Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu

·
Okunma
·
Beğeni
·
3808
Gösterim
Adı:
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750831546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'da, Behçet Necatigil'in deyişiyle, "Olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üsluba aktaran" Haldun Taner'in unutulmaz öykülerinden dokuzu var: Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi, Konçinalar, Ablam, Atatürk Galatasaray'da, Fraulein Haubold'un Kedisi, Eczanenin Akşam Müşterileri, Fasarya, Memeli Hayvanlar.

"Bence Haldun Taner, çağdaş yazınımızın, özellikle öykücülüğümüzün bir klasiğidir. Bunu kendine vergi anlatımına, kişiliğine, öykülerinin insancıl özüne borçludur."
-Oktay Akbal-

"Tiplerden, durumlardan, ruh hallerinden, aykırılıklardan, hatta durağan bir nesneden öykü çıkartmanın ustasıdır Taner."
-Füsun Akatlı-
(Tanıtım Bülteninden)
96 syf.
·8/10
Kitabı okurken, yazarının Haldun Taner olduğunu bir anlık unutarak, içinizden ben bu kitabın yazarı ile sohbet etmeli, karşılıklı çay içmeliyim diyorsunuz veya bir anlığına yazar ile beyinlerimizin değişmesini istiyor ve hayata bambaşka bir çerçevede bakarak etrafıma afili cümleler kurarak insanlara caka satmayı isterdim.
Kitabın Kalender atlı bir atın kişnemesiyle başlayıp aynada kendisini görmesi, Sao Paulo'ya kadar uzanan ve muhteşem tahlilleri barından öyküleriyle devam etmesi muhteşem bir detay. Ve bir kitabın adı ancak bu kadar güzel olabilirmiş. Başlı başına bir öykü gibi bir ad; "Şişhane'ye yağmur yağıyordu."
En beğendiğim kısımlar ise ;Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Ablam, Fraulen Haubold'un Kedisi ve Fasarya'ydı.
96 syf.
·18 günde·7/10
9 hikayeden oluşuyor bu öykü kitabı. Hepsinin tadı ayrı. Naif mi naif, sade mi sade, göz doldururcasına yazmış Haldun Taner. Çok güzel kelimeler kattım kendime sayesinde.
Alelade hisleri öyle bir anlatıyor ki, sanki o hisler hayatının dönüm noktası olmuş karakterler için. Anlattığı ortamın içine sizi çekiveriyor, karakterlerin dünyasını açıveriyor aniden. Okurken, anlatılan his neyse o hissi hayatınızda yaşarken tatımlamadığınız kadar tadımlıyorsunuz.
Koniçinalar hikayesinin en sevdiğim olduğunu söyleyebilirim. Kart dizisinden yola çıkmış insanoğlunun sosyal statülerle 'düzene' oturtulmuş yaşantısını anlatmak için. Başta özdeşleştirerek açıklamış. Bitmeye yakın çekmiş tetiği, patlatmış. O an etrafımda deste deste kartlar uçuştu.
Diğer en sevdiğim ise Farsaya idi. İçlerinde en uzun soluklu olan, riyakarlıklar, insan kullanmalar, safça istekler, yine alelade, yine sizi içine alan bir hikaye.
Pürüzsüz anlatım, ben çok sevdim umarım siz de seversiniz. Sevmeseniz de okuyun. Haldun Taner samimi gülüşüyle Türkiye sanatının kıymetlilerinden çünkü. Sevmeseniz de bir küçük hikayesinin okuyup tanışın onunla.
Sevgiler efendim.
96 syf.
·9/10
Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Üçüncüsü de yolda. Ben sevdim Haldun Tanerin kalemini, üslubunu. Okuduğum her hikâye beni, deyim yerindeyse nostalji yolcuğuna çıkardı. Dönemin komşuluk ilişkileri, kahvehane muhabbetleri, kapı önü sohbetleri, kadın erkek ilişkileri hepsi gözümün önünde yaşanıyor gibiydi . Öykülerin içeriğide çesitliydi; iskambil kartlarina, komşunun kedisine, bir eczanenin müşterilerine yazilmiş mizah ve hiciv iç içe öykülerdi bunlar. Öyküde favorim her zaman Sait Faikti. Ama artık favorim değil, favorilerim var.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Edebiyatımızın mihenk taşı yazarlarından Haldun Taner'in, kitaba adını da veren öyküyle beraber dokuz adet birbirinden güzel öyküsünü barındıran muazzam bir eser. Kitap sizi hiç sıkmıyor bunu belirteyim. Hatta bazen anlatılan öyküler kurgu mu gerçek mi diye tereddüte bile düşüyorsunuz. Tabi bu da Haldun Taner'in ince işlemeli kaleminden kaynaklanıyor. Tavsiye ederim. #iyikitap
96 syf.
·3 günde·5/10
Kitap çok kısa ama bitirmesi çok zordu. Kısa öykülerden oluşan bir kitap. Öykülerden 1-2 tanesi hariç sıkılmadan okuduğum olmadı. Haldun Taner ilk defa okudum, biraz hayal kırıklığı oldu benim için.
96 syf.
·9/10
Üniversitede Türkçe dersinde okutmuşlardı hoşuma gitmişti, öyküleri keyifliydi. Olaylara mizahi ve farklı pencerelerden bakması güzeldi. Bu kitabı mutlaka keşfetmelisiniz derim...
96 syf.
·2 günde·9/10
Hikayeleri ve Haldun Taner'in anlatımını o kadar beğendim ki bu yoğunlukta en kısa sürede kitabı bitirdiğimi düşünüyorum. Ayrıca hiç vakit kaybetmeden gene Haldun Taner'in kitabı olan "Ayışığında Çalışkur" kitabına başladım. Kitabın ilk hikayesi olan "Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu" gerçekten herkesin defalarca okuyup üzerine düşünmesi gerekir. Ayrıca bu kadar hassas bir konuyu at kişnemesini yorumlayarak eğlenceli bir şekilde anlatmasını tamamen yazarın yeteneğine bağlıyorum.
Kitaptaki bütün hikayeleri çok beğendim aynı zamanda Fasarya(Feyzullah)yada üzülmedim değil. Atatürk'ün Galatasaray(okul)'ı ziyareti mevzusunda gözlemlediğime göre o dönemdede derse önemli bir şahsiyet veya müfettiş geldiğinde yaşanan olaylar ve stresin günümüzdede aynı şekilde devam etmesi(özellikle askeri okulda okuduysanız bu stres en az 2 kaç daha fazla) ve bazı anılarımın da canlanmasıyla o dönemki halime gülmeme sebep oldu. Aslında yazacak çok şey var fakat uzatmayayım. Eğer bulabilirseniz kesinlikle okumalısınız :)
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Son dönemin önemli tiyatro yazarlarının başında gelen Haldun Taner'e olan ilgimin biricik bağlantı noktası; Kadıköy'den Moda'ya çıkarken sürekli yanından geçtiğim Haldun Taner Sahnesi. Binanın ayrıcalıklı yapısı ve yeri; yazar hakkında da olumlu düşüncelere sevketmişti. Uzun süredir felsefik text'ler okuduktan sonra; bu eseri okumak, okuma anlamında soluk almamı sağladı.

