Siyah Öfke Amistad Köleliğin Romanı

8,5/10  (10 Oy) · 
22 okunma  · 
6 beğeni  · 
212 gösterim
İsyanın, Özgürlüğün, Eve Dönüşün, Dünyanın Kanayan Yarası Köle Afrika'nın Romanı
"Neden isyan çıkarmak için kölelere önderlik ettin?" Singbe gözlerini Judson'a dikti, öylece bakakaldı. Tam o esnada şu birkaç kelime odanın içinde bir top gibi patlad: "Köle değil! Singbe köle değil. Afrika!"
Herkes olduğu yerde donup kalmıştı. Singbe zincir şıkırtıları arasında elini göğsüne götürüyor, aynı sözleri yineleyip duruyordu. "Köle değil! Afrika!" Judson Singbe'ye doğru yaklaştı.
"İngilizce konuşabiliyor musun? Ha? Haydi, bir şeyler daha söyle, durma! Haydi!"
"Köle değil! Köle değil!"
Singbe yargıca doğru bir adım attı. Denizcilerden biri tüfeğini kaldırıp onu durdurdu. Singbe, Mende dilinde yüksek sesle konuşmaya başladı. "Ben özgür bir Mendeliyim. Yeniden köle olmayacağım. Beni zincirlerle bağlayabilirsiniz. Sırtımı ve ayaklarımı, derisi yüzülünceye kadar kamçılayabilir, bedenimdeki bütün kanı akıtabilirsiniz. Ama köle yapamazsanız. Ben hiç kimsenin kölesi olmayacağım! Bunun için beni öldürmeniz gerek."
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    394
  • ISBN:
    9789759025014
  • Yayınevi:
    Yurt Kitap Yayın
  • Kitabın Türü:
Gizem 
 30 Ara 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Puan vermedi

İsyanın, özgürlüğün, eve dönüşün, dünyanın kanayan yarası köle Afrika nın romanı..
Kapağını açtığınız andan itibaren empati duygusunu kabartıyor insanın. Ya da kendi adıma konuşmam daha doğru olabilir. En azından benim için öyleydi. Sadece ten renklerinden ötürü aşağılanan, kaçırılan, hayvan muamelesi yapılan, bir zamanlar özgür birer insan olan bir grup Afrikalının başından geçenleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir kitap.Singbe-köle grubunun lideri kabul edilen kişi- başlarına gelen onca şeye rağmen hiç ümidini kaybetmiyor oldukça asil davranışlar sergiliyor. Onun davranışlarından, ne olursa olsun içindeki minik, minicik umut kırıntısını yitirmediğinden dolayı çok ders vericiydi fikrimce. Bunca zulüm görmelerine karşın haksız bulunacaklar ve uzunca bir süre mahkemeleri olacak. Olayların çoğu mahkeme diyaloglarından oluşuyor ve yapılan haksızlığı, adaletsizliği, yalanı bizlere gösteriyor.
Tappan-köle karşıtı, aynı zamanda Afrikalıların avukatlığını üstlenen kişi- onların Afrika dan kaçırılan özgür insanlar olduğunu kanıtlamak için canını dişine katıp elinden geleni ardına koymuyordu. Mahkeme gidişatı aleyhlerineydi.. Tabi daha sonra onlara Adams adında bir emekli avukat yardım edecek. Ne yaptığını bilen bu zeki adam şu sözleri söyleyerek başladı savunmasına:
"Son bir kez daha adalet istiyorum. Sizleri adalete hizmet etmeniz için dua ediyorum."
En can alıcı noktalara dokunmayı bilen biriydi. Acaba onun yapacağı savunma Afrikalıları özgürlüğüne kavuşturmaya yetecek miydi?
Okumanızı tavsiye edeceğim güzel bir kitap.. :)