Siyah İnci

·
Okunma
·
Beğeni
·
22,7bin
Gösterim
Adı:
Siyah İnci
Baskı tarihi:
1 Kasım 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756424520
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Çocuk Yayınları
Soylu bir anne ve babadan gelen bir at olan Siyah İnci, bir çiftlikte açmıştır dünyaya gözlerini. Mutlu bir yaşam sürdüğü bu çiftlikte ne yazık ki işler istediği gibi gitmeyecek ve başka bir çiftliğe satılacaktır. Aslında bir yarış atı olabilecek kapasiteye sahipken bir araba atı olarak kullanılması bazen onu üzse de, iyi huylu ve akıllı bir at olması sayesinde her zaman sahiplerine itaat etmiş ve hizmet etmiştir.

Ama Siyah İnci ne kadar iyi huylu bir at olsa da kötü sahiplerin eline düşmekten kaçamadı. Yeri geldi aç kaldı, yeri geldi kamçılandı ama o hiçbir zaman sahibine hizmet etmekten kaçmadı.

İnsanlarla atların ilişkisine dair güzel bir öykü anlatan Siyah İnci, bize onların da duyguları olduğunu ve hayvanlara ne kadar iyi davranırsak onların da bize karşı sevgi göstereceğini bir kez daha kanıtlamaktadır.
120 syf.
·9/10 puan
Büyük bir çiftlikte doğan Siyah İnci çok akıllı bir taydı. İyi kalpli sahipleri tarafından güzel bir ortamda büyütüldü ve iyi huylu bir at oldu. Ancak bir gün başkasına satıldı ve insanların hayvanlara karşı ne kadar kötü davranabileceğini öğrendi. Kiralık at olarak, ata binmeyi hiç bilmeyen antrenmansız insanlara katlanmak; fayton ve yük atı olarak çok ağır yükler çekmek zorunda kaldı. Ama her seferinde karşısına hayvanları seven iyi kalpli insanlar da çıktı.
Siyah İnci'nin hikayesini kendi ağzından okumak çok keyifliydi herkese tavsiye ederim :):)
#Hayvanseverbirokur
248 syf.
·1 günde·8/10 puan
Anna Sewell’ın, bir atın otobiyografisi olarak kurguladığı, 50 milyon kopya satarak tüm zamanların en çok satan kitaplarından biri olan tek romanıdır. Böyle özel bir değeri okumak için acele etmelisiniz. Su gibi akıyor demeyeceğim ama sıkmıyor da. Kitaplıkta bulunması gereken eserlerden biri.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
248 syf.
·9/10 puan
Anna Sewell’in ilk ve tek kitabı..
Bir atın ağzından ve onun bakış açısı ile yazılmış bir kitap. Sadece kendi yaşamını değil çevresindeki diğer atların yaşamını ve kendi yaşamları üzerinden insanların yaptıklarını ve onlara nasıl davrandıkları etkileyici bir dil ve akıcı bir üslupla anlatılıyor.
Kitap bize çevremize karşı duyarlı olmamız gerektiği mesajını veriyor. Yaşadığımız çevrenin sadece bize ait olmadığını ve tüm canlıların yaşamlarına saygı duyulması gerektiğini tüm hassasiyetiyle fark etmemizi sağlıyor. Bu gezegeni diğer canlılar ile paylaşıyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. İnsan doğasının vahşiliğini çarpıcı bir şekilde ele alan bu yapıt mutlaka okunmalı.
“Tanrı’nın hiçbir yaratığına eziyet etmeye hakkımız yok. Hayvanlara dilsiz diyoruz, doğru dilsizler, neler hissettiklerini söyleyemiyorlar; fakat konuşmamaları daha az acı çektikleri anlamına gelmiyor.” (s.209)
72 syf.
·1 günde
~yarış atıyız.☆☆☆

#79275334


Hayvanlar üzerinden insanoğlunun vahim durumlarını edebiyata döken kitaplara bayılıyorum.

Hayvan Çiftliği, Dönüşüm ,Bir Köpeğin Araştırmalarına da bayılmıştım bundan ötürü.

