Son Nefer Deniz

7,1/10  (8 Oy) · 
15 okunma  · 
1 beğeni  · 
958 gösterim
Tarih 10 Kasım 1968... Atatürk'ün ölümünden tam 30 yıl sonra...
Başlarında Deniz Gezmiş'in bulunduğu kalabalık bir devrimci gençlik grubu, ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüş yaparak Ankara'ya giriyorlar. Pankartlarında "Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal Yürüyüşü" yazıyor. 29 Ekim'de Atatürk'ün Kurtuluş Savaşını başlattığı Samsun'dan başlatmışlar yürüyüşlerini. Ve Anıtkabir'i ziyaret ediyorlar... Deniz'in başında bulunduğu grup Anıtkabir Şeref Defteri'ne şunları yazıyor:
"Amerikan emperyalizmine karşı İkinci Kurtuluş Savaşımızda gerçekten izindeyiz. Milli Kurtuluş Savaşımız yok edilemez. Onu yok etmek için bütün Türk milletini yok etmek gerekir."
(Tanıtım Bülteninden)
Serdar Poirot 
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Dikkat spoiler içerir.
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu adlı örgütün ve 68 kuşağı öğrenci hareketlerinin en bilinen öğrenci liderlerinden Deniz Gezmiş'in ve onun nezdinde o dönemin hikâyesinin anlatıldığı güzel bir araştırma eseri. Deniz'in öğrencilik yılları detaylı bir şekilde anlatılırken, Doğu Perinçek, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan, Bozkurt Nuhoğlu gibi isimlerin kurduğu örgütler ve bunlar arasındaki fikir ayrılıkları, ülkeyi 12 Mart muhtırasına hazırlayan olaylar, askerler arasındaki görüş ayrılıkları detaylı bir şekilde anlatılıyor. Cuntacıların bu öğrenci ekipleri ile olan iletişimleri, Samsun - Ankara arasındaki büyük öğrenci ve işçi yürüyüşü, Mahir Kaynak'ın MİT adına bu gruplara sızması, 9 Mart ve 12 Mart ekibindeki anlaşmazlıklar detaylı bir şekilde anlatılıyor. Kurulan örgütlerin yaptığı silahlı eylemler, idam cezalarının onaylanması, idamların infazı, basının muhtıra sürecindeki rolü, Haldun Simavi'nin kardeşi Erol ve Hürriyet gazetesi ile yolunu ayırdıktan sonra Günaydın gazetesini çıkarması ve Demirel ailesini topa tutarak muhtırayı meşrulaştırması, TİKKO, TKP-ML, DÖB, THKP-C, THKO gibi örgütlerin kuruluş süreci ve akıbeti, idamların infazını seyreden Ali Elverdi'nin sonu, PKK'nın atası sayılan DDKO ve Öcalan'ın bu örgütteki düşük seviyedeki rolü, askerler ile sol görüşlü öğrencilerin ilişkileri detaylı bir şekilde anlatılıyor. O döneme ait farklı bir bakış açısı arayanların mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.

Kitaptan 1 Alıntı