Hayatı hafifden dalgaya alır gibi ele alıp, insanın olaylar karşısındaki masum tarafı gözler önüne seriliyor. Nedense kitap boyunca "Sait Faik" okuyor hissine kapıldım. Bazı öyküler yazarın başından geçen olaylardan yola çıkarak yazılmış.

Toplam 10 öyküden oluşan, özel bir şeçki. "Ablam" öyküsü favori öykümdür.
İyi okumalar...
96 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en iyi öykü kitabiydi hepsini ayribari beğendim ve herkese hediye etmek istiyorum çok güzledi aşırı çok beğendim kitaba ismini veren öykü zaten içlerinde nde en güzeliydi...
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Ya... ya..." diye mırıldandı. "Felek demişler buna... Kimisini azdırır, kimisini üzdürür, kimisini ezdirir, kimisinin de şair Nesimi gibi derisini yüzdürür."

-Haldun Taner'in bu minik öykü kitabında bir istasyon memurunun, eski bir kantar sahibinin, avukatın, postacının, ayakkabı boyacısının, polisin, marangozun ağzından kimi zaman eski bir eczanede, kimi zaman vitrini kırılmış bir elektrik dükkanında, kimi zamansa bir kahvehanede bazen devlet meselelerini, bazen memleket sorunlarını, bazen mahalle kavgalarını dinleyeceksiniz. İstanbul'un bugünkü sokaklarında ve toplu taşımalarında, yıllar öncesinin İstanbul'unu çantamda taşımak, alıp okumak, bazen de Süheyl Erbil gibi "... insan yalnız olunca... Ve hele yağmur da yağınca..." deyip gülümsemek hoştu. Bir günde bitirmelik bu minik çocuğu öneririm. *
96 syf.
·Beğendi·8/10
Şişhane’ye yağmur yağıyordu Haldun Taner’in 8 öyküsünden oluşuyor.Öykülerinde toplumsal olay ve geleneklere ironik bir bakış açısı sünüyor.Mizah,ironi ve toplumsal eleştiri sevenler rahatça okuyabilir.
96 syf.
·Beğendi·9/10
Haldun Taner
Yağmur Yağıyordu
Edebiyatın, sinemayı, sinematografik açıdan yendiği nadir eserlerden birisidir. Bu hikâyede ki sahneleri, bu hikâyenin anlattığından daha sinemasal anlatabilecek bir yönetmenin var olduğunu sanmıyorum. Anlatmak istediğim şey aslında, sinema sanatı, bu hikâyeden daha sinemasal olamaz. Nefis bir zaman geçişi ve sahne sunumu… Bu esere şöyle demekte bir beis görmüyorum; yazı ile sinema yapma sanatı, doğaüstü bir betimleme sanatı.
Eser ile aynı adlı bir öykünün de yer aldığı bu kitaptaki (şişhaneye yağmur yağıyordu) ‘’kelebek etkisi’’ ifadesi bu öykünün en güzel özetidir. Kalender isimli bir atın aynada kendisini gördükten sonra ‘’kişnemesi’’ ve sonrasında dünyanın bir ucundaki Sao Paulo ‘yu bile etkilemesini ele alan müthiş tahlillerin dile geldiği Haldun Taner eseri. Konuşmaların canlılığı, İstanbul’ un ve Şişhane’nin daha ellili yıllarda bile yoğun olan gürültüsünün en yalın şekilde aktarılması ile son derece hareketli bir öykü çıkmıştır.
Behçet Necatigil’ in deyişi ile ‘’olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üslupla aktaran’’ Haldun Taner’ in unutulmaz öykülerinden dokuzunu barındıran kitapta en hoşuma giden ‘’konçinalar’’ oldu.
*’’-ya… ya…’’ diye mırıldandı.. ’’ Felek demişler buna… Kimisini azdırır, kimisini üzdürür, kimisini ezdirir, kimisini de şair Nesimi gibi derisini yüzdürür.’’
* zira dünyada hiçbir şey, karşısındakini kandırdığını sanan bir budalanın sevinci kadar komik değildir.
*çünkü bizim de eşyayı gerçek büyüklükleri ile görüp görmediğimiz ayrı bir meseledir.
Halbuki ayna hep dikine durduğundan böyle dalkavukça optik oyunlarına başvurmaz. O insanı nadan nadan ( gönül kırıcı, kaba ) olduğu gibi gösterir.
" İşte , " diyor, " her şeyi böyle olduğundan daha büyük görüş, hayvanda dolayısıyla bir aşağılık duygusu yaratmış ve onu daha ilk çağlardan itibaren insanın hizmetkârı derekesine ~ aşağı seviye ~ indirmiştir. "
Zira dünyada hiçbir şey, karşısındakini kandırdığını sanan bir budalanın sevinci kadar komik değildir.
Büyüklüğü geçtik, tam ebatta bile görmezler. Onlar yüksek sosyete ile iyice haşır neşir olduklarından, insanları dürbünün tersinden seyreder gibi, küçük küçücük görmeye çoktan alışmışlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750831546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'da, Behçet Necatigil'in deyişiyle, "Olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üsluba aktaran" Haldun Taner'in unutulmaz öykülerinden dokuzu var: Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi, Konçinalar, Ablam, Atatürk Galatasaray'da, Fraulein Haubold'un Kedisi, Eczanenin Akşam Müşterileri, Fasarya, Memeli Hayvanlar.

"Bence Haldun Taner, çağdaş yazınımızın, özellikle öykücülüğümüzün bir klasiğidir. Bunu kendine vergi anlatımına, kişiliğine, öykülerinin insancıl özüne borçludur."
-Oktay Akbal-

"Tiplerden, durumlardan, ruh hallerinden, aykırılıklardan, hatta durağan bir nesneden öykü çıkartmanın ustasıdır Taner."
-Füsun Akatlı-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 290 okur

  • Ünal Gündoğdu
  • Sueda Milci
  • Samet Candan
  • Mehmet Birbiçer
  • hilal
  • Kadir Kökten
  • Mehmed Hasan Uncuoğlu
  • Selin K.
  • Aynur Korkut
  • Övül Barlas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%12.8
18-24 Yaş
%34
25-34 Yaş
%27.7
35-44 Yaş
%10.6
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51
Erkek
%49

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (21)
9
%19.8 (19)
8
%24 (23)
7
%16.7 (16)
6
%5.2 (5)
5
%10.4 (10)
4
%0
3
%1 (1)
2
%0
1
%1 (1)