1000Kitap Logosu
Sokrates'in Savunması

Sokrates'in Savunması

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

64 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 1 sa. 49 dk.
Adı
Sokrates'in Savunması
Yazar
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Panama Yayıncılık · 1 Mart 2018 · Karton kapak · 9786059127264
Diğer baskılar
Eser, Yunan filozof Platon tarafından yazılmış, Sokrates’in bir grup Atinalı tarafından şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanışını, Atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alır. Atina-Sparta arasındaki Peloponez Savaşı sonrasında şehri tekrar inşa edebilmek için yasalar revize edildi. Böyle bir dönemde yaşam tarzı “felsefe yapmak” olarak özetlenebilecek olan Sokrates; soruları, eski hikmetleri bazen denetleyen, bazen çürüten sorgulayıcılığı ve Atina’nın önde gelenlerine yönelttiği eleştirileriyle birçok düşman kazandı. Oligarşinin yerine demokrasi gelmiş olmasına rağmen, hâlâ yeniden yapılanmaya çalışan Atina demokrasisi; Otuz Tiran’ın kovulmasında etkin rol oynamış, Atina ordusunda komutan olarak hizmet etmiş Anytos ve Atinalı aristokrat Lykon ile Meletos adlı bir genç tarafından “Gençlerin ahlakını bozmak ve dinsizlik” suçlamalarıyla açılan dava sonucunda, Beşyüzler Meclisi kararıyla M.Ö. 399’da ölüme mahkûm edilmiştir.
Fiyatlar

Okurlar

Kadın
% 229.5
Erkek
% 142.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Devlet
Okuyacaklarıma Ekle
Savaş Sanatı
Okuyacaklarıma Ekle
Bulantı
Okuyacaklarıma Ekle
Ben, Kirke
Okuyacaklarıma Ekle
Hamlet
Okuyacaklarıma Ekle
Denemeler
Okuyacaklarıma Ekle
Budala
Okuyacaklarıma Ekle
Madame Bovary
Okuyacaklarıma Ekle
Kumarbaz
Okuyacaklarıma Ekle
Gazap Üzümleri
Okuyacaklarıma Ekle
Vadideki Zambak
Okuyacaklarıma Ekle
İnsancıklar
Okuyacaklarıma Ekle
8.5
10 üzerinden
8,7bin Puan · 1184 İnceleme
200 syf.
·
4 günde
·
8/10 puan
Öykü tadında...
Herkese merhabalar. Bugün, günümüzden yaklaşık 2400 yıl önce idama mahkum edilen ünlü düşünür Sokrates'in, idamına karar veren mahkeme heyetine karşı yaptığı savunmanın, onun öğrencisi olan Platon(Eflatun) tarafından kaleme alınıp, en ince ayrıntılarına kadar bize sunulduğu "Sokrates'in Savunması"nı inceleyeceğim. İncelememde kitabın içeriğine dair bazı ayrıntılara yer vermeden güzel bir inceleme yazabileceğimi düşünmüyorum.(Spoiler içerebir!) Zaten böyle bir kitap zevk almak adına değil de, anlatılan olayın ehemmiyetinin kavranması açısından okunmalıdır bence. Benim için felsefe tarihinin en büyük ismi Sokrates'tir.Sanıyorum ki birçoğumuza "Birkaç filozof ismi sayar mısın?" diye bir soru yöneltiğinde aklımıza gelen ilk isim Sokrates olacaktır. Size Sokrates'in yaşamından bahsedeyim kısaca. Sokrates milattan önce 469 yılında Atina'da dünyaya gelmiş ünlü Yunan düşünürüdür. Matematik, geometri, astronomi ve politika üzerine sağlam bir eğitim görmüştür. Dönemin sofistlerinden dersler dinlemiştir. Fakat sofistlere karşı hiçbir zaman sempati beslememiş, kendisini filozof(bilgiyi seven, bilgiyi arayan) olarak tanımlamıştır. Ahlaki değerleri ve kişisel gelişimi dışında askerliği ile de ün yapmıştır. Acı eşiği çok yüksek olduğu için insanlar onun askerliğine çok saygı duymuşlardır. Onun için mutluluk