Adı:
Sivastopol 1855
Baskı tarihi:
1966
Sayfa sayısı:
87
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gün Yayınları
184 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Acemi bir Tolstoy okuyucusu olarak sıradan bir savaş hikayesi gibi başlayan SİVASTOPOL un derin anlamını kavrayabildim artık ..
'' Savaşlar yazarlar doguruyor ''

savaş görmuş bizzat içinde bulunmuş insanların bakışı ile sus pus evlerınde oturan elinde bir fincan kahveyle hımmm ''Bu da neymiş pek bir abartmış'' diye ahkam kesen okur arasındaki ...dönem,fikir,yediği ekmek,ayagındaki ayakkabı,silah namlusunun kokusu,top güllesinin kulak patlatan sesi, kadar fark var....

'' siz hiç ölüm korkusu nedir bilirmisiniz ? ya kan kokusu?
biz toplu halde dondukmu soguktan ? ya da bitlendikmi binlerce kişi ?
ekmegi ısırırken hüngür hüngür agladıkmı acaba ...ne kadar aç kaldık ? hangimizin bacagını sıhhıyede kopara kopara aldılar....

bu gün ölecegim diyerek güne başlayıp ...ölürken öldüğünü bile anlamayıp arkadaşına olan onıkı kopik borcunu düşünen adamların hikayesini anladığımız gün sanırım bizde insan olma yolunda bir adım daha ilerlemiş olacagız..

klasikler beni sıkıyor ,yoruyor , bunlar gelmiş geçmiş şeylerdir ,diye düşünüyorsanız söyleyecek birşeyim yok ama büyümek istiyorsanız ''OKUYUN''

barışla kalın....
184 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Tolstoy'un yirmili yaşlarda yazdığı belkide Savaş ve Barış'ın temellerini attığı romandır diyemiyorum. Çünkü Sivastopol bir Roman değil. Daha çok bir anlatı bir gözlem kitabı gibi. Evet karakterler var ama genelde geçen olaylar o karakterlerin dışında gelişen olayları anlatıyor.. Ara ara kulağınıza bataryadaki kurşun vızlaması veya havada uçuşan şarapnel seslerini yaşatan bir kitap. Zaten kısa kısa bölümlerden oluşmasının sebebi de bu diyebiliriz. Tolstoy külliyatını okumak isteyenler bu kitabı da okumalı. Savaş ve Barış'ı alma isteğini tetikleyen kitaplardan biri Sivastopol.

Yazarın gözlemleyici anlatımı ve insanların savaş içindeki duygu ve hissettiklerini okuyucuya çok iyi aktarmış. Pas geçilmeyecek bir Tolstoy kitabı.
  • Gençlik
    7.9/10 (111 Oy)113 beğeni455 okunma261 alıntı5.469 gösterim
  • Stepançikovo Köyü
    8.2/10 (157 Oy)158 beğeni457 okunma462 alıntı6.033 gösterim
  • Amcanın Düşü
    7.7/10 (177 Oy)155 beğeni593 okunma484 alıntı6.004 gösterim
  • Üç Ölüm
    7.5/10 (169 Oy)145 beğeni588 okunma197 alıntı4.893 gösterim
  • Ebedi Koca
    7.6/10 (172 Oy)159 beğeni715 okunma595 alıntı7.176 gösterim
  • Yufka Yürek
    7.9/10 (182 Oy)174 beğeni731 okunma616 alıntı8.359 gösterim
  • Netoçka Nezvanova
    8.2/10 (122 Oy)129 beğeni457 okunma560 alıntı5.275 gösterim
  • Amerika
    7.4/10 (206 Oy)180 beğeni733 okunma184 alıntı6.573 gösterim
  • İlkgençlik
    8.1/10 (76 Oy)68 beğeni265 okunma220 alıntı3.211 gösterim
  • Müfettiş
    8.6/10 (247 Oy)199 beğeni654 okunma195 alıntı4.572 gösterim
184 syf.
·4 günde·7/10
Sivastopol
Karadenize kıyısı olan bu şehirde Tolstoy'un kaleminden Rus-Fransız savaşı.
Rus tarafında geçen olaylar ve savaşın soğuk havası.
Askerlerin ölüm korkusu.
Teğmenlerin rütbe açlığı.
Genç askerlerin kendini kabul ettirme dertleri.
Yaralılar, koşuşturmalar, kaos...
Ölüm ancak savaşlarda bu kadar basitleşir.
Herkes kendi başına ve öldüklerinde ölümleri sıradanca karşılanacak.
Savaş psikolojisini okurlarına çok iyi aktarmış yazarımız.
184 syf.
·Beğendi·9/10
Tolstoyun bu kitabını her okuduğumda kendimi tabyaların arasından geçerken ve yüzbaşı olarak emirler verirken hissediyorum savaşın gerçekçiliğini gözler önüne seren bir roman. Ayrıca son derece adil bir kitap
184 syf.
·Beğendi·7/10
Tolstoy Rus ve Fransız savaşını bizzat yaşarak bizlere aktarıyor. İnsanın savaşın içerisinde yer almadan yazdığı yazı başka, bizzat o ortamı görerek, çevresini gözlemleyerek kaleme aldığı yazı başkadır. Sivastopol savaşı, Tolstoyun bizzat katıldığı bir mücadele...

