Adı:
Siyah Lale
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milliyet Yayınları
Büyük bir tutkunun, inanılmaz bir aşkın romanı olan Siyah Lale ünlü Fransız yazarı Alexandre Dumas'ın en güzel, en değişik ve en sevilen romanıdır. Bir lale soğanı, ama gerçekten eşi olmayan bir soğan uğruna çekilen eziyetler, ölümle burun buruna gelen insanlar ve iyiliğin zaferini dile getiren kitabın filmi de TV'de merakla izlenmiştir.
224 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
İlk olarak bu kitabı bir arkadaşımın elinde görmüştüm ismi biraz degişik gelmişti.Daha sonra bende okumak istedim ve başladım.Cornelius'un babasının maddi gücü çok iyi ve tüccar işiyle ugraşıyor.Vefat etmeden öncede Cornelius'dan bir şey istiyor.Tıp,bilimsel ve siyasal şeylerle ilgilenmeyip daha çok ticaretle ilgilenmesini istiyor.Cornelius babasinın bu sözüne uyarak laleler yetiştirmeye başlıyor.Sonra bir yarışmanın oldugunun duyuyor.Merak edip ögreniyor ki kral siyah lale yetiştirine büyük miktarda para vericek.Yetiştirmeye başlıyor fakat komşusunun fesatlıgına ugruyor ve hapise atılıyor.Sonu daha güzel bitiyor ama onu burda anlatmıycam.Ben çook begendim ve çook hoşuma gitti.Umarım sizde okur ve begenirsiniz.
256 syf.
·Beğendi·10/10
İlk okuduğum roman olan Monte Cristo Kontu’ nun yazarı Alexandre Dumas’ ın yine eşsiz kitabı. Kitap için de aşk, aksiyon, ızdırap, mutluluk, hüzün, sevgi, kıskançlık her şey mevcut. Kadınları çiçeğe benzetmiştim bu zamana kadar, kitap sayesinde de hem çiçeklere hem de kitapta olan başrol oyuncularından Sevgili Rosa sayesinde kadınlara saygım daha da arttı.
256 syf.
·5 günde·6/10
Siyah Lale okuduğum ilk Aleksandre Dumas kitabı. Yazarın kitaplarını okumaya karar vermemin ardından Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu gibi kitaplarına nazaran daha az hacimli olması nedeniyle ilk tercihim Siyah Lale oldu. 1600'lü yılların yani 17. yüzyılın Hollanda'sında geçen hikaye içinde siyaset, dram, aşk gibi çeşitli unsurlar barındırıyor. Siyasi anlamda çalkantılı günler yaşayan Hollanda'da Başbakan Johan de Witt ve kardeşi Cornelis de Witt idam edilmişlerdir. Bu olaylar yaşanırken Haarlem Çiçek Üreticileri Derneği siyah lale üreten kişiye yüklü miktarda para hediye edilmesini kapsayan bir yarışma başlatır. Tabii siyah lale üretmek çok zor bir iştir, hattâ neredeyse imkânsızdır. Dönemin önemli lale yetiştiricilerinden biri olan Cornelis van Baerle'nin amacı siyah lale yetiştirebilmektir ancak önünde çok büyük bir engel vardır. Bu genç adam, idam edilen Cornelis de Witt'in vaftiz oğludur ve Witt kardeşlerle olan bu bağlantısı önüne aşılması zor tümsekler olarak çıkacaktır.

Tarihi gerçeklikler ile hayal gücünün harmanlandığı Siyah Lale için mükemmel veya çok kötü şeklinde bir yorum yapamayacağım. Bana göre Siyah Lale ortalama bir kitaptı, yani okuru sıkmayacak (ben zaman zaman sıkıldım) ancak aynı zamanda okura fazla bir şeyler de vadetmeyecek bir kitap. Yukarda belirttiğim tarihi gerçeklikler kısmını kitapta sevdim, yani tarihte gerçekten yaşamış kişilerle ilgili az da olsa bilgi sahibi olmak hoşuma giden noktalardan biri. Kitabın ana fikrini de sevdiğimi söyleyebilirim, azim ve inanç gibi hususların bir araya gelmesiyle zorlukların üstesinden gelinebileceği fikrini. Tabii bu fikir binlerce kitabının ana fikri oluşturabilir dolayısıyla bu da işin içine kitabın konusu, akıcılığı, nasıl kurgulandığı gibi unsurların girmesine neden oluyor. Beni sıkan şeylerden biri kitabın duygusunun bana bir türlü geçemeyişiydi. Okuduğu kitapları hissetmeyi seven biri olan ben bu duyguyu Siyah Lale'de yakalayamadım. Birkaç yüzyıl önce yazılmış olması itibariyle yazarın kullandığı dil de zaman zaman garip gelebiliyor, özellikle duygusal kısımların olduğu paragraflarda. Benim için bir kitabın sonunun (kitap polisiye değilse ya da gizem barındırmıyorsa) kolay tahmin edilebilir olması problem değil, ancak bu kitabı okurken çok fazla keyif almadığım için sanırım normalde rahatsız olmayacağım bu durum bile beni rahatsız etti. Sonuç olarak Siyah Lale kötü müydü hayır, belki kötüydü diyemem ama güzeldi diyebileceğimi de hiç sanmıyorum. Benim için sadece bir deneyim, farklı bir yazar ve kitapla tanışmış olmaktı.
256 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Ahh Rosa Baerlensis... namıdiğer Siyah Lale. Aşkın, dürüstlüğün, cesaretin simgesi. Hepimizin çok sevdiği, hayatında büyük bir yere sahip olan, hayatının yanında hatta kalbini sonsuz sevgiyle dolduran, tutkuyla bağlandığı bir şeyler vardır sanırım. Romanımızın kahramanı Cornelis van Baerle'nin büyük tutkusu ise laleler...