ruhun iyi ya da kötü oluşu ile alakalıdır. İnsanların bilgelik, adalet ve cesaret gibi kavramların ne anlama geldiğini bilmemeleri Sokrates'i bu cehalet kargaşasını yok etmek için çaba sarf etmeye sevk etmiştir. Bu yüzden de hayatını, insanlara erdem ve ahlak kazandırmak ve toplumsal düzeni olumlu etkileyebilmek için harcamıştır. Sokrates tüm bu çabaları ve çalışmaları sayesinde halkının güvenini kazanmıştır. Fakat Sokrates'in yaptığı işler bazı insanların çıkarları ile ters düşmüş ve gençlerin ve toplumun ahlakını bozmak gibi asılsız bir gerekçe ile dava edilmiştir. Sokrates'in savunması alınmış ama Beş Yüzler Meclisi'nde 220'ye karşı 281 oyla idama mahkum edilmiştir. Sokrates davasını ve ahlak anlayışını ölürken bile satmamış, erdemlerinden hiç ödün vermemiştir. 70 yaşında iken baldıran zehrini içip hayata veda etmiştir. Sokrates'in hayatı işte böyle, inceleme daha yeni başlıyor ama emin ol ki buraya kadar okuman bile sana çok bilgi kattı. Bence okumaya devam et. :)) Gelelim Sokrates'in ölüm anına... Sokrates gitti, yıkandı,temizlendi.Zehri içmek için hazırlanıyor, son anlarını yaşıyordu. Ölmeden önce 3 oğlu ve kadınlar girdi odaya. Sokrates son konuşmalarını yaptı onlarla. Baldıran zehrini içti, bacaklarından başlayan bir ağrı bir süre sonra tüm vücudunu sardı. Öleceğini, son saniyelerini yaşadığını anlamıştı ki ağzından ders niteliğindeki şu son sözleri döküldü:"Kriton, Asklepios'a bir horoz borcumuz var;ödemeyi unutma olur mu?" Sokrates'in son sözleri orada bulunan sıradan insanlar için çok tuhaf göründü tabiki. Onun ölümüne neden olan erdemliliğinden son anlarında da vazgeçmemişti. Başında dikilmiş, onun ölümünü seyreden herkes hüngür hüngür ağlıyordu ama o Asklepios'a olan borcunu düşünüyordu. İşte erdem bu demekti, işte dava buydu. Çok didaktik olan bu son cümleyi ettikten sonra canı çekildi. Sokrates böyle bir adamdı. Erdemi onun ölüm nedeni olmuştu. Dün tam da Sokrates'in durumunu anlatan bir cümle okudum,Nietzsche'den.Şöyle diyordu Nietzsche: #39683340 Aslında ben bu kitabı okuyalı uzun süre olmuştu. İnceleme yazmak da aklımda yoktu ancak Nietzsche'nin bu sözlerini okuduktan sonra erdem insanı Sokrates'e haksızlık yaptığımı fark ettim. İncelememi Nietzsche'ye borçluyum doğrusu. Şimdi biraz da Sokrates'in savunma konuşmasına değinelim. Toplumun ahlaki değerlerine baş kaldırmak ve halkı isyana teşvik etmek suçlarından dolayı mahkeme edilen Sokrates tüm bu asılsız suçlamaları red ediyor,kendisine dava açan Meletos, Anytos ve Lykon'un uğraşlarını boşa çıkarmak için büyük çaba sarf ediyor ve onları yeriyordu. Onların asılsız olan suçlamalarındaki tutarsızlıkları gözler önüne seriyor, kendini akladığını düşünüyor ve vicdani huzurunu sağlıyordu. Her şeye rağmen öleceğini, haklı olsa da idam edileceğini düşünmeden edemiyordu yine de. Çünkü o doğruları yanlış zamanda söylemiş, vakitsiz öten horoz durumuna düşmüştü. Vakitsiz öten horozun başının kesileceğini de biliyordu. Önce, kendisini insanlara hiçbir zaman bir bilgin olarak tanıtmadığını,bu özelliğini kendisinin de çok sonraları fark ettiğini söylemişti. Gerçekten de böyleydi bu. Arkadaşı Khairephon Delphoi'ye (Tanrı'nın ve sözcülerinin bulunduğu kent-o zamanki din