Söylemeyeceğine Söz Ver Bu Gece Birini Öldürdüm

8,5/10  (42 Oy) · 
84 okunma  · 
34 beğeni  · 
1.698 gösterim
Jennifer McMahon'un sıra dışı romanı. Söylemeyeceğine Söz Ver arkadaşlık, aile, bağlılık ve ihanet üzerine yazılmış gerilim dolu, derin iç görüsü ve güzelce örülmüş geçmişiyle kesinlikle unutulmaz bir kitap ve bir cinayet romanından fazlası.

Bu unutulmaz güzellikteki romanda, bir kadının geçmişi ve geleceği karşı karşıya gelerek beklenmedik sonuçlara yol açıyor.

Kırk bir yaşındaki okul hemşiresi, Alzheimer hastası olan annesi ile ilgilenmek için kırsaldaki evine dönmüştür. Geldiği ilk gece bir cinayet olur ve küçük bir kız öldürülür. Bu olay, kadının çocukluğunda yaşanan bir başka cinayete esrarengiz biçimde benzemektedir. Sınıf arkadaşları tarafından "Patates Kız" denilerek alay edip dışlanan yoksul arkadaşı Del de otuz yıl önce aynı şekilde öldürülmüştür. Del'in katili asla bulunamamış, o günden sonra küçük kız, hayalet hikâyeleri ve efsanelerde ölümsüzleşmiştir.

Şimdi, yeni cinayetin soruşturması kahramanımızı karşı konulamaz bir şekilde içine çekerken, geçmişi ve geleceği korkunç, beklenmedik bir şekilde bir araya geliyor. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil... Ve gençliğinin hayaletleri unutulmaktan çok uzak.

"Bir hayalet hikâyesi, polisiye ve büyümek üzerine bir masal, bu kitap sizi yetişkinlerin arkadaşlık, ihanet ve cinayetle dolu çarpık dünyasına götürüyor. Jennifer McMahon'un bu heyecan dolu kitabı, bir sonrakini hevesle beklemenizi sağlıyor."
-Pam Lewis-

"Bu kitaba bayıldım. Eğlendim, korktum ve bitene kadar onun esiri oldum. Elimden bırakamadım."
-Sara Gran-

"İyi kurgulanmış, sürükleyici ve eğlenceli."
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    282
  • ISBN:
    9786055358068
  • Orijinal Adı:
    Promise Not to Tell
  • Çeviri:
    Bahar Karakaş
  • Yayınevi:
    Ephesus Yayınları
  • Kitabın Türü:
silaes 
04 Ağu 02:16 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Okuduğum 3. Mcmahon kitabı. Sayesinde ciltli kitap okumaktan nefret eden ben, bu inadimi kırdım. Fiziksel olarak kaliteli bir kitap. doğan kitabin acilen örnek alması gerek. Sayfaları zevkle çevirdim. Kapak tasarımınıda içerikle uygun ve başarılı buldum. Bir 29. Oda ve Şeytanın eli değildi ama güzeldi. Ortalama bir zekaya sahip olan herkes kitabın ortasında sonunu tahmin edebilir. Bir insan yaşamında, öldükten sonra hortlaması için ne kadar tahrik edilirse o kadar tahrik edilmiş bir hayalet hikayesi. Yani bir hayalet romanı ne kadar "mantıklı" sebepler ile anlatılabilirse o derece mantıklı. McMahon'u gerek kurgusal zeka gerekse uslüb bakimindan çok beğeniyorum. ( şeytanin eli ve 29. Oda'da alıştığım tarzından dolayi cogu ayrıntıyı yakaladım. Mesela bişeyi uzun uzadıya gerekli gereksiz anlatıyorsa, ileri sayfalarda onun altından bir sey cikiyor. Bu kitaptaki kolye gibi). Çocukların bazen çok acımasız olduğunun, sürü psikolojisi ve aidiyet hissinin önemine değinmiş. Evet bazen çocuklar ileriki hayatlarını etkileyecek kadar büyuk zorbaliklara karisabiliyorlar. Kitaptaki pedofili vakasi da dozunda kullanılmış. ( bu leş gerçeklik hakkinda konuşmak istemiyorum) Çok fazla yan karakter vardı ve adaptasyonumu zorlaştırdi. Bu kadının kitaplarinin kapağini kapatinca tüm o hayaletlere, mahlukatlara karşi acima duygusu yaşıyorum. Hortlaklar da bu kadar sempatik yazılmaz ki yahu. =) seviyorum bu yazarı.

