1000Kitap Logosu
Söylenmemiş Sözler
Söylenmemiş Sözler
Söylenmemiş Sözler

Söylenmemiş Sözler

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.8
191 Kişi
523
Okunma
217
Beğeni
1.811
Gösterim
416 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 11 sa. 47 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Artemis Yayınları · 2021 · Karton kapak · 9786053046721
Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan'ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık. Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla'daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona'ya ait. Nona'nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep'in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor: "Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır." Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, "Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık," derken haklı mı?
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺27,02
8.8
10 üzerinden
191 Puan · 51 İnceleme
Funda Usta
Söylenmemiş Sözler'i inceledi.
416 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Söylenmemiş Sözler altında kalan, yarım kalan bir hikaye...
“48 saat ve 100 yıl, Bir asırlık ömre saklı Büyük sır, eski bir aşk, Yeni bir heyecan. Bir anne, bir çocuk ve rengi solmayan çocukluk. Fotoğraflar söylenmemiş Ne çok söz saklar...” Sizlere kalemine hayran olduğum nahif yazar İclal Aydın ‘nın son kitabı Söylenmemiş Sözler ile geldim. Buram buram güzel İzmir’im, eski Urla, Karataş, Ege’m kokan sayfalarında kayboldum. Yeri geldi kahkaha attığım, ama en çok gözlerimin dolduğu ve sonlarında yumruyu boğazıma tıkayan, sımsıcak insan hikayeleri okudum.. Kitabın konusu; gazeteci Oktay ve Filiz’in yanlış ifadeler sonucu yarım kalan, belki de hiç yaşayamadıkları aşklarını ve farklı yönlere savrulan hayatlarını anlatırken, Oktay’ın üvey annesi Nona’nın duygu yüklü hikayesine de değiniyor. Nona’nın hikayesi de beni çok etkiledi; başka birinin çocuklarını kendi evladı gibi sevip bağrına basan bir insan. Nona insanlara bunu da öğretti.. Çok güzel masum bir sevgi hikayesi, yok olan değerlerimiz, ülkemizde tükenen özgür medyanın ve ayrıca tükenen bir çok şeyin hikayesi var bu romanda. İzmir’in işgali ile başlayan olaylar ve yaşananlar, ‘60lardan ‘80lere oradan da 2010’a kadar olan, 12 Eylül darbesini de dahil eden dönemin siyasi olayları ile de çerçeveleniyor roman. Bu kitapta insan erken kayıpları, yanlış seçimleri, hayatın yol ayrımlarını, anneliği, kendi doğurmadığını da bu kadar sevebilmeyi, fedakarlığı, önceliklerimizi düşünüp sorguluyor ister istemez.. Ve sonuçta İclal Aydın işte, o ne yazsa okurum. Kendisiyle bir kaç kez kitap fuarlarında karşılaştık, konuştuk. İçtenliğiyle, kelimeleri özenle seçip bir araya getiren nadide bir insan. Her satırı ayrı bir kıymetli, okuduğum her kitabı sıcacık, kendisi gibi.. Kitabın bir yerinde ‘Deniz kabuğu gibi kalbi olan çocuklar..’, diye bahsediyor Sevgili İclal, bu tarifi ondan başkası yapamazdı zaten. Kaleminize sağlık, hep böyle yazın.. CEMAL SÜREYA’nın bir sözüyle kapatmak istiyorum: “Sesinde ne var biliyor musun? Söyleyemediğin sözcükler var?...” İzmir Urla’ya doğru bu yolculuğa bu yaz siz de çıkın, mutlaka okuyun, okutun...
Söylenmemiş Sözler
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
90
Filiz
Söylenmemiş Sözler'i inceledi.
