Adı:
Sonsuza Kadar
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
161
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750713514
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Per Sempre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Sonsuza Kadar
Sonsuza Kadar
Kırılganlığımız güce, kader bilgeliğe, trajediler aşka, zifiri karanlık içsel aydınlığa dönüşebilir. "Öyle bir an oldu ki, ikimizin minik taşları düzgün biçimde yan yana düştüler. Ben bir adım atıyordum, sen de aynı uzunlukta bir adım atıyordun. Ben seni bekliyordum, sen bana yetişiyordun, ben sana ulaşıyordum, sen beni bekliyordun. Sonsuza kadar böyle gideceğimizi sanıyorduk. Oysa ben şimdi ormanda yürüyorum ve ayak izlerimden başka iz yok. Kimse yürümüyor yanımda, kimse izlemiyor beni, ya da önümden gitmiyor..." Matteo ve Nora... biri ateştir diğeri su, biri akıldır diğeri yürek, biri sürekli harekettir diğeriyse durgunluk ve huzur; biri düşüncedir diğeri sezgi, biri zamandır diğeriyse sonsuzluk... Ancak bir gün bu mükemmel uyum dünyanın trajik yasaları karşısında dağılır gider... Matteo bir anda içinde dipsiz bir boşlukla tek başına kalır. Ama yollar onu asla bırakmaz ve hiçbir şekilde tahmin edemeyeceği bir geleceğe taşır. Zamanla doğa yasalarının gizemini keşfeden Matteo, insanların kendilerini bulmak, hayatı tanımak için ziyaret ettiği bir tür keşiş olup çıkar. Hayatın ve aşkın gizeminin, Nora’nın ardında bıraktığı bu büyük soru işaretinde yattığını, Matteo bir gün anlayacaktır... Sonsuza Kadar kimi zaman yok eden, kimi zaman da arındıran içimizdeki ateşi anlatıyor...
168 syf.
·2 günde·4/10 puan
Uzun zamandır inceleme yapmadığımı fark ettim ve bu kitapla başlamak istedim.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve bir ikincisinin daha olacağını düşünmüyorum.. Açıkçası hayal kırıklığıydı benim adıma. Belki de öncesinde okuduğum kitabın mükemmel olmasından (dorian gray in portresi) bu kitap bu kadar gözüme battı. Bir süre önce Paulo Coelho okumayı bırakma kararı almış biri olarak yazarın üslubunun ona ne kadar çok benzediği de ayrıca gözümden kaçmadı Ben okur olarak şahsen artık travmatik bir olay yaşayıp keşişliğe,kendini bulmaya soyunan bir kimsenin hikayesini daha okumayı bırakın uzun bir süre görmeyi dahi istemiyorum. 4 puanı da yalnızca kitabın içine serpiştirilmiş birkaç güzel alıntı için verdim. Özetlemek gerekir ise vakit kaybı bir kitap ne yazık ki..
168 syf.
Matteo bir anda kendini yapayalnız bulur. İçinde kocaman bir boşluk vardır ve o boşluk git gide büyür. Sonra insanlara yardım eden ve danışılan insan haline gelir. Yüreğinin Götürdüğü yere git kitabından sonra okudum ve onun kadar etkilenmedim..
168 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Ne yazmaya başlayacağımı yada nereden başlayacağımı bilemedim. Hayatımın en olumsuz döneminde okumaya başlamış olmamdan dolayı beni biraz fazla etkilemiş olabilir.
Kızımın hastalığı ile yüzleşme, kabullenme gibi bir sürecin içinde kitabı okurken sürekli içsel bir yolculuk halinde oldum. Zaman zaman küçük göz yaşlarım oldu sanırım bu şu an ki yaşadığım duygusal yoğunluktan oldu.
Ölüm herkesin kabul etmekte zorlandığı süreç ama en sonunda çaresiz kabul edilen durum. Herkesin kendine göre bir kabullenme durumu var. Dün bir anne ve babanın çocuğunun ölümünü ve anne ile babanın çaresizliğini seyretmek zorunda kaldım. Anne “annem ben sana iyi bakamadım” baba “ evladım Allahım ona iyi bak” iki saat sonra birbirlerine sarılıp mescide indiler. Nasıl farklı iki yakarış sonunda kabulleniş. Bir başka anne 2 ay önce kaybetmiş kızını ve şimdi oğlu aynı hastalıktan burada. Anneye kaç çocuğun var dediğinde hala iki çocuğum var diyor. Bu da farklı bir kabulleniş. Bunu kabullenmekte geçen süre kişiden kişiye farklılık gösteriyor.
Mutlaka okuyun demeyeceğim. Arada farklı Kitaplar okumak iyidir diyorum sadece. Kitap sade ve yalın bir dille yazılmış bu sebeble bir çırpıda okunacak bir kitap.
168 syf.
·Puan vermedi
Günaydın.
O kadar güzel bir kitap okudum ki, ne yazacağımı, nasıl yorumlayacağımı, nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bu Susanna Tamaro'dan okuduğum 3. muhteşem kitap oldu. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git ve devamı Yüreğinin Sesini Dinle. Onlar da kesinlikle tavsiyemdir. Sonsuza Kadar kitabını okurken çok boşluğuma geldi galiba beni çok etkiledi. Ağlaya ağlaya okudum. Kitabın konusuna değinecek olursak bir geçmiş, bir günümüz şeklinde ilerliyor. Baş karakterimiz Matteo'nun ölen hamile eşi ve çocuğu arkasından yıkılması ve toparlanamamasını anlatıyor. Ne yaparsa yapsın düştüğü o dipsiz kuyudan çıkamıyor bu süreçte kendini, hayatı, doğumu, ölümü sorgularken içinden hep eşi ile konuşmaya devam ediyor.