Ismail Salma 
 24 Eki 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Gayet begenerek okuduğum bir kitap oldu benim için. Jennifer McMahon yazarından okuduğum ilk kitap akıcı bir dille yazılmış. Biraz da fantastik karışımı bir kitap.

kübra aslan 
05 May 19:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

itap 1971 yılında öldürülen, Patates Kız lakaplı Del’in hikayesini anlatıyor, pedofili bir baba, birbirinden tuhaf erkek kardeşler ve patates çiftliğinde pislik içinde geçen bir hayat,Del’in akıl sağlığının pekte yerinde olmamasının en önemli nedenleri…

Kitabı Del’in zamanında onunla tuhaf bir arkadaşlık kurduğu günümüzde okul hemşireliği yapan Kate’in ağzından dinliyoruz.

Yıl 2002 yani cinayetin üzerinden tam otuz bir yıl geçmiş Kate on yedi yaşındayken terk ettiği kasabaya geri dönüyor çünkü annesi Alzheimer hastası…

Kate bir yandan kaçtığı geçmişiyle yüzleşirken ki onun çocukluğu da pek de sağlıklı geçmemiş, bir yandan da Del’in hayaletiyle uğraşıyor , bir şekilde Del’in geri döndüğünün ve kendisini izlediğinin farkında zira gördüğü hayaller ve ona bırakılan ipucları bunun mümkün olabilme ihtimalini akla getiriyor..

Sayfalar ilerledikçe yıllar öncesine dönüp, Del’in yaşadığı tuhaf ve sancılı çocukluğuna ortak olurken yavaş yavaş bir cinayetin aydınlanmasına tanık oluyoruz..

İçerisine biraz paranormal olguların yerleştirildiği çoğunun akıl sağlığından şüphe ettiğimiz karakterleriyle anlatımı ağır, çoğu sayfalarda sıkıldığımız orta şekerli bir kitap : )

Nurhan Işkın 
09 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kavga esnasında Del olay yerinden ayrılıp eve doğru koşmaya başlar. Katy'de avucunun içindeki taş parçasıyla peşinden gider...
Ne olduysa zaten o gece olmuştur.
Del artık bir cinayete kurban gitmiş, göğüsünden kare şeklinde kesik alınmış fakat ondan öncesinde boğularak ve boğazı kesilerek öldürülmüştür...Artık üstün den o kadar zaman geçmişti ki kimse Del'e neler olduğunu hatırlamak istemiyordu.

El yum 
04 Haz 08:34 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bu kitabı ilk olarak kitap fuarında görüp almıştım. Kapağı ve ismi çok dikkatimi çekmişti. Kitap güzel bir gerilim korku romanı. Yazarın dili de gayet güzel ve açıklayıcı. Ben ilk okuduğumda hayret etmiltim ve bir süre etkisinden çıkamadığımı itiraf etmek zorundayım. Sadece sonlara doğru işi ruhlara falan bağlayıp birazcık karıştırmış Jennıfer McMahon ama yinede okunöası gereken gerilim kitaplarından.

Gözde Karadağ 
02 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Jennifer McMahon - Söylemeyeceğine Söz Ver adlı kitaba yorumum:

Öncelikle bu kitabın peşinden çok koştuğumu, delice merak ettiğimi söylemeyeliyim. Kavuştuğumda ise derhal okumaya başladım ve su gibi içtim sayfaları.

Kitabın kapak resmi harika olmakla birlikte iç kağıdının çok kaliteli olduğunu bildirmeden geçmek istemedim. İç kağıdı O kadar kalın ki bir sayfa çevirirken 2 sayfa çeviriyor gibi hissettim. Ephesus yayınlarını takdir ediyorum bu açıdan.

Şimdi gelelim kitabın içeriğine;

Korku/Gerilim, Polisiye/Gizem, Aşk/Tutku ne ararsanız olay örgüsünün ilmeklerinde saklı.

O kadar harika kurgulanmış ki okurken anlatımdaki tüm o kıvrımların arasına sıkışmış tortular bir bir temizleniyor ve olay açıklığa kavuşuyor yavaş yavaş alıştıra alıştıra ve tam hijyenik tadında. :)

Çok karmaşık gibi gözüken olaylar aslında gün gibi ortadayken kimse göremiyor, ayrıntılara ise kimse dikkat etmiyor.

Olay Griswold'ların kızı Delores Ann Griswold ve yakın arkadaşı Katy Cypher hakkında geçmektedir.

Ralp Griswold'un küçük kızı Del diğer çocuklara oranla biraz tuhaftır.Vücudu, nemli toprak ve patates karışımı, çürük patates gibi kokmaktadır. Okulda kimse onunla arkadaşlık kurmak istememektedir, ancak Katy Cypher dışında.