416 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
"Sevmek, hele ki sevilmek bazen büyük sorumluluklar yükler insana." Bazen bu sorumluluklar bazı hikayeleri yarım bıraktırır, yaşanan suskunluklar içinde devam eder hayat. Söylenmemiş sözler altında kalır bazı ömürler. Bir zamanların efsane gazetecisi Oktay Onur Yortan genç bir üniversite öğrencisiyken Oktay'ın yanında staj yapan Filiz Canan. O zamanlar başlayan ancak yarım kalan kırık bir aşk hikayesi. Bu hikayenin arka planında Urla'da ki evde sevgiyi kendisine bir yaşam direnişi olarak seçen Nona'nın hikayesi. Ve tüm bu yarım ve gizli kalan hikayeleri birlikte çıktıkları yolculukta açığa çıkaran Kerem ve Zeynep. İclal Aydın son romanı Söylenmemiş Sözler'de yine diğer kitaplarında olduğu gibi insana, hayata, aşka, sevgiye dair, ülkeye ve yaşanan gündeme dair pek çok şey var. Mekan Urla olunca Yorgo Seferis'ten Necati Cumalı'ya, İzmir'in işgali ile başlayan olaylar ve o dönem yaşananlardan, 12 Eylül darbe dönemine ve günümüze uzanan bir yolculuk yaptırıyor İclal Aydın okuyucusuna. Urla denince akla ilk gelen isimlerden biri de muhteşem sesi ve eşsiz yorumuyla sevgili Tanju Okan oluyor tabii ve İclal Aydın Tanju Okan'ı da yıllar sonra bir romanın kahramanlarından biri olarak çikarıyor karşımıza, çok da güzel yapıyor. İclal Aydın her zaman ki gibi akıcı ve duru anlatımı, merak uyandıran ve duygu yüklü kurgusuyla yine ellinizden bırakamayacağınız bir kitapla buluşturuyor sizi. Kitabı okurken Tanju Okan'ın muhteşem sesi eşlik etti bana hep. Urla'nın güzel sokaklarında dolaştım, sahilde oturup Tanju Okan'la aynı ufka baktım. Kitabın sonunda ise bir kaç damla göz yaşı ile uğurladım tüm kahramanları. Teşekkürler İclal Aydın. Kalemin hiç susmasın. Yazar her ne kadar " Kaybedenlerin ustalaştığı bir eylem galiba sevmek" dese de biz sevginin kazananlarından olalım. Keyifle okuyun...
Söylenmemiş Sözler
OKUYACAKLARIMA EKLE
42
M. G.
Söylenmemiş Sözler'i inceledi.
416 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
İlk elimize aldığımızda ya da daha ilk kitap raflarında gördüğümüzde öncelikle kapak dikkatimizi çekiyor. Renk seçimi ve üst kapaktaki resim içindeki hikayeye son derece uygun ve dikkat çekici. Kim yaptıysa işini seven ve yetenekli biri olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Çok beğendim benden bütün yıldızları kapmış durumda. Yazarımız İclal Aydın'ın kalemini uzun zamandır okumamıştım. Çok yakın arkadaşım sayesinde de bu kitabı okudum (çok teşekkür ederim canım ). Ve bu yıl okuduğum en iyi kitap olarak ilan etmiş bulunuyorum. Baş karakterlerimiz isim yapmış ünlü bir gazeteci ve orada staja başlayan yeni mezun bir genç kız. Ve onların etrafında diğer karakterler de son derece merak uyandırıcı. Hayatlarının ilk gazetede kesişmesinden sonra birbirlerine etkileri, yankıları ve yaptıkları seçimlerin onları taşıdıkları sınuçları çok şahane bir şekilde kurgulamış yazar. Ve bir o kadar da harika bir anlatımla bizi hikayenin içine alıveriyor satırlar. Aynı zamanda bazı gerçekleri de ustaca dile getiriyor yazarımız. Ve bu işi biliyor dedirtiyor insana okurken. Çokça düşündürüyor okuru elinde olmadan. Yüreğime zaman zaman fazlaca dokundu gözyaşlarımı tutamadım kimi yerde. Bazen de içim kıpır kıpır oldu çocuk gibi sevindim. Kısacası karakterlerle aynı anda bir duygudan diğer duyguya geçiş yaptım durdum. Ve çok çokkkkk keyfi aldım okurken. Neler oluyor neler bitiyor anlatmak istemiyorum, çünkü okumak isteyenlere kitaba tamamen sıfır bilgiyle adım atmalarını istiyorum. Şahsen ben olsam öyle tercih ederdim. Özet yaparsam insanın okuma isteği azalır fikrindeyim. Kitabın başında tamamen hayal ürünü yazmasaydı ve biri çıkıp deseydi ki gerçek hayat hikayesi kesinlikle yadırgamazdım. O kadar gerçekçi ve o kadar inandırıcı buldum. Çok sevdiğim başka gerçek hayat hikayesi anlatan kitapları bile gölgede bıraktı bende. En başta yazarı akabinde emeği geçen herkesi TEBRİK EDİYOR ve ellerine sağlık olsun diyorum. Kitap severlerden de tam not alacağına kesin gözüyle bakıyorum. Bir ay belki de bulmaz tekrar okumayı düşünüyorum. En sevdiklerimin arasına almış bulunuyorum. Ve kitabı okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.
