
Her neyse, öncelikle bu kitap benim için çok değerli. Tamlin'i zaten sevememiştim fazla birinci kitapta, yani evet çok iyiydi Feyre'nin ailesine karşın olsun kendisine karşı olsun ama ne biliyim, çok da bayılmıyordum dersem bu daha doğru olur.
Bu kitap, kesinlikle konuyu sevenler için MÜKEMMEL ve mükemmel AKICI!! Sınav haftamda 3-4 günde bitirdim ve o kadar çok okuyordum ki annem kör olacaksın yeter diyordu, sonra babam başladı o kadar okuma diye o da yetmezmiş gibi kardeşim de abartıyorsun artık falan dedi... Artık odama çekiliyordum gizli gizli okuyordum, öyle diyebiliriz..
Konudan saptım gibi oldu, neysee, 1. kitabın sonunda Rhys'in neden sendelediğini eminim hiçbirimiz anlamamıştık, ve bu kitap da, Rhys'in yaptığı her şeyin altında bir amacı olduğunu gördük. Ve cidden o kadar üzücüydü ki, kalbim paramparça oldu okurken. "There you are. I've been looking for you." o kadar çok şey saklamış ki altında sadece bu bile yüzde birini oluşturmaz. Bu kitapta biraz daha Rhys'in derinine giriyoruz ve nelerden çekindiğini, neleri amaçladığını, sarayı için, eşi ve arkadaşları için yapabileceklerini, neleri anında feda edebileceğini görüyoruz VE BU BENİ BİTİRDİ!
Atıcam şimdi kendimi annemin kollarına :'(
Bilinmeyen taşların neredeyse hepsi anlaşılıyor, yeni karakterler (ALLAHIMMMM) geliyor ve hepsi çok güzel, KOMİK ve iyi kişiler. Tbh Amren'den ilk başlarda korkmuştum :d
Bir sayfayı çevirip diğer sayfaya koşuyorsunuz resmen.
Kesinlikle kitabı okuyun, kesinlikle!!!
(evet en saçma yorum olabilir ama napalım kişiliğimiz böyle, heyecandan ne yazdığım belli değil ama okuyun, okutun >33333 >3)

favourite chapter: chapter 55 (ŞAKA ;dddd)
552 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10·
Kitabı çok sevmeme rağmen beni çok rahatsız ettiği yerler oldu. Şöyle ki uygunsuz içeriklerin fazlalığı ve ayrıntılı, uzun uzadıya anlatılması beni oldukça rahatsız etti. Bu aşk meselesi bu kadar abartılmasa ve fiziksel boyutlara ulaşmasa çok daha fazla beğeneceğim bir seri olabilirdi. Yine de sıradaki kitabı fazlasıyla merak ediyorum. Eğer bu tarz şeylere pek taklımıyorsanız veya bir şey olmaz diyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Ama kesinlikle 16 hatta 18 üstü okuyucular için daha uygun olduğunu düşünüyorum...
552 syf.
·10/10
Kitabi çok beğenmeme rağmen 1 hafta gibi bir surede bitirmistim.Biraz ters bi zamanima denk gelmişti.
Hikaye tam anlamıyla evrildi.Herşey değişti ve bence sonunda feyre doğru seçimde bulundu.Ve kitap muazzam bir yerde bitti.Üçüncü kitabi sabirsizlikla bekliyorum.
552 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İlk kitapta yazarın tarzını, karakterleri o kadar sevmiştimki daha iyisini yapabilir mi emin olamamıştım. Beklentim düşük bir şekilde başladım kitaba ve ba-yıl-dım! Rhys... Bir efsaneydi. Tamlin'den pek çok kişi nefret etmiş ama bende öyle bir şey olmadı. Her şey, bütün bir kitap bir yana... Peki o son? Öyle bir son gerçekten beklemiyordum. Kitap hakkında konuşulacak bir sürü şey var, bir sürü karakter mesela. Serinin üçüncü kitabını da bitirmeme rağmen favorim hala Sis ve Öfke Sarayı. Hala bu seriyi okumadıysanız bir şans vermelisiniz.
Mutsuzdum. Sadece paramparça değil, aynı zamanda mut­suzdum.
Bunun bir duygu olduğunu fark ettim. Uçsuz bucaksız boş­luktan veya hayatta kalmaya odaklı dehşetten farklı olarak, bir duyguydu.
Sarah J. Maas
Sayfa 340 - Dex Kitap
Göğüs kafesimin içinde bir şey yıkılmaya başladı. Oysa bu parçamın uzun zamandır kayıp olduğunu sanıyordum..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sis ve Öfke Sarayı
Alt başlık:
Dikenler ve Güller Sarayı 2
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050940626
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Court of Mist and Fury (A Court of Thorns and Roses #2)
Çeviri:
Meriç Keleş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınları
Sarah J. Maas’ın “Taht Oyunları”nın yazarı George R. R. Martin’le karşılaştırmasına yol açan “Güller ve Dikenler Sarayı” dizisinin ikinci kitabı Sis ve Öfke Sarayı da yine temposu ve heyecanı hiç düşmeyen bir macera vaat ediyor.
Bana bakan yüzü tanıyordum.
Yüzünden akan sahteliği, umutsuzluğu, çürümüşlüğü tanıyordum.
Hançeri kaldırırken elim titremedi. Kemikli omzunu sıkıca tutup karşımdaki iğrenç yüz e baktım – kendi yüzüme. Ve üvez hançeri tam kalbime sapladım.

Feyre, Amarantha’dan kurtulup Bahar Sarayı’na dönebildi ama bunun bedeli yüksek oldu. Her ne kadar artık Ulu Peri güçlerine sahip olsa da hâlâ bir insanın kalbini taşıyor ve Tamlin’in halkını kurtarmak için yapmak zorunda kaldıklarını unutamıyor.

Gece Sarayı’nın Yüce Lordu Rhysand’la yaptığı anlaşmayı da unutmadı.
Tüm bunların ortasında Feyre, iktidar çatışmaları ve tutku oyunlarının baş döndürücü hızında yapması gerekeni yapıyor.

Kitabı okuyanlar 255 okur

  • Havvanur Ö.
  • Neşenur Duyar
  • Zeynep
  • Cansu
  • Halise Tilbe
  • Ece Mısırlı
  • Nilsu
  • sümeyye
  • Nur Yağan
  • jean grey

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%17.8
18-24 Yaş
%42.2
25-34 Yaş
%22.2
35-44 Yaş
%6.7
45-54 Yaş
%4.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.5 (91)
9
%19.6 (30)
8
%10.5 (16)
7
%5.9 (9)
6
%1.3 (2)
5
%1.3 (2)
4
%0
3
%0.7 (1)
2
%0
1
%1.3 (2)