Sporcu Milletiz Vesselam

·
Okunma
·
Beğeni
·
1830
Gösterim
Adı:
Sporcu Milletiz Vesselam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
205
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055794545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Aziz Nesin, bu kez yeşil sahaların ve er meydanının tozunu attırıyor.

"Sporcu Milletiz Vesselam", Aziz Nesin'in futbol ve güreş yazılarını ilk kez kitap olarak okurla buluşturuyor. 1963-64 yıllarında futbol maçlarına giderek izlenimlerini Akşam gazetesinde "Futbolcuyuz Futbolcu" başlıklı köşesinden aktaran Nesin, elbette spor muhabirliğiyle kalmıyor. Basın tribününden değil halkla birlikte izlediği maçlar üzerinden yazdıkları, sıradan futbol yazıları olmaktan çıkıp futbolu, oyuncuları, taraftarı ve toplumu eleştiren, alaycı ve eğlenceli yazılara dönüşüyor. Nesin'in sonradan bir özdeyiş haline gelen "Ne Sağcıyız Ne Solcu", "Futbolcuyuz Futbolcu" altbaşlığıyla çıkardığı "Zübük" gazetesinden seçilmiş yazılarını, futbolla ilgili anılarıyla öykülerini de kitabın "Futbolcuyuz Futbolcu" bölümünde bulacaksınız.
205 syf.
·3 günde·10/10
Yine bir Aziz Nesin kitabı... Yine acımadan topa tutulan spor cahilleri, holiganları... Çılgınlar gibi futbola tutkun olanlar, hiçbir maçı kaçırmayanlar, bir takım tutmadan yaşanamayacağına gönülden inanan fedailer ve yine aynı fedailerin göbekli, hantal vücutları ile hem televizyon karşısında hem de stadyum içerisinde "hayvanlaşması."

Futbol nedir? Spor nedir? Sporun amacı nedir? Kas yapmak mı, güçlenmek mi, büyümek mi? Sağlıklı bir yaşam sürdürmek mi? Hayatın bize verdiği sorunlara karşı bir savunma mı? İnsanlar üzerinde bir üstünlük kurma yarışı mı? Spor sadece bir insan için mi var?

Aziz Nesin'in yazılarından ve de kendisinin anılarından ve öykülerinden oluşan güzel bir kitap. Futbol holiganları, spor cahilleri derken aslında Zürfettin'den bahsediyorum. Daha doğrusu Zürfettinler'den. Yani kalabalıklardan.

Düşünme yetisini yitirmiş, bir çobanın ardına takılmış, o ne derse yapan, tabir-i caizse g*t*ne don alacak parası yokken futbolcular için, maçlar için her zaman para bulunduran bir kitle nasıl düşünebilir? Sorsan bir kitaba 10 lira vermez ama futbol maçlarına akıttığı parayı kendisi için harcamaz. Futbol izler, hatta "şöyle vursa, böyle vursa, ben olsam, şu oyuncu olsa, bu faul değil, bu penaltı" gibi laflar ederek, hayatında futbol oynamaya tenezzül etmez. Kahvehanelerde toplanırlar, bir televizyona baş verirler ve başlarlar küfür etmeye. İşte bu bir sürüdür.

Terbiyeden yoksun, beyinsizleşmiş sürülerin spora verdikleri zarar aşikar. Sözde spor aşıklarının ağızlarından eksik olmayan küfürler, sahaya, sporcuya ve izleyenlerine verilen zarar, atılan taş, şişe ve temizlikten, bireye saygıdan yoksun olan şahıslar. Basit bir futbol maçını vatan-millet meselesi haline getiren, küfür eden, eden ve eden... Daha kötüsü bir insanın canına sırf takımını "müdafaa" etmek uğruna kıyanlar. İnsanlık nerede? Gelişen beynimizin kullanılması gerekmez mi?

Kitabı okurken aklıma eniştem ve kuzenimin maç muhabbetleri geldi. Küfürler, olsalar, yapsalar havada uçuşurdu. Aniden yükselen sesler. Maç izlerken avazları çıktıkları kadar bağırarak küfür etmeleri, "Goooolll" diyerek anırmaları...

Sizi bilmiyorum ama bunlar bana çok gereksiz geliyor.

Spor adı altında insanlıktan çıkıyoruz. Birbirimizi yok ediyoruz.

Aynı ülkede takımlar yüzünden birbirimize kıyabilecek hale geldiysek sonumuzu görebiliyor musunuz?

Spor küfür etmek değildir. Spor, çevrene üstünlük kurman için bir araç değildir. Spor serserilik yapmak değildir.

Bu söylediklerime ek olarak ise kitabın içerisinde anlatılanlara kızabilirsiniz, fakat bununla beraber güleceğiniz, tebessüm edeceğiniz yerler mevcut. Aziz Nesin, mizah ve hiciv yazarlığını burada da konuşturmuş.

Ayrıca pek bahsetmemiş olsam da Aziz Nesin'in milli sporumuz olan yağlı güreşle olan anılarını ve öykülerini de bulabilirsiniz. Onlarda bir o kadar eğlenceli ve dikkat edilesi konuları barındıran yazılar.