Söylenmemiş Sözler
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
56
Nisan
Söylenmemiş Sözler'i inceledi.
416 syf.
·
17 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Her defasında yeniden, sanki hiç kaybetmemişiz gibi...
"Bu kitap, dünya üzerindeki her tür savaşın anlamsızlığında yok olanlara ve bu savaşlar sırasında kaybedilen değerlerimize adanmıştır. Ve bir canlıyı, sadece varoluşu nedeniyle sevebilme çabasına..." Kitabı okurken, İclal Aydın'ın okuduğum röportajlarından birinde geçen şu cümlesi gelmişti aklıma: "Ben hep yeniden başlamaya inanırım. Her defasında yeniden, sanki hiç kaybetmemişiz gibi...". Bu kitabı en iyi anlatacak cümle buydu benim için, kayıpların ardından yeniden başlayanların hikayesi... Acılarla yoğrulurken, umudunu yitirmemeyi ve yeniden başlamayı öğreten en iyi kitaplardan biri. Okurken de göreceksiniz ki karakterimiz Nona ile birlikte tüm büyük kayıpların ardından bile hayata sıkı sıkı tutunup mutlu olmayı başarabileceğinizi; ünlü gazeteci Oktay ile kendi doğrularınızın peşinde koşmanın ne büyük bir erdem olduğunu ve bazen sıradan, rutin sayılan bir hayatın çok büyük bir mutluluk olduğunu; Filiz ile ise "değer yitimine" dur demenin, "oyun böyleyse, ben bu oyunda yokum" diyebilmenin çok büyük bir güç ve başarı olduğunu, yeni bir düzen kurabilmenin de böyle erdemli bir cesaretten geçtiğini öğreneceksiniz. Ve daha nice harika karakterden öğrenecek çok şey bulacaksınız. Kitapla ilgili es geçmemem gereken bir diğer özellik ise, yazarımız yine diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da dönemsel önemli olayları ve şahsiyetleri konuyla çok iyi bir şekilde harmanlamış. Mübadele, Yorgo Seferis, Necati Cumali, Maria Callas ve Tanju Okan bunlardan bazıları... Diline de değinmem gerekirse, edebi diliyle okuyucuyu sıkmadan, yormadan ve şairane özelliğini de kaybetmeden anlatmayı başarmış yine İclal Aydın. Ama bu kitabının ilk giriş kısmında diğer romanlarında karşılaşmadığım, dilde basitleşme varmış gibi bir hissiyata kapıldığımı da söylemeden geçemeyeceğim. Sanki kitabın ilk 60 sayfasında daha basit bir dil kullanılmış gibi bir hissiyatla okudum ama sonrasında o hissiyat uçtu gitti ve İclal Aydın'ın zarif ve bir o kadar güçlü anlatımı sarıp sarmaladı ruhumu. Sıcacık, sarıp sarmalayan, özlediğimiz birçok iyilikle bizi kavuşturan ve yazarının zarafetini ruhumuza işleyen bu samimi romanı herkese canı gönülden tavsiye ediyorum, keyifli okumalar...
Söylenmemiş Sözler
OKUYACAKLARIMA EKLE
35