Gelelim bu kitapta neler gözler önüne seriliyor.


Basitçe bir soru sorsam sizlere " AT "nedir diye?

•Satrançta rakip taşın üzerinden atlayacak tek taş.
•Tarihte ilk olarak Türklerin ehlileştirdiği ,ayakta uyuyan ve çok hızlı koşan bir hayvan.
.
.
Cevapları dışında bir cevap bulabilir miyiz?

Hmm ,bir düşünelim...

Hiç fark ettiniz mi aslında bizler de birer "AT" ız.

Nasıl mı?
Gelin bu sorunun cevabını bu kitapta arayalım...

Öncelikle İngilizce çevirisinden okuduğum kitabın başlığının bizdeki ifadesi

Black Beauty = Siyah İnci şeklinde.

Beauty= Güzellik

İnci =Nadir bulunan , eşsiz,nadide.

Hatta Meryem Ana için kullanılan tabir = Azra (el değmemiş inci,bakire)

Bu Siyah İnci bizim kitaptaki ana karakter "AT" ımız.

Simsiyah parlak yeleleriyle, kürküyle çiftlik sahibinin çok kısa bir sürede dikkatini çekmiş ve bu isme layık görülmüştür.

Güzellik özgürlüğün önünde bir perdedir bazen :
En güzel koşumlar, en güzel dizginler (prangalar) hep en güzel ata takılır.
Çünkü o müşteri kazandırır fayton denen at istismarı ticaretine...
Çünkü ona binmek ister , o at arzulanır insan tarafından...
#79293638
#79312617
#79314650
#79330358
#79330405
#79330450
#79330592
Bu durum insanoğlunda da geçerli değil midir? Sizce de ?
Bazen o istediğimiz kıyafetlerin içine girebilmek için tatlıyı iki dilim eksik yeriz . Sorana da sağlık için canım ne diyeti deriz...

Bilmez miyiz ki hamburger firmalarının zayıflama ürünleri satan şirketlerle anlaşmalar hâlinde olduğunu.

Tıpkı sigara ve nikotin  bağımlılığı bıraktıracak ürünleri üreten şirketlerin anlaşmalı olduğu gibi...

Hatta bu güzellik ve ihtişam denen kavrama öyle bağlıyız ki bu uğurda düştüğümüz haller ve en sonunda bitap hâle geleceğimiz hiç aklımıza gelmez.

Kapitalist düzen siz ona isteklerini vermediğiniz zaman,  ilk gözden çıkartacağı  kişi siz olursunuz.!

Tıpkı artık sırtındaki yükleri kaldıramayacak hâle gelen Siyah İnci 'nin ayaklarını bu uğurda sakatlandıktan sonra sahibi tarafından gözden çıkarılması gibi;

•Onu satmalıyız.Ahırlarımda böyle bacakları olan bir at olamaz.  Çok üzgünüm,.."

#79293490 bizi de hep kamçılayan arzularımız yok mudur?
Hep dolu dizgin koşarız hayatta öyle değil mi?
Hatta şu dönemlerde sınav maratonundan yeni çıkmış nesil daha iyi bilir:
Yarış atına döndük iyice...
Hem de ne için..
Önünü bile göremediğimiz hayatta bize de bir yer bahşetsinler diye..
Sana doktor, ona hakim,bana mühendis desinler diye...
Kimlikteki yazılan değil, diplomadaki önemlidir çünkü..
Ali , Ayşe,  Fatma kim ki?
Bana paranla gel...

Ha bir de takındığımız "At Gözlükleri"...
Hani şu uğrunda insanları kırdığımız siyasi düşüncelerimiz
Ha bu arada söyleyim (siz bu tartışmaları yaparken milletvekillerin ceplerinden bir milyar bile eksilmiyor)
Hani şu deveyi yardan uçuran bir tutam ottur misali takıntılarımız...

Galiba bir AT"tan da çok farkımız yokmuş .. Sözde at güçlüdür ama cılız bir kuş kadar özgür değildir..