Keyifli okumalar dilerim.

"Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." /M. K. Atatürk

(Not: Satın almadan okumak isteyenler için yarın Üskürdar'daki Nevmekan Sahil'in kütüphanesine iade edeceğim. En geç 15.00'a kadar iade etmiş olurum.)
205 syf.
·Beğendi·10/10
Sporcu
Bu sayfada Sporcu nedir Sporcu ne demek Sporcu ile ilgili sözler resimler Sporcu hakkında bilgiler cümleler bulmaca kısaca Sporcu anlamı tanımı açılımı Sporcu resimleri ile ilgili sözler görseller, türkçe ingilizce almanca sözlük anlamı ile ilgili bilgiler ve diğer kelime anlamlarını bulabilirsiniz.
Sporcu • Athletic • Uğraş • Baller • Jock • Spor • Sporculuk • Kimse


Sporcu nedir, Sporcu ne demek
Sporla uğraşan kimse
"Sporcu" ile ilgili cümle örnekleri
"Sporcular da birbirlerini sık sık ziyaret etsinler." - N. Hikmet
Sporcu hakkında bilgiler
[Bakınız: spor]
Sporcu ile ilgili Cümleler
Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.
Ali doğal sporcu.
Ali doğuştan sporcu.
Çok sayıda iyi sporculara karşı yarıştı.
Bu giysinin içinde tıpkı bir sporcu gibi görünüyorum fakat gerçek şu ki hiç spor yapmam.
Okulumuzdaki en iyi sporcudur.
Sporcuların yedikleri yiyecek tam olarak ne tür egzersizleri yaptıkları kadar önemlidir.
Profesyonel sporcular antrenmana saatler harcarlar.
Sporcu anlamı, tanımı:
Spor : Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Kullanışı rahat, kolay olan. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü.
Sporculuk : Sporcu olma durumu.
Uğraş : Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Diğer dillerde Sporcu anlamı nedir?
İngilizce'de Sporcu ne demek? : adj. sportive
n. sportsman, sportswoman, athlete
Fransızca'da Sporcu : sportsman [le], sportif/ive [le][la]
Almanca'da Sporcu : n. Sportler, Sportsmann
Rusça'da Sporcu : n. спортсмен (M)
-Gerek Gol Kralı isimli mizah romanınızda, gerekse öykülerinizde futbolu yoğun bir biçimde eleştirirsiniz. Gerekçesi nedir?
-Aslında ben futbola karşı değilim. Futbol gerçek anlamda düşününce iyi bir spordur, hatta en güzelidir, bile diyebilirim. Zira futbol kadar kolektif ve coşkuyu ayakta tutan bir spor yoktur. Diğer sporlar bireyciliği, futbol ise özveriyi ve özgeciliği gerektirir. Oysa bütün sporlar sosyalist ve kapitalist ülkelerde yanlış kullanılıyor, ben buna karşıyım. Politik üstünlükler ve propaganda aracı olarak kullanılıyor. Genel olarak toplumun tüm insanlarının sağlıklı ve dirençli olma amacından saptırılarak, tek insanın sportif yeteneklere sahip olması amaçlanıyor. Eğer altı milyonluk Istanbul'da üç tane stadyum varsa ve bunların herbirinde onbirer kişilik iki takım maç yapıyorsa bu, giderek amaçtan uzaklaşıldığını gösterir.
Aziz Nesin
Sayfa 96 - Nesin Yayınevi
Ellibin kişi maç seyrine gidiyor diye bu olayı yerdiğimi sananlar var. Oysa öyle değil. Nüfusu ikimilyonu aşan Istanbul kentinde en önemli bir kitap, bin alıcı bile bulamıyorsa böyle bir toplum dengesizdir. Ayağı anormal büyümüş, kafası küçük kalmış, şaşkaloz, korkunç, acınacak, zavallı bir toplumsal yaratıktır. İşte bunu anlatmak istiyorum Zürfettin. Otuzmilyonluk Türkiye'de bir sanat, bir düşün dergisi onbin okur bulamıyor; hangi onbin, beşbin okur bulamıyor. Bu ayıptır. Bundan sen de benim gibi utanmıyor musun Zürfettin? Türkiye'nin en büyük şehri Istanbul'da hala bir opera yapısı yokken, ellibinlik stadyum yetmiyor bize. Bu ayıptır. Bu rezilliktir.
Beşiktaş-Galatsaray maçının kazancı 302,744 lira. Bitek maç bu. Bir kitap iki yıllık satışıyla masrafını kurtaramıyor. Çok değil, fiyatı beş lira olsun bir kitabın onbin okuru olsa bir maçın ellibin seyircisi yadırganmaz. Ama bir maç için on lira, yirmi lira verenler, canlarını hiçe sayarak ölüm tehlikesini göze alarak stadyuma kaçak girenlerin sayılarının onda biri kadar kitap okuru, dergi okuru, tiyatro seyircisi yoksa o toplum dengesizdir. Anlatabildim mi Zürfettin? İşte bunun için Brecht'in piyesinin oynanmasına engel olunuyor. Fındık kadar kafa, duba kadar karın... İğne başı kadar göz, davlumbaz kadar göbek... Gebeş bir toplum.