Katy, Del'in ne kadar garip biri olduğunu bilsede arkadaşlık kurmalarına engel olduğunu düşünmez ve arkadaşlıkları Del'in,Katy'e "sana bişe göstereceğim okuldan sonra" deyip abisi Nicky'nin öldürdüğü kargayı göstermesiyle başlar.
Arkadaşlıkları ilerledikçe Del'in Katy'nin parmağı ile kendi parmağını kesip kankardeş olmaları ile daha da perçinleşir.
Artık sonsuza kadar Kardeş ve Arkadaştırlar.

Katy'de aslında okulda pek sevilen birisi değildir ve Del dışında hiç arkadaşı yoktur. Fakat Del ile olan arkadaşlığını elinden geldiğince gizli tutmaya çalışır. Okulun en popüler kızları Ellie ve Sam ile arkadaş olmaya çalışmaktadır.
Arkadaşları olabilmek için Del'i onlara anlatıp(yarısı gerçek bilgi yarısı uydurduğu hikayeler) ilgi çekmeye çalışır. Del, Katy'e Sam ve Ellie ile görüştüğü için çok kızar alnına abisinin hava tüfeğini Katy'nin alnına dayar fakat Katy, Del'e onun için ajanlık yapacağını onlardan duyduğu herşeyi anlatacağını söyleyerek bi şekilde kendini kurtarır.

Okuldaki çocukların sevmedikleri bir diğer kişi ise dilsiz Mike'tır.
Dilsiz Mike ile Patates kızı birbirlerine çok uygun olarak görürler ve onlarla sürekli dalga geçmektedirler. Aslında Mike, Del'e, Del ise Mike'a aşıktır. Mike sürekli ona mektuplar yazmaktadır. Mezuniyet günü, okulun yakınlarında bulunan omuz boyundaki otların biraz ilerisinde, sadece ayak bileği hizasından bulunan göle toplanırlar, Del'i ve Dilsiz Mike'ı birlikte o çamurun içine atıp kahkalar ile gülerler. Katy 'de oraya gelmiş ve arkadaşını o şekilde görmüştür fakat hiç bişey yapmaya cesaret edemez ayrıca birazda zevk almaktadır.Okulun en pislik çocuğu Artie , Ellie, Sam ve diğer tüm arkadaşlar ellerine çakıl taşı alıp Del'i taşlarlar ( Katy'de taş alır eline ama Del'e asla atmaz) ve Mike'a diğer taraftan olanları izletirler. İşkenceleri taşlamakla bitmez kızın pantolonunu indirip poposunu açıkta bırakıp aşağılarlar.Del'in poposundaki morlukları kimse farketmez bile..
Del'in bu kadar aşağılanmasına göz yumamayan sıska dilsiz Mike kimsenin beklemediği bir şekilde şişko, iri Artie'nin üzerine atlar ve aralarında Mike'ın burnunun ve kolunun kırılmasıyla, kavga son bulur. ( Mike, Artie gibi iri yarı birine kafa tutamayacağını ve onu asla alt edemeyeceğine bile bile Artie'nin üzerine atlar)

Kavga esnasında Del olay yerinden ayrılıp eve doğru koşmaya başlar. Katy'de avcunun içindeki taş parçasıyla peşinden gider...
Ne olduysa zaten o gece olmuştur.
Del artık bir cinayete kurban gitmiş, gögüsünden kare şeklinde kesik alınmış fakat ondan öncesinde boğularak ve boğazı kesilerek öldürülmüştür...

Tüm bu olaylar tamamen 30 yıl önce olmuştur.
30 yıl sonra Katy İlkokul hemşiresi olmuş kendisine başka birşekilde hayat kurmuştur. Fakat New Hope'tan gelen telefonla Alzheimer hastası olan annesini bir bakım evine yerleştirmek için tüm bu olayların yaşandığı kırsal kesime gelmek zorunda kalır ve olaylar tekrar başa sarar. Katy'nin geldiği gün aynı cinayetin benzeri bir kez daha işlenir ve bu kez tüm suç Katy'nin üzerine atılamaya çalışılmaktadır...Olaylar iyice sarpa sarar ve bu dakikadan sonra artık işler çıkılamaz bir hal alır. Elinizden bırakamayacağınız harika bir kitap Kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuduktan sonra yazarın müptelası olacaksınız demedi demeyin :)

Ürktüm, merak ettim, gerildim.. Tek kelimeyle ha-ri-kay-dı...Bu müthiş yazarın diğer kitabı Kayıp Kızlar Adası'nı hemen okumayacağım çünkü bu kitabı önce bilinç altıma kazımam gerekiyor :)
Gözde KARADAĞ

Nurgül Işık 
23 Haz 15:44 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Evet.Şerife selam verin.öncelikle şunu şöylemek isterim ki kitap akıcı ve güzeldi.Fakat bir kaç detay dışında.Olaylar çok sürükleyici ilerliyodu ve ben buna karşın açıkcası daha iyi bir son beklerdim.Bazı şeyler hala muallakta kafamda.Mesela Del'in neden jean'i seçtiği veya okul şöförünün bu olaylarla ne alakası olduğu ama bunlar dışında kitap sürükleyici ve tavsiye ettiğim bir kitaptır.