#79325038
Söyleyecek söz çok.. Okurken neredeyse ağlama seviyesine geldim. Acıları içinde hissettim.
En iyisi kitabı okuyun. Tavsiye ediyorum.
120 syf.
Herkese Merhaba,
Anna Sewell'in on dört yaşında bir kas hastalığına yakalanarak ömrümün geri kalanında bir yere gitmek için iki tekerlekli küçük arabasını çeken ata bağımlı olarak yaşadığı ve yazdığı tek kitap olan Siyah İnci kitabını okurken insanların hem sevecen, şefkatli yüzünü hem de gaddar ve acımasız yüzünü bir kez daha gözümün önüne getirdim. Atlar gerçekten güzel ve sadık hayvanlar ve bu kitapta Siyah İnci isimli atın hem güzel hem de sıkıntılı yaşantısı son derece anlaşılır ve sade bir dille anlatılmış. Ayrıca bu kitabı okurken nedense "Bizim için Şampiyon" filmi de aklıma geldi. Her neyse herkese iyi okumalar.
248 syf.
·3 günde·10/10 puan
Bir hayvansever olarak bu kitabı okumak zor oldu. Bazı yerlerinde, özellikle hayvanlara işkence yaptıkları yerleri okurken öfkelenmemek elde değil. Sinirden kitabı fırlatasım geldi. Kötü olayların yanı sıra tabii iyi şeylerde oluyor kitapta. Mesela Siyah İnci isimli baş kahramanımız atımızın yeni arkadaşları oluyor ve onların başından geçenleri öğreniyoruz. Siyah İnci'nin bulunduğu yerden başka bir yere satıldığında orası iyiyse seviniyordum falan. Kitapta zaten Siyah İnci'nin başından geçen olaylar anlatılıyor. Kitabın dili oldukça akıcı, zaten birincil ağızdan, yani atın ağzından anlatıldığı için (ilk başta bu durum bana komik gelmişti ama alıştım sonra) okunması kolay oluyor. Kitabın yazarı Anna Sewell, sırf moda olduğu için atlara takılan, özellikle koşum atlarına sabit mengene kayışı takılmasına (bu sabit mengene kayışı atların başını dik tutarak daha güzel görünmesini sağlıyor. Tabii atlar için çok zor durum ve büyük işkence çünkü istedikleri gibi başlarını eğemiyor ve oynatamıyorlar) ve hayvanlara işkence edilmesine büyük öfke duyuyor. Amacının ''insanları atlara şefkat ve saygı göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek'' olduğunu yazmış yazarımız. Keşke herkes bu kadar duyarlı olsa. Ben bu mesajı aldığımı düşünüyorum ve şiddetle Siyah İnci kitabını herkese tavsiye ediyorum. Okuyun, okutturun!
Keyifli okumalar...
248 syf.
·15 günde
Hiç bitmesini istemediğim kitapların en güzel yerlerinden birini aldın Siyah İnci. Ortalama 15 gün boyunca yaşadıklarına tanık olmak, çiftlikte olma hissini tatmak kıymetli idi yüreğimde..


Siyah inci tam bir inci, annesinden iyi terbiye almış (bu o kadar mühim ki ) yumuşakbaşlı, iyi olma yolunda adım atmaya gayret eden, bir o kadar da özgürlüğünü de seven bir can.Ayrıca toynaklarının birinde beyazlık, alnında şirin bir beyaz yıldızı var.
Kitap 4 kısma ayrılmış, 1. , 2. , 3. , 4. kitap diye.. 1. kitabımızda ilk sahibinin çiftliğinde sevgi ile büyüyor, seyis John’un ilgisi, anlaması, örnek davranışlar sergilemesi, zor durumda bile doğrudan ayrılmayan, hakkını sonuna kadar savunan bir o kadarda iyi olması İnci’nin ne kadar şanslı olduğunu, biz okuyuculara da anlamlı mesajlar vermesi güzellikler saçıyor..