Savaşın ne kadar acımasız olduğu, psikolojik olarak yansıması, havan toplarının acı sesi, yere düşüşü... Ve hiçbir şey yapmadığı hâlde kibirle kendini üstün gören savaşı onlar kazanmış gibi davrana tepedeki yöneticiler...

Farklı farklı zamanlara ayrılarak bizlere aktarılan kitabın gerçekçilik duygusu beni çok etkiledi. Bazı bölümlerinde sohbetler biraz sıksa da kitap tek oturuşta bitirilebilecek bir seviyede...

-Savaşın içinde olmanın,
-Uzvu kopanların ne tür acılar yaşadığını,
-Bunlar gözleriyle gören kişinin neler hissettiğini bizlere aktardığın için teşekkürler Kral!

7/10
184 syf.
·2 günde·8/10
tolstoy bence dünya edebiyatının en iyi kalemidir!

gelelim kitaba: kırım savaşı sırasında sivastopol'de görev alan tolstoy harika betimlemelerle harika bir eser ortaya koymuş ve savaş ve barış'a zemin hazırlamış.

kitabın sürükleyici olmadığı doğru, yavaş ilerliyor ama bu kitap okunmalı...
184 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap otobiyografi üçlemesi (Çocukluk, İlk Gençlik, Gençlik) eserlerinden hemen sonra kaleme aldığı romanvari bir eser. Aslında baya baya yine otobiyografik bir eser çünkü kendi askerlik döneminden Fransızlara karşı yapılan savaşın ne kadar vahşet verici ve "gereksiz" bir kavga olduğunu gerçek bir Rus anlatımı yalınlığıyla aktarmış.
184 syf.
·Beğendi·9/10
Sivastopol savaşının nasıl geçtiği askerlerin ne şartlarda yaşadığı savaşların göğüs göğüse değil de top atışlarıyla yapıldığı merminin nereden geldiğini bilmeden zor şartlarda savaşı anlatan okunması gereken kitaplardan birisi.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
1853-1856 yılları arasında bir nevi Kırım ve Karadeniz'e Rusların inmesine engel olmak için Avrupa ile Rusya'nın savasmasinin anlatıldığı kitap.Savas üzerine efsane yorumları ile usta bir yazarın elinden
L.N.Tolstoy-Sivastopol
Sivastopol Kırıma bağlı bir bölge.Yazar bu kıyı kesiminde olan savaşı 3 hikaye ile anlatmış
Aralıkta Sivastopol: Sivastopol de savaş öncesi bir seyahate çıkarır.
Mayıs'ta Sivastopol: Savaşın trajedisini ve askerlerin çektiği sıkıntılar ve psikolojilerini anlatır. Yazarın tek kahramanı hakikatlerdir.
1855 Ağustos Sivastopol: Askerlerin psikolojisine bu bölümde daha fazla yer verir. Sivastopol düşer ve son bölümünde Rusların öfkesini belirtir.
Kitapta olmayan ise Avrupa devletleri yanında savaşa dahil olan Osmanlı Devleti için bu savaşta zaferle çıkılmasına karşın çok fazla masraf edilmesi nedeniyle borçlara girer.Duyun-u Umumiye girmek zorunda kalır.Bu süreçte Islahat fermanı ilan edilir.Mamafih kitapta sadece savaşılan devlet olarak Fransa gösterilir.
Savaş karşıtı bir insan olan Tolstoy tahmin ediliyor ki bizzat Sivastopol de bulunmuş ve muhtemelen kendi yaşadıklarından örnek ile bu eseri yazmış.
Savaşın kazançtan çok kayıp getirdiğini,Üst kesimin makam,orta kesimin madalya alt kesimin ise vatan sevgisi ile nasıl savastigini görmek isterseniz kaçırmayın derim
Şimdide iyi seyirler
184 syf.
·7/10
L.N. Tolstoy-Sivastopol


#alıntı
“Bu acılar evinden çıkarken bir tür sevinçle derin derin soluyup ciğerlerinizi temiz havayla dolduracak, sağlıklı oluşunuzdan sevinç duyacaksınız, ama burada tanık olduğunuz acılar sizde bir hiç olduğunuz duygusu uyandıracak ve sakin, ikirciksiz doğruca tabyaların yolunu tutacaksınız”


“En duyarsız hayal güçleriniz bile dehşete düşüren, her türlü insancıllıktan, umuttan uzak, hiç bir çıkış yolunun bulunmadığı bu dehşet verici koşullar içinde yaşamlarının tek sevinci bilinçlerinin bir sisle örtüldüğü bu unutuş anlarıdır onlar için.”



