·
Okunma
·
Beğeni
·
17,8bin
Gösterim
Adı:
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756070208
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınları
Baskılar:
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Gittin! Seni benden, beni senden koparttılar!
 Kahpe bir intihara dönüş bileti gişedeki Azrail!
 Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!

 Başlamadan bitti aramızdaki her şey! Sen, "Bitti" bile diyemedin "Başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!

 Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızdaki sıradağlar gibi duran aşılmaz engel "Biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kâğıt parçasıydı: "Şizofrenik semptomlar..." diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!" emir kipiyle noktalanan!

 Ey Kâri! Şimdi dinleyeceğin her şey yalandır... Yalan.. Yalan. Yalan! Bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikâyesidir... Kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikâyesi...
 (Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
Bir kitap düşünün, aşkı en güzel ve en acı haliyle anlatsın. İçinde ihanet olsun, kafa karışıklığı olsun. Şehvetten uzak ve aşkı alelade bir bedene sahip olmayı reddeden hisler olsun. Birbirlerinin gözlerine, yüzüne bakarak her şeyi okuyan, anlayan ruhların aşkı olsun. Birbirlerini sadece mutlu etmek için çırpınan, karşılık gözetmeksizin kendinden veren aşıklar olsun. Sonra bir gölge düşsün üzerlerine, adı Deniz olsun. Her şeyin sebebi olsun ama aslında bir hiç olsun. Hiç varolamamış olsun, hastalıklı bir hayal olsun. Kötülüğün adı, ihanetin adı konulacaksa Demet olsun. Aşkı için çırpınan, ihanete göz yuman, vefanın örneği aranıyorsa Selin olsun. Aşık bir şair olsun ama hasta olsun. Sevsin, aldatsın, acı çeksin. Adı da Cenk olsun, ismi sonraları öğrenilsin. Ha tabi bir de bunların yaşandığı bir şehir olsun. Fatih Sultan Mehmet ' in aşık olup gönlünü fethettiği aşk ı İstanbul olsun. Buram buram edebiyat, şiir, divan koksun. Bizi içine çekip, alsın götürsün. Acı çektirsin, ağlatsın. İçinde bir tutam da felsefe olsun...

Bunların hepsi bir kitapta olur mu diyorsanız, işte size Şizofreni Yalnız Oynanmaz. Rahmi Vidinlioğlu ' nun 9 yılda yazdığı ilk kitabı. Devrik cümleleri, muhteşem betimlemeleri, içine çeken hikayesiyle gerçekten 9 yıla değecek büyük bir emek. Çok kısa bir süre önce şizofreni üzerine yazılmış Sana Gül Bahçesi Vadetmedim kitabını okumuştum. Şizofren üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri bu sanırım demiştim. Ama bu kitapta onunla yarışacak seviyede. Ayrıca bu kitabı okumamı tavsiye eden Ahmet Y/Duvar/ ' na çok teşekkür ederim. Güzel bir kitaptı ve kesinlikle öneririm...
320 syf.
·9 günde·10/10
Aşk...Kimine göre üç harfli bir kelime,kimine göre duygusuz ve yersiz söylenmiş sözler yumağı,kimine göre ruhlarını basit zevkler uğruna sattığı bir araç...Kapitalizmin dayatmalarından birisi olan psikiyatri ve onun uyguladığı ilaçların yani 'kimyasal zebanilerin' insanları tedavi etmediği,onları adeta bir zombi gibi uyuşturması...Bu güne kadar okuduğum lirizmi en kuvvetli kitap diyebilirim.
Bir noktaya kadar psikoloji,bir noktaya kadar felsefi bir kitap...
Aralara serpiştirilmiş tarihi olaylar ve anlatımları muazzam.Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen mükemmel anlatımıyla çok derinden etkiliyor okuru.
Öyle kolayca içine almıyor kitap sizi.Çünkü iki ana bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde 96 sayfalık bir imge bombardımanına tutuyor yazar sizi...Türk Edebiyatında bir çığır açtığı da söyleniyor bu yazarın...İmge bombardımanından kurtulunca düz uzun bir bozkıra çıkmışcasına rahatlıyorsunuz ve roman da bu denli akıyor...Yani kısaca anlatılmaz yaşanır bir kitap...
320 syf.
Ne yaptın Rahmi hoca?

Betimlemenin dibine vurup sayfaları kanatmışsın desem yeridir. Hangi kafa ile yazdıysan bu kitabı o kafadan bende istiyorum. Sırf bu kitabı yazabilmek için kafayı bile sıyırdığını düşünmekten kendimi alamıyorum. İlham perileri ile flört mü ettin, Şizoparanoidlerle kankamı oldun yoksa Nirvanaya çıkıp aşağı düşerken mi yazdın bu kitabı. Beyninin içinde zulaladığın gün ışığına çıkmamış kelimeleri bir araya getirip kombo yapmışsın. Bu da yetmemiş gibi avazı çıktığı kadar bağırtmışsın kelimeleri.
Bunları iç sesim yazdı.