Çitflikte dostları Zencefil ve Şenşakrak, Siyah İncinin hayatına anlam katıyor. Zencefil’in sert oluşu, huysuzluğu dikkatini çekiyor ve onu anlamaya çalışıyor. Zencefil’in yaşadığı zorluklar, kötü sahiplerin eline düşmüş olması ile böyle olmasının sebebi konuşarak ortaya çıkıyor .. Birlikte yollara çıkıp bu zor günlerin geride kaldığını gösteriyorlar birbirlerine, aralarındaki bağ kuvvetleniyor, güçleniyorlar .
Çiftlikte bir de kuyruğu kesik bir Sil Oliver atımız mevcut ve Siyah İnci duyarlılığı ile bu durumun nedenini merak etmesi konuyu açığa çıkıyor.
Oliver: ‘’Moda diye’’ toynaklarını yere vurarak söyleniyor. Oradan Zencefil çektiği işkence olan gem vurmanın moda ile bağlantısı olduğunu düşünerek serzenişini dile getiriyor. Ardından Oliver’ın şu sözlerinde durup düşünüyoruz . ‘’Bence moda dünyadaki en kötü şeylerden biri. Örneğin köpeklere neler yaptıklarına bakın. Cesur görünsünler diye kuyruklarını keserler, yırtıcı görünsünler diye güzelim kulaklarını kesip sivriltirler; inanılır gibi değil.’’ Evet inanılır gibi değil diye haykırıyoruz , çirkinliklerimiz her alanda hızla devam ediyor. Hayvanlara eziyet , kendi egosunu tatmin etme, gösteriş uğruna yapılan saçmalıklar diz boyu diye söylene söylene okumaya devam ediyoruz...



Kitabın 2. kısmında yaşadığı zorluklara, farklı insanlarla muhtap olmasına, hayatı görmesine tanık oluyoruz Siyah İncinin , verdiği mücadeleler ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor . Sonlara doğru yeni sahibİ Jerry ile tanışıp huzuru yakalayabilmesi yüreklere su serpiyor, huzurlu ailenin ilgisi, Jerry’nin net ve nazik dille doğruyu savunması, olgun tavırları, eşi ve çocukları ile bir problem olduğunda danışarak çözüme kavuşturmak istemesi , zor zamanlarında birbirlerine destek olmaları gıpta ile bakmamıza vesile olacak cinsten..

Kitabı okurken tüm duyguları tadıyoruz, özellikle siniri..İnsanların ne kadar kendini düşünen, hayvanları anlamaya tenezzül etmeyen, göşterişe düşkünlüğün sebep olduğu birçok yanlış durumlara tanık olup nefes alamıyoruz. Bilgisizliğin ‘’ Kötü kalplilikten sonra dünyadaki en kötü şeydir bilgisizlik, haberin yok mu? ‘’ sözü ile zamana karşı daha çok okumalı, görmeli, doğruyu hayatımıza uygulamalı diye kendime dair sorgulamalarımı yine yine yapıveriyorum..
Sadece çocuklar değil, hepimizin okuması gereken bir yapıt.

https://eskisayfa.wordpress.com/...ah-inci-anna-sewell/ yazarın hayatına dair bilgiler mevcut, sadece onu bulabildim. Yazarın yayınladığı ilk ve tek kitabı imiş :(

Bir de 94 yılı yapımı filmini de izlemenizi tavsiye ederim. http://www.ultrafilmizle.co/...ty-altyazili-izle/2/
Şafak saatlerinde balkonda günün ışımasına tanık olarak filmi izlemenin keyfi daha bir huzurlu olmuştu benim için.Tavsiye ederim ^_^ Filmde bazı yerler kitaba göre farklı yansıtılmış ama onun dışında çok beğendim..
Müziğimi de ekleyiverem :D
Superchick - Stand In The Rain https://www.youtube.com/...amp;index=2&t=0s


