Sömürgecilik Tarihi (Fetihlerden Bağımsızlık Hareketlerine 13. Yüzyıl - 20. Yüzyıl)

·
Okunma
·
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Sömürgecilik Tarihi
Alt başlık:
Fetihlerden Bağımsızlık Hareketlerine 13. Yüzyıl - 20. Yüzyıl
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
671
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755333533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Histoire des colonisations
Çeviri:
Muna Cedden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Bugün Afrika toplumları arasında sürüp giden kanlı savaşların, Güney Amerika’daki muz cumhuriyetlerinin çektikleri sıkıntıların, dünyanın doğu yarımküresinde bitmek tükenmek bilmeyen darbelerin ve daha nice ülke toplumlarının kanayan yaralarının, yeryüzünden toptan silinen kimi etnik toplulukların tek bir açıklaması vardır: Sömürgecilik hareketi.

Esas olarak Batı Avrupa kökenli olan bir hareketi ele alan bu çalışmada, dünyada gelmiş geçmiş hiçbir devlet örgütünün masum olmadığı ayrıntılı örneklerle gösterilmektedir: İkinci Dünya Savaşı Japonya’sında Uzakdoğu toplumlarına yönelik değerlendirmeler, Rusların Slav olmayan topluluklar hakkındaki politikaları, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Sudan’a ve Habeşistan’a yönelik niyetleri, Çinlilerin çeşitli Asyalı toplumlarla ilişkileri vb. Ama konunun odağında Batı Avrupa bulunmaktadır; kilisesiyle, ekonomisiyle, kendi içindeki savaşlarıyla... Çünkü Batı kökenli sömürgecilik çok daha radikal hedefler benimsemiştir. Girdiği ülkeyi yalnızca sömürmekle yetinmemiş, bunu sürekli kılmak uğruna insanların doğrudan ruhlarına sahip olmayı amaç edinmiştir. Hikmeti kendinden menkul bir “uygarlık” vaazıyla inanç sistemlerini parçalamış, o olmadı, ırk sınıflandırmasına gitmiştir. Öylesine onulmaz yaralar açmıştır ki, sömürgeciliğin kâğıt üzerinde ortadan kalkmasına rağmen, eski hegemonyaların sınırlarından yaratılan “bağımsız” ülkeler, bir yandan dayatılan “Batı tipi” ekonomik modellere ayak uydurmaya çalışırken, diğer yandan iki arada bir derede kalan etnik toplulukların yarattıkları karışıklıklarla başa çıkmaya çabalamaktadır.