Romanımız 17. yüzyılın Hollanda'sında geçiyor. O dönemde siyasi olarak karışık günler yaşayan Hollanda'nın Lahey şehrinde eski başbakan Johan de Witt ve kardeşi Cornelis Fransızlar ile yazışmalarından dolayı vatana ihanet suçuyla tutuklanırlar, Cornelis'in idamı istenir ve sonucunda Witt kardeşler halk tarafından işkence ile öldürülürler. Savaşların ve ayaklanmaların hüküm sürdüğü bu dönemde Hollanda'nın Haarlem şehrinde ise müzikten, resimden, bahçelerden keyif alan insalar yaşamaktadır. Haarlem çiçeklere, özellikle de lalelere çılgınca bir tutku beslemektedir. Bunun sonucunda Haarlem Çiçek Üreticileri Derneği ilk siyah laleyi yetiştiren kişiyi ödüllendireceklerini ilan ederler. Baerle'nin de tek isteği, amacı bu siyah laleyi yetiştirmek olur ve çalışmalarına başlar. Ancak sonrasında yaşanan olaylar Baerle'yi güç durumlara sokacak ve bu yolda büyük zorluklarla karşılaşmasına neden olacaktır.

Cornelis van Baerle'nin vaftiz babası Cornelis Witt öldürülmeden önce yargılandığı yazışmaların kağıtlarını oğluna bırakır, emanetin içeriğinden haberi olmayan Baerle kendini Loevestein Kalesi'nde müebbet yemiş bir mahkum olarak bulacaktır. Bu günlerinde zindancının kızı Rose umudu, aşkı ve siyah lale yetiştirme konusunda yardımcısı olarak her zaman Baerle'nin yanında olacaktır. Ancak Baerle'nin komşusu Boxtel de siyah lalenin peşindedir ve lale için her şeyi, her kötülüğü yapabilecek bir insandır.

Siyasi, sosyal olayları ve aşkı da içinde barındıran bu roman başlarda karışık, anlaşılmaz gelebilir ancak özetleyecek olursam konusunu lale tutkusu ile birlikte aşk ve kıskançlık oluşturuyor diyebilirim. Bir yanda Baerle için her fedakarlığı göze alan Rose ve diğer yanda hırsından her kötülüğü yapabilecek Boxtel. Bakalım bu heyecanlı hikayede gülen kim olacak.

Alexandre Dumas ile tanışma kitabım olan Siyah Lale'yi çok beğendim. Başlarında bana bir tarih kitabı mı okuyorum diye düşündürmedi değil. Ancak daha sonra hikaye beni öyle bir içine aldı ki merakla, heyecanla okudum Siyah Lale'yi. Dili oldukça akıcı, anlatımını çok beğendim Alexandre Dumas'ın, sanki bir film izliyor gibiydim. Yazarın diğer kitaplarını okumak için de sabırsızlanıyorum. Keyifli okumalar.
262 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Daha önce Alexandre Dumas'ın Monte Kristo Kontu kitabını okuyup çok beğenmiştim. Sonra kitapçıda Siyah Laleyi gördüm, yazarının Dumas olduğunu öğrenince hemen aldım. Tabii kitabı okumam biraz zaman aldı (çünkü sıra gelmedi).

Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti'nin düzenlediği bir yarışmada siyah laleyi yetiştiren kişiye 100 bin florinlik bir ödül verilmektedir.Lalelere tutkun olan kahramanımız Cornelius von Baerle siyah laleyi yetiştirmek için çabalar. Ama ona atılan bir iftira yüzünden hapise düşer.Hapiste olduğu halde siyah laleyi yetiştirmeye çalışır.

