Şişko'dan Pokerde Kazandığım Adayı da Yeğenime Bırakıyorum

7,0/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
186 gösterim
Romanın başkahramanı çok zengin bir kumarbaz…
Yaşlanmış artık…
Ölümünden önce yine kumara oturur…
Poker masasındaki rakibi, “şişko” lakaplı biri…
Ve saatler sonra şişkoyu soyup soğana çevirir...
O kadar ki şişko, son olarak kendisine ait bir adayı da kumara basar ve kaybeder…
Ada denilen de ne biliyor musunuz?
Pasifik Okyanusu’nda, kuş uçmaz kervan geçmez, işe yaramaz bir kayalık.
Bizim meşhur kumarbaz, bu büyük kazancının ertesi günü ölür… Ancak ölmezden önce servetini yakınlarına, dağıtır…
Şişkodan kazandığı adanın tapusunu da, çok sevdiği kızla evlenmek üzere olan genç yeğenine bırakır…
Vay bırakmaz olaydı!
Amcasından böyle bir mirasa kavuşan genç adam, daha evlenmeden adada balayı yapmak için yanına sevdiği kızı da alır ve bir tekneyle denize açılır.
Ohhh be! Gel keyfim gel…
Size ait güzel, sakin bir ada…
Birbirinizi deliler gibi seviyorsunuz…
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 1972
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • Orijinal Adı:
    And to My Nephew Albert I Leave the Island What I Won off Fatty Hagan in a Poker Game (1969)
  • Çeviri:
    Oğuz Alplaçin
  • Yayınevi:
    Hürriyet Yayınları
  • Kitabın Türü:
Black Garden 
25 May 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

''And To My Nephew Albert I Leave The Island What I Won Off Fatty Hagan In A Poker Game'' , David Forrest'ın 1969 senesinde yazdığı bu ilk romanının orjinal başlığı böyle. Forrest bundan sonra üç roman daha yazmış fakat dilimize çevrilen tek eseri bu, ülkemizde ilk 1972 senesinde yayınlanmış, sonra birkaç defa daha yayınlandıktan sonra tekrarı gerek görülmemiş... Benim elimdeki kitap 1972 basımı, okurken elimde dağılıverdi sonra benim becerikli ellerimle güzel bir tamirat gördü, yeni gibi oldu. Sahaflardan veya sahaf işlevi gören internet sitelerinden temini fevkalâde kolay... Hikayenin konusu ise şöyle:
Adamımızın ismi Albert, tesadüfen bir ada sahibi oluyor fakat bahsedilen ada işe yaramaz kayalıklardan ibaret küçük bir kara parçası. Sonra yine tesadüfen bu kara parçasına Sovyet askerleri yerleşmek durumunda kalırlar, Birleşik Devletler askerleri ise geride kalır mı? Onlar da bir askeri garnizon kurarlar adaya ve bu küçük kara parçasına ülke sınırı dahi çizilir. Diğer yandan bütün bunlar bizim Albert'i milyoner yapar. Romanda ise bu küçük kara parçasında bu iki asker grubunun başından geçen komik serüvenler anlatılır. Romanın asıl amacı bu iki ülkenin soğuk savaş dönemindeki rekabetini tiye almak, bütün bunları mizahi bir anlatımla eleştirmektir... Hikayemiz güzel, tavsiye edilir...