168 syf.
·6/10 puan
Beğenmediğimi söyleyemem ama konu işleme açısından çok ağır kaleme alınmış, bol nasihat içeriyor. Sadece konu akışı beklediğim gibi değildi. Altı çizilecek bol bol cümle var, her kitap bir şey öğretir sonuçta. Bu kitapta sizi pişman etmez.
168 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Dram kitapları pek sevmememe rağmen beni etkileyen kitaplardan biridir. Öncelikle kitaba önyargılı başladığımı kabul ediyorum ama mutlulukla itiraf ediyorum ki psikolojik açıdan karakterler, olay örgüsü ve çıkarılması gereken derslerle bambaşka bir kitaptı...
168 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Basiy cumlelerle yazılmış. İnsanı yormayan bir kitap. Okurken dinlendim. Bazen böyle kitaplar okunmali. Beyin dinlendiriyor. Anlatımı da çok rahat
168 syf.
·Puan vermedi
Susanna Tamaro’nun okuduğum üçüncü kitabı Sonsuza Kadar.. Adı ve kapak tasarımı insana “olsa olsa bir aşk öyküsüdür” diye düşündürdü bana ilk izlenim olarak. Evet bir aşk ama ne aşk! Oğlu ve çok sevdiği karısının kaybı ile kavrulan bir adamın aşkı.. ve nasıl kendini bulduğu anlatılıyor. Hani diyor ya şair “Acılar da sevinçler gibi olgunlaştırır insanı..” O dizelere nazire yaparcasına yazılan şu satırlara ne demeli: “Kader benim için başka bir yol çizdi ve ben bu kaderle hesaplaşmak zorunda kaldım. Başlangıçta zordu, çok zor oldu ama sonra zamanla kaderin kendinle karşılaşmak için aşman gereken yoldan başka bir şey olmadığını anladım.”
.
168 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Acıyı, kederi, sevgiyi, kurtuluşu, affı, pişmanlığı, yozlaşmayı, kısacası insanı ve doğasını anlatan bir kitap. Bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Okuyun lütfen.

"Benim ve annenin arzusu sonucunda var oldun; şimdi nasıl olur da seni kucaklayamayacağım, çocukluğundaki gibi elini tutamayacağımı ve birlikte yürüyemeyeceğimizi düşünebiliyorsun?"
168 syf.
Yazar Susanna Tamaro yine güzel bir hikayeyle karşımızda. Yazar betimlemelerini ve dilini çok iyi kullandığı için eserlerini zevkle okuyorum. Okuyucuyu sıkmadan güzel mesajlar veriyor. Kitaplarını önerebileceğim yazarlardan...


....Matteo ve Nora... Biri ateştir diğeri su,biri akıldır diğeri yürek,biri sürekli harekettir diğeriyse durgunluk ve huzur; biri düşüncedir diğeri sezgi, biri zamandır diğeriyse sonsuzluk...
168 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Yaşadığı travmalardan sonra dağda tek başına yaşayan ve kendisini bulmaya çalışan bir adam. İçsel bir yolculuk. Kendini kaybedişin ardından gelen yalnızlık ve içe dönüş.
Şu söz üzerinde oldukça düşündüm kitabı okurken.
" Acaba yalnızlık duyarlılığı derinleştiriyor mu diye ya da insan duyarlılığı derinleştiği için mi yalnızlığı seçiyor diye düşündüğüm çok oldu."
Sizin yaşadıklarınız karşısında insani bir avuntu olamaz. Bazukanın açtığı derin yaraya yara bandı yapıştırmak gibi olur bu.
O her şeyi başkalarının göremediği bir biçimde görüyordu. Kokluyor, dinliyor, dokunuyordu. Başkalarının aldandığı noktada o gerçeği görüyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonsuza Kadar
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
161
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750713514
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Per Sempre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Sonsuza Kadar
Sonsuza Kadar
Kırılganlığımız güce, kader bilgeliğe, trajediler aşka, zifiri karanlık içsel aydınlığa dönüşebilir. "Öyle bir an oldu ki, ikimizin minik taşları düzgün biçimde yan yana düştüler. Ben bir adım atıyordum, sen de aynı uzunlukta bir adım atıyordun. Ben seni bekliyordum, sen bana yetişiyordun, ben sana ulaşıyordum, sen beni bekliyordun. Sonsuza kadar böyle gideceğimizi sanıyorduk. Oysa ben şimdi ormanda yürüyorum ve ayak izlerimden başka iz yok. Kimse yürümüyor yanımda, kimse izlemiyor beni, ya da önümden gitmiyor..." Matteo ve Nora... biri ateştir diğeri su, biri akıldır diğeri yürek, biri sürekli harekettir diğeriyse durgunluk ve huzur; biri düşüncedir diğeri sezgi, biri zamandır diğeriyse sonsuzluk... Ancak bir gün bu mükemmel uyum dünyanın trajik yasaları karşısında dağılır gider... Matteo bir anda içinde dipsiz bir boşlukla tek başına kalır. Ama yollar onu asla bırakmaz ve hiçbir şekilde tahmin edemeyeceği bir geleceğe taşır. Zamanla doğa yasalarının gizemini keşfeden Matteo, insanların kendilerini bulmak, hayatı tanımak için ziyaret ettiği bir tür keşiş olup çıkar. Hayatın ve aşkın gizeminin, Nora’nın ardında bıraktığı bu büyük soru işaretinde yattığını, Matteo bir gün anlayacaktır... Sonsuza Kadar kimi zaman yok eden, kimi zaman da arındıran içimizdeki ateşi anlatıyor...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0