Sıra bende...

Hadi biraz gezintiye çıkalım.

Yer: Dünya

Zaman: Orta çağ

Manyaklığını belli bir seviyede tutmayı başaran insanlar, toplum nazarında bilgisine ihtiyaç duyulan bilir kişi olarak kayıtlara geçmiştir.

Bu kişiler soylu ise namı dağları, denizleri aşıp uzak diyarlara kadar yayılmıştır. Yok eğer fakir bir köylü ise, puslu ormanların zifiri karanlığında, kurtlar ve çakallarla kanka olmaya, ya da kızgın güneş altında bir çöl bedevisi olmaya itilmiştir. Çünkü dini bütün ahlak timsali insanlar (yersen) bu kişilerin katlini vacip kılmıştır. Hatta baş'larına ödül konulup cadı avcılarının hedefi haline getirilmiştir.

Manyaklığı, aptallığa evrilen insanlar ise kimse tarafından ciddiye alınmadan ömürlerini kuru ekmeğe muhtaç olarak bitirmişlerdir.

Her zaman söylenir, dahilik ile delilik arasındaki ince çizgi muhabbeti. Bence burada bir yanlışlıklık var çünkü dahiler zeten delidir. Yukarıda bahsettiğim kontrol aşamasını ellerinde tutmayı başarabildiklerinden delilikleri hiç göze batmadan yaşamakta ve ya imrenilen bir özellik olarak kişiyi yüceltmektedir.

Yer: Dünya

Zaman: Günümüz

Bunu söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama insanlar korkudan ne manyak olabiliyor ne de dahi. Bir dahi çıkıyor kanserin çaresini bulduğunu söylüyor konferans için giderken trafik kazası geçirip ölüyor. Ertesi gün laboratuvarı yanıp kül oluyor. Başka bir manyak çıkıyor su ile çalışan araba yaptığını söylüyor petrol devleri "gel evladım bir anlat diyor" bu garibimde para kazanma umuduyla tıpış tıpış gidiyor o gün bugündür adamdan haber alınamıyor. Bu ve buna benzer bir sürü hadise var cereyan etmeyen bilinmeyen. Bu yüzden günümüzde dahiler içinde manyaklar içinde en favori meslek yazarlık. Yanlışlıkla bile toplum yararına bir şey yapılsa ya özellikle finanse edilmiyor yada gömün gitsin deniyor.

Okuyan herkese teşekkür ediyorum.

Not: Doğal olun kendinizi daha çok sever siniz.

Not not: Önce kendinizi yargılayın, sonra empati yapın.

Not not not: 5 yaşındaki halinizi gözünüzde canlandırın şimdiki halinizle onu sevin koklayın, onunla konuşun hatta özür dileyin sonra bağrınıza basın. Bunu yaptığınızda aslında zaman içinde kendinize ne kadar haksızlık yaptığınızı ve kendinizi nasıl hırpaladığınızı anlayacak sınız. Ve değerinizi anlayacak sınız. O küçük çocuğu üzmeyin.
320 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Öyle bir kitap ki....
Acının,karamsarlığın,imkansız aşkın,sabrın ve büyük bir emeğin kitabı...
Yazarın yaptığı betimlemeler,benzetmeler,tespitler o kadar müthiş ki hayran kalmamak mümkün değil. Her cümlesinden acı ve hüzün damlıyor yüreğinize. Kıtap iki bölümden oluşuyor; ilk bölümde şizofren hastası Cenk in gercekte olmayan kafasında kurguladığı Deniz'e duyduğu imkansız aşk şiirsel bir dille anlatılmış.İkinci bölümde ise Cenk,Selin,Demet ve Deniz in baş karakter oldugu müthıs bir aşkın hikayesi anlatılıyor. Yazar duyguyu,heyecanı,aşkı,sabrı o kadar güzel aşılıyor ki yüreğinize tüm bu anlatılanların kurgu olduğuna inanamıyorsunuz..Ayrıca yazarın kitabı 6 yılda yazdığını da göz önünde bulundurursak büyük emekler verilerek oluşturulan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
320 syf.
·1098 günde·Beğendi·9/10
Üniversiteye ilk başladığım zamanlardı bu kitabı elime alışım.Yaklaşık 3 yıl evveldi.Şizofreniye karşı özel bir ilgim olduğundan isminin ilgimi çekmesiyle,yazarını da pek tanımıyor olmama,çekimser yaklaşmama rağmen okumaya başladım.Daha ilk sayfadan şiir olabilecek çarpıcı bir anlatımla,benzersiz teşbih ve psikanalizlerle karşılaşmam beni sürüklemeye başladı.Savruk şekilde anlatsa da bilinç akışını o kadar güzel kelimelere giydirerek anlatıyor ki bir anda acının odağında buluyorsunuz kendinizi.Kitabın içindeki anlatım gücü çoğu zaman olay örgüsünden bile sizi koparabilecek kadar bağlıyor.Acının insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığını,kimsenin mutlu olmak zorunda olmadığını kendine has üslup ve felsefeleriyle destekleyerek okuyucuya takdim ediyor.İlk 100 sayfadaki uzun bilinçakışından bıkıp kesinlikle bırakmayın.Zira acıyı damarlarınızda,şizofreniyi ruhunuzda hissedeceksiniz.Ve bir şizofrenin şizofrenisi ile dünyaya baş kaldırışını seyredeceksiniz.Şayet ruh haliniz çok da iyi değilse sarsılmak istemiyorsanız okumayın derim.Ufak çaplı bir duygudurum değişikliği hissedebilirsiniz.Tabi bunu söylerken bile sizi okumaya daha çok teşvik ettiğimi biliyorum :) Yine de başucu kitabımdır ve beni en çok etkileyen bir kaç kitaptan biridir.Size alıntılardan örnekler vererek daha iyi izah edeceğim.Duvarımdan alıntılara bakıp romanın kalitesini daha iyi görebilirsiniz.Sağlıcakla...
320 syf.
·9/10
kitaptaki karamsarlık okurken sizi de ele geçiriyor. özellikle kötü bir dönem geçiriyorsanız duygularınıza tercüman olabilir. cümleler o kadar güzel ve yoğun ki hepsini not etmek istiyorsunuz. etkileyiciydi.
320 syf.
·Beğendi·10/10
Şizofreni hastalığına merakı olanların sevebileceği bu eserde ilk sayfalardaki tarihi doku ve duygularla harmallanan betimlemeler okurda farklı bir etki bırakıp, eserin merakla okunmasını sağlıyor.Gelişme bölümünde ise şizofreniyle boğuşan cenk karakterinin hastalık sürecinde tedavi yöntemlerinden ötürü yaşadığı acı ve zorlu döneminde en büyük destekçisi selin'le olan gel gitli aşkı anlatılıyor.
320 syf.
·3/10
Ara ara cümlelerin, kelimelerin ve hatta teker teker harflerin işkencesine maruz kalıyor gibi hissediyordum okurken. Yarım bırakmamak için bu kadar zorlandığım başka bir kitap olmadı.
320 syf.
·Puan vermedi
Hayatta insandan sonra oyun oynayan bir de aklı vardr.
Fakat bazen bu durum yaşadığn dünyadan kaçmak istemenin veya o dünyanın Seni her dafasnda yerle bir etmesinde meydana gelebiliyor.
Kitapta kahramanımızın hayali sevdalısına taparcasına aşk olması gerçekte onun için herşeyi göze alan bir sevda ikisi arasnda kalp gerceğe ulaşmanın en büyûk ızdırabını yaşamak
Sonuç iyileştiren bir sevgi
Kitap bir sizofreni hastasının iyilesme aşamasında yašadklarını anlatmakta ilk girişi gûzel çünkü çok fazla edebi cümlelere yer verilmiş 've en önemlisi kitap mutlu sonla bitiyor .okumayı tercih edecekler için şimdiden keyifli okumalar.
“Sen, evrende beni kurtarabilecek tek şey gibi
Gözüküyordun. Böyle olmadığını bile, bile
Buna inanıyordum. Şizofreni inandırıyordu,
İnsanı en olmayacak şeylere bile..”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756070208
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınları
Baskılar:
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Şizofreni Yalnız Oynanmaz
Gittin! Seni benden, beni senden koparttılar!
 Kahpe bir intihara dönüş bileti gişedeki Azrail!
 Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!

 Başlamadan bitti aramızdaki her şey! Sen, "Bitti" bile diyemedin "Başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!

 Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızdaki sıradağlar gibi duran aşılmaz engel "Biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kâğıt parçasıydı: "Şizofrenik semptomlar..." diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!" emir kipiyle noktalanan!

 Ey Kâri! Şimdi dinleyeceğin her şey yalandır... Yalan.. Yalan. Yalan! Bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikâyesidir... Kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikâyesi...
 (Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 619 okur

  • M.r Altınsoy
  • Murat Coşkun
  • nazmiye
  • Sümii
  • Mikail Özdemir
  • z.
  • Tuana Demirbağ
  • Nurdan
  • Hatice GERES DURSUN
  • Züleyha Yıldırım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%12.2
14-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%31.1
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%10.8
45-54 Yaş
%1.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.2
Erkek
%23.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.6 (64)
9
%16 (28)
8
%12 (21)
7
%10.3 (18)
6
%4 (7)
5
%4.6 (8)
4
%4.6 (8)
3
%2.9 (5)
2
%2.9 (5)
1
%3.4 (6)

Kitabın sıralamaları