Adı:
Sissoylu: Kuşatma
Alt başlık:
Sissoylu Serisi 2
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055069469
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Well of Ascension, Mistborn #2
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
Kötülük alt edildi; savaş ise henüz başlıyor.

İmkânsızı başardılar ve acımasız iktidarı bin yıl boyunca devam eden Tanrı benzeri varlığı ortadan kaldırdılar. Bu toprakların en kudretli Sissoylusu hâline gelen Vin ve ona âşık olan genç, idealist bir soylu olan Elend Venture, şimdi yıkık bir imparatorluğun külleri üzerine sağlam, yeni bir toplum inşa etmek zorunda.

Üç farklı ordunun kuşatması altında kaldıkları sırada, Vin ve Elend bu zorlu amaç için çalışmaya başlayalı çok kısa bir zaman olmuştu. Kuşatmanın demir yumruğu geride kalan her günle birlikte giderek daha da kapanırken, kadim bir efsane bir umut ışığı sunmaya başladı onlara. Efsanede bahsedilen Miraç Kuyusu'nun ne tür bir güç bahşettiği belli değil, hatta bu kuyunun gerçekten de var olup olmadığını bile kimse bilmiyor.

Belki de Lord Hükümdar'ı alt etmek işin en kolay tarafıydı. Lord Hükümdar'ın yıkılışı sonrasında ortaya çıkan gelişmelere rağmen hayatta kalabilmek hiç de kolay olmayabilir. Fantezi roman evreninin önemli yazarı Brandon Sanderson'dan harika bir yapıt…
648 syf.
·28 günde·Beğendi·10/10
Tek kelimeyle muazzamdı! Özellikle son 200 sayfasını soluksuz okudum. Vin'in ilk kitaptaki acemiliğinden bu kitapta evrilmesine son ana kadar şahit olmak harika bir histi. Hele o son kısımlar tadına doyulmaz aksiyon ve heyecan. Sanderson cezbetmeyi çok iyi başarıyor.
648 syf.
·45 günde·Beğendi·9/10
Son İmparatorluğu soluksuz okunuştum ancak ikinci kitapta karşılaşacağımız malum karakterlerin bulunmaması nedeniyle çok eksiklik çekeceğimi düşünmüştüm. Zaten bu eksiklikleri karakterlerin kendi içsel durumlarında da çektiklerini görebiliyoruz. Buna rağmen bazı şeyleri pek fazla aramadığımu söyleyebilirim. Kesinlikle muhteşemdi. Öyle ki yazar gene kendi kendine çıkmazlar oluşturmuş ve o çıkmazlardan gene kendini kurtarmayı başarmış. Muazzam
648 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Sissoylu - Kuşatma; toplamda 7 kitap olarak planlanan dünyada da fazlasıyla beğeni toplayan (Goodreads puanı 4.5) Sissoylu (Mistborn) Serisinin ikinci kitabı.

Bir fantastik kurgu hayranı olarak ilk kitap "Son İmparatorluk'u" ağzımın suları akarak okuduktan sonra merakla ikinci kitabı beklemeye başlamıştım ve nihayet yine aynı hazla okuyarak ikinci kitabı da bitirmiş bulunmaktayım. (Ne mutlu bizlere ki üçüncü kitabın (Çağların Kahramanı) kapağı bile hazırlanmış durumda kısa süre sonra ona da kavuşacağız.)

Spoiler vermemek adına konudan kısaca bahsedip, yazar ve kitap hakkındaki görüşlerime geçeyim.
İlk kitapta Hathsin Firarisi olarak tanınan kahramanımız Kelsier'in bir ekip kurarak bin yıldır hüküm süren acımasız Lord Hükümdar'ı devirme planlarını hayata geçirmesini okumuştuk. Kuşatma ise Son İmparatorluğun kaldığı yerden devam ediyor. Bin yıllık acımasız düzen alt edilmiştir ancak bu seferde Luthadel şehri üç farklı ordu tarafından kuşatma altına alınmıştır. Kahramanlarımız yeni bir düzen inşaa etmeye çalışırken bir yandan da kuşatma ile baş etmeye çalışmaktadır.

Bu arada yazarımız Brandon Sanderson için ayrı bir paragraf açmak isterim. Sanderson, birbirinin benzeri çok sayıda eserin olduğu fantastik kurgu türünde özgün kitaplarıyla ayrılabilen az sayıda ki yazarlardan biri. Kitaplarındaki muhteşem kurgu, yarattığı dünyalar, karakterlerin derinliği ve yağ gibi akıp giden anlatımıyla muazzam işler ortaya koyuyor. Sanderson şimdiden ilk göz ağrım olan Yüzüklerin Efendisi ile birlikte kitaplığımın en üst rafında yer almayı başardı.

