Sokrates'ten Jakobenlere Batı'da Siyasal Düşünceler

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.255
Gösterim
Adı:
Sokrates'ten Jakobenlere Batı'da Siyasal Düşünceler
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
684
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509414
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Antik Yunan kent-devletlerinin adı olan polis, Batı siyasal düşüncesinde, devletin izlediği tarihsel yolculuğun en mükemmel başlangıç noktası sayılmıştır. 1789 Fransız Devrimi ise, varlığını kendisinden önceki birçok gelişmeye borçlu olmakla birlikte, "eski dünyanın" artık tümüyle tarihe karıştığını, yepyeni bir dünyayı, "burjuva dünyasını" haber veren kırılma noktasını işaretlemek için üzerinde uzlaşılan simgeye dönüşmüştür. Elinizdeki kitap bu nedenle Antik Yunan'la başlayıp Fransız Devrimi'yle kapanmaktadır. Modern siyasal düşüncenin arkaik (eskil) ama eskimeyen köklerine bir yolculuk ya da bir geri dönüş... Kim bilir belki de hem bir Yunan düşünürünün, Epikuros'un, hem de çağdaş bir yazarın, Ursula K. LeGuin'in dediği gibi, "gerçek ilerleme, geriye dönüştür."

Türkiye'de genel olarak siyaset bilimi, özel olarak siyasal teori, siyaset felsefesi ve siyasal düşünce tarihi alanında en köklü eğitim kurumu olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin deneyimli isimleriyle genç kuşak akademisyenlerinin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite lisans öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, siyasal düşüncenin serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Batı aydınlanma nasıl gerçekleşti yada bu gelişmenin kaynağı nedir düşünce yumağı nasıl oldu bu soruların cevabını hemen hemen hepsine cevap verebilecek nitelikte bir kitap.Bu kadar bilgiyi sıkmadan anlatması ve anlaşılır şekilde sunması ayrı bir zarafet.Hangi bölümü okursanız okuyun hangi statüde olursanız olun size hitap edecektir diye düşünüyorum.
Batıdaki siyasal düşünceleri anlamak için çok sade dille yazılmış bir kitap. Siyasetle ilgilenenlerin okumasını tavsiye edebilirim. Okumasi keyifli ve aralara serpiştirilmiş bazı bilgi notları da okumaya ayrı bir keyif katıyor.
Platonik aşk yaygınlıkla cinsel arzulardan ya da karşılıktan arınmış, yani karşılık beklemeyen ya da karşılıksız aşk olarak kabul edilmesine karşın, bu pek de yerinde bir anlamlandırma sayılmaz. Bu anlam, eski bir ifadeyle, "birini seversin, birlikte olamazsın, aşk olur" ifadesiyle aynıdır. Sevilenin sevenden habersiz olduğu ya da sevene severek karşılık vermediği, sevenin sevilene yönelmek istemediği, reddettiği ya da yonelemedigi , dolasiyla şu ya da bu biçimde edimselleşememiş aşk ilişkileri ve aşk halleri Platonik aşk olarak nitelenmektedir. İkinci bir anlam bütünü ise tinsel aşkla ilgilidir. Kişi önce güzellik sahibi olarak bir başka kişiye aşık olur; sonra o kişinin güzelliğinin kendinden değil, kendi dışında daha büyük bir güzellikten pay almasından ibaret olduğunu fark eder ve aynı büyük güzellikten herkesin pay aldığını da aynı anda fark eder ya da bunun bilincine varır ve nihayet, pay alanın aşkı peşinden kosmaktansa, onun pay aldığının peşinden koşar ki bu "gerçek" aşktır ve bunun dinselleşmiş hali Tanrı aşkıdır. Platon, Şölen kitabında bu bağlamda şöyle der: "Bu dünyanın güzelliklerinden başlayacaksın, basamak basamak yüce güzelliğe yükseleceksin, bir güzel bedenden ikisine, ikisinden bütün güzel bedenlere, güzel bedenlerden güzel işlere, güzel işlerden güzel bilgilere, güzel bilgilerden de bir tek bilgiye varacaksın." Bunun bir adım ötesi ise Tanrı'nın bizatihi aşka kesmesi, her nesnel halin bir aşk haline dönüşmesidir ki bu durumda kişi, dünyaya karşı bütün sınırlılılardan, düzenlemelerden kurtulur. ; "Del'(i) olur dağlara düşer." Ünlü Leyla ile Mecnun söylencesi bunun örneklerinden biridir.