anlayışında-) gitmiş ve Tanrı'ya:"Sokrates' ten daha bilge bir insan var mı?" diye sormuştu. Tanrı sözcüsü Python'da ona Sokrates'ten daha bilge biri olmadığını söylemişti. Sokrates bu durum karşısında çok şaşırmış, inanamamıştı. Yaşayan en bilge insan kendisi miydi? Kendisinden daha bilge olduğunu düşündüğü birkaç bilgenin kapısını çaldı. Tanrı'nın en bilge insan olarak neden kendisini seçtiğini şimdi daha iyi anlıyordu. Kendisinden daha bilge olduğunu düşündüğü tüm insanlar bilmediğini bilmiyordu. Kendisini biliyor sanıyorlardı. Oysa Sokrates bilmediğini biliyordu. Bu yüzden de artık emindi, en bilge kendisiydi. "Ben bilmediğimi biliyorum, oysa onlar bildiğini sanıyorlar;o halde ben daha bilgiliyim! " diyordu. Sokrates'in felsefesini tek bir cümleye indirecek olursak ortaya şu cümle çıkıyordu zaten:"Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Mesele bilmekte ya da bilmemekte değildi, mesele bilmediğini bilmekteydi. Daha sonra "Kendini bil!" diye seslendi Sokrates, insanlığa. Bu da başka bir büyük öğretiydi. İnsanın kendini bilmesi ne mühimdi. Zaten Sokrates de son anlarına kadar kendini bildiği için sağlamamış mıydı iç huzurunu? Kendini bilmek...Bugün tüm insanların en büyük sorunu kendini bilmemektir zaten. Bize "Sen kimsin?" diye bir soru yöneltildiğinde adımızı ve soyadımızı söyleyip kendimizi bildiğimizi sanıyoruz, işin tuhaf yönü şu ki soruyu soran da bu cevap karşısında tatmin oluyor, artık bizi bildiğini sanıyor. "Ben Tanrı'nın, devletin başına musallat ettiği bir at sineğiyim. Her gün her yerde sizi dürtüyor, uyarıyor, azarlıyorum. Erdemli ve namuslu yaşamanız için sizin peşinizi bırakmıyorum." diye devam ediyordu Sokrates savunmasına."Benim gibi birini bulamazsınız!" diye de ekliyordu. Herkes şahitti onun tüm faaliyetlerine ve tüm halk da kefil olabilirdi onun insani yönüne. Ancak bu durum çıkarlarına tersti. Karşılarında yok edilmesi gereken bir Sokrates vardı onların. Atina halkına, bir bilgeyi öldürmenin onlara tarih boyunca silinmeyecek bir leke bırakacağını söylüyordu. Kötü şöhret dışında bir kazançları olmadığı şu an da aşikar değil mi zaten? İdamı açıklandı ve artık her şey kesinleşmişti. Mahkemedekiler Sokrates'in çabasının boşa çıktığını düşünüyorlardı. "Herkes gitsin yoluna;ben ölmeye, siz de yaşamaya... Hangisi daha iyi? Bunu Tanrı'dan başkası bilemez." dedi, Sokrates. Sözlerini ve savunmasını bitiren cümle de bu oldu. Ve şu an günümüzde;baskı altında olmadan, objektif değerlendirmeler yapabilen biz insanlar oradan sağ olarak kurtulan insanın aslında kim olduğunu çok iyi biliyoruz. Adı ve öğretileri felsefe kitaplarında ve insanlık tarihinde yazılı olan Sokrates'in idamına neden olan insanların tamamı tarihte bir kara leke olarak kalıyor ve oradan sağ çıkan tek insan Sokrates oluyordu.Sokrates yaşamaya hep devam etmişti, ölümsüzdü o. Sonuç böyleydi... İncelememe son noktayı koymadan önce tekrar söylemek istiyorum ki ben bugün burada faydalı bir inceleme yazmaya çalıştım ve ortaya bu çıktı. Kitabın, ehemmiyeti açısından kesinlikle okunması gerektiğini ve çok akıcı bir anlatı olduğunu üzerine basa basa belirtmek istiyorum. Buraya kadar okuyan gerçek okur dostlarıma teşekkür ediyorum. Umarım faydalı olabilmişimdir.
Sokrates'in Savunması
8.5/10 · 36,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
64 syf.
·
32 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Yüzlerle sayfalık kitaplar okudum bana katkısı 1 sayfa ölçümünde, onlarla sayfalık kitaplar okudum onun bana katkısı yüzlerle sayfa ölçümünde. Bu 64 sayfalık kitap da bahsettiğim o kitaplardan biri. Platon'un okuduğum ilk eseri Sokrates'in Savunması. Öğrencisi Platon tarafından kaleme alınan bir eser. Sokrates M.Ö. 400'lü yıllarda yaşamıştır. O dönemde Yunan şehrinin Tanrılarına inanmamak, yerine başka başka Tanrılar koymak ve bu şekilde gençliğe kötü örnek olmakla suçlanmıştır. Ölüme mahkum edilen Sokrates, ölmeden evvel açılan davada kendi savunmasını yapmış ve Platon o öldükten sonra bu eseri yayınlamış. Sokrates, ahlak felsefesinin temelini atmış bir filozoftur döneminde. Ve bu eserde bu anlamda ciddi bir kaynak niteliğindedir. İnsanın öncelikle kendini bilmesi kendini tanıması sonrasında da diğerlerini eleştirme hakkına sahip olmasını savunan Sokrates, çok fazla desteklediğim bu görüşü Tanrı ve kahinlere yönelttiği eleştiri oklarıyla temellendirmiştir. Batı düşünce hayatının mihenk taşlarından biri kabul edilen Sokrates, ömrü boyunca hiç kitap yazmamış, hayattayken de diyaloglarının, tartışmalarının, derslerinin hiçbirinin yazılmasına izin vermemiş. Bu nedenle Sokrates'in günümüze kadar gelmiş herhangi bir eseri mevcut değildir. Ölümünden sonra dünyaya kitap yerine, kendisini sevip saymış ve anlamış bir insanı, Platon'u, bırakıp gitmiş Sokrates. Vefalı öğrenci Platon, hocasının kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmamış ve nerdeyse tüm eserlerinde Sokrates'i konuşturmuş, bizi Sokrates'le ve onun düşünce dünyasıyla tanıştırmış; fakat eserlerinde Sokrates'in savunduğu düşüncelerin ne kadarı Sokrates'in, ne kadarı Platon’undur bilmek olanaksızdır. Kitap üç bölümden oluşuyor. Dar kafaların mahkum ettiği Sokrates'in ölüm karşısındaki tutumu ve ölüme bakışı anlatılıyor. İlk bölümde gençlerin ahlakını bozma ve tanrılara inanmama, yeni tanrılar türetme suçlamalarının ne kadar yersiz ve saçma olduğunu yaşamından kesitler, örnekler vererek ispata çalışıyor. İkinci bölüme geçince, Sokrates'in jüri ve yargıçlar tarafından suçlu bulunduğunu ve bir ceza seçmeye zorlandığı anlaşılıyor. Ve son bölümde Sokrates'in verilen ölüm cezasına karşı tepkisini görüyoruz. Kendini kurtarmak için bile olsa düşüncelerinden vazgeçmeyen, baldıran zehirini şarap içer gibi içen bu büyük düşünür, deha için, iyi okumalar.