Ayrıca, Akılçelen Kitaplara da bu kadar hacimli kitapları hatasıza yakın bastıkları için teşekkür etmek lazım.
648 syf.
·6 günde·9/10
Kitabın kurgusu yine oldukça etkileyici, şaşırtmaya devam ediyor. Yazımı çok akıcı olmuş, daha yeni başladığımı düşünürken bitiverdi. Büyük ve leziz bir yemek yemiş gibi oldum, harikaydı.
648 syf.
·19 günde·9/10
Yarıdan sonra olaylar öyle heyecanlı hale geldi ki kitap bitiverdi! Bu yazar seri bitince okurlarının yüreğine indirecek sanırım. Her şey bitti derken size öyle bir çorba sunuyor ki işin içinden çıkılmıyor. Seri müthiş ilerliyor arkadaşlar. Fantastik ve epik fantastik kurguları seviyorsanız Brandon'ın kitapları, kitaplığınızın vazgeçilmezi olacaktır! 3. kitap için elleriniz kaşınacak!
636 syf.
·56 günde·Beğendi·8/10
Kuşatma, ilk kitaba kıyasla biraz daha yavaş akmasına rağmen son kısımlarında yine verdiğiniz emeği boşa çıkarmıyor. Sanderson'un ince zekasına yakışır ters köşeleriyle sizi şaşırtmayı başarıyor.

Kitap felsefi konularda bolca kafa yormanızı istiyor. Bir hükümdar olmanın anlamanı sürekli sorgulamak ve anlamaya çalışmak bunlardan biri. Bir hükümdar halkı tarafından nasıl görülmelidir ya da kendini halkı karşısında nasıl bir konuma oturtmalıdır.

Bir diğer önemli felsefik tartışma da; kişinin sahip olduğu yetenekleri bulunduğu topluluğun iyiliği için kullanırken uyması gereken ahlaki sınırlar nelerdir ve kişi hangi noktaya kadar esneyebilir.

İşte bu iki önemli soru çevresinde ana karakterlerimiz kitap boyunca olgunlaşıp gelişiyor ve kitabın sonunda ulaştıkları nokta sebep oldukları sonuçları önemsememeksiniz sizi mutlu edebiliyor.

İlk kitabın sonunda Lord Hükümdar'ın söylediği sözler nihayet anlam kazanıyor.

Ve kitap sizi çok zor bir soru ile baş başa bırakıyor: "Acaba Lord Hükümdar'ı öldürmek gerçekten de iyi bir fikir miydi?"
648 syf.
·6 günde·10/10
İlk kitaptan sonra bazı şeylerin (bu "bazı" şeyleri okuyanlar bilir) eksikliğini hissederim sansam da ben hissetmedim açıkçası. İlk kitapla bu kitap arasında oldukça farklar vardı, ilk kitap belli bir amaca adanmış umudun yüksek olduğu ve asil yaşantısının doruklarda olduğu bir kitapken bu kitap tam zıddı idi, şehir kuşatma altında, kaos hakim ve umutsuzluk hüküm sürüyor. Ancak yazar iki kitap arasındaki bu farkı hiç hissettirmedi, ilk sayfadan son sayfaya kadar okuması oldukça zevkli ve dolu dolu idi. Özellikle son 200 sayfa kadarı çok güzeldi, hele o son sayfalar. Nasıl okuduğumu hiç bilmiyorum, pozisyonumu bile değiştiremeyecek kadar donmuş bir şekilde okudum!
Eğer fantastik kurgu seviyorsanız bu seriyi es geçmeyin, kurgusu, konusu ve kendine özgü büyü stili ile çok farklı ve güzel bir seri, bunu kaçırmayın ve mutlaka göz atın derim.

Ayrıntılı yorum için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...atma-sissoylu-2.html
648 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Sissoylu Kuşatma muhteşem bir devam kitabıydı.Son 200 sayfa beni benden aldı.Birinci kitap o kadar muhteşemdi ki genelde serilerde olduğu gibi ikinci kitabın biraz daha geride kalıcağını düşünmüştüm ama muhteşemdi.
648 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Kitapta kaç kere ters köşeden gol yedim belli değil. Ciddiye almadan okumaya başladım ve faturası ağır oldu. Ve tabiki her zaman olduğu gibi çok akıcıydı.
648 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
BU ADAM ÇOK FAZLA DEĞERİ HAK EDİYOR. Ben de hala Brandon Sanderson kitaplarında, özellikle son bölümlerde şok olmamam gerektiğini öğrenemedim. Aslında onu bile öğrensem bir sonraki kitapta yine ters köşe olurum ya, orası ayrı.

