Sonsuz Damla Sonsuz Okyanus

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Sonsuz Damla Sonsuz Okyanus
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
271
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055740368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Klan Yayınları
“Yemin olsun ki gaybın sırları aşikardır ve perdeleri düşmüştür, fakat sadece gözleri açık olan kişinin önünde.”

-Tebrizli Şems-

Hepimiz yaşamın sırlarını ararız. Bir çoğumuz bu sırların peşinde kendimizi çok yorgun hissederiz. Bazen umutsuzluk vadisinin içinde kaybolur, bazen stres ve ıstırap çekeriz. Hayatımızın büyük bir kısmı bu arayışla geçer. Bazılarımız hayatta mutluluk, güç, para, şöhret vs. ister ve yaşamın anlamını onlarda arar.
Yaşam oyununu çok ciddiye alırız. Mutluluk arayışı bizi daha çok mutsuz eder.
Yaşamın anlamını arar ama nerede arayacağımızı da bilmeyiz. Sadece ararız.
Bir sufi deyişinde olduğu gibi; bir şeyi bulmak için kaybettiğimiz yere bakmalıyız. Biz yaşamı zihinlerimizde kaybettik ve bizim yerimize bir makine yaşamaktadır. Bu tabi ki çok yorucu, çok sıkıcıdır. Çünkü özde biz bu makine olmadığımızı biliriz. Özde bu makinenin ötesinde bir şeyler olduğunun farkındayız. Bu sebeple bir yolculuk yapmamız gerektiğini hissederiz. Aslında bu arayış dürtüsü hepimizde mevcuttur ve bizi yola çıkmaya davet eder.

Dünya aslında rüyadan başka bir şey değildir. Sen bu rüya içinde, zaman adında bir gerçeğin içinde yaşadığını zanneden bir karaktersin. Bu zan ile bir “Ben” olmadığı hakikatini göremezsin.

Hakikat sana şah damarından daha yakındır. Hakikat senden yabancı, uzak ve ayrı değildir. Hakikatin olmadığı hiçbir şey ve hiçbir yer yoktur.
Sen devamlı dostun gözleri içine dik dik bakmakta ve dostuna dostunun evinin adresini sormaktasın.
Bu kitap senin gibi bir hakikat arayışçısının deneyimleridir. Bunu bir kitap gibi okuma bir şiir gibi seninle dans etmesine izin ver.



Şems demiştir ki; bağcının gönlünü aldın mı bağ sana aittir, istediğin ağaçtan istediğin şeyi koparabilirsin.

(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Bütün şeyler ve insanlar,
Bütün gezegenler ve galaksiler,
Bütün kainat,
Tanrı'nın sonsuz ve net anları içinde yüzerler.
Havada uçan bir kuş,
Tanrı'nın sevgi dolu gönlünde süzülür."
Mareechi Asu
Sayfa 55 - Klan Yayınları
"Aşk kendi yalnızlık yatağında döndü, güneş çikmadan önce rüyasında kendini aşık olmuş gördü. Ama aynı anda sevgili de kendisiydi. Böylece aşk kendini kucaklamak için tek kalbini ikiye böldü."
Mareechi Asu
Sayfa 151 - Klan Yayınları
Aşk o kadar özgürdür ki diğeri olarak sevgiliye bile ihtiyacı yoktur. Biçim veya biçimsizlik, hiçbir beden ve enerjiye sınırlamaz kendisini aşk.
Biz ihtiyaç duyduğumuz insanları kendi yaşamımıza davet ederiz. Her yeni tanıklık önemli bir anlam taşır.
İyi insanlarla, şefkatli insanlarla, şakacı insanlarla, asabi insanlarla, kuru ve düz insanlarla, egoist insanlarla tanışmamız kendimizi tanımak içindir.
İnsanları görmemiz gerekir ve onlarla kurduğumuz ilişki ile kendi varlığımızın farklı yönlerini iyileştirmemiz gerekir.
Kafamdaki sesin ben olmadığını anladığımda görkemli bir özgürlük ve coşku meydana gelir. Ben kimim? Sen bu sesi duyan kişisin. Varlığının içinde gizlenmiş, gözlerin aracılığıyla dışarı bakan, dilin aracılığıyla konuşansın. Mevlana’nın dediği gibi “Kulağımda sesimi duyan kimdir? Ağzım aracılığıyla konuşan kimdir? Benim gözüm aracılığıyla dışarı bakan kimdir? Benim kıyafet olduğum can hangisidir?” Sen zihnin ve düşüncenin ötesinde olan farkındalıksın. Bütün bu düşünceler ve duyguların gerçekleştiği o alan.
Ben kimim? Ben senim. Ben yaşamım. Ben kendim hakkındaki düşünce ve zanların ötesindeyim. Ben, senin gerçekten olduğun şeyim. Bizim aramızda ayrılık yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonsuz Damla Sonsuz Okyanus
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
271
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055740368
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Klan Yayınları
“Yemin olsun ki gaybın sırları aşikardır ve perdeleri düşmüştür, fakat sadece gözleri açık olan kişinin önünde.”

-Tebrizli Şems-

Hepimiz yaşamın sırlarını ararız. Bir çoğumuz bu sırların peşinde kendimizi çok yorgun hissederiz. Bazen umutsuzluk vadisinin içinde kaybolur, bazen stres ve ıstırap çekeriz. Hayatımızın büyük bir kısmı bu arayışla geçer. Bazılarımız hayatta mutluluk, güç, para, şöhret vs. ister ve yaşamın anlamını onlarda arar.
Yaşam oyununu çok ciddiye alırız. Mutluluk arayışı bizi daha çok mutsuz eder.
Yaşamın anlamını arar ama nerede arayacağımızı da bilmeyiz. Sadece ararız.
Bir sufi deyişinde olduğu gibi; bir şeyi bulmak için kaybettiğimiz yere bakmalıyız. Biz yaşamı zihinlerimizde kaybettik ve bizim yerimize bir makine yaşamaktadır. Bu tabi ki çok yorucu, çok sıkıcıdır. Çünkü özde biz bu makine olmadığımızı biliriz. Özde bu makinenin ötesinde bir şeyler olduğunun farkındayız. Bu sebeple bir yolculuk yapmamız gerektiğini hissederiz. Aslında bu arayış dürtüsü hepimizde mevcuttur ve bizi yola çıkmaya davet eder.

Dünya aslında rüyadan başka bir şey değildir. Sen bu rüya içinde, zaman adında bir gerçeğin içinde yaşadığını zanneden bir karaktersin. Bu zan ile bir “Ben” olmadığı hakikatini göremezsin.

Hakikat sana şah damarından daha yakındır. Hakikat senden yabancı, uzak ve ayrı değildir. Hakikatin olmadığı hiçbir şey ve hiçbir yer yoktur.
Sen devamlı dostun gözleri içine dik dik bakmakta ve dostuna dostunun evinin adresini sormaktasın.
Bu kitap senin gibi bir hakikat arayışçısının deneyimleridir. Bunu bir kitap gibi okuma bir şiir gibi seninle dans etmesine izin ver.



Şems demiştir ki; bağcının gönlünü aldın mı bağ sana aittir, istediğin ağaçtan istediğin şeyi koparabilirsin.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • içimdekikedi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0