Siyonizm ve Türkiye (Kutsal Topraklarda Şer Planları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
13
Gösterim
Adı:
Siyonizm ve Türkiye
Alt başlık:
Kutsal Topraklarda Şer Planları
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752487031
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
1897’de Basel’de I. Dünya Siyonist Kongresi toplandı. Toplantıyı organize eden Theodor Herzl, “Ben Basel’de Yahudi devletini kurdum. Eğer bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler, fakat elli sene sonra herkes bunu böyle bilecektir.” dedi.

İngilizlere casusluk yapan Yahudi kızı Suzi Liberman 1912’de Boğaz’dan geçişini hatıra defterine şu sözlerle kaydetti: “Şu tepeyi görüyorsunuz. Orası aşılmaz, geçilmez bir kartal yuvası idi. Türk padişahı Sultan Abdülhamid’in oturduğu yer… Kutsal topraklara girmemize izin vermeyen, hak tanımayan despot hükümdar. Onu kavmimiz tahtından indirdi, intikamını aldı.”

Tüm tehdit ve ısrarlara rağmen Filistin’i Yahudilere satmayan Sultan II. Abdülhamid Han tahttan indirilip sürgüne gönderildiğinde ağzından şu cümleler döküldü: “Osmanlı Devleti’nin ve İslam dünyasının adına gölge düşürmediğim ve Filistin’in kutsal topraklarında Yahudi devleti kurulmasını kabul edip sonsuz bir utanca uğramadığım için Allah’a şükrediyorum.”

Hiç kimseye değil, herkese ait olan bir yeri, hem de dünyanın gözü önünde yurt edinmek tüm Siyonistlerin ortak hedefiydi.

Siyonizmi, Amerikan emperyalizmini ve tüm çıkar odaklarını aynı noktada buluşturan bir “ülkü”…

Toprak mı?

Herzl’in deyimiyle “o sadece bir maddeden” ibaretti…

Peki asıl mesele neydi?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yahudilerin bu "akçe kırpma" olayı, "16. Asrın en önemli ekonomik olayı" idi. Akçenin değerinin düşürülmesine birlikte, bütün osmanlı sosyal yapısının çöküşü başlıyor, bundan evvela osmanlı ekonomik ve askeri düzeninin temelini teşkil eden köylü zümresi etkileniyordu: " Yalnız şu kadarını ehemmiyetle kaydetmek icap eder ki gerek hükümetin ve gerek vilayetlerdeki darphanelere tesir edecek durumda olan resmi şahsiyetlerin ve gerekse akçeleri kırpan ve taklit eden hususi şahısların ekonomik düzene muzır (zararlı) olan bütün bu faaliyetlerinden yegane zarar giren unsur resya denen köylü Vergi mükellefleri idi. Çünkü devlet bütün vergileri altun, kuruş ve 'zaruri hallerde' tartılmış halis akçe olarak toplanmaları için tahsildarlara sıkı emirler vermekte idi. Bu vaziyette, köylü halk bu şartları haiz parayı bulabilmekte veya tahsildara elindeki 'kırık' yahut kalp (hileli) akçeyi kabul ettirmek için ayrıca soyuluyordu. Soyulan, gadre uğrayan köylü, sonunda "celal" oldu. Osmanlı imparatorluğu' nda asırlardır devam edecek olan ve iç bünyeyi sarsan "celali isyanları" başladı.
Süleyman Kocabaş
Sayfa 60 - Yakın plan yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyonizm ve Türkiye
Alt başlık:
Kutsal Topraklarda Şer Planları
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752487031
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
1897’de Basel’de I. Dünya Siyonist Kongresi toplandı. Toplantıyı organize eden Theodor Herzl, “Ben Basel’de Yahudi devletini kurdum. Eğer bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler, fakat elli sene sonra herkes bunu böyle bilecektir.” dedi.

İngilizlere casusluk yapan Yahudi kızı Suzi Liberman 1912’de Boğaz’dan geçişini hatıra defterine şu sözlerle kaydetti: “Şu tepeyi görüyorsunuz. Orası aşılmaz, geçilmez bir kartal yuvası idi. Türk padişahı Sultan Abdülhamid’in oturduğu yer… Kutsal topraklara girmemize izin vermeyen, hak tanımayan despot hükümdar. Onu kavmimiz tahtından indirdi, intikamını aldı.”

Tüm tehdit ve ısrarlara rağmen Filistin’i Yahudilere satmayan Sultan II. Abdülhamid Han tahttan indirilip sürgüne gönderildiğinde ağzından şu cümleler döküldü: “Osmanlı Devleti’nin ve İslam dünyasının adına gölge düşürmediğim ve Filistin’in kutsal topraklarında Yahudi devleti kurulmasını kabul edip sonsuz bir utanca uğramadığım için Allah’a şükrediyorum.”

Hiç kimseye değil, herkese ait olan bir yeri, hem de dünyanın gözü önünde yurt edinmek tüm Siyonistlerin ortak hedefiydi.

Siyonizmi, Amerikan emperyalizmini ve tüm çıkar odaklarını aynı noktada buluşturan bir “ülkü”…

Toprak mı?

Herzl’in deyimiyle “o sadece bir maddeden” ibaretti…

Peki asıl mesele neydi?

Kitap istatistikleri