Şimdi baştan başlamam gerekirse “Kelsier’siz bir kitap nasıl olur?” önyargısı bende vardı. Bu yüzden temkinli okudum ancak ne zaman ki olaylar ciddiyete bindi ve kitap bir anda önümüze “Sen şimdi Kelsier’i bırak da bak neler neler oldu...” diye bir sunum yapınca şaşırıp kaldım. Gerçekten anlatılmak istenen kuşatma o kadar gerçekçi yazılmış ki aklınızda kusursuz canlanıyor. Seride ilk kitapta yer alan karakterlerin daha çok ön plana çıkması ve yeni eklenen karakterlerle bu kitap gerçekten renklenmiş. Çünkü her ne kadar okuyucuların aklında kalıplaşmış belirli karakterler varsa yenilerini sevdirmek de bir o kadar zor oluyor lakin yeni karakterler de o kadar karakteristik ve detaylı işlenmiş ki kesinlikle olmuşlar. Straff Venture, Cett ailesi, OreSeur, Zane gibi birbirinden çok farklı karakterlerin her ne kadar kişilikleri birbirlerinden dehşet derecede farklı olsa da bunları olay örgüsüne harika şekilde yedirtmek herkesin harcı değil.

Sanderson’ın en sevdiğim diğer özelliklerinden birisi de ihanetleri şahane şekilde işlemesi. Kendi adıma konuşmak gerekirse asla açık vermediğini düşünüyorum. Olayın açıklandığı cümleye kadar tüm düşüncelerinizi sonuna kadar destekleyip gerçek ortaya çıkınca nefesiniz kesilip kalıyor. Benim gözümde de bu, bir yazarı başarılı kılan en önemli etkenlerden biri. Hoş, bunu bir kere yapsa iyi, tokat gibi art arda çarpıyor yüzümüze.

Bir de okuyucuyu bir şeye gözü kapalı inandırıp son anda tekmeyi atması... paha biçilemez. Son bölümlerde arka arkaya şoklar yaşadım, tahmin bile edemezdim. Üçüncü kitap eminim tekme tokat girecek bana...

Muhteşemdi, muntazamdı, harikaydı.
648 syf.
·11 günde·5/10
Spoiler
Ezilen halkin devrimiyle epik final yapan birinci kitabin ardindan, tahtta bi asille ikinci kitaba gozunuzu açip kafalarda soru isaretleri olusturarak baslayan bu kitapta okur okumaz insan kendine sormaya basliyor: Çetenin elemanlari orda dururken başa neden bi asil geçti? Madem baska bi asili başa gecireceklerdi bu devrim niye oldu? Hadi bi asil tahta oturdu diyelim bu kişi neden vasıfsiz sümsük kimsenin adam yerine koymadogi Elen oldu? Sürekli eeee leyerek ııı layarak okurken bile can sikan bu adamı kim niye kral yapti anlasilmiyor. Bütün kitap boyunca Elendin sözde erdemli karakteri gozumuze sokulmaya calisilip karakter benimsetilmeye calisiliyor. kafasini her daim kitaplara gomen bu ufakligin hic bi vasfi olmadigini anlayan yazar bare bi sıfatı olsun diye düsünüp adama 'Alim' dedirtiyor okurken beni en cok sinirlendiren ise Vin ve Elendin bi sahnelerinde, Vin 'Neden Kelsier'le aralarinda bisey olmadigini' anlatiyor inanilir gibi degil. Kelsier butun kitap boyunca vini hic sahip olamadigi kizi gibi gordugunu anlatirken kız neden onu yeterince iyi bulmadigini anlatiyor. Sonra cete uyeleride bu kitapta sik sik ölmüş ve ülkenin yönetimini onlara birakmis liderlerini kötülüyorlar. Niye ya niye? Ilk kitapta tanidik biz bu insanl&ari ne oldu bunlara niye boyle sacmaliyolar derken kitaptan istediğim tadi alamadim.
Bütün bu sorunlar yaninda merak unsurunu cok iyi vermis olacak ki tugla gibi kitabi yine de okutturdu mu e okutturdu..
648 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10
İkinci kitabın ilk kitabın yanında sönük kalacağını düşünmüştüm. Ki aslında bu düşüncemde yanılmadım. Aslında bu durumun sorumlusu, ilk kitapta yapılan fedakarlığı (ilk kitabı okuyanlar bilir) gereğinden fazla yüceltmem olsa gerek... Yoksa kitap gayet entrika dolu ve sonu da ilk kitaptan daha etkileyiciydi bana göre.