NİHAL GÜLER 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazarın ilk okuduğum kitabı Kayıp Kızlar Adası idi. Ancak bu kitap ondan çok daha güzel. Son derece akıcı bir anlatımı var elinizden bırakamıyorsunuz. Hikaye sizi içine çekiyor. Sanki bir yerlerde, karanlıkta "Patetes Kızı" göreceğinizi sanıyorsunuz.

İlay Yüksel 
10 Oca 09:33 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yine bir gerilim kitabında küçük kız çocuğu unsuru, bir de malum hava şartlarından kitabı kesik elektrik sebebiyle mumlar eşliğinde bitirmek çok ürkütücüydü. Konu, kurgu, anlatım çok güzeldi... McMahon'un tüm kitaplarına gözüm kapalı başlayabilirim...

Sera Taşkın 
01 Mar 16:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kitap güzeldi. Bu bir gerçek. Fakat kesinlikle tam puanlık değildi. Bu kitap Jennifer McMahon'dan okuduğum ilk kitaptı ve McMahon'ın kalemini sevdim. •
Sorun şu ki, ben kendimi hiçbir karaktere yakın hissetmedim, Nicky hariç

Yani... Bir yandan ben polisiye kitaplarının bana göre olmadığını fark ettim bu kitapla. Gerçi Söylemeyeceğine Söz Ver tam olarak bir polisiye kitabı değil, aynı zamanda korku/gerilim kitabıydı da. Hem bu kitap, hem de Zehiri Kim Verdi beni bu sebeple çok sarmadı doğrusu. Ve bir yandan da gerilim kitapları da benim türüm değil. Yani gerilim kitaplarından bir fantastik/bilimkurgu/distopya okurkenki kadar zevk almıyorum. Tabii bu benim için geçerli. •
Kitabın konusu ise şöyle;
Kate, annesinin hastalığı yüzünden küçüklüğünde oturduğu kasabaya geri dönüyor ve döndüğü gece küçük bir kız, yıllar önce Kate'in arkadaşı olan, okulda 'Patates Kız' lakabıyla anılıp sürekli dalga geçilen Del Griswold ile aynı şekilde öldürülüyor. Ve bu işte bir terslik var çünkü Kate, geçmişin hayaletleri ile başbaşa kalmış durumda. •
Kitap beklentilerimi karşılamak ile karşılamamak arasında gidip geliyor. Fakat bu yine söylediğim gibi benim gerilim ve polisiye tarzı kitapları sevmememden dolayı. •
Eğer siz bu tarz kitapları seviyorsanız hiç durmayın ve gidip okuyun.

2 /

Kitaptan 12 Alıntı

silaes 
03 Ağu 03:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Tanıdık birinin ölüm haberini almak her zaman sarsıcıdır ve bu kişi bir de sizinle yaşıtsa...

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 137 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 137 - Ephesus)
silaes 
03 Ağu 02:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Daha önce de dediğim gibi, birini bir kere sevdiğimde, bu hayat boyu sürüyor. Her şeye rağmen. Delice, biliyorum.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 132 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 132 - Ephesus)
silaes 
03 Ağu 23:26 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Birinin ilk aşkıyla yarışamazsın, özellikle de ölü olanlarla. Kendini her zaman en iyi ikinci seçenek gibi hissedersin.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 302 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 302 - Ephesus)
silaes 
03 Ağu 02:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kariyerimden vazgeçtiğim için üzgün müyüm? Sadece üzerine uzun süre düşündüğüm zamanlarda. Pişmanlık abartılan bir şey.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 127 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 127 - Ephesus)

"Bir elmanın iki yarısı, derdim. O ise bizim elmadan ziyade soğana benzediğimizi ve ikimizinde çok katmanlı olduğunu söylerdi. İnsanlar bize baktıklarında kirli dış tarafımızı görürdü o kadar. Onu gerçekten sevdim. Bütün katmanlarını. Onları soymak beni ağlatsa bile."

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahonSöylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon
Sevomberkom 
07 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Alıntı
Tamam,eğer sana sırrımı göstereceksem,onu kimseye söylemeyeceğine dair söz vermen gerekiyor.Yemin etmelisin

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 120)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 120)
2 /