Not: Bu kitabı benimle buluşturan çook kıymetli dostuma çok teşekkür ederim. Seni tanımanın kıymeti yüreğimde çok ayrı... Ayna misali yansıdı yürekteki güzellikler birbirimize ..
‘’İş bazen ağır olabilir ama dost bir el, dost bir ses işi kolaylaştırır.’’ (sy:183) işte böyle bir can dostsun sen, samimiyetini çokça hissettiğim var ol hep.
248 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap bir atın ağzından, atın anıları şeklinde anlatılıyor. Bu kitapla birlikte, atları zaten çok severdim, sevgim bir kat daha arttı. Yazar kendi bacakları rahatsız olduğu için, atlarla çok yolculuk yapmış,gideceği yere atların sayesinde gitmiştir. Bu sebeple atlarla çok içiçe olduğundan,onlara da sempatisinden dolayı ,atların sorunları ile yakınen ilgilenmiş ve kitabında anlatmıştır. Ben keyifle okudum ve tavsiye ederim.
248 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Günümüzün büyük problemlerinden olan hayvanlara eziyet, işkence, bu kitapta genel olarak yine karşımıza çıkıyor. Bazı bölümlerde gerçekten acı çekeceğinizi, insanların en gaddar, en acımasız, en duygusuz mahlukat olduğunu bir kez daha anlayacaksınız. Tabi buna hayvanların dilinden anlayan, onların da sevgiye ihtiyacı olduğunu düşünen insanlar hariç diyebilirim.

Kitabın yazarı Anna Sewell 14 yaşında iken geçirdiği hastalık yüzünden iki tekerlekli arabaya muhtaç kalır ve iki tekerlekli arabasını taşıyan ata bağımlı olur ve atları konu edinen bu kitabı yazar. Siyah inci'nin baş karakter olduğu kitapta bir atın gözünden yaşadığı olayları, sevinçleri, eziyetleri anlatır. Onların da sevgiye, ilgiye ihtiyacı olduğu vurgusunu aşılamak ister.
174 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabın esin kaynağı, hayvanlara eziyet edilmesine, özellikle de koşum atlarına sabit mengene kayışı takılmasına duyduğu büyük öfkeydi. Amacının, “insanları atlara şefkat ve sevgi göstermeye, anlayışlı davranmaya teşvik etmek” olduğunu yazmıştı. Sewell’ın ölümünden birkaç ay önce yayımlandığında büyük ilgi gören Siyah İnci, tüm zamanların en çok okunan klasiklerinden biridir.Okumadan geçmeyin:)
Unutmayın ki gün gelecek hepimiz yaptıklarımızın hesabını vereceğiz, insanlara ve hayvanlara yaptıklarımızın!..
"...unutmayın ki gün gelecek hepimiz yaptıklarımızın hesabını vereceğiz, insanlara ve hayvanlara yaptıklarımızın."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah İnci
Baskı tarihi:
1 Kasım 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756424520
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Çocuk Yayınları
Soylu bir anne ve babadan gelen bir at olan Siyah İnci, bir çiftlikte açmıştır dünyaya gözlerini. Mutlu bir yaşam sürdüğü bu çiftlikte ne yazık ki işler istediği gibi gitmeyecek ve başka bir çiftliğe satılacaktır. Aslında bir yarış atı olabilecek kapasiteye sahipken bir araba atı olarak kullanılması bazen onu üzse de, iyi huylu ve akıllı bir at olması sayesinde her zaman sahiplerine itaat etmiş ve hizmet etmiştir.

Ama Siyah İnci ne kadar iyi huylu bir at olsa da kötü sahiplerin eline düşmekten kaçamadı. Yeri geldi aç kaldı, yeri geldi kamçılandı ama o hiçbir zaman sahibine hizmet etmekten kaçmadı.

İnsanlarla atların ilişkisine dair güzel bir öykü anlatan Siyah İnci, bize onların da duyguları olduğunu ve hayvanlara ne kadar iyi davranırsak onların da bize karşı sevgi göstereceğini bir kez daha kanıtlamaktadır.

Kitabı okuyanlar 3.333 okur

  • Eymen duran
  • Samet Duru
  • Gülcan Turan
  • R.
  • Duran Asil ÇAKIR
  • Pelin Su Gürpınar
  • UcanG
  • Reyyan
  • Esranur
  • mehmet şerif susuz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (2)
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları