Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?

·
Okunma
·
Beğeni
·
1867
Gösterim
Adı:
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053141525
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Spinoza’nın bu kadar güzel anlatıldığı bir kitap okumamıştım.” -Dr. Saffet Murat Tura, Psikiyatrist- “Bu kitap, hüzne âşık bir iklimde sevinci yüceltiyor. Sevinci çoğaltmak için muhakkak okumamız, üzerine düşünmemiz gereken bir kitap...” -Doç. Dr. Selçuk Şirin, Eğitim Uzmanı-Psikolog- “Çetin Balanuye, Spinoza’nın Sevinci Nereden Geliyor?’da, hüzünlere hapsedildiğimiz bir dünyada, Spinoza’nın rehberliğinde hakiki bir sevinci nasıl yaratabileceğimizi, ‘sevince dönüşme’yi nasıl başarabileceğimizi sorguluyor.” -Dr. Eylem Canaslan, Felsefeci- “Sık sık kedere battığımız şu zamanda okunacak kitap; sevince dönüşmenin mümkün olduğunu anlatıyor. Hem de ne güzel anlatıyor...” -Prof. Dr. Haluk Şahin, Gazeteci-Yazar- “Çetin Balanuye, felsefenin çetin meselelerini günlük dille, sokaktaki insana anlatmaktadır. Mutluluk kaygısı olan her bireyin okuması gereken mükemmel bir kitap.” -Prof. Dr. Yasin Ceylan, Felsefeci-

(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bugüne kadar okuduğun en anlaşılır ve en çarpıcı felsefi kitap!

Kitabı tek cümle ile anlatmaya çalışşam bunu derim galiba. Ama şunu da belirtmek istiyorum ki bu dediğimi sonuna kadar hak ediyor.

Hadi hemen incelememize geçelim :D
Twitterdan takip ediyorum Çetin Beyi. Tabi birileri bu kitabını alıyor falan hadi okuyalım diye. Geçende Meltem ile sahafları dolaşırken dedim bari alıyım ben de bu kadar çok okunuyorsa :D

Tabi Çetin Beyin bu uzun isimli kitabını unuttum. Sahafçıyla Spinoza kitaplarının yanına gittim ve şöyle dedim: "Ya Türk filozofun kitabı işte!"

Ve kitabı çıkarıp verdi...

Ama şimdi size söyleyeceğim şey çok önemli. Bu kitap ile ilk defa tanıştım ve Türk Filozof olan Çetin Balanuye'yi ve özel olarak bu kitabı 1k'da tanıtmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Bunun iki nedeni var. Birincisi bu kadar mükemmel bir kitabı HERKES OKUMALI!
İkincisi de bu kadar mükemmel bir yazar daha çok tanınmalı. Kitabın şu anda 35 okunması var 35!

Neyse dediğim gibi incelemeyi tekrar tekrar paylaşacağım ve amacım bu kitabı herkesin okuması :D
HERKES OKUMALI BU KİTABI!

Kitabın konusuna gelirsek, aşırı ama aşırı ilginç bir kitap.
Spinoza adlı filozofun Ethika adlı kitabını ve genel olarak Spinoza'nın söylevlerini anlatan bu kitapta farklı farklı konulara değinilerek insanın hayatta sevinçli olmasının yolu gösterilmektedir.
Tabi burada büyük bir ayrım var ki o da bu kitap kişisel gelişim değil felsefe kitabıdır!

Felsefe dedim diye hemen korkmayın :D Tuhaf bir şekilde dili aşırı yalın ve çok akıcı olmakla beraber okurken zorlanmıyorsunuz.
Gerçekten çok güzel olan kitapta insanın iradesi,özgürlüğü hakkında tuhaf şeyler söyleniyor. Tabi kitap boyunca 10 tane falan kitabı okuma listeme ekledim onları da zamanla okuyacağım.

Dogmatik insanların yaptıklarını da apaçık şekilde anlatan kitabın bir kısmında da (Burada resmen hayran kaldım) şu anda çoğu insanın "İdam gelsin!" diye bağırmasına çarpıcı bir cevap var.
Sadece bunun için bile okumalısınız!

Kitabın içeriği kısıtlı olmasına rağmen verdiği örnekler çok gerçekçi ve çarpıcı. Her yerde karşılaşabileceğiniz türden örnekler ile anlatıyor.

Son olarak lütfen bu kitabın daha fazla kişiye ulaşması için incelememi paylaşır mısınız?

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gâfil olma, cümle cihan bir vücud,
Fark edersen aziz mihman sendedir.

Virani (16-17. yy)

Dünya bilgelik kültüründe panteistlerin ya da monistlerin hep ayrı bir yeri olagelmiştir. Spinoza ise gerçek rasyonalizmin yolunun da buradan geçtiğini; ön yargılardan, dogmalardan ve saplantılardan kurtulmuş bir zihnin, özgür olmadığını fark ederek özgürleşeceğini, tabiatın işleyişini kavrayarak kendini ona göre planlayacağını ve böylelikle sevince ulaşıp, baştan aşağıya sevinç olacağını açığa çıkarmıştır. Bu anlamda onu, bilgelerin bilgilerini alıp bilgece birleştiren mütevazı bir bilge olarak tanımlarsak yeridir.

Çetin Balanuye ise bu bilgeliğin gündelik yaşama nasıl uygulanacağını, Spinoza'nın cevherinden nasıl faydalanacağımızı güncel bilimin ışığında ele alarak gayet güzel bir iş çıkarmış. İtiraf etmeliyim ki, o yapmasa belki birkaç yıla ben böyle bir projeye girişmeyi düşünüyordum. Özellikle nöroloji, evrim ve Nietzsche ile kurduğu bağlantılar Spinoza'yı bugünün insanı için hem anlaşılır kılmakta hem de haklılığını bir daha ortaya koymakta. Elden ele dolaştırılası, bol bol alınıp hediye edilesi bir kitap.
160 syf.
·4 günde·10/10
Geçen akşamüzeri birilerine laf söylüyordum: “Dinlerin ve peygamberlerin mücizelerine inanıyorsunuz ama kendi hayatlarınızda buna inanmıyorsunuz. Mucizeler hep ötekilerin başına geliyor sanki. Ayrıca tanrıdan bahsederken doğayı görmezden geliyor gibisiniz. Nasıl olur?” Sözlerimin üzerine sonraki günün sabahı başladığım bu kitap, adeta ‘causa siu’ olarak kendini gerçekleştirmiştir. Okuduklarım sanki çocukluğumdan beri zihnimde dönüp duran birtakım tespitlerin ve soruların anlam bulmasını sağlamıştır.

Yazarın bir Tedx konuşmasını dinlediğimi ve kitabı okumaya öyle karar verdiğimi hatırlıyorum. Konuşmayı ise hatırlayamıyorum fakat bende yarattığı tesire minnettarım.

“Nasıl yaşamalı?” gibi basit bir soruya cevap arayan Etik meseleleri kökten ele almış yazar, Spinoza üzerinden ve yeniden. Bu bir kişisel gelişim kitabı değil, kişisellikten öte, yazarın da dediği gibi, reddedilemeyecek bir felsefi tekliftir. Öyle yemek tarifi verir gibi değil. Yemeğin bütün malzemelerinin kaynağını irdeleyerek yapmış bunu. Doğuştan kendimizi bir şekilde “inanmış” bir halde bulduğumuz kalıplarımızı kökünden nasıl kazıyıp yenilerini kendi akıl yürütme yolumuzla bulabileceğimizi anlatmış. Bu hayatı seçemeyişimize dert yanmak yerine, olayların nedenlerine inerek nasıl da kızgınlığı elimize kılıç yapmamıza gerek olmadığından bahsetmiş. Fark etmenin ve anlama çabasının, varoluş mücadelemizi nasıl bir şölene çevireceğini de kanıtlamış diyebilirim. Sözlerimle kitabı abarttığımı düşünmeyiniz. Kitabı okumadan önce düşünmeniz gereken, bir elmanın sizi varolmak ve çoğalmak için kullanıyor olma ihtimalidir. Okuduktan sonra zaten bu Doğa/Tanrı’nın tekliği ve bütünlüğü içerisinde insan adını verdiğimiz varlığımızı evrenin merkezinde görmeye gerek dahi duymuyorsunuz. Okuyarak hatta okutarak kendinize yaptığınız bu güzellik için yine kendinize teşekkür edebilirsiniz. İlhamınız bol olsun!
160 syf.
Bitince insan şöyle bir düşünüp, Spinoza ancak bu kadar güzel anlatılır, diyor.
Hüzünlerimizi, olumsuzluklarımızı bir tarafa koyarak, sevinçli bir yaşama nasıl ulaşabileceğimiz konusunda bizlerin elinden tutup karşı yakaya geçirme inceliği gösteriyor.

Doğrudur, sevince, neşeye, olumlu görüş ve düşüncelere ihtiyacımız var. Ki, hayata daha yalın tutunalım, daha berrak bir düşünce sistemine ulaşalım.

Kitapla birlikte sevinç'i düşünmeye başlıyor ve nasıl sorusunu kendinize soruyorsunuz, hemen ikinci soru geliyor tabii olarak: bu kitap bu soruya cevap verebilecek mi?

Kitapta,  temiz bir zihnin artık nefret, kin, keder gibi duygularla kirlenemeyeceğini ve dolayısıyla bu temizliğin bizi ''sevince'' ulaştıracağı anlatılmaktadır.

"Var-kalma çabası anlamındaki "güç" kavramıyla baştan beri vurgulanan "sevinç" kavramı arasında ayrılmaz bir bütünlük vardır. Güçlü olduğumuz ölçüde sevinçli olacağımızı söylemek kadar, sevinçli olduğumuz ölçüde güçlü olacağımızı söylemek de aynı derecede doğrudur."

Yazar Balanuye, kitapta, sevinç duymakla yetinmeyip sevince dönüşmeyi başarmamız gerektiğini ileri sürüyor. "Sevince dönüşmek olanaklıdır ve bunu gerçekleştiren herkes hem kendisi hem de başkaları için en iyisini yapmış olur."

"Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelen şeylerdir."

Kitap oldukça akıcı bir şekilde okunabiliyor aynı zamanda günlük yaşamdan örneklerle harmanlanmış olduğundan lezzetli bir kıvam almış.

"1.Doğa'ya karşı sevgi, olumlama ve merak tavrını olabildiğince çoğalt.
2.Bu tavrın insanlar arasında olabildiğince yayılması için etkide bulun.
3.Etkide bulunmanın en iyi yolu olan, her insanın kendi karşılaşmalarına taraf olan tekil şeyleri akılları yettiğince bilmelerine ve eyleme güçlerini artırmalarına olanak verecek bir toplumsal özgürlük için çalış!"

Neler yapılmalı ki, daha mutlu olunabilir sorularını kendine soran herkesin fayda göreceği bir eser olarak görüyoruz.