Gerçek anlamda iyi insan ancak iyi bir yurttaştır; iyi bir yuttaş ise ancak iyi bir toplum tarafından koşullanır ki bunun açık anlamı da iyi bir devletin gerekliliğidir.
İlk polisler az gelişkin şehirlerdi ve polis, içinde dağınık evlere ve küçük köylere dağılmış şehirlerden ibaret, baskın olarak tarım yerleşimleriydi.
"Onu her dinleyişimde, yüreğim yerinden oynar .. Sözleri yaşlar akıtır gözlerimden. (...) Perikles'i dinledim, başka büyük hatipleri dinledim ama hiçbir zaman böyle hallere düşmedim, hiçbiri içimi öylesine allak bullak etmedi, hiç biri kölelik zincirleri içinde yaşama öfkesini duyurmadı bana. (...) (O'nu] dinledikten sonra, kaç defa hayatı benim yaşadığım gibi yaşamamalı dedim. Ç...) Yalnız bu adamın karşısında duyduğum bir şey var; (...) bir insandan utanma duygusu. (...) Biliyorum ki onun yap dediklerini yapmamak için haklı sebepler gös-
termek gelmiyor elimden, gelmiyor ama, onun yanından uzaklaşır uzaklaşmaz
kalabahklardan alkış toplamak hevesine kapılıyorum.” Platon
Agora, başlangıçta kabile bağlarıyla birbirine bağlı köylerde kabile üyelerinin bir araya gelerek karar verdikleri köy meydanının adıydı. Bir anlamda siyasal enerjinin dolaşıma çıktığı yerdi.
Platon, özgürlük vaad eden demokrasinin ister istemez çatışmayı doğuracağını söylemeye çalışmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sokrates'ten Jakobenlere Batı'da Siyasal Düşünceler
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
684
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509414
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Antik Yunan kent-devletlerinin adı olan polis, Batı siyasal düşüncesinde, devletin izlediği tarihsel yolculuğun en mükemmel başlangıç noktası sayılmıştır. 1789 Fransız Devrimi ise, varlığını kendisinden önceki birçok gelişmeye borçlu olmakla birlikte, "eski dünyanın" artık tümüyle tarihe karıştığını, yepyeni bir dünyayı, "burjuva dünyasını" haber veren kırılma noktasını işaretlemek için üzerinde uzlaşılan simgeye dönüşmüştür. Elinizdeki kitap bu nedenle Antik Yunan'la başlayıp Fransız Devrimi'yle kapanmaktadır. Modern siyasal düşüncenin arkaik (eskil) ama eskimeyen köklerine bir yolculuk ya da bir geri dönüş... Kim bilir belki de hem bir Yunan düşünürünün, Epikuros'un, hem de çağdaş bir yazarın, Ursula K. LeGuin'in dediği gibi, "gerçek ilerleme, geriye dönüştür."

Türkiye'de genel olarak siyaset bilimi, özel olarak siyasal teori, siyaset felsefesi ve siyasal düşünce tarihi alanında en köklü eğitim kurumu olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin deneyimli isimleriyle genç kuşak akademisyenlerinin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite lisans öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, siyasal düşüncenin serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Süleyman ÇAKIR
  • Cevat YALÇIN
  • Bahri Uçakcıoğlu
  • S Dgdb
  • Seyhan arslan
  • Samet Demir
  • Muhammed DURAN
  • Fatma ŞAHİN
  • Serdal Kızılateş
  • Samet Kurtuluş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%40 (4)
8
%30 (3)
7
%0
6
%0
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0