·
Okunma
·
Beğeni
·
729
Gösterim
Adı:
Sonsuz Topraklar
Baskı tarihi:
Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758600120
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhan Suda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hasat Yayınları
Kızgın Toprak'ın yazarı, Brezilya'nın ve dünyanın en büyük romancılarından Jorge Amado'nun Sonsuz Topraklar'ı Brezilya'da topraklarından kovulan ve iş bulmak için Sao Paulo'ya giden köylülerin öyküsü bir prologla başlar. Jeronima ve ailesi, yılanlarla, kertenkelelerle dolu, aşılmaz denilen susuz ve kıraç Caatinga'yı geçmeye çalışarak Juazeiro'ya varırlar. Bütün gurbetçilerin ve hayal şehir Sao Paulo'ya gidene kadar başlarından geçenler, günümüz Brezilya'sının, tarım emekçilerinin gerçek yaşantısıdır. Ve bu yaşantı büyük bir destan havası içinde verilmiştir. Son bölüm ise, herşeye rağmen bir kurtuluş umudunun belirdiğini gösterir.
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki plantasyondan daha iyi koşullar altında çalışma umuduyla Sao Paulo'ya göç eden Jeronimo ve ailesi, yol boyunca sadece hastalıklarla, açlıkla, sefaletle boğuşmanın yanı sıra, birçok fertlerini yolculuk sırasında kaybedip geride bırakmak zorunda kalırlar. Yolda kaybettikleri fertlerinin yanında, yolculuğa çıkmadan yıllar önce aileden ayrılmış fertler de vardır.

Kitap, bir prologla başlar, birinci kısım,yani "Açlık Yolları" yolculuğu üç ayrı etapta ele alır. İkinci kısım"Umut Yolları" ise aileden daha evvelden ayrılmış fertlerin başından geçenleri anlatır.
"Epaminondas (doktor) mümkün olduğu kadar uzun bir süre alıkoymak istiyordu onları. Hevesini iyice alamamıştı henüz. İkinci trenle yirmi üç gün sonra gideceklerini söyledi. Sağlam raporunu vermek gibi bir budalalık işlediği için Marta'dan elinden geldiği kadar faydalanmak istiyordu. İlk defadır ki hasta bir gurbetçiye sağlam raporu vermişti. Oysa, bütün yalvarmalara karşı koymuştu. Artık, büro personelinin yanında itibarı kalmayacaktı. Amelia, tahlilin sonucunu biliyordu, memurlar imada bulunuyorlardı. Bir sır olmaktan çıkmıştı bu. Çok geçmeden gurbetçiler bile öğrendi durumu. İçlerinden biri, Joao Pedro ile kavgalı olanı:

_ Adam mısınız siz... İhtiyara sağlam raporu almak için kızcağızın namusunu sattınız, demişti yüzüne karşı.

Jeronimo olayı öğrenince öfkesinden kudurdu. Eğer, Jucundina olmasaydı, kızını (Marta) öldürürdü. Sopayı kaptığı gibi yürüdü kızının üzerine."
"Fakat o gün açlığa dayanamıyorlardı. Hem Marta'da yanlarında değildi. Tonio ile Ernesto'ya bakıyordu. Tam sırasıydı, konuşmadan adım adım ilerliyorlardı. Kedinin ne yapacağını anlamak için duruyorlardı. Gelişememiş bir kediydi Marisca, cılızdı. Bir öğün bile yetmezdi, ama hiçbir şey yememekten daha iyiydi."
"Caatinga göz alabildiğine kıraç, Caatinga barınılmaz. Bu bir diken çölü gibi kurak ve yaban Sertao'da çalılıklardan başka bir şey görülmez. Kızgın öğle güneşinde taşların arasına yılanlar ve kertenkeleler kayar. Kımıldanmadan duran kocaman kertenkelelerdir bunlar; sanki dünya yaratıldığından beri, anlamsız gözlerle bakıp durmaktadırlar. "

"Caatinga'da birbirine dolaşmış diken tabakaları aşılmaz bir çöl olur Doğru'da kuraklıktan, dikenlerden, zehirli hayvanlardan başka bir şeyin bulunmadığı bir yerdir burası. "
"O gün bütün yol boyunca bir damla su bulamadılar. Güneş ortalığı kavuruyor, yol üstündeki taşlar sanki alev alev yanıyordu. "

"İhtiyatla yürüyorlardı, susuzluk dayanılmaz bir hal alıyordu, yarım testi kalmıştı, onu da Jucundina, Noca için saklıyordu. Tonio 'yu da eşeğin sırtındaki küfelerden birine oturtmak zorunda kaldılar. Çocuğun adım atacak gücü kalmamıştı. Daha yavaş yürümeye başladılar. Noca'nın gözleri gittikçe kapanıyordu, yorgunlukları her an bira daha artıyordu."
"Açlıktan,yorgunluktan, susuzluktan Dinah hasta düştü. Ateşi akşama doğru yükseldi. Kediyi yiyeli dört gün olmuştu. Ama hiçbirine yetmemişti. Marisca (kedi) da onlar kadar zayıflamıştı; kemiklerini sıyırdılar. Yemeği sadece Marta reddetti, hem de Jucundina'nın ısrarlarına ve Jeronimo'nun azarlamalarına rağmen."
" Vapurun bu akşam geleceği haber verilmişti ama, yükleme ve boşaltma için üç gün bekleyecek ve beşinci gün demir alacaktı; gemide artık hiçbir masrafları olmayacaktı, bedava yiyip içeceklerdi, sadece Ernesto'ya süt satın alacaktı. Söylediklerine göre Pirapora'dan Sao Paulo'ya trenle gidebileceklerdi. Günaşırı tren vardı."
Plantasyondan atılan çiftçiler Caatinga yollarında ilerliyorlardı. Hepsi de güneye doğru gidiyor, Sao Paulo'ya ulaşmaya çalışıyordu. Başkaları onlardan önce gitmişlerdi. Fazendalara (büyük çiftlik) gelen elçiler (işçileri, gündelikçileri başkasının hesabına ayartanlar) türlü şeyler anlatıyor, olmadık vaadlerde bulunuyorlardı. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonsuz Topraklar
Baskı tarihi:
Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758600120
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhan Suda
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hasat Yayınları
Kızgın Toprak'ın yazarı, Brezilya'nın ve dünyanın en büyük romancılarından Jorge Amado'nun Sonsuz Topraklar'ı Brezilya'da topraklarından kovulan ve iş bulmak için Sao Paulo'ya giden köylülerin öyküsü bir prologla başlar. Jeronima ve ailesi, yılanlarla, kertenkelelerle dolu, aşılmaz denilen susuz ve kıraç Caatinga'yı geçmeye çalışarak Juazeiro'ya varırlar. Bütün gurbetçilerin ve hayal şehir Sao Paulo'ya gidene kadar başlarından geçenler, günümüz Brezilya'sının, tarım emekçilerinin gerçek yaşantısıdır. Ve bu yaşantı büyük bir destan havası içinde verilmiştir. Son bölüm ise, herşeye rağmen bir kurtuluş umudunun belirdiğini gösterir.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Haluk Ufuk Canbek
  • Bahadır Kök

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0