Doğal olarak bu kitaptan önce ya da sonra, Spinoza'nın Ethica'sı okunmaya değer görülür mü, o da okuyucuya kalmıştır.
160 syf.
·1 günde·6/10
#spinozanınsevincineredengeliyor #rededilemeyecekbirfelsefiteklif
#çetinbalanuye
Neden sevinç duymak kolay,sevince dönüşmek zordur?
Varsayım
Aşkıncılık
Gerçektende özgür bir iradeye sahip miyiz?Yoksa bu bize beynimizin oyunu mu?
Doğa/Tanrı
Var/kalma çabası
Felsefe kitabı dikkatinizi iyice verebileceğiniz bir zamanda okumanız tavsiye edilir.
Okunması zor kitaplardan.
160 syf.
·Beğendi·9/10
Sonunda bitirebildim...
Bu kitabı felsefe öğretmenime armağan edecekken son anda vazgeçip kendime aldım. Biraz bencilce olacak belki ama iyi ki vazgeçmişim diyorum şimdi...
Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Spinoza isimli filozofun öğretileri inceleniyor. Peki bu kitabı diğer Spinoza odaklı kitaplardan ayıran nedir? Bana kalırsa gündelik hayattan örneklerle anlattıklarını somutlaştırması. Yani üstünkörü kalmıyor, okuduğunuz zaman "evet ya bu böyleymiş şimdi anladım" diyebiliyorsunuz.
İçeriğinden biraz bahsedecek olursam insanın seçimlerinde özgür olup olmadığı, sevince dönüşebilmek kavramının açıklanması, aşkıncı ve içkinci bakış açıları nedir ve nasıl düşünürler gibi pek çok sorunu inceliyor. Örneğin Spinoza'ya ve yazarımıza göre seçimlerimizde özgür değiliz ve özgür olduğumuzu düşünmemiz en büyük yanılgılarımızdan biri. Peki buna dayanak olarak neyi gösteriyor? Bilimi. Kitapta görüp çok ilginç bulduğum bir örneği paylaşmak istiyorum. 1973 yılında Deldago isimli sinir cerrahı, George adlı hastanın rızasını alarak beynine George'un baş çevirme hareketlerini kontrol edebilecek geçici elektrotlar yerleştiriyor. George'un haberi olmadan uzaktan kumanda aygıtı ile gönderdiği sinyallerle ne zaman istese George'un başını çevirmesini sağlıyor. Şimdi buraya kadar tamam sorun yok. Asıl olay burada başlıyor. George kendisine başını neden çevirdiği sorulduğunda sürekli makul cevaplar buluyor ve yaptığı hareketler kendi seçimi olmasa bile sanki kendi seçimi gibi gösteriyor ve sebepler buluyor.
Bu örnek benim en sevdiğim örnek oldu daha fazla örnek de var tabii ki.
Şimdi burada anlamadığım nokta oldu. Eğer seçimlerimizde özgür değilsek suç işleyen insanlar için ne gibi bir önlem alınabilir? Bu sorumun cevabını kitapta çok yüzeysel buldum. Tatmin edici bir cevap olmadı. Tabii bu görüşüm öznel, kimileri için yeterli olabilir.
Kitabı genel anlamda çok beğendim Spinoza hakkında bilgi edinmek istiyorsanız ve daha da önemlisi anlamak istiyorsanız okumanızı öneririm...
160 syf.
·7/10
Spinoza, hem hayat öyküsüyle hem de fikirlerini ifade ediş tarzıyla hep ilgimi çekmiş bir filozoftur. Bu ilgim universite yıllarında tasavvuf okumalarımın yoğunlaştığı dönemde daha fazlaydı. Spinoza'nın panteizmi ile tasavvufun temelini oluşturan vahdet-i vücud düşüncesi arasında bir benzerlik olduğunu düşünürdüm. Spinoza felsefesinde tıpkı tasavvufta olduğu gibi mistik bir boyut olduğu kanısındaydım. Tabi zamanla Spinoza üzerine okumalarım arttıkca bunun böyle olmadığının, Spinoza'nın felsefesinin tamamen mayeryalist bir felsefe olduğunun farkına vardım. Beni yanıltan Spinoza'nın kullandığı terminolojiydi. Onun terminolojisinde doğa ve Tanrı aynı şeydi.