Yazar kitabında Fransız-Rus savaşını anlatıyor. Savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkileri üzerinde duruyor. Sabah uyandıklarında ne zaman öleceklerini düşünmeye başlayan askerlerden kafasında her an savaş barındıran ve kazandıklarını düşünen askerlere her türlüsü mevcut. Ortak olan bir duygu var hepsinde ‘ölüm korkusu’.. Savaş ortamında yaşanabilecek ne varsa hepsini tek tek yaşıyor askerler..



Buraya kadar her şey çok güzel. Lakin ben anlatımı sevmedim. Yani savaş deyince daha çok aktif savaş sahnelerinin olduğu, insanı içine çeken, merak uyandıran bir kitap beklemiştim. Fakat kitabı okurken çoğu yerde sıkıldım. Tekdüze devam eden olaylar ve aynı şeylerin tekrarlanması buna sebep olabilir diye düşünüyorum. Keşke biraz daha heyecan uyandıran bir kitap olsaydı. Ayrıca Rus lar savaş ortamlarında bile öylesine keyiflerine düşkünler ki. Hiç aç kaldıklarını görmedim ve ellerinden şarap düşmedi kitap boyunca. Birde bizim askerlerimizi düşündüm de o yıllarda ayaklarına giyecek ayakkabıları bile yoktu. Açlık konusuna girmiyorum bile..

Yine de sevdim kitabı ve iyi ki okudum. Keyifli okumalar ️
184 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap okumaya gençlik yıllarında savaş kitapları ile başladım ve kesinlikle abartmıyorum bugüne kadar en az kırk elli tane savaş kitabı okumuşumdur .
fimler de öyle tüm kaliteli savaş filmlerini seyretmek gibi bir alışkanlığım var . Filmlerde belirli sahnelerin beyninize kazınması oldukça doğal olabilir örneğin "Er Rayn" adlı filmin başlangıcında Normandiya çıkartması yapılırken ateş altında kalan askerlerin yaşadıklarından etkilenmemek mümkün mü?
Sivastopol'da ise hiç aklımdan çıkmayan bir bölüm var ; genç subayın yaralı askerlerin bulunduğu odaya girişi ve neler gördüğünü anlatması .
Savaş sırasında insanların nasıl duygular içinde olabileceğini bu kitapta çok iyi anlıyorsunuz.
Tolstoy'un genç bir subay olarak katıldığı ve kendi yaptığı gözlemlere dayanarak yazdığı bu kitabı ben hiç bir zaman unutamayacağım.
Şu anda, yanımdaki kütüphanede okumaya meraklı olmayanların bile daha önce ismini duyduğu en az yirmi tane Tolstoy kitabı var.
Sivastopol belki onlardan biri değil ancak Tolstoy'un büyük eserleri dışında en etkilendiğim romanı diyebilirim .
Tavsiye ederim..
Kibir, kibir, kibir... Her yerde kibir.

İçinde bulunduğumuz yüzyılın karakteristik özelliği ve özel bir hastalığı sanki bu?
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım
"Benim hikayemin kahramanı hakikattir : ruhumun bütün gücüyle sevdiğim ve olanca güzelliğiyle canlandırmaya çalıştığım, hakikat..hep en güzeldi o , her zaman da en güzel olarak kalacak ..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 86 - Türkiye ış bankası klasikleri
"Savaşı bando mızıka ve dalgalanan sancaklar eşliğinde at oynatan generaller ,
düzgün sıralar olusturup pırıltılı giysiler içinde geçit yapan askerler olarak değil ,gerçek yüzüyle görüyorsunuz : KAN ,ACI VE ÖLÜM OLARAK..."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 11 - Türkiye ış bankası klasikleri
İstediğin kadar çırpın sonuç sıfır.
Kısmetinden öteye gidemiyor insan.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 100 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım
"Sık sık düşündüğüm tuhaf bir şey vardır : savaşın taraftarından biri ötekine, iki ordudan da birer asker evlerine göndermeyi önerseydi ne olurdu... ?
Tuhaf bir düşünce gibi geliyor..ama neden uygulanmasın ki ..?
Sonra her iki taraftan birer asker daha terhis edilecek,derken üçüncüler ,sonra dördüncüler ...iki orduda da birer asker kalana dek sürdürülecek bu iş ... Bu durumda ,akıllı varlıkların akıllı temsilcileri arasında ortaya çıkan gerçekten karmaşık siyasal sorunlar ille de dövüşerek çözülecekse ,varsın bu iki asker dövüşsünler..."Biri kenti kuşatsın ,öbürü de savunsun ! "
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 24 - Türkiye ış bankası klasikleri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sivastopol 1855
Baskı tarihi:
1966
Sayfa sayısı:
87
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gün Yayınları

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0