İlk kitabı okuduktan sonra benim gibi "ilki gibi olmaz, tadında bırakayım" diye düşünerek bu seriyi bekletirseniz hata yaparsınız zira ben 3. kitaba başladım bile çoktan. Aynı hatayı bir kere daha tekrarlayamam.
"Bazen, insanlar sadece onlara başka hiç bir seçenek sunulmamış olduğu için bir yoldan gitmekte kararlıymış gibi görünür."
Brandon Sanderson
Sayfa 365 - Akılçelen Kitaplar
"İlk bakışta, anahtar ve uyduğu kilit çok farklıymış gibi görünebilirler. Şekil olarak farklıdırlar, işlev olarak farklıdırlar, tasarım olarak farklıdırlar. Onlara gerçek doğaları hakkında bilgisi olmadan bakan adam, onların zıt olduğunu düşünebilir; çünkü bir tanesi açmak, diğeri ise kapalı tutmak için yaratılmıştır. Ancak
daha yakından incelediği zaman, kişi bir tanesi olmadan öbürünün işe yaramaz hale geldiğini görebilir. Bilge bir adam ondan sonra kilit ve anahtarın ikisinin de
aynı amaç için yaratılmış olduklarını anlayacaktır.”
"Güzel kardeşim," dedi Breeze. "Sen Son İmparatorluk'taki en güçlü kralın kampına gittin ve onu tehdit mi ettin ?"
"Evet, ettim!"
"Dahiyane!"
"Biliyorum!"
Brandon Sanderson
Sayfa 265 - Akılçelen Kitaplar
İnsanların neleri unutabileceğini görseydiniz şaşırırdınız, diye düşünüyorum ben.
Brandon Sanderson
Sayfa 75 - Akılçelen Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sissoylu: Kuşatma
Alt başlık:
Sissoylu Serisi 2
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055069469
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Well of Ascension, Mistborn #2
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akılçelen Kitaplar
Kötülük alt edildi; savaş ise henüz başlıyor.

İmkânsızı başardılar ve acımasız iktidarı bin yıl boyunca devam eden Tanrı benzeri varlığı ortadan kaldırdılar. Bu toprakların en kudretli Sissoylusu hâline gelen Vin ve ona âşık olan genç, idealist bir soylu olan Elend Venture, şimdi yıkık bir imparatorluğun külleri üzerine sağlam, yeni bir toplum inşa etmek zorunda.

Üç farklı ordunun kuşatması altında kaldıkları sırada, Vin ve Elend bu zorlu amaç için çalışmaya başlayalı çok kısa bir zaman olmuştu. Kuşatmanın demir yumruğu geride kalan her günle birlikte giderek daha da kapanırken, kadim bir efsane bir umut ışığı sunmaya başladı onlara. Efsanede bahsedilen Miraç Kuyusu'nun ne tür bir güç bahşettiği belli değil, hatta bu kuyunun gerçekten de var olup olmadığını bile kimse bilmiyor.

Belki de Lord Hükümdar'ı alt etmek işin en kolay tarafıydı. Lord Hükümdar'ın yıkılışı sonrasında ortaya çıkan gelişmelere rağmen hayatta kalabilmek hiç de kolay olmayabilir. Fantezi roman evreninin önemli yazarı Brandon Sanderson'dan harika bir yapıt…

Kitabı okuyanlar 112 okur

  • Sevde
  • Meral Hatipoğlu
  • Can Çakır
  • Resul Saçar
  • Burhan Erdemir
  • Yağmur
  • Hatice kaplan
  • Ender Sarıkaya
  • Canan
  • Erdem katırcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.1
14-17 Yaş
%16.2
18-24 Yaş
%27
25-34 Yaş
%27
35-44 Yaş
%18.9
45-54 Yaş
%2.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.2
Erkek
%47.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.5 (33)
9
%35.2 (25)
8
%11.3 (8)
7
%2.8 (2)
6
%0
5
%1.4 (1)
4
%2.8 (2)
3
%0
2
%0
1
%0