Sömürgecilik Tarihi’ni okuduğunuzda dünyanın birtakım olmazsa olmaz tabir edilen kurumlarına, küreselleşmeye, var olan etnik ve dini mücadelelere bir başka gözle bakacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitapta sömürgeciliğin dünya çapında detaylı bir analizi yapılmış fakat “bilmem çeviriden midir” kitabın o kadar kötü bir dili, özellikle de hatalı cümle kurgusu var ki, kitabın içeriğinden çok neredeyse her sayfada, “yazar acaba burada ne demek istemiş” diye düşünmekten, eserden beklediğim hazzı alamadım maalesef.
Sömürgecilik tarihi hakkında yazılmış en detaylı ve iyi kitap olarak gösterilen eserden hayal kırıklığına uğramış olmam bu çalışmadan çok şey öğreneceğim beklentisi içine girmiş olmamdan da kaynaklanmış olabilir.
Yunan, Roma, Mısır, İslam, Osmanlı, Arap, Amerika, Pers tarihini ayrı ayrı okumuş olduğumdan bu kitap okuduklarımın kötü bir tekrarı gibi geldi bana.
Ayrıca yazarın sık sık sinema filmlerine atıf yapması, filmleri kaynak göstermesi de, yazarın ve kitabın ciddiyeti, güvenirliliği hakkında şüphe uyandırmaktadır.
Belli başlı medeniyetlerin tarihini bilmeyenler için kitap yine de çok ilgi çekici ve öğretici olabilir.
…İspanyol Fransisco Pizarro 1532’de Cajamarca’da İnka ordusuyla karşılaşır ve komutanla görüşmelerde bulunurken onu aniden tutsak eder.
İşgalcilerin altın açlıklarından haberdar olan Atahualpa, fidye olarak, bulunduğu hücreyi bir adam boyu dolduracak kadar altın ödemeyi önerir.
Pizzaro teklifi kabul eder ve fidyeyi alınca da kardeşi Huscar’ı öldürmek suçundan! Atahulpa’yı idam ettirir…
Marc Ferro
Sayfa 72 - İmge Kitap
…Amerika kıtasında, özellikle Karayiplerde, toprak sahipleri, köle sayısını artırmak için yeni köle alımı yerine tarlalarında çalışan mevcut kölelere doğum yaptırmayı tercih etmişlerdir.
Gilberto Freyre, ‘Efendiler ve Köleler’ adlı eserinde “Brezilya’da ekonomik çıkarın efendileri, köle sayısının artırmak için kendileri ve oğullarını birer damızlık aygıra dönüştürmüşlerdir” der…
Marc Ferro
Sayfa 189 - İmge Kitap
…1802’de Kahire’de bir köle satışı, Avrupa’daki bir evcil hayvan satışına benzer…
Alıcı kölenin etrafında dolaşarak seçimini yapar…
Zenci kadın veya erkek köle yatakta çokça horluyor veya yatağa işiyorsa, satıştan sonraki 20 gün içinde bunlar iade edilip yerlerine yenileri alınabilir.
Zenci bir erkek 50 ile 100, genç bir hadım edilmiş zenci ise 160-200 İspanyol kuruşu etmektedir…
Marc Ferro
Sayfa 306 - İmge Kitap
…İspanyol Hernan Cortez 18 Şubat 1519 günü 11 gemi, 100 denizci, 600 asker, 10 top, ve 16 atla birlikte Cozumel Adasına ayak bastı.,
Ada halkı teslim oldular ve Cortez Vera Cruz’u kurdu; bu altınla haçı yan yana getiren simgesel bir ad idi.
Aztek Kralı Montezuma Cortez’i Meksika yolundan çevirmek için hazinelerini gönderdi, İspanya kralı Carlos’a boyun eğip vergi vereceğini bildirdi.
Bir komplonun varlığını hisseden Cortez, yalnızca iki saat içinde üç binden fazla erkeği öldürttü.
Montezuma ile karşılaşınca putları kırdırdı ve onu hapse attı, zincire vurdu ve onun adına Azteklere hükmetmeye başladı…
Marc Ferro
Sayfa 68 - İmge Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sömürgecilik Tarihi
Alt başlık:
Fetihlerden Bağımsızlık Hareketlerine 13. Yüzyıl - 20. Yüzyıl
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
671
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755333533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Histoire des colonisations
Çeviri:
Muna Cedden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Bugün Afrika toplumları arasında sürüp giden kanlı savaşların, Güney Amerika’daki muz cumhuriyetlerinin çektikleri sıkıntıların, dünyanın doğu yarımküresinde bitmek tükenmek bilmeyen darbelerin ve daha nice ülke toplumlarının kanayan yaralarının, yeryüzünden toptan silinen kimi etnik toplulukların tek bir açıklaması vardır: Sömürgecilik hareketi.

Esas olarak Batı Avrupa kökenli olan bir hareketi ele alan bu çalışmada, dünyada gelmiş geçmiş hiçbir devlet örgütünün masum olmadığı ayrıntılı örneklerle gösterilmektedir: İkinci Dünya Savaşı Japonya’sında Uzakdoğu toplumlarına yönelik değerlendirmeler, Rusların Slav olmayan topluluklar hakkındaki politikaları, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Sudan’a ve Habeşistan’a yönelik niyetleri, Çinlilerin çeşitli Asyalı toplumlarla ilişkileri vb. Ama konunun odağında Batı Avrupa bulunmaktadır; kilisesiyle, ekonomisiyle, kendi içindeki savaşlarıyla... Çünkü Batı kökenli sömürgecilik çok daha radikal hedefler benimsemiştir. Girdiği ülkeyi yalnızca sömürmekle yetinmemiş, bunu sürekli kılmak uğruna insanların doğrudan ruhlarına sahip olmayı amaç edinmiştir. Hikmeti kendinden menkul bir “uygarlık” vaazıyla inanç sistemlerini parçalamış, o olmadı, ırk sınıflandırmasına gitmiştir. Öylesine onulmaz yaralar açmıştır ki, sömürgeciliğin kâğıt üzerinde ortadan kalkmasına rağmen, eski hegemonyaların sınırlarından yaratılan “bağımsız” ülkeler, bir yandan dayatılan “Batı tipi” ekonomik modellere ayak uydurmaya çalışırken, diğer yandan iki arada bir derede kalan etnik toplulukların yarattıkları karışıklıklarla başa çıkmaya çabalamaktadır.

Sömürgecilik Tarihi’ni okuduğunuzda dünyanın birtakım olmazsa olmaz tabir edilen kurumlarına, küreselleşmeye, var olan etnik ve dini mücadelelere bir başka gözle bakacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Mergen
  • Halil Korkmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0