Sana birşey daha anlatmak istiyorum. Bundan önceki hükümetler gibi bu hükümet de bunun sürmesini istiyor. Yani kalçası devleşmiş, kafası minnacık kalmış bir toplum istiyor. Böylesi işine geliyor. Yurttaş demek, onun için kendi seçmeni demek, vergi yükümlüsü demek... Sözlerim havada kalmasın, binlerce örnekten bitek örnekle kanıtlayayım sözümü: Kitapların posta ücretinin pahalılığında Türkiye en başta geliyor. Pırasayı postayla biyere göndersen kitaptan ucuza gider. Demek ki halkın kitap okunması istenmiyor. Ama maça gitmesi isteniyor.
Basının da yaptığı bu. Biz gazeteciler de seni afyonluyor, uyutuyoruz. Bunun karşılığında da para alıyoruz. Seni elbirliğiyle aldatıyoruz, aldatıyoruz, aldatıyoruz... Bunun karşılığında da para... Anlıyor musun? Anlıyor mu... Anlı... Anlıyor... An... Anla artık Zürfettin!
Aziz Nesin
Sayfa 65 - Nesin Yayınevi
Sevgili Kardeşim Zürfettin,
Son mektubunda "Istanbul'da ne var ne yok, bana uzun uzun yaz!" diyorsun. Valla Istanbul'da futboldan başka bişey yok. Vapurda Fenerbahçe, dolmuşta Galatasaray, otobüste Beşiktaş, kahvede Vefa, lokantada Karagümrük... Kadını erkeği, çoluğu çocuğu büyüğü, yediden yetmişe herkes hep bu konuyu konuşuyor. Haftada dört gün maç, radyoda günde üç öğün futbol...
Aziz Nesin
Sayfa 11 - Nesin Yayınevi
Çocukluğumdanberi benim içimde de gizli bir ulusal özlem yaşar: Ulusal dilimizin -ki gerçekten çok, çok güzel bir dildir- uluslararası bir dil olmasını özler dururum. Ama dün gece... Futbolsever seyircilerimizin belden aşağı, anadan doğma sövgülü nağralarını duyunca içimden, iyi ki yabancılar dilimizi bilmiyormuş, dedim ve Türkçenin uluslararası bir dil olmadığına sevindim.
Aziz Nesin
Sayfa 38 - Nesin Yayınevi
-Anlaşılan, futbol seyircisi hakkında da pek olumlu düşünmüyorsunuz...
-Futbolun insanları aşağıladığının çok örnekleri var. Örneğin bir tiyatro seyircisi düzeyiyle, futbol seyircisi arasındaki ayrım. Kötü, olumsuz ve düzeysiz yığınlara örnek olarak futbol seyircisinin gösterildiğini kim yadsıyabilir?
Aziz Nesin
Sayfa 97 - Nesin Yayınevi
Bizim insanlarımızın söyledikleriyle anlatmak istedikleri birbirini tutmaz. Örneğin satıcı "Kurabiyeee..." diye bağırdı mı karpuz sattığını anlayacaksın. "Badeeem... Körğe badem..." dedi mi satıcı, kart hıyar yiyeceğini bilmelisin. İktidardakiler de "Demokrasiii..." dite nağralandılar mı millet anlamalıdır ki yeni yeni zamlarla kazık yiyecektir. Bu hesaba göre demek ki "Hastaneye!" denildi mi "siyasi tımarhane" demek olan stadyuma gidildiğini anlamalıyız.
Aziz Nesin
Sayfa 42 - Nesin Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sporcu Milletiz Vesselam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
205
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055794545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınevi
Aziz Nesin, bu kez yeşil sahaların ve er meydanının tozunu attırıyor.

"Sporcu Milletiz Vesselam", Aziz Nesin'in futbol ve güreş yazılarını ilk kez kitap olarak okurla buluşturuyor. 1963-64 yıllarında futbol maçlarına giderek izlenimlerini Akşam gazetesinde "Futbolcuyuz Futbolcu" başlıklı köşesinden aktaran Nesin, elbette spor muhabirliğiyle kalmıyor. Basın tribününden değil halkla birlikte izlediği maçlar üzerinden yazdıkları, sıradan futbol yazıları olmaktan çıkıp futbolu, oyuncuları, taraftarı ve toplumu eleştiren, alaycı ve eğlenceli yazılara dönüşüyor. Nesin'in sonradan bir özdeyiş haline gelen "Ne Sağcıyız Ne Solcu", "Futbolcuyuz Futbolcu" altbaşlığıyla çıkardığı "Zübük" gazetesinden seçilmiş yazılarını, futbolla ilgili anılarıyla öykülerini de kitabın "Futbolcuyuz Futbolcu" bölümünde bulacaksınız.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Ömer Faruk Akarsu
  • Yusuf
  • spor
  • Adnan bozkurt
  • Reyhan
  • Erol Muzaffer
  • Naim Suleyman Gezmis
  • Tuco Herrera

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0