İnsanın Tanrı'nın parçası oldugunu söylerken aslında doğanın bir parçası olduğunu söylüyordu. Bedenden ayrı ruh diye bir şey yoktu. İnsan kendi kaderinin bile belirleyicisi degil, doğanın dayattığı kör bir determinizmin oyuncağıydı. Özgür iradesi yoktu, kendi kararlarını vermekten acizdi. Ama tüm bunları tersine çevrilmiş bir terminolojiyle dile getiriyordu, bu da benim kafamı karıştırıyor ve beni yanıltıyordu. Buna benzer bir terminoloji kullanımı Şeyh Bedrettin'in Varidat isimli eserinde de vardır. Orada da İslam inancına ait bir çok metafizik unsur maddeci bir anlayışla tevil edilmistir. Sonuç olarak hiçbir metafizik unsur içermediğini anladığım felsefesi benim için çekiciliğini yitirmesine rağmen, Spinoza ilginç kisiliği, hayatı ve fikirlerini ifade ediş tarzıyla bir ölçüde ilgimi cezbetmeye devam ediyor. Bu eseri de bu yüzden okudum. Spinoza'yla ilgilenenlere de eseri tavsiye edebilirim.
160 syf.
·73 günde·Beğendi·9/10
Kitabın özeti niteliğinde sayılabilecek bir alıntı ile başlamak istiyorum: ''Herkes var-kalma çabasını kendince bir yoldan çeşitlendirebilir. Doğa/Tanrı'nın keşfedilip öğrenilecek unsurları öyle sonsuzdur ki, kimse kendisine hiçbir fırsat kalmadığını, tüm fırsatların çoktan tüketildiğini ileri süremez. Tabii, hüzünlü varsayımların etkisiyle iflah olmaz bir çileciliğe düşmemiş ve onu bu dünyadan koparan bir melankolinin esiri olmamışsa.'' Yaşama sevinci, yaşamı bir sevince dönüştürme, kederi hüznü kovalamak gibi konular işlenmiş desem yanlış olmaz. Motivasyon ve kişisel gelişim kitaplarından ayrılan kısmı kitabın kapağında da belirtildiği gibi bir felsefi teklif. Spinoza hakkında fazla bilgim olmamasına rağmen ilgimi çektiği için kitabı okudum. Güzel bir bakış açısı kattığı kesin. Acı ve melankoli ile büyümüş bir nesil olarak okumamız ve üstüne düşünmemiz faydalı olabilir :)
160 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Spinoza merakınız varsa eğer Çetin BALANUYE Spinoza ‘nın bazı tespitlerini gündelik yaşamından örneklerle açıklamaya çalışmış.Bence başarılı da olmuş,büyük zevk alarak okudum ve daha sonra tekrar okuyacağımdan eminim.Spinoza konusuna yeni Steven NADLER’in biyografisiyle giriş yaptım,anlaşılması kolay değil fakat merağım doğrultusunda bulabildiğim diğer Spinoza kitaplarını ve hakkında yazılmış kitaplara devam ediyorum.
Meraklıları tarafından Gönül rahatlığıyla okunabilir.Balanuye hoca çok eğlenceli bir şekilde anlatıyor ,çabasına ve bilgisine saygıyla beraber teşekkür ediyorum.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Öncelikle bugüne kadar okuduğum felsefi kitaplardan aldığım bilgiler nedeniyle mi bu kadar etkilendim? Bunun cevabını bilemiyorum .
Ancak kitabı okurken ve bitirdikten sonra hala şaşkınlık içindeyim. Altını çizdiğim önemli bölümleri ( aşağı yukarı tüm kitabı :) ) PC'ye geçiriyorum. Ve her okuduğum bölüme hayran oluyorum.
Çetin Balanuye , 1) Tanrı'ya karşı sevgi ,olumlama ve merak tavrını çoğaltmış 2) Bu tavrın insanlar arasında olabildiğince yayılması için etkide bulunmuş. 3) Ve Çetin bey bu kitap vasıtası ile, etkide bulunmanın en iyi yolunun , her insanın kendi karşılaşmalarında taraf olan tekil şeyleri akılları yetiğince bilmeleri ve eylem güçlerini artırmalarına olanak verecek bir toplumsal özgürlük için çalışmış.
160 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Çetin Balanuye Spinoza'nın yıllar önce keşfettiği gerçeklerin aslında hayatımızı ne kadar konforlu hale getirebileceğini gözler önüne sermekte bu kitabında. Aşkıncılık, insan merkezci özgür iradecilik ve erekselcilikten kurtulan bir zihnin artık nefret kin keder gibi duygularla kirlenemeyeceğini ve dolayısıyla bu temizliğin bizi sevince ulaştıracağını söylemekte. Gerçektende bu eskimiş düşünce kuruntularından kurtulmak bizi öfke duymak yerine anlamaya yönlendirmekte kabul. Fakat kitap neden üzülmemeliyiz veya nasıl mutlu olmalıyız sorusuna yanıt vermek konusunda eksik. Belirlenimci bir düşünce tarzıyla nasıl ''öfkenin'' anlamsız bir duygu olduğunu keşfediyorsak aynı yöntemle ''mutluluk'' veya ''üzüntü'' gibi duyguların da anlamsızlığına ulaşmamız kaçınılmazdır.
160 syf.
·Beğendi·10/10
İnsan kendisi yazmış gibi benimsiyor bu kitabı... :) En azından bendeki etkisi bu oldu; kitabı okuyup bitirdikten sonra kendi imzamı atmakta hiç çekince duymadım.
Bir suçun olduğu her yerde o suçu özgür iradesiyle işlemiş biri olması gerektiği yolundaki güçlü inancımız, en temelde intikam arzumuzdan tetikleniyor olabilir.
Çetin Balanuye
Sayfa 69 - Ayrıntı Yayınları, 3.Basım
En azından sandığımız kadar kendi seçimlerimizin patronu olmadığımız hakikatiyle yüzleşmek, Spinozacı bir sevinçle tanışmanın ilk adımlarından biri olabilir.Sizi çileden çıkaran insanlara bir de bu gözle bakmayı denerseniz,çoğu bağışlanmaz görünen ,hesapçı, bencil ya da saldırgan davranışlarının ardında ne yaptığını bilen fesat ustaları değil , kendisini etkilenişlerin insafına bırakmış sıradan zayıflar görmeye başlarsınız. Bu görüş farkı kuşkusuz sizi onlardan gelecek zarara karşı korumaz ama onların özgür seçimlerin birer taşıyıcısı olmaktan çok duygularla belirlenmiş olduklarını anlamanızı sağlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053141525
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Spinoza’nın bu kadar güzel anlatıldığı bir kitap okumamıştım.” -Dr. Saffet Murat Tura, Psikiyatrist- “Bu kitap, hüzne âşık bir iklimde sevinci yüceltiyor. Sevinci çoğaltmak için muhakkak okumamız, üzerine düşünmemiz gereken bir kitap...” -Doç. Dr. Selçuk Şirin, Eğitim Uzmanı-Psikolog- “Çetin Balanuye, Spinoza’nın Sevinci Nereden Geliyor?’da, hüzünlere hapsedildiğimiz bir dünyada, Spinoza’nın rehberliğinde hakiki bir sevinci nasıl yaratabileceğimizi, ‘sevince dönüşme’yi nasıl başarabileceğimizi sorguluyor.” -Dr. Eylem Canaslan, Felsefeci- “Sık sık kedere battığımız şu zamanda okunacak kitap; sevince dönüşmenin mümkün olduğunu anlatıyor. Hem de ne güzel anlatıyor...” -Prof. Dr. Haluk Şahin, Gazeteci-Yazar- “Çetin Balanuye, felsefenin çetin meselelerini günlük dille, sokaktaki insana anlatmaktadır. Mutluluk kaygısı olan her bireyin okuması gereken mükemmel bir kitap.” -Prof. Dr. Yasin Ceylan, Felsefeci-

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 159 okur

  • Özge Can
  • Ersin ÖZTÜRK
  • Yağmur Rosa Solak
  • Ferdi KARA
  • Hüseyin özbarış
  • Jj
  • cansukoc
  • blntylv
  • Aslı Köksal
  • berfin atik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.9 (21)
9
%27.9 (19)
8
%22.1 (15)
7
%11.8 (8)
6
%1.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%4.4 (3)
2
%0
1
%1.5 (1)