Sokrates'in Savunması
8.5/10 · 36,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
“ Beni suçlayanlar üstünüzde ne izlenim bıraktı Atinalılar, bilmiyorum. Bense, onları dinlerken az daha kim olduğumu bile unutuyordum, öylesine inandırıcıydı ki konuşmaları. Buna karşılık kesinlikle söyleyebilirim ki, Tek doğru sözcük çıkmadı ağızlarından.” Sokrates’i suçlayanlar, bu yalan suçlamaları o kadar güzel dille aktarmıştır ki, kendilerini dahi kandırmışlardır" Ne var ki Zeus’a ant olsun Atinalılar, deyimlerle, özenle seçilmiş sözcüklerle bezeli, ustaca düzenlenmiş sözcükler olmayacak bende duyacaklarınız. Yalnızca doğruyu söyleyeceğim size, hiç kimse başka bir şey beklemesin benden. "Artık ayrılık zamanı geldi çatdı. Ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz"
Sokrates'in Savunması
8.5/10 · 36,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
2 günde
Sokrates’in bir grup Atinalı tarafından şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanmasıdır. Eser Sokrates’in Atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alan diyaloglar şeklindedir. Eser, Euthyphron ve Kriton ile birlikte bir üçleme oluşturur. Euthyphron mahkemenin hemen öncesini, Savunma mahkeme sürecini, Kriton ise mahkeme sonrasını anlatmaktadır. “Beni suçlayanlar üstünüzde ne izlenim bıraktı Atinalılar, bilmiyorum. Bense, onları dinlerken az daha kim olduğumu bile unutuyordum, öylesine inandırıcıydı ki konuşmaları. Buna karşılık kesinlikle söyleyebilirim ki, Tek doğru sözcük çıkmadı ağızlarından.” Sokrates’i suçlayanlar, bu yalan suçlamaları o kadar güzel dille aktarmıştır ki, kendilerini dahi kandırmışlardır." “Ne var ki Zeus’a ant olsun Atinalılar, deyimlerle, özenle seçilmiş sözcüklerle bezeli, ustaca düzenlenmiş sözcükler olmayacak bende duyacaklarınız. Yalnızca doğruyu söyleyeceğim size, hiç kimse başka bir şey beklemesin benden.“
Sokrates'in Savunması
8.5/10 · 36,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
·
9/10 puan
M.Ö 399 yılında,70 yaşında,büyük Yunan filozof SOKRATES; “Tanrı’larımıza inanmıyor , bazı sözlerle gök ve yerin altı ile ilgili dinleyenlerin ve özellikle gençlerin kafasını karıştırıyor, dinimize zarar veriyor.“ gerekçesi ile, 11’ler mahkemesi tarafından idama mahkum edilir. SOKRATES; ahlak felsefesini, erdemi,bilgiyi, bilimi hep hayatının merkezi haline getirmiştir.Bildiklerini çevresine aktarmak,özellikle gençleri düşünmeye ve erdemli yaşama ve içsel huzura sevketmek için sürekli sohbetler yapmaktadır.Hem de her ne pahasına olursa olsun,hiçbir karşılık beklemeden … Ona göre ahlak görüşü iki düşünceden ibaret olup, erdem ve bilgi özdeştir. Bilgi edinen kişi eylemlerinde iyiye yönelecek, iyi bir yaşam sürecektir ve bu sayede de mutluluğa erecek, iç huzurunu yakalayacaktır. Kitap mahkeme sahnesi ile başlıyor.SOKRATES’in savunması okumaya değer.Ancak her ne kadar suçsuz olduğunu bilseler de idam kararı onaylanır. Sokrates bu suçlamayı şöyle ifade eder; “Atinalılar, beni suçlayanların sizi nasıl etkilediğini bilemiyorum. Ama öyle ikna edici konuşuyorlardı ki, az kalsın ben bile kim olduğumu unutacaktım. Buna karşın, tek bir doğru laf etmediklerini söylemem gerekir.” Bu haksız suçlamalardan kurtulması için de yalvarmasını, af dilemesini (Ki bunu yaptığında sunduğu tüm tezini çürütmüş olacaktır.) isterler. Fakat Sokrates kendi doğrularından kendi inançlarından taviz vermez ve: “İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de,doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.” der. İdam gününe kadar zindanda tutulur SOKRATES.O sırada dostları ziyareti bırakmazlar,çünkü onun her sözünde bir ders vardır. Ölüm günü gelip çatmıştır.Zehirle öldürülecektir SOKRATES…Zehri getiren memur,zehri ona verirken gözyaşlarına boğulur. Konunun özeti şu aslında; erdemli,dürüst,düşünen,analiz eden,çıkar gözetmeyen,kanunlara saygılı,bilime açık insanlara bu dünya varolduğundan beri DAR…
Sokrates’in Savunması
8.5/10 · 36,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.