Kitabın dili çok akıcı ve sürükleyici. Bir solukta okunabilecek türden.Eğer Monte Kristo Kontunu okuduysanız ve beğendiyseniz bunu da beğeneceksiniz ya da tam tersi; eğer bu kitabı okuyup beğenirseniz, Monte Kristo Kontunu da beğenirsiniz. Genelde kitapları karşılaştırmaktan hoşlanmam ama bu iki kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Keyifli okumalar...
256 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10
Hem Klasik hem de akıcı bir roman okumak istiyorsanız "siyah lale"yi mutlaka okumalısınız. Alexandre Dumas okuduğum en iyi yazarlardan biridir ve siyah lale en etkileyici kitaplardan biridir.
256 syf.
·10/10
Alexandre Dumas' tan yine muhteşem bir eser. Akıcı dili, sürükleyiciliği sayesinde bir çırpıda okuyorsunuz. Siyah lale yetiştirebilmek için verilen o çaba, zindanda olunmasına rağmen yaşanan o güzel aşk beni çok etkilemişti.
Kesinlikle okunmalı. Keyifli okumalar. :)
256 syf.
·8/10
Lale tutkunları için düzenlenen bir yarışı anlatıyor kitap. Yarışmayı siyah lale yetiştiren kazanacak fakat bu o kadar kolay değil.Bu zorlu yetiştirme süreci kahramanımız için daha zor çünkü bu süreçte uğramış olduğu asılsız bir suçlama nedeniyle mücadelesine hapiste devam etmek zorunda kalıyor. Lalemizle beraber filizlenen bir aşkı da anlatan bu güzel kitabı öneririm.
256 syf.
·Puan vermedi
ilkokulda öğretmenim hediye etmişti .çok güzel di hatta kitabı aldıktan sonra okudum ve babama bana lale almasını söyledim sanırım kitaplardan fazlaca etkileniyorum ama okumaya değer bir kitap
256 syf.
Sönmeyen umudun filizlenen lalesi..Siyah lale..

17 yüzyıl Hollandasında geçen kitapta her şey o dönemin göz bebeği olan, yetiştirilmesi imkansız gibi gözüken, siyah bir lalenin etrafında gelişiyor..
Bu siyah lale için gereken üç lale soğanı uğruna yapılan ihanetler, hırsızlıklar ve iftiralar..bu olayların temelinde yatan bir olay ve tüm bunlar arasında gelişen bir aşk ile bu aşktan güç alıp filizlenen bir lale..
Tarihi gerçekliklerle hayal gücünün harika birleşimi..
Okurken kendinizi o döneme sürüklenmiş hissedip, o koşullarda yaşatıyor sizi..
Naif bir tarihi roman..
Okunması gereken klasiklerden biri.. :)
256 syf.
·3 günde
Siyah Lale Alexandre Dumas'ın okuduğum ilk kitabı ve iyiki okumuştum diyebileceğim.
Kitap çok akıcı olduğu için sıkılma gibi bir durum olmuyor iki günde rahat okuma bilecek bir kitap.
Kitaba gelecek olursak, bir babanın oğluna siyasetten uzak durmasını istemesi ve bunu üzerine lale yetiştirmeye başlaması. Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti'nin düzenlediği yarışma en güzel siyah laleyi yetiştirmek için elinden geleni yapmaya başlıyor. Lâkin İsaac Boxtel yani komşusunun iftira atması sonucu işlemediği suçtan ömür boyu hapis cezasına mahkum ediliyor. Hapiste gardiyanın kızı Rosa ile birlikte en güzel siyah laleyi yetiştirmeyi başarır ve büyük ödülün sahibi oluyor.
256 syf.
Lale yetiştiricisi roman kahramanı, siyah laleyi bulmak üzereyken babasının ona bıraktığı mektup yüzünden hapse düşüyor, gardiyanın kızına aşık oluyor. Kitaptaki en etkileyicikısımlardan biri de Van Baerle'nin lalelere olan sevgisi ile kıza olan aşkını karşılaştırıp sorgulaması. "insan bazen çok mutluyum diyemeyecek kadar acı çekmiş olabilir...."
“ Aşk çiçekleniyor ve etrafındaki her şeyi de çiçeklendiriyordu: Aşk, dünyanın tüm çiçeklerinden daha parıltılı, daha hoş kokuluydu. “
Alexandre Dumas
Sayfa 144 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Gözümüzü dört açmalıyız,dedi. Çünkü kedilerden farelerden çok daha tehlikeli bir hayvan var !
-Hangisi ?
- İnsan !..
- Ona yapılan kötülüklerden korkmuyorum, şimdiden izleri kaybolmaya başladı bile.
- Ama neden korkuyorsun güzel kızım ?
- “ Ona yapılmak istenen kötülüklerden korkuyorum.”
Alexandre Dumas
Sayfa 9 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah Lale
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milliyet Yayınları
Büyük bir tutkunun, inanılmaz bir aşkın romanı olan Siyah Lale ünlü Fransız yazarı Alexandre Dumas'ın en güzel, en değişik ve en sevilen romanıdır. Bir lale soğanı, ama gerçekten eşi olmayan bir soğan uğruna çekilen eziyetler, ölümle burun buruna gelen insanlar ve iyiliğin zaferini dile getiren kitabın filmi de TV'de merakla izlenmiştir.

Kitabı okuyanlar 2.658 okur

  • Ycl
  • Eren Lokman
  • Makbule yılmaz
  • Şeyda Nur Buluç
  • turgut alparslan
  • Dilan
  • İslam Doğan
  • Yavuz Selim
  • Atakan Solak
  • Tansu Ay

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (3)
9
%0
8
%0.2 (1)
7
%0.3 (2)
6
%0.2 (1)
5
%0.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları