Soğuk Mavi Kırmızı Toprak (Gelibolu Müdafaası)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4
Gösterim
Adı:
Soğuk Mavi Kırmızı Toprak
Alt başlık:
Gelibolu Müdafaası
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054516797
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Soğuk Mavi Kırmızı Toprak; belgesel ile kurgunun yoğurulmasıyla ortaya çıkmış, roman tadında bir eserdir.
Soğuk deniz ülkelerinden İngiltere ve müttefik donanması, 1915 yılında Çanakkale Boğazı'na kötü niyetlerle gelmiş, ancak; Gelibolu'da vatan aşkının, şeref ve namus olgusunun, onurun ve ölümü mertçe karşılayan iman dolu göğsün sert duvarına çarparak parçalanmıştır. Müttefikler, kalan parçalarını toplayarak sessizce geldikleri gibi gitmişlerdir.

Cephedeki zorlukların, zafere götüren komuta manevralarının, sabrın ve müthiş iman gücünün gözler önüne serildiği bu duygu yüklü sahne, durmaksızın yağan bombaların kara gölgesinde yaşanmış mahcup ve tutkulu bir aşka da yer açacaktır.

Gelibolu'ya ben de geleceğim! O barbar Türklere kurşun sıkmadan da asla dönmem!

İngiliz Guardian Gazetesi Muhabiri Clarice Camilton'un ön yargılı çığlıkları.

Biz, bu vatan uğruna ölmek için buradayız Komutanım. Siz de zaten bize ölmeyi emretmemiş miydiniz? Askerlerimle omuz omuza çarpışırken, siz Komutanımın, şehit olduğum taktirde yüreği aynı aşkla çarpan başka bir komutan görevlendirmekte zorluk çekmeyeceğini biliyordum.

Vatanına sevdalı Binbaşı Tevfik'in komutanına verdiği cevap.
(Tanıtım Bülteninden)
496 syf.
·1 günde·10/10
*SOĞUK MAVİ KIRMIZI TOPRAK GELİBOLU MÜDAFAASI *
*ŞERİFE BALKAŞ GÜLSEÇGİN*
SOĞUK MAVİ KIRMIZI TOPRAK
(Gelibolu Müdafaası)
Konusu :ClariceCamilton 25 yaşında, ateist düşünceli, hırçın ve zaptedilmez bir İngiliz kızıdır.Gazetecidir. Kitaplardan okuyarak, kulakdan dolma bilgilerle tanıdığı Türkler’den nefret etmektedir. Nişanlısı Süveyş Kanalı savaşında Türkler tarafından öldürülünce hepten çılgına döner ve onlara “kurşun sıkabilmek” için gazeteci kimliği ile babasının komutasında Anadolu topraklarına girer.Babası James Camilton, Akdeniz Kuvvetler Komutanı olarak aynı yerde “Çanakkale’yi geçmek, İstanbul’u ele geçirmek” amacıyla görevlendirilmiştir.
Binbaşı Tevfik; yakışıklı, dürüst, mert, cesur ve vatan aşkından başka hiçbir şeyi gözü görmeyen bir genç subaydır. Gelibolu Savunması için görevlendirilmiştir. Burada çok zor şartlarda askerleri ile savunma yaparken hiç beklemediği bir olayla karşılaşır. Bir İngiliz gazeteci kız Türk topraklarında silah kullanırken yakalanmış ve Binbaşı Tevfik’in huzuruna getirilmiştir. Kızın Türkler’e nefret dolu tavrına çok üzülen Binbaşı Tevfik, bu konuda bir şeyler yapmanın çok gerekli olduğunu düşünür.
KİTAP YORUMUM
Çanakkale Savaşında Türklerin ülkelerini korumak adına tüm imkansızlıklar varken o zorlu şartlarda bile aç, susuz, kıyafetsiz, uykusuz hem ibadetlerini aksatmadan hem de ölümüne savaşmaları, ölümden korkmamaları düşmanlarını ürkütmüş ve geri çekilmeye mecbur bırakmıştır.
Allahın müslümanlara yardım ettiği olağandışı olayların olmasında anlıyoruz. Kitap bence mucizeler ile dolu. Tarihe ışık tutması ayrı bir lezzet katıyor.
Kitap anladığınız üzere gerçekten çok üzücü sahnelere tanıklık ediyorsunuz. Kaldı ki o insanlar bizzat yaşadılar ve ben sadece okurken bile tüylerim diken diken oldu. Rabbim bu vatanı canı, kanı pahasına koruyanlardan bin kat Razı olsun. Yaşları küçüktü ama imanları büyüktü. Allaha sığınan bu küçük bedenler genç yaşta olgunlaşmak, büyümek zorunda kaldılar.
İşte bu kadar imkansızlıklar içinde yaşanan tertemiz bir aşka şahitlik edeceksiniz. Türklere nefret besleyen, kulaktan dolma bilgiler ile barbar diye nitelendiren İngiliz kızı acaba Binbaşı Tevfik'e duyduğu aşk ile gerçekleri görebilecek mi?
Kitabın yine öğretileri çok fazla.
- Eğer ortada gerçek bir aşk varsa şartların ne kadar ağır olursa olsun güzel şeyler olabilir. Ama kavuşmak demek sadece kavuşmak değildir bazen. Emektir aşk, bir yoldan, diğer yola düşmektir.
-En önemli görev yine burada kadınlara düştüğü çok net anlatılmış. Eğer ortada bir evlilik varsa kadınların eşlerine nasıl davranmaları gerektiği, erkeğinde aynı şekilde eşine nasıl davranması gerektiği anlatılmış.
- Bir şey daha dikkatimi çekti ki, eskiden bu kadar çok belki de okul olmamasına rağmen eğitim daha düzgünmüş. Gelinlerini bile yetiştirmek ve bir konak nasıl yönetilir öğretmek kayınvalidelere düşüyordu. eğitilen gelin de saygı da asla kusur etmeden, öf demeden dinliyorlardı. Oysa şimdi modern yaşam adı altında kimse, kimseyi dinlemiyor. Belki de boşanmalar bu yüzden arttı diye düşünüyorum ben bu değerli eserleri okudukça. Birde Kayınvalidelerin egoları yokmuş o zamanlar. Gerçekten öğretmek adına bir şeyler gelinlerine anlatıyorlardı ve onlarda öğreniyorlarmış. Bu yıllarca devam etmiş.
Kitabın devamı KURTULUŞ SAVAŞINI anlatan AND isimli roman ile aynı kadroda devam edecekmiş. Ama henüz piyasada olmadığı için acayip meraktayım şuan. Aklımda sürekli senaryo yazdım. Binbaşı Tevfik yine savaşa gidecek tabi ki. Acaba eşinin gazetecilik yapmasına izin verir mi ? diye aklımda deli sorular. Bir an önce piyasaya çıkmasını diliyorum.
Bu yazarımızın okuduğum 3. kitabı ve kalemini çok sevdim. Bir kere gerçekler anlatılıyor en önemlisi bu. O şartlarda bile umut aşılayan eserler olması beni ayrı mutlu etti.
Diğer eserleri ise;
-SARIKAMIŞ ALLAHUEKBER DAĞLARI
-MAVİ BONCUKLU ÇARIKLAR BALKAN DRAMI


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Soğuk Mavi Kırmızı Toprak
Alt başlık:
Gelibolu Müdafaası
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054516797
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Soğuk Mavi Kırmızı Toprak; belgesel ile kurgunun yoğurulmasıyla ortaya çıkmış, roman tadında bir eserdir.
Soğuk deniz ülkelerinden İngiltere ve müttefik donanması, 1915 yılında Çanakkale Boğazı'na kötü niyetlerle gelmiş, ancak; Gelibolu'da vatan aşkının, şeref ve namus olgusunun, onurun ve ölümü mertçe karşılayan iman dolu göğsün sert duvarına çarparak parçalanmıştır. Müttefikler, kalan parçalarını toplayarak sessizce geldikleri gibi gitmişlerdir.

Cephedeki zorlukların, zafere götüren komuta manevralarının, sabrın ve müthiş iman gücünün gözler önüne serildiği bu duygu yüklü sahne, durmaksızın yağan bombaların kara gölgesinde yaşanmış mahcup ve tutkulu bir aşka da yer açacaktır.

Gelibolu'ya ben de geleceğim! O barbar Türklere kurşun sıkmadan da asla dönmem!

İngiliz Guardian Gazetesi Muhabiri Clarice Camilton'un ön yargılı çığlıkları.

Biz, bu vatan uğruna ölmek için buradayız Komutanım. Siz de zaten bize ölmeyi emretmemiş miydiniz? Askerlerimle omuz omuza çarpışırken, siz Komutanımın, şehit olduğum taktirde yüreği aynı aşkla çarpan başka bir komutan görevlendirmekte zorluk çekmeyeceğini biliyordum.

Vatanına sevdalı Binbaşı Tevfik'in komutanına verdiği cevap.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Duygu Songül Kahraman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0